Aydoğan KEKEVİ - Atatürk'e ve Cumhuriyet'e karşı yürütülen Psikolojik savaşın "meğer"li tarih çizikçisi..
"Meğer, Andımız'ın mucidi ezanı da Türkçeleştirmiş!"
Yeşil Tarih çizikcısının yazısının başlığı bu..
Eeee ne olmuş Ezanı da "Türkçeleştirmiş"se?
Ezan daha dün Kürtçeye çevrilip Kürtçeleştirilirken, Kürtçe okunurken "sorun" olmadı da "Türkçeye çevrilince" mi "sorun" oldu?
Hem de "meğer"lisinden sorun;
yani "suç"un "günah"ın katmerlisi:
"Türkçe ezan"ın neresi nerelerini açıttı, anlamak zor.
"Kürtçe ezan" ise kimseyi acıtmıyor, nedense artık?.
Çifte standart denilen şey işte bu: Ezan Kürtçeye çevrilip Kürtçe okununca "eyvallah", Türkçeye çevrilip Türkçe okununca "hadi yallah" !
* * *
Şimdilerde "Andımız"ı kötülemek "mecburiyetten" ya; buna uygun olarak yalaka medyanın kara kalemleri de tam gaz seferber olmuş durumda.:
Mesela şimdilerde "afaroz" edilen "Andımız"ın sağına soluna bir de "meğer" ekleyince daha sonra gelenler de öyle "afarozluk" oluyorlar.
Başlıkta "Meğer" oldu mu yazının çizikçisi sanki bir "gizlenmiş"i, bir "bilinmeyen"i "keşf etmiş de açıklıyormuş" gibi oluyor yani;
İşin içinde"Meğer" olunca halktan, tarihten bir "saklanmış"ı eşerek "bulup" "yakalayıp" açığa çıkarmış oluyor çizikçi arkadaş..
Bu "Yeşil Tarih" çızıktırıcısı da çok sevdi bu "meğer"i; yazılarının başlıklarında sık sık boy gösteriyor bu "meğer"ler..
Çünkü merak uyandırıyor bu "meğer";
"acaba "meğer" neymiş" diye..
Çünkü bir haberin, bir yazının başlığı çok önemli; o yazının içinde pek "meğer"lik veya "meğer"e "değer" bir şey olmasa da yazının tümünü okuyanın da okumayanın da aklında o başlık kalıyor..
İşte "Gericiler tarihi"nin düzmececileri"nin mantığı yöntemi bu: her şeyleri insanları şaşırtmak, ucuzundan hilleler hurdalarla, demagojiyle hedefe ulaşmak üzerine kurgulanmış..
Sıradan yöntemlerin, küçük bireysel çıkarların öne çıkartıldığı , demagoji zemininde koca laik cumhuriyeti yıkmaya odaklanmış bir siyasi dinci yapıdır bu.
* * *
"Yeşil Tarih" çizikçisi "Andımız'ın mücidi" diyerek aklı sıra bir de ufaktan dalgasını geçiyor kendisine cevap veremeyecek olan bir insanla: o insanın "suçu" "And"ı yazmak; "Ezan"ı Türkçeye çevirmiş olmak.
Ondan sonra "bulaşmadığı iş yok neredeyse". diyerek rahmetli Dr.Reşit GALİP'in "Bulaştığı işleri" sıralamış: Mübadele Komisyonu delegesi, Aydın Milletvekili, Ankara İstiklal Mahkemesi üyesi, Türk Ocakları Merkez Heyeti Başkan Vekili, Türk Tarihi Tetkik Encümeni Genel Sekreteri, Türk Tarih Kurumu Genel Sekreteri, CHP GYK Üyesi, Halkevleri'nin kurucularından..."
Gördünüz mü Dr.R.Galip'in diğer "meğer"li kabahatlarını.
Eğer bunlar suçsa peki günümüz meclisinde sahiplerinin dokunulmazlıkları nedeniyle işlem yapılamayan"suç dosyaları"yla "sahipleri" ve de bu dosyaların üzerine çöreklenmiş siyaset ne oluyor?
* * *
O zamanın koşulları eğitimli insana şiddetle ihtiyaç gösterirken, şimdilerde ise eğitilmiş insan gücü sorunu yaşanmazken buna rağmen şimdikilerin 10 parmağında 20 harcırahı getirisi bol iş, makam vs. asılı..
Alın size günümüzden taze bir örnek:
"ABD'nin de tepki gösterdiği füze alımı ihalesinin Çin'e verilmesi tartışılırken, Savunma Sanayii Müsteşarlığı yönetiminin değişeceği öğrenildi. Müsteşarlık görevini 10 yıldır sürdüren Murad Bayar'ın yerine İETT Genel Müdürü Hayri Baraçlı'nın getirileceği ileri sürüldü.
Türkiye Şeker Fabrikaları Yönetim Kurulu üyeliğinin
yanı sıra
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Proje Koordinatörlüğü,
Milli Prodüktivite Merkezi Yönetim Danışmanlığı,
İDO Yönetim Kurulu Üyeliği
ve
Türkiye Güreş Federasyonu Denetim Kurulu Üyeliği
görevlerinde bulunan Baraçlı, halen
İETT Genel Müdürlüğü görevini yürütüyor."
Tam 6 makam 6 koltuk bir arada, daha bu bir kişin bilineni, ya bu zattan çok daha fazla delegelik komisyon üyeliği vs.ye sahip olanlar?
* * *
Ha tabii bir de "yarar" üstüne kurgulanmış oluyorlar bunlar: ne diyordu AKP'nin eski vekili "Türklüğümden şimdiye kadar bir yarar görmedim"!
Gözü kararmış Türk düşmanlarının mantığı da adaleti de adam kandırma taktikleri de bu kadar...
Ama bakın o "bulaşmadığı iş yok" diye hakaret ettikleri insanın ne bankalarda milyarları var; ne çocuklarının gemileri, ne de siyasetçi yalakaları gibi AVM'leri vs. var.
Yani Türklüğünden "yarar" beklememiş, öyle onuruyla yaşayıp öyle onuruyla kimseye eğilmeden, hatta Atatürk'e diklenerek ölmüş..
"Genç yaşta kaybettik
İstanbul Moda önünde geçirdiği deniz kazası sonrası Keçiören'deki bağ evinde tedaviye ve istirahate çekildi. 13 Ağustos 1933 günü Bakanlık görevinden ayrıldı. Tedavisi sırasında zatürreeye yakalanarak kurtulamadı. Zaten dönemin illet hastalığı tüberkülozdu. 5 Mart 1934 günü 41 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kitapları içinde son uykusuna daldı. Üzerinde eski bir yorgan vardı. Ölümünden sonra Atatürk, ailesine bir ev satın aldı.
(Aydınlık Gazetesi'nin Çarşamba, 09 Ekim 2013 tarihli "Andımız'ı yazan devrimci doktor Reşit Galip" başlıklı yazısından )
http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/26090-andimizi-yazan-devrimci-doktor-resit-galip.html
* * *
(...)
1934 yazında Moda'daki bir deniz kazasında kızlarını kurtarmaya çalışırken akciğerlerini hepten üşütmüş. Bir mucize eseri kurtulduğu bu kazadan sonra ölümü bekleyerek, hastalığını takip etmeye başlamış. Keçiören'deki bağ evinin kütüphanesine demir yatağını taşıtıp yedi ay kitaplar arasında yatmış. 1934'te, 41 yaşında hayata veda etmiş.
'Öldüğünde cebinde 5 lira parası varmış'
(Sayın Ahmet AVCI 'nın 05.10.2013 tarihli "Andımız" başlıklı iletisinden alınmıştır)"
* * * *
Yazı uzadı, sanırım artık Zafer Hüsnü Taran'ın "Harp Poemi" adlı şiirinin son mısralarını buraya almanın bir mahzuru yoktur:
(...)
Anlatıyordu adam
Harbe dair
Yüzüne yamanmış barut yanığı
Sağ kolu bir cephede
Ve bir cephede ayağı.
Onlar
Dağınık saçlarında rüzgar
Çekip gittiler katar katar.
***
Biz böyle yaşadık adaşım
Senden ne haber.
http://www.antoloji.com/harp-poemi-siiri/
* * *
Evet,
böyle kuruldu bu Cumhuriyet
"Sizden ne haber?"
Aydoğan Kekevi 10.10.13
* * * * * * * *
a45UyF587661-201307301451-10
Evlilik insana cok sey ogretir. Sadakat, sorumluluk, hosgoru, anlayis gibi...
. . . . . .
Ancak bekar kalirsaniz, zaten bunlarin hicbirine ihtiyaciniz olmaz...
Burt Reynolds
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de : Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com | Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ | Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Ruhu şad olsun
YanıtlaSil