15 Kasım 2019 Cuma

YILMAZ ÖZDİL: NÜKLEER FÜZE




YILMAZ ÖZDİL: NÜKLEER FÜZE



Aslında her şey Edward Snowden'ın CIA'de işe alınmasıyla başladı.

Bilgisayar uzmanıydı.

Langley'de eğitildi küresel iletişim bölümüne atandı diplomatik pasaportla siber güvenlik sorumlusu olarak İsviçre'ye gönderildi.

Bilahare ulusal güvenlik dairesi NSA'da çalışmaya başladı.

2013 yılında… Dört adet dizüstü bilgisayarla Hong Kong'a geldi.

Prizma belgelerini The Guardian ve Washington Post gazetelerine sızdırdı afişe edilmesini sağladı.

"Prism" yani prizma Amerikan ve İngiliz istihbarat teşkilatlarının yasadışı telefon dinleme faaliyetleri için kullandıkları bilgisayar programının adıydı.

11 Eylül saldırılarından sonra uygulamaya konulan Prizma dünyadaki milyonlarca telefonu dinlemenin yanısıra dünyadaki tüm internet kullanıcılarını takip edebiliyor tüm e-postaları görebiliyor tüm kişisel hesaplara direkt bağlanabiliyordu.

ABD derhal Çin'e başvurdu Hong Kong'ta bulunan Snowden'ın iadesini istedi Çin reddetti.

Snowden uçağa bindi Moskova'ya gitti Rusya'dan sığınma talep etti Rusya kabul etti.

The Guardian ve Washington Post gazeteleri belgelerin bir bölümünü yayınladı.

ABD'nin ipliği pazara çıktı.

Dünya çapında gürültü koparan belgelerden biri Almanya'yla ilgiliydi.

Çünkü… Amerikan istihbarat servislerinin Almanya başbakanı Merkel'in telefonlarını dinlediği ortaya çıktı.

Merkel'in telefon görüşmeleri Berlin'de ABD Büyükelçiliği'nde konuşlanan özel birim tarafından kaydediliyor takip ediliyordu.

Hatta henüz başbakan olmadan önce 2002 yılından beri dinliyorlardı.

Almanya şoke olmuştu derhal soruşturma başlatıldı.

ABD adına casusluk yapan bir BND görevlisi tutuklandı.

Alman istihbarat teşkilatı BND'de görev yapan bu Amerikan köstebeği Merkel'in telefonlarını dinleyen Berlin'deki ABD büyükelçiliğine belge sızdırıyordu.

Acaba hangi belgeleri sızdırdı diye merak edilirken…

Şak köstebeğin sızdırdığı gizli belgeler Alman medyasına sızdırıldı.

İşte bizi çok yakından ilgilendiren kepazelik o anda ortaya çıktı.

Çünkü… Alman istihbarat teşkilatı BND'nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yöneticilerinin telefonlarını dinlediği ortaya çıktı!

Focus dergisi belgelerini yayınlayarak 1976 yılından beri Türkiye'de telefon dinlemesi yapıldığını 2014 yılı itibariyle Türkiye'deki yasadışı dinleme faaliyetinin devam ettiğini yazdı.

Die Welt gazetesi Türkiye'nin İran'ı örnek alarak gizli nükleer program yürüttüğünü atom bombası yapmaya çalıştığını yazdı.

Die Welt gazetesi Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 2010 yılında uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğunu Türkiye'nin teknik bilgiyi Pakistan'dan aldığını öne sürüyordu.

Alman istihbarat teşkilatının "bu nükleer faaliyetler nedeniyle Türkiye'de dinleme yaptığını" anlatıyordu.

Almanya'nın istihbarat uzmanlarından Erich Schmidt Eenboom'un görüşlerine yer verilmişti…

İstihbarat uzmanı açık açık anlatıyordu "Alman istihbaratı çift hat üzerinde çalışıyor bir yandan uluslararası terörizmle mücadele ediyor bir yandan militan dincilerin Türkiye üzerinden Suriye'ye geçişleri konusunda Türk istihbaratıyla işbirliği yapıyor" diyordu.

Aslına bakarsanız Focus ve Die Welt'e bu bilgileri sızdıran büyük ihtimalle bizzat Amerikan istihbaratıydı.

Almanya'nın Türkiye'deki gizli faaliyetlerini afişe ederek tencere dibin kara seninki benden kara demek istiyordu.

Benim Almanya'daki faaliyetlerim hakkında çok yaygara yaparsan ben de senin Türkiye'deki faaliyetlerin hakkında yaygara çıkartırım demek istiyordu.

Alman devleti örtülü mesajı aldı.

Çenesini kapattı.

Ama ABD'yle aynı örtülü taktiği uygulayarak Alman medyası üzerinden ABD'nin Türkiye'deki faaliyetlerini afişe etti.

Der Spiegel dergisi belgeler ortaya koyarak sadece Almanya'nın değil ABD'nin ve İngiltere'nin de Türkiye'yi dinlediğini yazdı!

Der Spiegel'in haberine göre Akp yöneticilerinin tüm temasları Amerikan istihbaratı tarafından ruh gibi takip ediliyordu.

Telefon dinlemesi yapılan adreslerden biri Washington büyükelçiliğimizdi.

İngiltere ise Türkiye'nin enerji alanında atacağı adımları takip ediyor bu konuyla alakalı istihbarat yapıyordu.

Der Spiegel "ikiyüzlü ortaklık" başlığını atmıştı.

Amerikan istihbaratı bir taraftan güya Pkk'yla alakalı olarak Türkiye'ye bilgi aktarırken aslında öbür taraftan hükümeti genelkurmayı Mit'i dinliyordu devleti yönetenlerin bilgisayarlarına giriyordu e-postalarını okuyordu.

Üstelik…

Türkiye'de topladığı bu istihbaratı İngiltere Kanada Avustralya ve Yeni Zelanda'yla paylaşıyordu.

Rezaletin daniskasıydı.

Türkiye'yi dinlemeyen neredeyse bi Uganda kalmıştı!

Kendisini ABD'yle ortak zanneden Türkiye aslında "hedef"ti.

Türkiye Cumhuriyeti'nin adeta yakasına mikrofon bağlanmıştı devletimizin kozmik konuşmaları şakır şakır elalemin kulağındaydı.

Devlet sırları'ndan filan vazgeçtik sayın yöneticilerimiz tuvalete işemeye bile gitse yabancı istihbarat teşkilatlarının haberi oluyordu.

Asrın liderimizin gıkı çıkmadı.

Eyyy cehape eyyy Esed eyyy Avrupa Birliği eyyy İsrail falan diye herkese bağırıp çağırıyordu ama bu meselede sus pus kaldı.

Tek kelime bile söylemedi.

Dünya lideriyiz diye atıp tutan hükümetimiz dut yemiş bülbül gibiydi.

Yandaş medyaya talimat verildi.

Bu kepazelik tek satır haber bile yapılmadı.

Böylece sayın ahalimizin ruhu bile duymadı.

Dünya çapında rezil-i rüsva olmuştuk sağır sultan bile duymuştu ama bu durumdan sadece sayın ahalimizin haberi yoktu.

Ve 2019

"Nükleer füze" kavramından emekli kahvesinde okey oynarken bile bahsetmek sorumluluk ister ama asrın liderimiz kürsüden alenen konuştu.

"Birilerinin elinde nükleer başlıklı füze var benim elimde nükleer başlıklı füze olmasın ben bunu kabul etmiyorum" dedi.

Sizi bilmem benim koltuklarım kabardı yani.

Böylesine ciddi yönetilen bir ülkede yaşamak ulusal güvenliğimizle alakalı böylesine ciddi konuların böylesine ciddi şekilde ele alındığını görmek ne kadar gurur verici değil mi!

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/yilmaz-ozdil/nukleer-fuze-5319392/



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Okul sayesinde okulun verecegi ilim ve fen sayesindedir ki Turk milleti Turk sanati Turk iktisadiyati Turk siir ve edebiyati butun guzellikleriyle gelisir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

39. EVRENIN DUZENI DE BIR ALLAH'IN VARLIGINI KANITLAMAZ

Bir Allah'a tapanlar, butun evrenin duzeninde onu yoneten akilli ve hakim bir zatin varligini reddetmenin olanaksiz oldugunu sanirlar. Ancak bu duzen, bize bazen elverisli bazen zararli olan etkenler ya da durumun zorunlu olarak ortaya cikardigi hareketlerin, cereyanlarin zorunlu sonucundan baska bir sey degildir. Bu etken ve durumlarin bazilarini iyi bulur, bazilarindan sikayet ederiz.

Doga, hep ayni yolu izler, yani ayni etkenler ayni eserler meydana getirir. Oteki etkenler birinci etkenleri baska turlu etkide bulunmaya zorlamadikca, bu eserlerin eylemini bozmadikca, ayni etkenler ayni eserler olusturmaya devam eder. Eserlerini hissettigimiz etkenler, eylemlerinde ya da hareketlerinde bize mechul oldugundan, daha az olagan ve zorunlu olmayan etkenlerin etkisiyle bozulunca, saskinlik icinde kaliyor, "iste mucize!" diye bagiriyoruz ve bunlari, gozlerimizin onunde hareket eden butun etkenlerden daha az bilinen etkenlere mal ediyoruz.

Evren hep duzen icindedir, onun icin karisiklik, ihtilal olmaz. Bozuklugundan sikayet ettigimiz zaman, yalniz bizim kendi makinemizde bozukluk vardir. Cisimler, etkenler, bu dunyanin kapsadigi varliklar, eserlerini ister uygun bulalim, ister bulmayalim, birbirleri uzerine tanigi oldugumuz bicimde, zorunlu ve gerekli olarak eylemde ve etkide bulunurlar. Depremler, volkanlar, su baskinlari, bulasici ve salgin hastaliklar, kitlik, kuraklik, agir cisimlerin dusmesi, irmaklarin akmasi, ruzgarlarin esmesi, bereketli yagmurlar, Allah'in lutfuna, verdigi nimetlerinden dolayi minnettarlik duymamizi gerektiren hayirli eserler kadar zorunludur ve evrenin duzenli eserlerindendir.

Dunyada bir duzenin egemen olmasini gorerek saskinliga dusmek, ayni etkenlerin ayni eserler olusturduguna sasmak demektir. Insanin bir duzensizlik gorunce rahatsiz olmasi, etkenlerin eylem tarzi ve etkileri degisince ya da bozulunca, eserlerin artik ayni eserler olamayacagini unutmaktir. Dogada bir duzen, bir intizam gorulunce bundan saskinliga dusmek, bir seyin var olabilecegine sasmaktir; bizzat kendi kendisinin varligina sasirmis olmaktir. Bir mevcut icin duzen olan, diger bir mevcut icin duzensizliktir, biri icin huzur ve guvenlik olan, baskasi icin izdirap ve karisikliktir. Engel ve cezayla karsilasmaksizin her seyi karistirabildikleri zaman zararli olan yaratiklar, her seyi yolunda, her seyi duzenli bulurlar. Kotuluk yaparken rahatsiz edildiklerinde, muzirlar ve kotuler, tersine, her seyi karisiklik ve duzensizlik icinde gorurler.

Doganin yaraticisi ve hareket ettiricisinin Allah oldugu varsayilsa, yine, Allah icin dogada hicbir duzensizlik, hicbir karisiklik mevcut olmazdi. Yapacagi etkilerin tumu, Allah'in bunlara verecegi ozelliklere, iceriklere ve zorlamalara gore, eylemi yerine getirmeleri zorunlu olmaz miydi? Eger esyanin akisi aliskanligini degistirseydi, "sunnetullah" (Allah'in koydugu duzen), "degismez" olmazdi. Allah'in varliginin, zekasinin, kudretinin ve iyiliginin en inandirici kaniti sayilan dunya duzeni yalanlanirdi. Allah'in varligindan kuskuya dusulurdu ya da en azindan, Allah sebatsizlikla, acizlikle ve esyayi ilk duzenlemesi sirasindaki sezgi ve beceri eksikligiyle suclanirdi. Yaptigi, hazirladigi ya da eylem ve harekete gecirdigi unsurlari, araclari secmekte aldanmis olmakla Allah'i suclamakta, insan hakli olurdu. Eger dunyanin duzeni tanrisallik sifatini, gucunu ve sezgisini kanitlasaydi, duzensizlik de tanrisalligin zaafini, kararsizligini, alikligini kanitlardi.

Diyorsunuz ki; "Allah her tarafta vardir, onsuz hicbir sey yapilmaz, onsuz bir sinek bile kanadini kipirdatamaz, her seyi genisligiyle doldurur, Allah hareket ettirici olmasa madde hicbir eylem ve etki yapamaz. " Ancak bu durumda, teslim ediyorsunuz ki, Allahiniz karisiklik etkenidir, dogayi bozan odur, karisikligin babasidir. Insanda da vardir ve insan gunah islediginde insani kiskirtan odur! Eger Allah her yerde mevcut ise, Allah bendedir, benimle eylem yapar, benimle birlikte aldanir, benimle birlikte Allah'i gucendirir, benimle birlikte Allah'in varligini reddeder ve bir Allah'in varligi fikrini curutur. Ey dinciler, ey tanribilimciler! Allah'tan soz ettiginiz zaman ne yaptiginizin, ne soylediginizin farkinda olmuyorsunuz.

- - - - - - - - - - - - -
Insan insana nasil hukmeder, Winston?
Winston, biraz dusunup, Aci cektirerek, dedi.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
New York Universitesi'ndeki ilk yilimda, metafizik dersinin finalinde kopya cektigim icin okuldan atilmistim.

Oysaki yanimdaki cocugun ruhuna bakiyordum.
PAINE,THOMAS (1737-1809) Ingiltere dogumlu ABD'li siyaset felsefecisi.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder