| Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! | |
| Mustafa Kemal Atatürk
| |
Epeydir, kimsenin dile getirmediği bir görüş.
Doğruluk payı çoktur.
Milyonlarca insan büyük kentlerin varoşlarına yığılmıştır.
Bunda elbette kırsal nüfusun kentsel nüfusa kendiliğinden dönüşümü de söz konusudur.
Ancak, biliyoruz ki, neredeyse yirmi yıldır Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde köylü yaylaya çıkamamaktadır.
Bu hem ülkemiz hayvancılığını yıkmıştır, hem de kırmızı et açığına sebep olmuştur.
Ama esas zararı, ekmeğini dağdan çıkaran geniş bir nüfus aç kalması olmuştur.
Yine topraksız kalan köylülerin fukara düşmesinden kaynaklanan sorunlarda had safhada artmıştır.
Eskiden köylüye göre siyasi posizyon alan siyasiler bile artık varoşlara göre posizyon almaktadır.
Bilmem ÇOBAN SÜLÜ-KASIMPAŞALI kıyaslaması size ne anlatacak?
Reytingler bile eskinin köylüye hitap eden film endüstrisini artık Kürt kökenli varoşlara yönelik yapımlara sevk etmiştir.
Bu aslında kendi bölgelerinde aç kalan insanların yaşadığı büyük bir dönüşümdür.
Burada iki temel teşhis var:
- Topraksızlık burada yaşanan sıkıntılarda eminim çok önemli bir etkendir.
- Bir de topraksız olarak hayvancılık yapan önemli bir nüfus kısıtlanmış ve aç kalmıştır.
Oraj POYRAZ
KÜRT SORUNU ,TOPRAKSIZ KÖYLÜLER SORUNUDURKÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ, TOPRAK DEVRİMİ'NDEN GEÇERProf.Dr.Mustafa KAYMAKÇI Türkiye'de Kürt Sorunu'na iç dinamikler açısından bakıldığında, daha çok üst yapısal sorunlar adı verilen konular kapsamında ele alındığı gözlemleniyor. İşin ağırlıklı ancak çözüme kavuşturulması gereken yanı da budur. KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE KÜRT YOKSULLARI MÜDAHİL Mİ? Kürt sorununun çözümünde, Kürt yoksullarının sendika, kooperatif gibi emek kitle örgütlerindeki temsilcileri devrede değildir. KÜRT SORUNU, TOPRAK SORUNUDUR Kürt ayrılıkçı hareketinin egemen olduğu bölgelerde toprak mülkiyeti, aşiret örgütlenmesi altında toprak ağalarının denetimindedir. Bu durumda çözüm, bölgedeki feodal yapıyı tasfiye edecek olan ve temelinde TOPRAK DEVRİMİ'ni kapsayan "Bölgesel Kalkınma Planı"ndan geçmektedir. Soralım;"Kürt açılımında toprak devrimini, biraz daha yumuşatırsak; Deniz Harp Okulu eski Komutanı E. |
^^^^^ - vvvvv
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Bir insanin yasamindan daha degerli bir seyi yoksa, o insanin yasaminin da bir degeri yoktur.
Rabindranahat tagore
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
| Ben,Manevi Miras olarak, Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar. Nazim Hikmet Ran | "Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu? | Kurmus oldugum gruba uye olun |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder