18 Şubat 2013 Pazartesi

15-KÜRT SORUNU ,TOPRAKSIZ KÖYLÜLER SORUNUDUR,,KÜRT SORUNU’NUN ÇÖZÜMÜ, TOPRAK DEVRİMİ’NDEN GEÇER


Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927



Epeydir, kimsenin dile getirmediği bir görüş.
Doğruluk payı çoktur.
Milyonlarca insan büyük kentlerin varoşlarına yığılmıştır.
Bunda elbette kırsal nüfusun kentsel nüfusa kendiliğinden dönüşümü de söz konusudur.
Ancak, biliyoruz ki, neredeyse yirmi yıldır Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde köylü yaylaya çıkamamaktadır.
Bu hem ülkemiz hayvancılığını yıkmıştır, hem de kırmızı et açığına sebep olmuştur.
Ama esas zararı, ekmeğini dağdan çıkaran geniş bir nüfus aç kalması olmuştur.
Yine topraksız kalan köylülerin fukara düşmesinden kaynaklanan sorunlarda had safhada artmıştır.
Eskiden köylüye göre siyasi posizyon alan siyasiler bile artık varoşlara göre posizyon almaktadır.
Bilmem ÇOBAN SÜLÜ-KASIMPAŞALI kıyaslaması size ne anlatacak?
Reytingler bile eskinin köylüye hitap eden film endüstrisini artık Kürt kökenli varoşlara yönelik yapımlara sevk etmiştir.
Bu aslında kendi bölgelerinde aç kalan insanların yaşadığı büyük bir dönüşümdür.
Burada iki temel teşhis var:
  • Topraksızlık burada yaşanan sıkıntılarda eminim çok önemli bir etkendir.
  • Bir de topraksız olarak hayvancılık yapan önemli bir nüfus kısıtlanmış ve aç kalmıştır.
Benim de kanaatimce Kürt kimliğine ilişkin temel taleplerin dışında işi bu tarafı da çok önemlidir.

Oraj POYRAZ

KÜRT SORUNU ,TOPRAKSIZ KÖYLÜLER SORUNUDUR

KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ, TOPRAK DEVRİMİ'NDEN GEÇER

Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

mustafa.kaymakci68@gmail.com

Türkiye'de Kürt Sorunu'na iç dinamikler açısından bakıldığında, daha çok üst yapısal sorunlar adı verilen konular kapsamında ele alındığı gözlemleniyor.
Sorunun temelini oluşturan alt yapı sorunlarının, daha açıkçası terör hareketinin daha çok görüldüğü bölgelerde dirlikle doğrudan bağlantılı olan feodalitenin çözümlenmesi doğrultusunda önermeler ortalıkta gözükmüyor.
Bir başka deyişle, sorunun sınıfsal boyutu olan toprak sorunu, adeta saklanıyor.

İşin ağırlıklı ancak çözüme kavuşturulması gereken yanı da budur.

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE KÜRT YOKSULLARI MÜDAHİL Mİ?

Kürt sorununun çözümünde, Kürt yoksullarının sendika, kooperatif gibi emek kitle örgütlerindeki temsilcileri devrede değildir.
Topraksız köylüler, marabalar, kentlere yığılmış işsizler, boğaz tokluğuna çalışan işçiler, eğitim olanağı bulamamış gençler, kısaca Kürt yoksulları ortada gözükmüyor.
Daha da vahimi, onların ekonomik gereksinmelerine, özgürleşme süreçlerine, kısaca insanca yaşamalarına yönelik ekonomik düzenlemeler ortalıkta yoktur.
Onlar adına konuşanlar;
meclise girmiş feodal beyler, feodaliteden bağını koparmamış bölgenin sanayi ve ticaret erbapları, özetle Kürt yoksullarından beslenen katmanlardır.
Bu katmanlar ve PKK, Kürt yoksullarını kullanıyor.
Yoksulların işsiz gençliğine "Siz Kürt olduğunuz için yoksulsunuz" propagandasını yapıyor.
Dağ kadrolarına bu yolla militan bulunuyor.
Bir tespit yapalım;
Siz hiç Kürt toprak ağalarının çocuklarının dağa çıktıklarına biliyor musunuz?
Soruyu,biraz daha yumuşatırsak;
Toprak Reformu'nu dile getiren iktidar politikacısı var mı?

KÜRT SORUNU, TOPRAK SORUNUDUR

Kürt ayrılıkçı hareketinin egemen olduğu bölgelerde toprak mülkiyeti, aşiret örgütlenmesi altında toprak ağalarının denetimindedir.
Ağalara ait topraklarda yoksul Kürt köylüsü, yarı aç, yarı tok varlığını sürdürmeye çalışır.
Kimi zamanlar topraklar ile satılır ya da pazarlanır.
Seçimlerde oylar kitlesel olarak atılır ve beyler meclise gider.
Milletvekilleri, belediye başkanları, genellikle ya toprak ağaları ya da yakınlarıdır.
Sanayici ve ticaret erbapları da benzer sınıfsal yapıdadır.
Kürt köylülerinin kimileri de toprağa bağlı olmaksızın hayvancılık yaparlar.
Ancak bunların bir kesimi, güvenlik nedeniyle hayvancılığı bırakmak zorunda kalmıştır.
Kentlere gelen yığınlar, sanayi ve hizmet sektörünün yeterince gelişememesi nedeniyle işsizdir.
Bölgede eğitim ve sağlık hizmetleri de talebi karşılamaktan uzaktır.

Bu durumda çözüm, bölgedeki feodal yapıyı tasfiye edecek olan ve temelinde TOPRAK DEVRİMİ'ni kapsayan "Bölgesel Kalkınma Planı"ndan geçmektedir.
Toprak Devrimi'nin ilk aşaması, elbette topraksız ya da az topraklı köylülerin yeter genişlikte topraklandırılmasıdır.
Aslında T.C.Anayasası'nın 44.maddesi bunu zorunlu kılmaktadır.
Ancak, Toprak Devrimi salt toprak dağıtımını içermemelidir.
Aksi durumda dağıtılan topraklar yeniden güçlülerin eline geçecektir.
Bunu engellemek için toprak devriminin, tarım işletmelerinin kooperatif örgütlenmesiyle ele alınması şarttır.
Burada girdilerin temininden başlayarak çıktıların pazarlanmasına değin kooperatifler temel alınmalıdır.
Bir başka deyişle, köylüler kooperatifler ile sanayici olmalıdır.
Toprak devrimiyle birlikte bölgede kamu iktisadi kuruluşları eliyle sanayileşmeye ivme kazandırılmalıdır.
Böylesi bir yaklaşımda, Devlet bölgede de yönlendirici ve yatırımcı olmalıdır.
Daha açıkçası Planlı Karma Ekonomi uygulanmalıdır.
İşsizlik ve yoksulluğun çözümü, liberal ekonominin eline bırakılmamalıdır.

Soralım;"Kürt açılımında toprak devrimini, biraz daha yumuşatırsak;
Toprak Reformu'nu dile getiren iktidar politikacısı var mı?"


Deniz Harp Okulu eski Komutanı E.
Tuğamiral Türker Ertürk'ün yeni yazısı

http://www.ilk-kursun.com/haber/137166

a45UyF587661-201302181606-15
^^^^^ - vvvvv


--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Bir insanin yasamindan daha degerli bir seyi yoksa, o insanin yasaminin da bir degeri yoktur.

Rabindranahat tagore

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Ben,Manevi Miras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk


Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz cakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin cocuklar,
Bu kavga fasizme karsi, bu kavga hurriyet kavgasidir.

Nazim Hikmet Ran

"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"

(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE

Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com

Ayrilmak isterseniz de:
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder