24 Haziran 2012 Pazar

POLITIK - mustafa mutlu -Suriye-Türkiye savaşı çıkar mı?

mustafa mutlu -Suriye-Türkiye savaşı çıkar mı?

Çok değil; daha iki üç yıl önce "kardeş" ilan ettiğimiz, ortak Bakanlar Kurulu toplantıları yaptığımız Suriye, askeri uçağımızı düşürdü...

Nedeni; keşif uçağımızın Suriye karasularına girmesi...

Umarım bu yazının yayınlanacağı kadar çıkmamıştır ama resmen savaşın eşiğine geldik!

İyi de neden?

***

Suriye'nin savaş uçağımızı düşürmesi sadece bir "sonuç..."

"Neden" ise Türkiye'nin "Arap Baharı"nı pompalayan sömürgeci ülkelerin bir dediğini iki etmemesi...

Emin olun; değişen Suriye değil, Türkiye...

Lütfen düşünün; bir Türk uçağı ilk kez mi Suriye'nin hava sahasını ihlal etti?

Elbette hayır!

Bugüne kadar benzer onlarca olay yaşandı...

Ama Suriye, hiçbirinde uçaklarımızı düşürmeye kalkmadı!

Bugün ise "sadece 1 kilometrelik bir ihlal" nedeniyle, füzeyle karşılık verdi.

***

"Değişen Suriye değil, Türkiye" dedim; devam edeyim:

Eğer Suriye ile ilişkilerimizin bu kadar kısa sürede bozulmasının nedeni Suriye Devlet Başkanı'nın diktatörlüğüyse, zalimliğiyse, halkına uyguladığı şiddetse...

Tüm bunlar onun, bizim Cumhurbaşkanımızla veya Başbakanımızla yanak yanağa fotoğraf çektirdiği günlerde de geçerliydi...

Yani Esad; şu son iki-üç yılda diktatör ya da zalim olmadı...

Hep öyleydi...

Daha da ötesine gidelim; kendisinden önce onlarca yıl Suriye'yi yöneten babası da öyleydi!

Ama bizim yöneticiler; bu "zalim diktatör"le iki-üç yıl öncesine kadar "kardeş" olmakta sakınca görmüyordu.

Ancak ne zaman, senaryosu tamamen "sömürgeci Batı ülkeleri" tarafından yazılan "Arap Baharı"nın aktörü olmaya soyunduk; işte o zaman Suriye'deki zulmü ve Esad'ın diktatörlüğünü keşfettik!

Tıpkı; bütün devlet adamlarımızın saygıda kusur etmediği Mısır Devlet Başkanı Mübarek'in "faşistliğini" ve bazı politikacılarımızın elini öpmekte sakınca görmediği Libya Lideri Kaddafi'nin "caniliğini" keşfettiğimiz gibi...

***

Oysa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ne kadar güzel bir "hedef"le işe başlamıştı değil mi?

Dış politikamızın tek önceliği, "komşularla sıfır sorun politikası"nı hayata geçirmek olacaktı...

Gelinen noktada, sorun yaşamadığımız ülke kalmadığını görmemek gerçekten üzücü!

Ama AKP bu hayal kırıklığını sadece dış politikada yaşatmadı:

"Özgürlükleri genişleteceğiz" dedi; tüm özgürlükleri kısıtladı...
Kadın bedenine bile karışır oldu.

"İleri demokrasi" dedi; demokrasiden eser kalmadı...

"Hukukun üstünlüğü" dedi; mahkemelerden belge kaçırmak için "devlet sırrı"nı belirleme yetkisine tekeline aldı.

"Yargı bağımsızlığı" dedi; buna inanıp da gerçekten bağımsız kalmaya çalışan hakim ve savcılar etkisizleştirildi...

***

Suriye ile savaş çıkar mı?

Bilemem...

Ama her günümüz zaten bir "savaş baskısı" altında geçmiyor mu?

*****

'Dindar neslin' yetişme sürecini izleme projesi!

Öğrenciler ve öğretmenler tatil yaparken, Milli Eğim Bakanlığı'nda ve tüm il-ilçe müdürlüklerinde hummalı bir çalışma yapılıyor.

4+4+4 Yasası gereği, "imam hatip"e dönüştürülecek ilköğretim okulları belirleniyor ve tabelalar değiştiriliyor.

Sonra bunu "kadro takviyesi" izleyecek.

Çocuklarının gittiği okulların "imam hatip" olmasına tepki gösteren ve başka bir okul aramak zorunda bırakılan veliler ise tepkili...

Her gün başka bir ilden "protesto eylemi" görüntüleri yağıyor!

Üzülerek belirtmeliyim ki; velilerimiz tepki vermekte çok geç kaldı...

Ateş kendi evlerine düşünce akılları başlarına geldi!

Çünkü Meclis'te büyük tartışmaların yaşandığı günlerde, birkaç iyi niyetli eğitimci dışında kimseden çıt çıkmadı...

Yüz binlerce kişilik öğretmen, milyonlarca kişilik veli ordusunun büyük bir çoğunluğu sessiz kaldı.

Şimdi ise atı alan Üsküdar'ı geçmiş; "Ne olur sesimizi duyurun" diye telefon eden edene...

Görünen o ki; yeni eğitim öğretim yılının başında büyük tantana çıkacak...

Hadi; hayırlısı!

SIRA FİŞLEMEYE GELDİ!

Ankara büromuzdan arkadaşımız Kıvanç El'in haberine göre; 4+4+4 Yasası, Milli Eğitim Bakanlığı'na yetmemiş olacak ki; şimdi de eğitim sistemini tamamen etkileyecek yeni bir sisteme geçmeye hazırlanılıyormuş...
Projeye göre, öğrencilerin ilkokul 1.sınıftan itibaren "Sosyal Etkinlik Portfolyo"su oluşturulacakmış...
Öğrencinin ders dışındaki katıldığı tüm etkinlikler, yaptığı çalışmalar, okuduğu kitaplar, ilgilendiği konular, gittiği filmler, izlediği tiyatro oyunları dosyalanacakmış...

Dosya hem üniversiteye girişte, hem de işe girişte etkili olacakmış...

***

Bu yeni sistemin amacı belli:

Oluşturulacak"dindar nesil"in yetişme sürecini adım adım takip etmek...

Çizgi dışına çıkanları; yani biraz sola kayanları, aykırı sesler çıkaranları saptamak...

Ve onları üniversiteye de işe de sokmayarak; açlığa mahkum etmek!

Bunun adı "fişleme"dir...

Amacı, "tek tip vatandaş" yetiştirmektir.
Adı da faşizmdir...

Umarım sayın veliler; buna tepki göstermek için de "hayata geçirilmesini" beklemezler!

GÜNÜN SORUSU

Ülke; öyle ya da böyle savaşın eşiğine geldi.
Kendimizi bir anda on binlerce gencimizin öleceği, kentlerimizin yıkılacağı korkunç bir savaşın içinde bulabiliriz.
Buna karar verecek olan da yasalar gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi...
Sorum tüm milletvekillerine:

Dün kaçınız bu büyük tehlikeye kafa yordu; kaçınız lüks tatil beldelerinde denizin keyfini çıkarmayı tercih etti?

 
--
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .


Her mahluk kendi nasibini alir.
Yuruyenler yiyeceklerini ve ucanlar da yemlerini bulurlar.

Kutadgu BILIG
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur.

Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ey mutsuzlar!

Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz.
Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki,
sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz!
Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz!
Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine.
Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.
 
Bertolt BRECHT
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ben, Manevi Miras olarak hicbir Ayet, hicbir Dogma,
hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder