Evet, çok acıdır ve malesef kurtuluş şansı da yoktur.
Terbiyesiz, görgüsüz, ahlaksız, bilgisiz, cahille aynı apartmanda, aynı mahallede, aynı işyerinde, aynı şehirde, aynı vatanda yaşıyorsanız,
mecbur katlanacaksınız.
Umutsuzca öğretmeye, anlatmaya çalışacaksınız.
Ülkemizin 2013 yılında konuştuğu konulardan biz utanıyoruz.
Utanması gerekenler horoz gibi dikleniyor.
Cehaletinden gurur duyuyor, aptallığından şeref buluyor.
Bize bu insanların ders verir halde olması ne acı, ne kötü bir kader bu.
Doğrusu insanı enerjisini tüketen, yaşama azmini yok eden, depresyona sokan bir durum.
Umut etmekten başka çare yok.
Ya bu deveyi güdeceğiz, ya da bu diyardan gideceğiz.
Ben doğrusu bu diyardan gitmeyi düşünmüyorum.
Bir şekilde bu deveyi beraberce güdeceğiz.
Yolumuz açık, işimiz kolay olsun.
Oraj POYRAZ
Ataol Behramoğlu : Düzey Düşüklüğü Bulaşıcıdır
Yabancı dil bilgisine sahip olanlar bilirler.
O dili kötü konuşan biriyle konuşmanız gerektiğinde, siz de kendi bilgi düzeyiniz her ne ise onun altına düşersiniz.
Aradığınız sözcükler bir türlü aklınıza gelmez.
Buna karşılık dili iyi bilen biriyle konuşmak sizin bilgi dağarınızı da en yukarıya çıkarır…
Çünkü düzey yüksekliği özendirici, düzey düşüklüğü bulaşıcıdır…
***
Türkiye'de siyaset konularının içeriği ve dile getiriliş biçimleri uzun bir süredir en alt düzeylerde seyrediyor.
En sıradan doğrular tersine çevriliyor.
Çoktan aşılmış olması gereken konular, yeni bir şeymiş gibi toplumsal yaşamın gündemine getiriliyor.
Kara para aklar gibi, kara düşünce parlatılıp geçer akçe olarak piyasaya sürülüyor.
Yüzyıl öncelerinin aşınmış bilgileri, tersyüz edilmiş eski giysiler gibi, yeni mal olarak topluma dayatılıyor.
Ve bütün bunlarda başarılı da olunuyor.
Çünkü siyasetin içerik ve dil düzeyi aşağılara indikçe, toplumun (havacılık terimiyle konuşursak) "yükseklik yitimine" uğraması da hızlanıyor…
Doğasında öykünmecilik (taklitçilik) olan insan; aşağı düzeyde bir söylemle dayatılmış kötü, yanlış, değersiz bir içeriği, yeni bir şeymiş gibi aynı düşük düzeyde sözcüklerle tekrarlayıp duruyor…
Üstelik sadece toplumun orta ya da daha aşağı düzeydeki katmanları bakımından da değil söz konusu olan.
İleri düzeyde eğitim almış kimselerin de aynı içerik ve biçim düzeyinde saplanıp kaldıkları görülebiliyor…
***
Somut ve şimdilik en yeni bir örnekten yola çıkarak düşünmeyi sürdürelim.
"Şimdilik yeni" diyorum, çünkü bu satırlar yazılmaktayken de, vereceğim örneğin daha yenileri ortalığa dökülebilir.
Birkaç gün önce, her zamanki gibi karışık ve kışkırtıcı bir dille, toplumsal gündeme yeni bir konu getirildi.
Daha doğrusu, çağını, yaşamını, çoktan yitirmiş, şu anda ancak insanlığın en geri basamaklarındaki toplumlarda geçerliliğini sürdürebilecek bir konu.
Kadının ve erkeğin bir arada olamazlığı…
Gerçi bunun ayrı plaj, ayrı okul, ayrı otobüs vb.çeşitli örnekleri topluma dayatıldı ve dayatılmakta.
Fakat bu kez yapılmak istenen, bütün ölçülerin ötesine geçti.
Kız ve erkek öğrencilerin aynı evlerde oturamayacağı…
Az çok uygarlaşmış hiçbir ülkede düşünülemeyecek bu türden bir yasaklama ve tehdidin en sıradan insan haklarına aykırılığı bir yana, böyle bir anlayışın temelindeki ana fikir, kadını koruyormuş görüntüsü ardında, onun, zayıf, güvenilmez, ikinci sınıf bir insan olarak görülmesidir.
Yanı sıra psikolojik bir etken de, daha yaşlı erkeklerin, belki bilinçli belki bilinçaltı bir itkiyle, genç erkeklerden nefret etmesi, onları kendilerine rakip görmesi, küçümsemesi, aşağılaması olabilir…
Konuyu psikolojik yönden irdelemeyi sürdürüp her şeyi gösteren bir mikroskopla bu gibi düşüncelere sahip olanların bilinçaltlarına bir yolculuk yapılsa, bu ana fikirlerin gerisinde, bu gibi kimselerin sapkınlık eğilimlerinin, aşağılık duygularının birtakım kurtçuklar gibi kımıldanmakta olduğu görülebilecektir…
Kendi aile bireylerini katledenlerin, ensestin, çocuk tacizciliğinin en yaygın olduğu ülkelerden birinin bizimki olduğu ne bir sır ne de rastlantıdır…
***
Yazının başlığına dönecek olursak…
Düzeysizliğin en yukarılardan dayatıldığı toplumlarda, ahlaksal çöküntü, zihinsel karışıklık, her alanda düzey düşüklüğü o toplumun bütün katmanlarında bulaşıcı bir hastalık gibi dalga dalga yayılacaktır…
Siyasetçilerin, toplum bilimcilerin, akıl sağlığını, kişiliğini korumak isteyen tek tek herkesin göz önünde bulundurması gereken bir konu da budur…
Bugün saat 12.00'den başlayarak Tekin Yayınevi standında kitaplarımı imzalayacağım (3.Salon, girişte solda).
Yine bugün 17.00'de "Puşkin'den Günümüze Rus Şiiri" başlıklı bir konuşmam var.
(Marmara Salonu)
Yarın (Pazar) 12.00'den başlayarak Tekin Yayınevi, 17.00-18.30 arasında Cumhuriyet Kitapları (yine 3.salon, girişte sağda) stantlarında kitaplarımı imzalayacağım.
Yarın Cumhuriyet Pazar dergisindeki yazımın başlığı: 'Fotoğraf Sanatçısına Gönül Borcumuz.
a45UyF587661-201307301451-10
Ya Rabbim..
. . . . . .
Turbani kafalara zamk eyle..
Kizlarimizin aklini kit eyle..
Onlara destek veren erkeklerimizi ustun eyle..
Her birine 4 hanim ihsan eyle Ya Rabbim..
. . . . . .
Ya Rabbim..
Buna karsi cikan laiklerin dilini lal eyle..
Basbakanin her sozunu bal eyle..
Bulent Arinc'in gozyaslarini sel eyle..
. . . . . .
Ya Rabbim..
Sivan Perwer Bey'i turban savunucu eyle..
Onu sevenleri taraf, otekileri bertaraf,
Kurdistan sevdalilarini akp destekcisi eyle..
. . . . . .
Ya Rabbim..
Universiteleri medrese, kamu kurum kuruluslarini bize kisla eyle..
Kemal Kilicdaroglu'nu camiye imam,
Devlet Bahceli'yi Israil'e haham,
Medyayi bize tamam eyle..
. . . . . .
Ya Rabbim..
Basbakanimizin her icraatini degerli eyle..
Emekliye verdigi 30 tl yi buyuk pay eyle..
Libya'ya gonderdigi 300 milyonu goze gorunmez eyle..
. . . . . .
Ya Rabbim..
Ogluna aldigi gemiyi sandal,
Esine actigi magazalari bakkal,
Milyon dolarlik villalarini halkin gozunde paspal eyle..
. . . . . .
Geldik kapina, bizi kabul eyle..
Bu halk her seyi gormeye basladi Ya Rabbim..
Acilmasina izin verdigimiz nukleer santrali, halkin gozunde trafo eyle..
Sattigimiz topraklari vatandasa gorunmez eyle,
Cumhuriyet'i yerle bir eyle,
Geriye kalan saf halki bizlere kul eyle Ya Rabbim..
Geldik kapina..
Mehmet Tanriverdi
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de : Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com | Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ | Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder