9 Kasım 2019 Cumartesi

UĞUR DÜNDAR : 9 Kasım 2019


UĞUR DÜNDAR : 9 Kasım 2019

1998 Nisanının son günleri…

Osmanlı İmparatorluğu'nun bitişiyle Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı'nı çökmekten tarihi değer taşıyan 10 bin objeyi çürüyüp yok olmaktan kurtardığımız programın çekimlerini yapıyoruz.

("Saray çöküşten 10 bin obje de çürümekten kurtarıldı" diyerek çok net ve iddialı konuşuyorum. Zira Swiss Otel tarafından süzülen yağmur suları bodrum katının bazı bölümlerinde adeta şelaleyi andırır hız ve yoğunlukta akıyordu. Meclis Başkanı Hikmet Çetin'in izni "Tarihe ihanetin ve sorumsuzca ihmalin tüyler ürpertici görüntüleriyle dopdolu bu Saray'da görev yapmaktan utanç duyuyorum" diyen Müdür Savaş Savcı'nın gayretleriyle gerçekleştirdiğimiz çekimler yayınlanınca Türkiye ayağa kalktı. Daha sonraki Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın döneminde Saray'ın bodrumunda kir ve pas içinde bulduğumuz hurdaya dönüşmüş 10 bin değerli obje uzmanlarca tek tek elden geçirilip onarılarak eski görünüm ve işlevlerine kavuşturuldu. Kurtarılan bu eserler halen Saray'ın arka tarafına inşa edilen "Depo Müze"de teşhir ediliyor ve araştırmacılara açık tutuluyor…)

Çekimler sırasında Büyük Atatürk'ün son günlerini geçirdiği odaya da giriyoruz. Saray'a hakim olan ihmal edilmişlik burada da kendini gösteriyor. Çünkü nereye dokunsak toz bulutu kalkıyor. Belli ki oda "10 Kasım'daki anma törenlerinden sonra kilitlenmiş ve bir daha da kimse girmemiş. Yatağın yan tarafındaki camlı dolapta hastalığında kullandığı ilaçlar ve tıbbi malzemeler duruyor. Karnından su alınmasını sağlayan kocaman enjektörler ve o dönemde henüz ilaç sanayi kurulmadığından Fransa'da üretilmiş bitkisel kökenli karaciğer koruyucu şurup ve damlalar… Kimi yarıya kadar boşalmış kimiyse hiç açılmamış. Onlara bakarken içimi öylesine derin bir hüzün kaplıyor ki sözcüklerle anlatamam…

★★★

Yıllar sonra değerli bir bilim insanından aldığım mektubu okurken o anları tekrar yaşamaktan kendimi alamıyorum.

Hayatını bilime adamış parazitoloji ve mikrobiyoloji alanında makaleler kitaplar yazmış ayrıca katıksız bir Atatürkçü olan Prof. Dr. Gülendame Saygı gönderdiği yazısında; Atatürk'ün idrar yolları rahatsızlığına ve siroza sebep olan istozoma" türü parazitleri Osmanlı'nın Ortadoğu'daki sıcak topraklarında görev yaptığı sırada büyük olasılıkla da Kahire'de kapmış olabileceğini düşünüyor. Onun kimi zaman at sırtında hatta bazen yaya olarak yaptığı uzun yolculukların birinde örneğin Kahire'ye giderken yıkandığı sudan o coğrafyada çok yaygın olan parazitlerin bulaşmış olduğuna inanıyor.

Ve çok önemli bir iddiada bulunup "Sirozunun nedeni alkol değil işte bu parazitlerdi" diyor.

Ulaştığı bulguları da yayınladığını ancak bunların geniş toplum yığınlarına ulaşamadığını belirtiyor.

★★★

Bilindiği gibi Atatürk siroza yakalanmadan önce idrar yolları tedavisi görmüş hatta Avrupa'ya bile gitmişti.

Hoca o dönemde Batılı doktorların daha çok Kahire ve çevresinde görülen parazitlerden kaynaklanan hastalıklara teşhis koyabilecek bir bilgi ve pratiğe sahip bulunmadığını bu nedenle Atatürk'ün hastalık nedeninin atlanmış olabileceğini söylüyor.

★★★

Prof. Saygı araştırmalarını ilerletip çok sayıda belgeyi okudukça Atatürk'ün sirozunun teşhis ve tedavisinde dehşet verici ihmaller olduğunu da görüyor.

Örneğin karaciğerinde hastalık belirtileri ortaya çıktığında kendisini tedavi eden hekimlerin yaklaşık 6 ay süreyle karın bölgesini elle muayene ederek karaciğerde büyüme olup olmadığını kontrol etmediklerini öğreniyor. Bunun "Atatürk'ten çekinme" olarak izah edilemeyeceğinin altını çiziyor.

Alman doktorların Atatürk'ün alkol sirozu olamayacağını açıklamalarının bile tedavi ekibine "Acaba sirozun nedeni karaciğere yerleşen Şistozoma Mansoni türü parazitler olabilir mi" sorusunu düşündürmediğini üzülerek fark ediyor.

(İstiklâl Marşımızın büyük şairi Mehmet Akif Ersoy da hiç alkol kullanmamasına rağmen Kahire'de siroza yakalanmıştı. Gülendame Hoca 'Eğer ömrüm kaldıysa Allah benden alıp Mustafa Kemal'e versin' diyen dindar Akif'e de hastalığın büyük ihtimalle parazitlerden geçmiş olabileceğini söylüyor. )

★★★

Değerli bilim insanına göre; "Atatürk alkolden öldü" diyenler ya çok yanılıyor veya kasten böyle konuşuyorlar!. .

Böylece kocaman bir yalana alet oluyorlar!. .

Oysa onun tüm sağlık sorunlarının altında vatan topraklarını savunurken içinde yaşadığı kötü koşulların yattığını ve genç yaşta ölümünün de o berbat ortamlarda kaptığı hastalıklardan kaynaklandığını öne sürüyor.

Yani canını vatanına siper ettiğine yürekten inanıyor…

★★★

Vatanı ve Cumhuriyet'i emanet ettiği her şeylerini "Ata"larına borçlu olduklarını bilen evlatları da onu sadece 10 Kasımlarda değil tüm yaşamları boyunca sevgi saygı minnet ve rahmetle anıyor…




https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ugur-dundar/ataturkun-olumune-kahirede-kaptigi-parazitler-mi-neden-oldu-5439951/
- - - - - - - - - - - - -

a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Hicbir seye ihtiyacimiz yok yalniz bir seye ihtiyacimiz vardir caliskan olmak!

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

4. BIR ALLAH'A INANMAK GEREKSIZDIR EN DOGRUSU ONU HIC DUSUNMEMEKTIR

Her dini sistem ancak Allah'in ve insanin dogasi ve bunlarin aralarindaki iliski uzerine kurulabilir. Ancak bu iliskinin gercek varligi hakkinda bir hukum vermek icin tanrisal doga hakkinda bazi fikirlere sahip olmak gerekir. Oysa, butun ilahiyat, Tanrinin icyuzu anlasilmaz diye bize bagirmaktan ve ote yandan bu anlasilmasi mumkun olmayan Allah'a sifatlar tayin etmekten ve insanin anlasilmaz Allah'i onaylamada cekingen olamayacagini soylemekten bir an geri kalmamaktadir.

Insanlar icin en onemli olan sey, anlamanin tam ve kesin bir olanaksizligi icinde bulunmalaridir. Eger Allah, insan icin anlasilmasi mumkun degilse, onu hic dusunmemek en akla uygun yoldur. Ancak din, insanin bir cinayet islemis olmaksizin Allah'i hatirindan cikaramayacagi hukmunu vermektedir.

- - - - - - - - - - - - -
Bilincleninceye dek baskaldiramayacaklar, baskaldirmazlarsa da hicbir zaman bilinclenemeyecekler.
( Bu kisim kitapta Proleterler icin soylenmistir.)

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Seylerin yuzde birinin milyonda birini bile bilmiyoruz!

EDISON,THOMAS (1847-1931) ABD'li mucit.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 



-------------------------------------------------
This free account was provided by VFEmail.net - report spam to abuse@vfemail.net
 
ONLY AT VFEmail! - Use our Metadata Mitigator™ to keep your email out of the NSA's hands!
$24.95 ONETIME Lifetime accounts with Privacy Features!
No Bandwidth Quotas!   15GB disk space!
Commercial and Bulk Mail Options!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder