Çadır devleti değiliz, muz cumhuriyeti değiliz diyorlar.
İdi Amin'in Ugandasından ne farkı var?
Hani gelenek, görenek, devlet terbiyesi?
Bal gibi Tayyiban Muz Cemahiriyesidir.
L2fSIJNoA0xfSNxA
Rıfat Serdaroğlu: İLBAY İLE MİRALAY
İnsanlarımızın bazıları, Devlet hizmetinde çalışmayı tercih ederler.
Memur olunca, anayasa-yasalar-yönetmeliklerin emrettiği şekilde herkese eşit olarak davranmaya mecburdurlar.
Anayasa ve yasaların kendilerine verdikleri yetkileri kişilere göre esnetemezler.
Yetkilerini kendilerine veya başkalarına çıkar sağlamak için kullanamazlar.
Kendilerine verilen kanunsuz emirleri uygulayamazlar, aksi halde sorumlu olurlar…
Vali;
Bir vilayeti yöneten en üst dereceli memurdur.
(İlbay)
Valilik, istisnai bir görev olduğu için, devlet memuru olma hakkını kazanan her ortaokul mezunu kişiyi Hükümet, Vali olarak atayabilir!
Vali, Arapça bir kelimedir.
Muhafız, vasi anlamındadır.
İslam'da Vali, ruhani anlamda Veliyyullah (Allah Dostu) şeklinde anlaşılır ki, İslam açısından da makamın öneminin vurgulanması çok dikkat çekicidir.
14 yıldır Badem İktidarı öyle kişiliksiz, öyle zavallı, öyle akıl fukarası kişileri Vali yaptı ki, Valilerin insana saç-baş yolduran uygulamaları bizi dünyaya rezil etti!
Son rezalet, daha öncekilerin üstüne tüy dikti!
Lütfen siz karar verin;
Şu fani dünyada tek özelliği Cumhur'un Başı Erdoğan'ın kızı olmak olan, hiçbir resmi görevi olmayan, Türkiye'de bulunan on binlerce dernekten birinin başkanı olan Sümeyye Erdoğan adlı TC vatandaşı, Karabük'ün Safranbolu ilçesini ziyaret eder!
Parlamenter Demokrasinin ve Anayasanın yürürlükte olduğu Türkiye Cumhuriyeti adlı hukuk devletinde, bakın vatandaş Sümeyye'yi kimler karşılamış!
Karabük Valisi Orhan Alimoğlu(Eller göbekte birleştirilmiş, namaza durur gibi huşu içinde)-İl Jandarma Alay Komutanı Albay (Miralay) Cihan Ulukaya (Esas duruşta, Genelkurmay Başkanını karşılar gibi)- Safranbolu Kaymakamı Murat Bulancak-Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Refik Polat- İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever ve tüm Daire Müdürleri!
Üstüne bir adet de Müftü, ikramiye olarak…
Hepsi hayranlıkla ve ağızları açık olarak vatandaş Sümeyye'nin ne diyeceğini bekliyorlar.
Vatandaş Sümeyye ise, "Büyük Devlet İnsanı" havasında, kendisini selamlayanlara tebessüm ediyor!
Safranbolu'ya gelen vatandaş Sümeyye değil de, sanki Başbakan Davutoğlu!
İnanın Davutoğlu gelse bu kadar resmi görevli karşılamaya gelmezdi!
Demokratik rejim açısından bir utanç tablosu olan bu karşılamanın iki yönü var;
Karşılanan ve karşılayanlar…
Karşılanan;
Kızım sen kimsin? Sen ne hakla devletin arabalarını, devletin görevlilerini, devletin olanaklarını kullanırsın? Türkiye bir krallık, baban Kral, bizler tebaa, sen de Prenses misin a kızım? Türk Milleti, babanı seçerken tüm sülalesini de mi seçti? Anayasa'nın hangi maddesinden aldığın gücü kullanıyorsun?
Suç işlediğinin farkında değil misin? Türkiye'de hiçbir üniversiteye giremediğin için, Remzi Amcanın parasıyla özel okulda okuduğun Amerika'da, Başkanın kızı senin bu yaptığını yapabilir mi? Utanma nedir bilir misin kızım sen?
Karşılayanlar;
Yer darlığı yüzünden, karşılama ordusundan sadece ikisini ele alıp soralım;
Vali (İlbay) ve Albay (Miralay)…
Anayasa ve yasaların hangi maddesine göre, devletin araçlarını, adamlarını, benzinini babanızın malı gibi harcayarak hiçbir resmi görevi olmayan vatandaş Sümeyye'yi karşılıyorsunuz? Vatandaş Sümeyye'yi çok seviyorsanız, kendi arabalarınızla sivil giyimli olarak niçin karşılamıyorsunuz?
Albay (Miralay) Ulukaya;
Türk Milleti güvenip sana binlerce evlâdını emanet ediyor.
Bulunduğun ilin güvenliğinden sorumlusun.
Türk Milleti sana o rütbeleri, yağcılık yapasın diye mi verdi? Çıkar o üniformanı, git vatandaş Sümeyye'nin gönüllü korumalığını yap!
Yazık…
Değerli Okurlar;
Devletin tepesindekiler, anayasa ve yasalara uymaz, bulundukları makamları kendi hırsları ve çıkarları için kullanırlarsa, Valisi Alay Komutanı da böyle yapar.
Amma, bunlara bir garibanın işi düştü mü, öyle bir aslan kesilirler ki, o gariban vatandaşa hayatı zindan ederler, gören de bunları adam sanır!
Kanun koyucu, bu durumlarda düzenin sağlanması için, Anayasa'da
Cumhuriyet Savcılığı denen bir makam oluşturmuştur.
İşin en üzücü tarafı Cumhuriyet Savcılarımız da yetkilerini ve cübbelerini sanki iktidara kiralık vermişler gibi görünüyor!
Be arkadaş, Türk Milletinin ekmeğini yediğinin bilincinde, hukuk namusu olan bir tane bile yürekli, vatansever, demokrat Cumhuriyet Savcısı kalmadı mı?
Ha gerçekten kalmadı mı?
a45UyF587661-160111140051 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2016/01/11 14:20 2 65 undefined undefined egemen-turkiye@googlegroups.com
Ne zaman bir sorunum olsa, hayatimdaki en kotu ani hatirlar ve bununla basa cikabilmistim.
Su an karsilastigim zorluklar bundan cok daha hafif, bunu da halledebilirim derim.
WALLY AMOS
Ozel not:
Evimi istimlak bedeli odemeksizin elimden almak isteyen gozleri donmus azgin rantcilara:
Bana yaptiklarinizi unutmuyorum.
Oncelikle islahiniza dua ederim.
Islah olmamakta diretirseniz, beddua oklarim uzerinize olsun.
Tepe ustu dusun!
Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.
Kur an daki Celiskileri Goz Ardi Etme Cabalarinin Yeni Celiskilere Neden Olmasi
Muhammed in, Tanri dan geldi diyerek yerlestirdigi hukumlerin celiskili ya da birbirleriyle tutarsiz olmasi, bir aralik oylesine goze batar ve oylesine halkin tuhafina gider olmustur ki, gerek Araplar, gerek Yahudiler ve Hiristiyanlar onu alaya almislardir. Tanri nin asla hata yapmayacagini, Kur an i sil boz tahtasi haline sokmayacagini, celiskili hukumler koymayacagini soyleyerek, Muhammed i uydurmacilikla damgalayanlar olmustur. Onlarin bu sekilde konusmalarina karsi Muhammed, Kur an i uydurmadigina dair Tanri dan vahiy geldigini soyleyerek isin icinden siyrilmaya calismistir. Bu amacla Kur an koydugu ayetlerden biri soyledir:
Ey Muhammed sana, Kur an i kendiliginden uydurdu derler; de ki, Uydurdumsa sucu bana aittir ... (Hud Suresi, ayet 35).
Bunu yaparken, Kur an da, celiski bulunmadigini, cunku celiski ve tutarsizlik gibi seylerin insana ozgu olup, ancak insan yapisi kitaplarda (sozlerde) bulunabilecegini, oysa ki, Tanri dan sadir olan sozlerde boyle bir sey olamayacagini anlatmak uzere su ayeti koymustur:
(Eger Kur an) Tanri dan baska bir yerden gelseydi, onda birbirini tutmaz bircok (celisme) olurdu (Nisa Suresi, ayet 82).
Fakat, isi biraz daha saglama almak icin, ayetlerin zamana ve ihtiyaca gore Tanri tarafindan degistirildigini soyleyerek, celiskili gibi gorunen ayetlerin kaldirilmis oldugu kanisina yer vermistir. Nahl Suresi ne koydugu su ayeti okuyalim:
Bir ayetin yerini bir baska, ayetle degistirdigimizde -ki Allah indirdigini gayet iyi bilir onlar Muhammed e, Sen sadece uyduruyorsun derler. Hayir, oyle degildir (Nahl Suresi, ayet 101).
Bunu pekistirmek uzere de, Allah diledigini mahveder, diledigini birakir (Rad Suresi, ayet 39) seklindeki ayetleri ornek vermistir. Anlatmak istemistir ki, Tanri, her yarattigini diledigi gibi yok edebildigi gibi, diledigi ayetleri nesh eder , yani kaldirir ya da degistirip yerine bir baskasini koyar veya oldugu gibi birakir. Bu dogrultuda olmak uzere, Kur an koydugu ayetlerden bir digeri soyledir:
Herhangi bir ayetin hukmunu yururlukten kaldirir veya unut-tufursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzetini getiririz... (Bakara Suresi, ayet 106).
Yani Tanri, koymus oldugu ayetlerden herhangi birini kaldirmak istedigi zaman, onun yerine daha iyisini , daha hayirlisini ya da benzerini koymakta oldugunu bildiriyor! Ancak, Muhammed, bu tur ayetleri one surerek Kur an da celiski olamazmis, yani Tanri celiskili hukum koymazmis kanisini yaratmaya calisirken, cok daha sakincali celiskilere neden olmustur. Bir yandan Tanri yi, Hic yanilmayan, din gununun sahibi olan, her seyin hakimi, ilim ve hikmetin kokeni, ebediyetler ve ezeliyetler boyunca hata islemez olan, her seyi en mukemmel bir sekilde onceden hesaplayan, her yaratigin kaderini daha dogmadan once deftere yazan olarak tanimlarken, yani Tanri nin asla yanilmaz, asla hata yapmaz, her seyi en mukemmel ve ek$iksiz, en hayirli sekliyle dusunur ve yapar oldugunu belirtirken, diger yandan bu ayni Tanri nin, her seyi en iyi sekliyle dusunemedigini, en isabetli sekilde karar veremedigini, hayirli hukmun ne oldugunu bilemedigini, hata isleyebildigim ve bundan dolayi koydugu ayetlerin hukmunu yururlukten kaldirip, yerine daha hayirlisini veya benzerini koydugunu soylemistir.
Tanri yi hem hata yapmaz hem de hata yapar sekilde, tanimlamakla yeni celiskilere sebebiyet vermistir. Fakat, Kur an in uydurma olmadigini ve celiskili hukumler kapsamadigini belirtmek amaciyla, Tanri dan vahiy geldigini soylemesine ve ornegin, (Eger Kur an) Tanri dan baska bir yerden gelseydi, onda birbirini tutmaz bircok (celisme) olurdu (Nisa Suresi, ayet 82) seklinde ayetler yerlestirmesine ragmen, Muhammed, halktan kisilerin kendisi hakkinda yalanci , uydurucu ya da meczub diye konusmalarini onleyememistir. Onleyebilmek icin, iyice guclenmeyi beklemistir. Nitekim, Medine ye gecip de, taraftarlarinin sayisinin arttigini ve giderek guclendigini gordugu an, kendi aleyhinde konusanlari kilic yoluyla susturmaktan geri kalmamistir. Yaratmis oldugu korku ve dehset havasi sayesinde, artik hic kimsenin kendisini uydurmacilikla ya da celiskili hukumler koymakla damgalamaya cesaret gosteremeyecegini dusunmustur.
https://kuranelestirisi.wordpress.com/2011/12/30/kurandaki-celiskileri-goz-ardi-etme-cabalarinin-yeni-celiskilere-neden-olmasi/
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder