12 Ocak 2016 Salı

Soner Yalçın : Beyazıt Öztürk’e saldırının sebebi

Beyaz'a, diğer muhaliflere yapılan toplumsal linç saldırıları örgütlüdür.

Partizan AKP'liler, çeşitli cemaatlerden olup da AKP'yi çatı örgüt olarak sayanlar çoğu zaman durumdan vazife çıkarıyorlar.

Genellikle bir işaret fişeği oluyor.
Bu kitleye hedef gösterenler, saldırı emri verenler de var.

Ülkenin tek adamı Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE) bunların dizginlerini boşlamış, olup biteni memnuniyetle izliyor.
NAZI'lerin Kahverengi Gömleklileri gibi hareket ediyorlar.
Çok daha yıkıcı olabilirler.
Şimdilik bireysel infazlarla meşguller.
Yarın bu kitleyi parti merkezlerini, basın kuruluşlarını yakıp yıkarken görebiliriz.
Hiç şaşırmayın.
Bir Kristal Gecesi yaşarsak, hiç şaşırmayın.
Zemin hazır, kitleler hazır.

Bu kitle şimdilik memnun, kendilerini dokunulmazlardan sanıyorlar.
Ancak bunların yerini SS'ler aldığında durum onlar için de farklı olacak.

Beyaz kitlesel linçler, medya infazları, karalama, itibarısızlaştırma kampanyalarının ilk örneği değildir.
Çok uzun bir listenin sonuncu mağdurudur o.

Oraj POYRAZ(cimcime@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     


Soner Yalçın : Beyazıt Öztürk'e saldırının sebebi

Ocak 12, 2016

Pop Art akımının öncüsü Amerikalı Andy Warhol'un bir sözü vardı:

"Herkes bir gün 15 dakika ünlü olacaktır."

Bu sözü Türkiye'ye uyarlarsak şöyle diyebiliriz:

"Türkiye'de herkes bir gün 15 dakika sosyal lince maruz kalacaktır!"

Biliyorsunuz… Beyazıt Öztürk yandaşlar tarafından sosyal medyada linç edildi. Yetmedi. Hakkında "terör propagandası" iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Beyaz da "terörist" çıktı iyi mi?

Beyaz Show'da terör propagandası yapılıyor öyle mi?

Eğer bu ülke; Beyaz gibi ülkeyi sımsıcak kucaklayan bir ekran yıldızından bile "terörist" çıkarıyorsa vay halimize!

Türkiye "Beyaz" konusunda bile ikiye bölünüyorsa vay halimize!

Ülkeyi ortak değerler etrafında birleştiren Beyazıt Öztürk, Ata Demirer ya da Cem Yılmaz gibi yüzümüzü güldüren kaç popüler isim kaldı?

Bakınız… Programa katılanın kimliği, sözleri ya da Beyaz'ın yanıtının hiçbir önemi yok.

Olsa olsa bir "ekran kazası" sayılabilecek bir olay neden bu derece abartılıyor?

Asıl bunun üzerinde durmalıyız…

Çünkü, bu tek olay bile nereye savrulduğumuzu gözler önüne seriyor.

Bizler, Beyaz gibi Türkiye'yi birleştiren bir ekran karakterinde bile yan yana gelemiyorsak bölündüğümüzün resmidir!

Hayır meseleye demokrasi açısından bakmayacağım…

Hayır meseleye ülke psikolojisinin vardığı yer açısından bakmayacağım…

Hayır meseleye salt kültürel açıdan bakmayacağım…

"Dinciler işin özünde o programa karşıydı ve kaldırılması için fırsat bekliyorlardı" gibi yorumlar yapmayacağım.

Mesele daha derin…

Devlet bitti

Üç gündür…

Beyazıt Öztürk'ün linç edilmesi kafamı meşgul ediyor.

Bunun bir "devlet sorunu" olduğunu düşünüyorum!

Ne alaka demeyin!..

Devlet nedir? Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır.

Platon'dan Aristo'ya, Cicero'dan Rousseau'ya, Hegel'den Marks'a kadar devletin kuşkusuz çok tanımı yapıldı.

Basitleştirirsek; devlet, kamu düzenidir.

Sihirli sözcük, düzen'dir. Düzen'i hangi vasıtalarla hangi kurumların sağladığıdır!

19'uncu yüzyıla kadar hiçbir devlet nüfus sayımı yapmamıştır.

Keza, bu yüzyıla kadar hiçbir devlet fiziki sınırlarını bilmiyordu. Fransa ile İspanya arasındaki sınır 1868'teki antlaşmaya dek ayrıntılı olarak belirlenmiş değildi.

Nüfusunu ve sınırını bilen devlet bu alan içinde (ister liberal, ister muhafazakar ister faşist ya da sosyalist) bir düzen oluşturdu.

Sovyetler Birliği'nin yıkılması ve küresel neoliberalizmin azgınlaşması ortaya işlevsel olmayan "devletleri" ortaya çıkardı.

Bugün Afganistan'da devlet vardır diyebilir misiniz? Devletin yerini aralarında düşmanlık olan değişik ölçülerde silahlanmış feodal beyler almıştır!

Thomas Hobbes'e göre devlet; herkesin herkese karşı savaşını sona erdirmek için ortaya çıkmıştır. Bugün olan nedir?

Libya'da devlet var diyebilir miyiz?

Irak'ta, Suriye'de, Lübnan'da durum farklı mıdır?

Kimi Asya ya da Afrika ülkelerinde durum farklı mıdır?

Bosna'da, Kosova'da, Arnavutluk'ta durum farklı mıdır?

Bu hal; sanayileşme öncesi feodal örgütlenme biçiminin hortladığını gösteriyor.

Burnumuzun dibindeki IŞİD ne? Barzani ne? PYD/PKK ne? Kendilerini kimi siyasal kavramlarla açıklamaları öyle oldukları anlamına gelmiyor.

Devletler çözülüyor. "Teritoryal devlet" denilen bölgesel/yerel yapılar ortaya çıkıyor.

19. yüzyıldan beri aşina olunan modern devlet sistemi bozguna uğruyor.

Roma İmparatorluğu'nun çöküşü ardından Avrupa'da olan bitenlere benziyor bu! Örneğin İtalya feodal beylerin eline geçmişti!

Günümüzde yaşadığımız kamu düzeninin bozulma sebebi budur.

Evet, gelelim Beyazıt Öztürk meselesine…

Reha Muhtar'ın sorusu

"Bizim Mahalle"de bizlere ilk öğretilen şuydu:

"Burjuvazinin ve sınıfların tarihe karışmasıyla birlikte devlet ortadan kalkacaktır."

Peki ya bugün yaşadıklarımız?

İleriye değil geriye dönüş var; ve bu devleti ortadan kaldırıyor! Yani…

Kapitalizmden feodalizme geri dönüş var!

Yukarıda kimi "ülkelerden" örnekler verdim!

Keza: Ulus-devletleri yıktılar/yıkıyorlar.

Toplumsal sözleşmeyi elbirliğiyle yok ettiler/ediyorlar.

Ortak değerleri rafa kaldırdılar/kaldırıyorlar.

Sonuçta… Devletsizlik, kaosu-belirsizliği ortaya çıkardı/çıkarıyor!

Düşünsenize…

Eskiden ülkeler birbirine savaş açardı ama önce savaş açtığını ilan etmek zorundaydı! Şimdi hiçbir kuralları olmayan bölgesel savaşlar var!..

İşte bu kuralsızlık Türkiye gibi ülkelerin yönetimine de yansımıyor mu?

Türkiye'de de devlet çözülmüyor mu?

Kamu düzeninin bugün darmadağın olmasının sebebi bu değil mi?

Can Dündar-Erdem Gül'ün "devlet eliyle" Silivri zindanına atılmasıyla, Beyazıt Öztürk'ün linç edilmesi ve hakkında "devlet eliyle" soruşturma açılmasının sebebi bu değil mi?

Osmanlı hanedanlığını yıkan Türkiye Cumhuriyeti, teritoryal devlete/ bir aile yönetimine dönüştürülmüyor mu?

Görüyoruz ki; ben, sen, o, biz, hepimiz artık devlet değiliz.

"Nerde devlet" diyen Reha Muhtar "aramaya" son verebilir!

Devlet yok; her şeye karar veren "bir kişi" var!

Onun değerleri var. Onun doğruları ve yanlışları var.

Sloganı belli: Ya bendensin ya da hiç!

Açığa çıkmıştır ki; devletsiz-kuralsız bir yönetim var artık Türkiye'de!

Artık hukuktan bahsedilmemesinin sebebi budur.

Artık halkın egemenliği kavramından bahsedilmemesinin sebebi budur.

Beyaz'ın linç edilmesi bundandır.

Son olmayacaktır…



http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/soner-yalcin/beyazit-ozturke-saldirinin-sebebi-1038692/


a45UyF587661-160112115448 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2016/01/12  13:20 2  65  undefined undefined egemen-turkiye@googlegroups.com

 
--

SINCAP
. . . . . .
Su agacin tepesinde
Var bir sincap
Ceviz kirar, yemek arar.
Her gun goremem ki
Saklar onu
Anne yapraklar.

Fazil Husnu DAGLARCA

Fatih camiinin avlusundayiz.
Cenaze namazi kilinacak.
Bazilari tanidiklarini gorunce disleri gorunecek sekilde guluyor, yahu bunca zamandir nerelerdesin be diyor.
Neseli neseli tokalasiyorlar, sen sakrak gulusuyorlar.
Biraz otede namazini kilacaklari bicare cenaze tabutta sere serpe yatiyor.
Zavalli sen sakrak Muslumanlar.
Cenazeler ikiye ayrilir: Olmus cenazeler...
Canli cenazeler...

Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.

Dusmanca ithamda bulunanlarin surdurdukleri buyuk mubalagalar disinda Ermenilerin tehciri meselesi aslinda suna inhisar etmektedir:

Rus ordusu 1915 de bize karsi buyuk taarruzunu baslattigi bir sirada o zaman Carligin hizmetinde bulunan Tasnak Ermeni komitesi, askeri birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan ettirmisti.
Dusmanin sayi ve malzeme ustunlugu karsisinda cekilmeye mecbur kaldigimiz icin kendimizi daima iki ates arasinda kalmis gibi goruyorduk.
Ikmal ve yarali konvoylarimiz acimasiz sekilde katlediliyor, gerimizdeki kopruler ve yollar tahrip ediliyor ve Turk koylerinde teror hukum surduruluyordu.

Bu cinayetleri isleyen ve saflarina eli silah tutabilen butun Ermenileri katan ceteler, silah cephane ve iase ikmallerini, bazi buyuk devletlerin daha sulh zamanindan beri kendilerine kapitulasyonlarin bahsettigi dokunulmazliklardan bilistifade ve bu maksada matuf olarak buyuk stoklar husule getirmeye muvaffak olduklari Ermeni koylerinden yapiyorlardi.

Ingiltere nin sulh zamaninda ve harp sahasindan uzak olarak Irlanda ya reva gordugu muameleye hemen hemen kayitsiz bir sekilde bakan dunya efkari, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldigimiz karar icin bize karsi hakli bir ithamda bulunamaz.

Bize karsi yapilmis olan iftiralarin aksine, tehcir edilmis olanlar hayattadir ve bunlardan ekserisi sayet Itilaf Devletleri bizi tekrar harb etmeye zorlamasa idi evlerine donmus olurlardi.

Brest-Littowsk Muahedesinin akdini muteakip Ruslarin Sark vilayetlerimizi tahliyeye basladiklari sirada Ermeni cetelerinin yapmis olduklari katliam ve tahribat kafi derecede herkesin malumudur.

Sivas ta benle gorusmus olan, bilahare bu bolgeleri ziyaret eden ve buralarda Ermeni cetelerinin davranislari hususunda mufassal musahadelerde bulunarak daha sonra kendisine bu konuda anlatmis oldugum seylerin dogru oldugunu bana yazmis bulunan Amerikan Generali Harbord Amerikan Umumi ekfarinin kendisinden faydali bilgi temin edebilecegi bir sahidimizdir.
Tasnaklar daha sonra da Kars ve Olti bolgelerinde Alexandropol (Gumru) Antlasmasinin akdine kadar cinayetlerine devam etmislerdir.

Milyonlarca Turk u binlerce Ermeni nin hakimiyetine terketmeye kalkisan Wilson projesi sadece gulunctur.

(26 Subat 1921)
K.ATATURK


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder