| Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! | |
| Mustafa Kemal Atatürk
| |
Havadan 20 bin lira avukat parası.
Bu ilk taksit.
Ardından maaşlarda üçte bir kesinti.
Her ay hapisteki eşin ziyareti, harçlığı falan 700-800 TL ekstra masraf.
Ve başka ek gelir yok.
Askerlik özel statülü bir memuriyet, ek gelir yolları tıkanmış.
Adam hasbel kader subay olmuş ya, yıkılsın, yansın, bitsin, tükensin.
Çoluğu çocuğu perişan olsun, dışarıdaki ailesi küllükte yatsın.
Tohumuna para mı verdiniz?
Ne bu şimdi?
Adalet sağlanıyor.
Bir süre sonra geçmişte diğer zanlılara olduğu gibi beraat, rütbe duraklaması, kariyerin tıkanması, ağır maddi kayıplar, tarumar olan hayatlar.
Siz Van 100 Yıl Üniversitesi davasınının zanlılarının akibetini biliyor musunuz?
İki kalp krizi sonucu ölüm, cezaevinde yakalanılan ağır kronik hastalıklar, kaybedilmiş beş yıl ve beraat.
Cinayet böyle işlenir işte.
İnsanlar hasta olur, tedavisini kısıtlarsınız.
Susar, suyu saatle litreyle verirsiniz.
Şerefli bir subaya yemeği köpeğe verir gibi kapı altından verirsiniz.
Ondan sonra da beraat derseniz ne olur?
Ben daha önce diyordum, bu ordudan ne ABD, ne batılı oligarklar artık bir damla hizmet alamaz.
Bu ordunun geride kalanı rahat durmaz, bu ülkede cemaat, mürteciler rahat edemez, geceleri bir gözü açık uyumak zorunda diye hep söyledim ya.
Belli ki, sözüm yerine ulaşmış.
Cemaat tırpanlamayı albay seviyesinin de altına düşürmeye karar vermiş.
Teğmenler, üsteğmenlere kadar tırpanlamaya devam.
Bütün pilotlar ordudan ayrılmaya zorlanacak, varsın uçaklar pistlerde kalakalsın.
Bütün denizciler eze eze, ordudan atılacak, varsın gemiler limanlarda beklesin.
Bütün özel kuvvetler, komandolar, muharrip kesimler tarumar edilecek, varsın ülke darmaduman olsun.
Bu kadar basit.
Sonuç olarak ABD donanması, ordusu var.
Onlar bizim sınırlarımızı koruyacak.
Yeni çizilecek federasyon sınırlarının garantörü ABD.
Başka orduya da gerek yok.
Ama bilin ki, eğer bir devran dönerse tam döner, iyi döner.
O günden ölümüne korkun.
O günden sonra bu ülkede yaşayamazsınız.
Hayırlısı olsun, inşallah, hamdolsun.
Oraj POYRAZ
Emin Çölaşan - Yarın ne olacak? Sevgili okuyucularım, iktidarın Türkiye'yi ele geçirip karşıtlarını ezmek ve Türk Ordusu'nu hadım etmek planı, Ergenekon davasıyla 2007 yılında başlatıldı. "Kaçmak ve delilleri karatmak durumları olduğundan, dosyaya göre tahliye taleplerinin reddine…" Bir "Terör örgütü" düşünün, yargılanan sanıkların hemen hiçbiri birbirini tanımıyor! Bir "Terör örgütü" düşünün, bir tek sanık bile suçunu itiraf etmiyor. ^^^^^ - vvvvv Yine bir "Terör örgütü" düşünün, bu örgütün içerisinde subaylar, astsubaylar, üniversite rektörleri ve hocaları, gazeteciler, yazarlar, siyasetçiler, parti başkanları yer almaktadır… Ve herhangi bir eylemi bulunamayan bu örgüte davanın sonraki aşamalarında Danıştay katili Alparslan Arslan bile eklenmiştir ki, kamuoyunun gözü boyansın! Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu, Doğu Perinçek, Hurşit Tolon ve öteki sanıkların hangi terör eylemini gerçekleştirdikleri bilinmiyor. * * * Sanıklar bazı tanıkların dinlenmesini istiyor, mahkeme reddediyor. Mahkeme gizli tanıklar getirtip onları dinliyor, onların yalan ve iftiralarından medet umuyor… Yazar Ergün Poyraz tutuklandığında temmuz 2007 idi. ^^^^^ - vvvvv İşin ilginç yanı, devletin Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ bile "Terörist (!)" olduğu gerekçesiyle Ergenekon tutuklusu! Tutuklular arasında iki de CHP milletvekili var. Haftalar sonra yarın, Silivri'de bir Ergenekon duruşması daha yapılacak. Sonuç şimdiden belli! Sokakta gördüklerim Dün öğlen sokaklarda iki ayrı kişi yoluma çıktı. "Ankara'da, İstanbul yolu üzerinde bulunan jandarmaya ait Güvercinlik lojmanlarında oturuyoruz. Karşılaştığım subayın bu sözleri beni dondurdu. "Vay canına, demek askeriye bu durumlara bile düşmüş ki, bizim gazeteden bile ürküyor" diyebildim. Yolda 15 dakika sonra önümü kesen ikinci kişi, subay eşi idi. "Eşim (Ankara dışında) askeri ceza evinde tutuklu. Ve mahkeme salonunda generaller Sevgili okuyucularım, medyaya dün düşen fotoğrafları herhalde görmüşsünüzdür. Yer, Ankara'da bir Ağır Ceza Mahkemesi salonu. Bakınız, burada defalarca yazdım. Maddi işkencenin yanında bir de manevi işkence vardır ki, iz bırakmaz! * * * Ergenekon davasında yargılanan bir sanık şöyle anlatmıştı: "Poliste üç gün boyunca bir dakika bile uyku uyutmadılar. Sonra savcıya ifade veriyorsunuz, perişansınız. Olay aynen dünkü fotoğraflarda görüldüğü gibi! Uykusuz bırakıp çöktürerek! 21.yüzyıl Türkiye'sinden yargı, adalet ve "İnsanlık" fotoğrafları! |
^^^^^ - vvvvv
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Bir cocuk sahibi olmaya karar vermek cok onemlidir, sonsuza dek yureginizin, bedeninizin disinda olmasini kabul etmektir.
Elizabeth Stone
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
| Ben,Manevi Miras olarak, Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar. Nazim Hikmet Ran | "Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu? | Kurmus oldugum gruba uye olun |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder