14 Kasım 2019 Perşembe

KUMPAS DAVALARI GERÇEKLERİ : SELAHATTİN KISACIK VE U. BARIŞ ERDOĞAN: KOZMİK ODA DAVASI



KUMPAS DAVALARI GERÇEKLERİ : SELAHATTİN KISACIK VE U. BARIŞ ERDOĞAN: KOZMİK ODA DAVASI

26/01/2019

Bülent Arınç'a suikast olayı tarih 20 Aralık 2009 Pazar

Hafta sonu sabah kapı çaldı. Dışarıda Tetkik Kurulu Başkanı Albay Nazım DEMİRKOL ve Ankara Bölge Başkanı Albay Yusuf AKAL bir konu hakkında bana bilgi vermek için geldiklerini belirttiler. Kısaca olayı anlattılar;

  • KHO'da görevli Kur. Alb. Baki KAYA'yı sağ basında bilgi sızdırma şüphesi ile yaklaşık bir yıl süredir izlediklerini

  • Görevin Özel Kuv. K. Korg. Servet YÖRÜK tarafından verildiğini bana bilgi vermediklerini

  • Takip için Bölge Başkanlığı aracı ile gerektiğinde araç kiralama şirketinden askeri kimlikle araç kiralaması yaptıklarını

  • Olay gününe kadar 57 görev icra ettiklerini

  • Alb. Kaya'yı uzaktan izleyerek temas kurduğu personeli tespit etmeye çalıştıklarını

  • 19 Aralık Cumartesi günü izleme görevinin Alb. Erkan Yılmaz BÜYÜKKÖPRÜ ve Bnb. İbrahim GÖZE'de olduğunu

  • Aynı gün saat 17:00'de Çukuranbar bölgesinde izlenen personelin evine yakın bir yerde park ettikleri aracın yanında Terörle Mücadele ekiplerince kendilerine müdahalede bulunulduğunu

  • Askeri personel olduklarını ifade etmelerine rağmen ellerini arkadan kelepçeleyerek üst araması yapıldığını

  • Arama esnasında TEM Polisleri tarafından bütün ceplerine elleri sokularak bakıldığını

  • TEM tarafından Askeri Personel olmaları nedeniyle Merkez K'lığından ekip talebinde bulunulduğunu

  • TEM Polislerine arama emri sorulduğunda 12-26 Aralık tarihlerini kapsayan Genel Arama Kararı'nın gösterildiğini

  • Ank. Blg. Bşk. Yusuf AKAL'ın 17:50 ve Merkez K. 'lığı personelinin 18:30 sularında olay yerine gelerek bu Arama Kararı ile personeli ve araçları arayamayacaklarını ifade etmelerine üzerine Cumhuriyet Savcılığı'ndan 20:15 sularında uygun arama emri getirildiğini

  • Arama sonucunda TEM ekibince tutanak tutulduğunu herhangi bir suç unsuru bulunmadığını

  • Saat 23:50' de lojmanlar bölgesine gelinerek iki subayın ev aramasının 04:25'de tamamlandığı herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını belirttiler.

  • Genelkurmay Başkanlığı kamuoyunu bilgilendirmek maksadı ile 23 Aralık 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

  • Açıklama yapılmasından 2 gün sonra 25 Aralık 2009'da Savcı Mustafa BİLGİLİ Ank. Sef. Blg. Bşk. 'lığına arama kararı ile gelerek (4 Savcı 5 Kâtip olmak üzere) arama başlattı.

  • Aynı anda Cumhuriyet Savcısı tarafından "Gözaltı Kararı" olduğu anlaşılan evrak Merkez K. 'lığı temsilcisine verilerek Blg. Başkanlığı'ndaki 8 personelin gözaltına alınması ve şahsi malzemeye el konulması sağlanmıştır.

  • Olay mahalline gittiğimde Gnkur. 'dan gelen bir savcı ve Savcı Mustafa BİLGİLİ'nin birlikte odalarda arama yaptığını sadece Kozmik odalara girilmediğini gördüm.

  • Savcı Mustafa BİLGİLİ bu odalara girip aramayı tamamlamak istediğini belirtti.

  • Bu odalarda Devlet Sırrı niteliğinde bilgiler olduğunu bu nedenle kendisinin girmeye yetkisi olmadığını belirttim.

  • Kendisine Kozmik Odalara giriş izni verilmediğine dair bir belge vermemi istedi. Verdim.

  • Bunun üzerine 11. Ağır Ceza Mah. Hâkimi Kadir KAYAN 01:00 sularında Blg. Bşk. 'lığına gelerek arama yapmak istedi.

Hâkim Kadir KAYAN 2006 yılında F. GÜLEN'i temize çıkaran Mahkeme heyetinde görevli hakimdir. O gün nöbetçi hakimdir. Kozmik Oda Arama kararı da kendisince verilmiştir.

  • Gnkur. Bşk. Org. İlker BAŞBUĞ'un gece arama yapılmaması ve mühürlenmesini istediği odalar mühürlendi.

  • Ank. Blg. Bşk. 'lığında gözaltına alınan 8 personelim sabah 05:00'te Merkez K. 'lığına götürüldü. Gözaltına alınan personelin 2 günlük gözaltı süresi 2 gün daha uzatıldı.

  • Alb. Yusuf Alb. Erkan ve Bnb. İbrahim Savcı Mustafa BİLGİLİ tarafından tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edildiler. 12. Ağır Ceza Mah. Hâkimi Erol TATAR tutuklama talebini reddetmiş ve arkadaşlarımız serbest bırakılmıştır.

  • Tüm suç unsuru sadece cepten çıkarıldığı iddia edilen bir nottu ve bu notta "1424/ Cadde Feza A" yazıyordu. Alb. Erkan savunmasında cebinden beresini çıkarmak isterken notun cebinden düştüğünü eğilip yerden alırken polisin gördüğünü Kanaatince notu polislerin soruşturmayı derinleştirebilmek için cebine koyduğunu belirtmiştir.

Yazı karakteri bakımından Blg. Bşk. 'lığındaki hiçbir personelin yazısı değildi. Terörle Mücadele polislerinin yazı örneklerinin alınarak incelenmesi için savcılığa dilekçe verdik. Hiçbir zaman neticesini alamadık.

  • Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ arama başlamadan evvel KKK Işık Koşaner ile Başbakandan randevu alarak görüşme yaptı. Odalarda Devlet Sırrı niteliğinde bilgilerin bulunması nedeniyle sivil şahısların odalara girmemesini Askeri Hakim ve Savcıların bu görevi yürütebileceğini belirtti. Başbakan aranması konusunda ısrar edince çabaları yetersiz kaldı. Bize odaların açılarak hesabının verilmesi emrini verdi.

  • Hâkim Kadir KAYAN 27 Aralık gecesi saat 00:15'te Blg. Bşk'lığına gelerek odaları aramaya başladı. Arama yaklaşık bir ay sürdü. 25 Ocak 2010 tarihinde tamamlandı.

Kozmik odalarda ne vardı?

  • 11 nolu Odada 3 büyük dolap içinde Bölge Başkanlığı'nın Harekât Planları mevcuttu. 16 nolu odada 2 adet Bilgisayar vardı. Biri çalışma odasıydı aynı zamanda CD ve videolar da mevcuttu.

  • Odalarda çalışma başlamadan önce Hakim Kadir Kayan'a vakıf olacağı plan ve çalışmalar hakkında gördüklerini ve duyduklarını hiç kimseye söylememesi ve bilgi vermemesi gerektiğini aksi taktirde TCK 258. Maddesi gereği suç işleyeceğine dair tebliğde bulundum. Tebellüğ belgesini imzalamaktan imtina ettiğini belgeledim.

  • Odalardaki bilgisayarların incelenmesi için TÜBİTAK'tan U. Barış ERDOĞAN görevlendirildi.

  • Odalarda çalışma başlangıcı ve sonunda açma ve kapama tutanakları tutuldu. İlk gün 16 nolu odaya Kâtip tarafından bir laptop bilgisayar getirildiğinde Barış Erdoğan bizi uyararak bu bilgisayarın TEM polislerine ait olabileceği uyarısında bulundu. laptop bilgisayarın kime ait olduğunu Hâkim Kadir KAYAN'a sorduğumda TEM polislerine ait olduğunu söyledi. Yani Hâkim bize kumpas kuran adamların laptopunu Kozmik Odaya sokmak istiyordu. İkazım üzerine adalet bakanlığına ait kendi resmi laptopunu kullanmaya başladı.

  • Hâkim Kadir Kayan hayatında bilgisayar kullanmamıştı ve bilgisayarlar açıldıktan sonra içindeki tüm bilgilere nüfuz etmek istedi. Yüklenen suçlarla ilgili olmayan evraklara bakmaması gerektiği belirtilmesine rağmen ilk gün evrakları tek tek incelemeyi sürdürdü. Yasal olmayan tüm faaliyetleri gibi bu olayı da tutanak altında aldık.

  • Hâkim Kadir KAYAN 11 nolu odada aramaları tel başına yapmak istediğinde bunun mümkün olmadığını bizlerden rahatsızlık duymamasını kendilerine yardımcı olmak için yanında bulunduğumuzu ifade ettik.

  • Arama boyunca Tetkik Kurulu Başkanından bir saniye bile yanından ayrılmadan tüm faaliyetlerini takip etmesini aldığı tuttuğu notlar dahil bize bildirmesini istedim. Arama boyunca yanından hiç ayrılmayıp çalışmaları bize rapor etti.

  • Aramalar boyunca Gnkur. Adli Müşavirliği'nden gelen Savcı Yb. Tezer Güven hukuki konularda bir danışman olarak görev yaparak hukuken bizlere çok yardımcı olmuştur. Hazırlanan tutanakların tamamı onun gözetiminde gerçekleştirilmiştir.

  • Bina girişinde cep telefonları muhafaza altına alınmaktaydı. Hakim ve savcı dışında içeriye hiçbir güvenlik görevlisini almadık. Hakim ve Savcı'ya da cep telefonu ile kozmik odalara girmemelerini buradaki konuşmaların cep telefonu işe dinlenmesinin mümkün olabileceğini belirttik. Dinlemeyip cep telefonlarını kullanmaya devam ettiler. Barış Erdoğan'ın önerisi ile jammer kullanmaya karar verdik. GES K. 'lığından getirilen jammerla hemen Bölge Başkanlığı'nda telefonların kullanılmasını imkansız hale getirdik.

  • Cep telefonumda kendi numaramı çevirerek arama yaptığımda "Başbakanlık İletişim Daire Başkanlığı'na hoşgeldiniz" anonsu alıyordum.

  • Başlangıçta bilgisayarlardaki evrakları tek tek incelemekte ısrarlı olan Hakim daha sonra bizim talebimizi Kabul ederek belli kelimelerle dosyaları aramaya başladı. İlk aramada 37 kelime kullanıldı.

  • Aramalar devam ederken basında da Gizlilik kararı olmasına rağmen Seferberlik Tetkik Kurulunu faili meçhul cinayetlerin merkezi gibi gösterme faaliyeti devam ediyordu.

  • Taraf Zaman Yeni Şafak Sabah vb. gazeteler Bnb. İbrahim GÖZE'nin bilgisayarında çıktığını iddia ettikleri isim listesinden bahsediyorlardı. Bunların emir almaya hazır uyuyan hücreler olduğu bahsediliyordu. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk.

  • Arkadaşlarımın Ergenekon Davasındaki kişilerle irtibatı varmış gibi gazete haberleri de çıkıyordu. Zaman Gazetesi Bnb. İbrahim GÖZE'nin Muzaffer TEKİN ile onlarca görüşme yaptığını yazıyordu.

  • Aramalarda Bilgisayarların içindeki 2'şer Harddisk ve odada mevcut bir hard disk dahil 5 DVD'deki ve 100 Adet CD imajlarından ileride mahkemeye sunmak üzere kopya alınması istendi.

  • Ayrıca CD'ler üzerinde gizli belge olabileceği yönünde Hâkim görüşü nedeniyle CD'lerin de imaj alma çalışmaları yapıldı.

  • Aramalar esnasında Bilirkişi Barış Erdoğan Savcı Mustafa BİLGİLİ'nin TEM polisleri ile görüşmesini istemesi üzerine Askeri Savcı Tezer GÜVEN'e bir peçeteye yazdığı not ile haber verdi.

  • Olayı derhal tutanak altına alıp Gnkur. Başkanlığı'na bildirdik. Fethullahçı çete diğer kumpaslarda olduğu gibi Savcı Hakim TEM polisleri bilirkişiyi de yanlarına alarak birilerini suçlu göstermek istiyordu ve bunu Barış Erdoğan sayesinde belgelemiştik. Bu olay "Kurumlar arasinda güven zedelenir" gerekçesi ile basına açıklamadı. Hakim Kadir KAYAN tutulan tutanağı imzalamaktan imtina etti.

  • Aramanın başından itibaren bizlere alınması gereken teknik güvenlik önlemlerini hatırlatan Barış Erdoğan bu tutanağın FETÖ mensubu Hâkim Savcı ve TEM polisleri tarafından öğrenilmesi ile birlikte hedef haline geldi.

  • Tutanak sonrasında apar topar Polis Akademisi'nde yüksek lisans yapan Adalet Bakanlığı'nda görev yapan FETÖ mensubu Hâkim Fatih Aykaç ikinci bilirkişi olarak atandı. Bu kişinin 15 Temmuz sonrasında meslekten ihraç edilerek başka davalar sebebiyle cezaevine gönderildiği ortaya çıktı.

  • Aramaların süratle tamamlanmasını istiyorduk çünkü medyada bilinçli olarak yıpratılıyorduk. 37 kelime ile ilgili aramaların tamamlanmasını müteakip arama tutanağının hazırlanması yapılacakken 11 Ocak tarihinde Hâkim 21 adet yeni kelime ile arama yapmak istediğini belirtti. Arama yapılması istenen kelimelerin suçla bir ilgisi yoktu.

  • Gnkur. Bşk. Org. İlker Başbuğ yeni kelimelerle aramanın 2-3 gün içinde bitirilmesini istedi. Bu kelimelerle arama işlemi de tamamlandı.

  • Hâkim Kadir KAYAN arama bittikten sonra 3 gün süreyle rapor alarak çalışmalara katılmadı. Bu süre zarfında hazırlanacak tutanak için bir yerlere danıştığını ve ön hazırlık yaptığını değerlendiriyorum.

  • Hazırlanacak tutanağın taslak halinde tarafımdan görülmesini ve hiçbir başka kişiye verilmemesini Hâkim Kadir KAYAN'a bildirmeme rağmen el altından savcıya vermek üzereyken müdahalede bulundum. Uyarılarımızla ilk taslak tutanakta gerçekle alakası olmayan bölümlerin değiştirilmesini sağladık.

  • Arama tutanağının sonunda yaklaşık bir buçuk sayfa el yazısı ile şerhimi yazdım. Bu şerhte aramanın mahkeme kararına uygun yapılmadığını ve konu ile ilgili 6 adet tutanağın Ek olarak sunulduğu yazılı idi.

  • Arama sonucunda 8 adet evrak ve belge ile 14 adet bilgisayar çıktısına el konulmasına karar verildi.

  • Bilgisayarda el konulmak istenen bilgilerin 2002 yılından önce hazırlandığı bu dönemde soruşturmaya muhatap arkadaşların bu birlikte görevli olmadığını bu nedenle konu ile ilgisi olmayan evrakın tutanağın içerisine konulmasının mahkeme kararına aykırı olduğunu şerhimde açıkça belirttim.

Görülüyor ki kozmik odaya girmekten amaç;

  • Faili meçhul cinayetleri Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yıkmak.

  • Seferberlik Tetkik Kurulu üzerinden Türk Silahlı Kuvvetlerini sözde Ergenekon terör örgütü ile irtibatlandırmak.

  • Vatansever şahıslara ait bilgilerin dışarı çıkmasını sağlamaktı.

  • O tarihte bunların hiçbirisini gerçekleştiremediler. Ama süreç içinde algı haberleri ile "At izini it izine karıştırmaya" muvaffak oldular.

  • Hakim Kadir KAYAN tutanağın bir suretini Savcı Mustafa BİLGİLİ'ye verdi. Savcı içerdeki 8 adet evrakın kendisine verilmesini istedi. Bunların mahkeme aşamasında bizim lehimize iddiamızı kuvvetlendirecek hususlar içermesi nedeniyle savcıya verilmesini uygun gördük.

  • Fakat bilgisayarların içindeki istihbarat etütleri çok gizli olduğundan alınan imajların verilmesinin mümkün olmadığını belirttim. Savcı Mustafa BİLGİLİ bu evrakları vermediğim için "Terör örgütüne yardım ve destek sağlamak" suçundan hakkımda tutanak tutu. Tutanağın altına evrakları devlet sırrı niteliğinde olmasından dolayı vermediğini Savcının bunları görmeye yetkili olmadığını belirten şerhimi yazdım.

  • Savcının yaptığı bu itiraz ve hazırladığı tutanağı inceleyen 11 nolu Ağır Ceza Mahkemesi yaklaşık bir ay sonra evrakların ve alınan imajların savcıya verilmemesi gerektiği ama olay bölgesinde bir yere alınmasını uygun gördü.

  • 16 nolu odadaki Demir kasa içine konulan iki adet çuvalın birisi 11 Şubat 2010 tarihinde Savcı nezaretinde Gnkur. Bşk'lığında bir kasa içerisine konulup mühürlendi. 2013 yılına kadar başka bir işlem yapılmadı.

  • 2011 yılında ben kadrosuzluktan dolayı emekliye ayrıldım.

  • FETÖ'cü Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem KÖSE sayesinde adli emanette bulunan belgelerin Savcılığa oradan TÜBİTAK' a ulaştırılması sağlandı.

  • Netice olarak bizim yaptığımız mücadele 2013'te boşa çıkarılmıştır. Ve FETÖ istediği amaca ulaşmıştır.

  • Arkadaşlarıma yönelik 2009 yılında başlatılan soruşturma 2015 yılında tamamlandı.

Savcı Tekin KÜÇÜK;

  • Şüpheli şahıslar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına

  • Savcılar tarafından teslim alınan tüm belgelerin evrakların ve imajların Gnkur. 'a teslim edilmesine

  • Yapılan dinleme kayıtlarının yok edilmesine karar vermiştir.

Sonuç olarak;

FETÖ'cü Savcı tarafından istenen ve Gnkur. Adli Müşaviri tarafından da çıkarılması sağlanan bilgilerin 2013 yılında FETÖ'cü TÜBİTAK Bilirkişileri'ne iletilmesi ile istenen yere servis edilmesi sağlanmıştır.

Soruşturma tamamlandıktan sonra kendi isteğimle HSYK'ya giderek Savcı ve Hakim'in yaptığı hukuksuzluklar ile ilgili olarak ifade verdim. Buna rağmen herhangi bir işlem yapılmadı.

Hakim Kadir KAYAN 15 Temmuz Darbe girişiminden bir hafta önce Yargıtay'daki görevinden istifa ederek yurt dışına çıktı. Savcı Mustafa BİLGİLİ'nin hakkında 15 Temmuz sonrası yakalama kararı çıkarıldı. Karardan 3 ay sonra Savcı BİLGİLİ sahte kimlikle sakallı bir halde yurt dışına çıkma hazırlıkları yaparken yakalandı.

28 Şubat kumpasını da kuran Savcı Mustafa BİLGİLİ'nin halen "Silahlı terör örgütü üyeliği" "devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme" suçundan dolayı 11 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanmasına devam ediliyor. İddianame ye göre Savcı Mustafa BİLGİLİ'nin telefonu ile terör örgütü mensuplarıyla görüştüğü ve Bylock kullandığı tespit edilmiştir.

Yargı yetkisi bir silah gibi kullanılmış

Silah Türk Silahlı Kuvvetleri'ne doğrultulurken hükümet yetkilileri savcı ve hakimlere destek veren açıklamalarda bulunmuştur. Komutanlarımıza kumpasın belgesini sunduğumuzda malesef yargıya güveniyoruz açıklaması yaptılar.

Ülkede adalet olmadığını bunun bir kumpas olduğunu kendi görevleri zamanında göremeyen komutanlarımızın günahı fazladır.

Tek dileğim; Devletin tüm kademelerinin ele geçirerek bu kötü olayları yaşamamıza neden olan onlara yardım ve destek sağlayan tüm şahısların bizler gibi yargılanmasının sağlanmasıdır.

http://www.tesud.org.tr/uploads/yayin/dosya/1558524230c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c.pdf

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Siyasi askeri zaferler ne kadar buyuk olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taclandirilmazlarsa meydana gelen zaferler devamli olamaz az zamanda soner.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

39. EVRENIN DUZENI DE BIR ALLAH'IN VARLIGINI KANITLAMAZ

Bir Allah'a tapanlar, butun evrenin duzeninde onu yoneten akilli ve hakim bir zatin varligini reddetmenin olanaksiz oldugunu sanirlar. Ancak bu duzen, bize bazen elverisli bazen zararli olan etkenler ya da durumun zorunlu olarak ortaya cikardigi hareketlerin, cereyanlarin zorunlu sonucundan baska bir sey degildir. Bu etken ve durumlarin bazilarini iyi bulur, bazilarindan sikayet ederiz.

Doga, hep ayni yolu izler, yani ayni etkenler ayni eserler meydana getirir. Oteki etkenler birinci etkenleri baska turlu etkide bulunmaya zorlamadikca, bu eserlerin eylemini bozmadikca, ayni etkenler ayni eserler olusturmaya devam eder. Eserlerini hissettigimiz etkenler, eylemlerinde ya da hareketlerinde bize mechul oldugundan, daha az olagan ve zorunlu olmayan etkenlerin etkisiyle bozulunca, saskinlik icinde kaliyor, "iste mucize!" diye bagiriyoruz ve bunlari, gozlerimizin onunde hareket eden butun etkenlerden daha az bilinen etkenlere mal ediyoruz.

Evren hep duzen icindedir, onun icin karisiklik, ihtilal olmaz. Bozuklugundan sikayet ettigimiz zaman, yalniz bizim kendi makinemizde bozukluk vardir. Cisimler, etkenler, bu dunyanin kapsadigi varliklar, eserlerini ister uygun bulalim, ister bulmayalim, birbirleri uzerine tanigi oldugumuz bicimde, zorunlu ve gerekli olarak eylemde ve etkide bulunurlar. Depremler, volkanlar, su baskinlari, bulasici ve salgin hastaliklar, kitlik, kuraklik, agir cisimlerin dusmesi, irmaklarin akmasi, ruzgarlarin esmesi, bereketli yagmurlar, Allah'in lutfuna, verdigi nimetlerinden dolayi minnettarlik duymamizi gerektiren hayirli eserler kadar zorunludur ve evrenin duzenli eserlerindendir.

Dunyada bir duzenin egemen olmasini gorerek saskinliga dusmek, ayni etkenlerin ayni eserler olusturduguna sasmak demektir. Insanin bir duzensizlik gorunce rahatsiz olmasi, etkenlerin eylem tarzi ve etkileri degisince ya da bozulunca, eserlerin artik ayni eserler olamayacagini unutmaktir. Dogada bir duzen, bir intizam gorulunce bundan saskinliga dusmek, bir seyin var olabilecegine sasmaktir; bizzat kendi kendisinin varligina sasirmis olmaktir. Bir mevcut icin duzen olan, diger bir mevcut icin duzensizliktir, biri icin huzur ve guvenlik olan, baskasi icin izdirap ve karisikliktir. Engel ve cezayla karsilasmaksizin her seyi karistirabildikleri zaman zararli olan yaratiklar, her seyi yolunda, her seyi duzenli bulurlar. Kotuluk yaparken rahatsiz edildiklerinde, muzirlar ve kotuler, tersine, her seyi karisiklik ve duzensizlik icinde gorurler.

Doganin yaraticisi ve hareket ettiricisinin Allah oldugu varsayilsa, yine, Allah icin dogada hicbir duzensizlik, hicbir karisiklik mevcut olmazdi. Yapacagi etkilerin tumu, Allah'in bunlara verecegi ozelliklere, iceriklere ve zorlamalara gore, eylemi yerine getirmeleri zorunlu olmaz miydi? Eger esyanin akisi aliskanligini degistirseydi, "sunnetullah" (Allah'in koydugu duzen), "degismez" olmazdi. Allah'in varliginin, zekasinin, kudretinin ve iyiliginin en inandirici kaniti sayilan dunya duzeni yalanlanirdi. Allah'in varligindan kuskuya dusulurdu ya da en azindan, Allah sebatsizlikla, acizlikle ve esyayi ilk duzenlemesi sirasindaki sezgi ve beceri eksikligiyle suclanirdi. Yaptigi, hazirladigi ya da eylem ve harekete gecirdigi unsurlari, araclari secmekte aldanmis olmakla Allah'i suclamakta, insan hakli olurdu. Eger dunyanin duzeni tanrisallik sifatini, gucunu ve sezgisini kanitlasaydi, duzensizlik de tanrisalligin zaafini, kararsizligini, alikligini kanitlardi.

Diyorsunuz ki; "Allah her tarafta vardir, onsuz hicbir sey yapilmaz, onsuz bir sinek bile kanadini kipirdatamaz, her seyi genisligiyle doldurur, Allah hareket ettirici olmasa madde hicbir eylem ve etki yapamaz. " Ancak bu durumda, teslim ediyorsunuz ki, Allahiniz karisiklik etkenidir, dogayi bozan odur, karisikligin babasidir. Insanda da vardir ve insan gunah islediginde insani kiskirtan odur! Eger Allah her yerde mevcut ise, Allah bendedir, benimle eylem yapar, benimle birlikte aldanir, benimle birlikte Allah'i gucendirir, benimle birlikte Allah'in varligini reddeder ve bir Allah'in varligi fikrini curutur. Ey dinciler, ey tanribilimciler! Allah'tan soz ettiginiz zaman ne yaptiginizin, ne soylediginizin farkinda olmuyorsunuz.

- - - - - - - - - - - - -
En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini soyleyen kitaplardir.
George Orwell 1984

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Dunyayi yaratan hamiyetli bir tanri var olsaydi ve hem Evren'de hem de olumden sonraki hayatta ahlaki bir duzen yasansaydi, kendimize bunun cok iyi bir sey oldugunu soyleyebilirdik; oysa tam da bunlari dilemeye mecbur birakilmamiz oldukca can acitici bir gercek olarak karsimiza cikiyor.

FREUD,SIGMUND (1856-1939) Avusturyali psikiyatrist.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 





-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder