23 Ocak 2020 Perşembe

RIFAT SERDAROĞLU: VESAYET




RIFAT SERDAROĞLU: VESAYET



Bademlerin çok kullandıkları bir kelimedir vesayet. Vasilik himaye altında olmak demektir.

Her ağızlarını açtıklarında demokrat olduklarını ve bu sebepten her türlü vesayete karşı olduklarını söylerler.

Buraya kadar güzel! İyi de Bademler demokrat mıdır?

Demokrasi ile biat etmeyi (şartsız itaat ve emre uymak) kırk sene bir kazanda kaynatın ikisi birbirine yapışmaz! Demokrasinin olduğu yerde biat olmaz şartsız itaatin ve emir almanın olduğu yerde de demokrasi olmaz.

Bu tüm demokrasilerde genel kuraldır ve tartışmaya kapalıdır…

Böyle olunca sorunun yanıtı çok nettir. Bademler asla demokrat değildirler olamazlar!

AKP Milletvekillerinden biri televizyonda Ahmet Hakan'ın programında aynen şöyle demişti; "Biz (yani AKP) FETÖ ve CIA Türkiye'deki Askeri Vesayete karşı beraberce mücadele ettik ve başarılı olduk. " (AKP+FETÖ+CIA?)

AKP Genel Başkanı Genel Başkan Yardımcıları Türk Ordusunun Genelkurmay Başkanını ve Komutanlarını FETÖ-CIA tezgahıyla zindana atarken de benzeri sözleri söylediler.

Bademlere göre bir Türk Subayı ülke meseleleri hakkında söz ederse bunun adı askeri vesayettir.

Örneğin 28 Şubat 1997'de Yargıç ve Savcıların Genelkurmay Başkanlığına davet edilip terörle mücadele hakkında bilgilendirilmeleri askeri vesayettir ve demokrasi dışıdır. Olmamalıdır!

Tamam olmasın ama Subayların FETÖ'ne üye olmaları Menzil Tarikatına katılmaları katılanların ise Komutanlarının verdiği emri değil de imamının verdiği emri dinlemesi vesayet olmaz mı? Olmaz(!) Çünkü onlar kanaat önderi!

Türkiye'de iyi yetişmiş en az iki lisan bilen konusunun uzmanı bir Kurmay Subay'ın ülke meseleleri hakkında konuşması yasaktır ama kerameti kendinden menkul bir cübbeli seccade şeytanının konuşması serbesttir.

Biri dünyadaki muhataplarını alt edecek derecede bilgili ve saygın öteki "yanmaz kefen-uçan takunya-deve sidiği" satan ve halkı dolandıran zırcahil bir şarlatan!

Bir Genelkurmay Başkanı Atatürk'e-Lâik Cumhuriyete- Hukuk Devletine bağlı olduğu için terör örgütü başkanı olarak zindanda diğer Genelkurmay Başkanı ise Atatürk'e küfür eden- Cumhuriyet okulları hain yetiştirdi diyen- kurtuluş savaşını keşke Yunan kazansaydı demek alçaklığını gösteren hainleri

evlerinde ziyaret ettiği için makbul kişi öyle mi?

Değerli Okurlar;

Yukarıdaki ikiyüzlülüğü ülkenin sözüm ona ünlü gazetecileri bilim insanları üniversiteleri bazı yargıç ve Savcılar maalesef yıllardır yapıyor.

Utanmadan kalemlerini-kendilerini satıp Türk Milletine yalan söylüyorlar.

Geldiğimiz nokta belli! Yalakaların da geldiği yer belli. Çoğu işsiz ve aç! Kasımpaşa bitirimhanelerinde kullanılan bir söz vardır; "Kıyakçılığın sonu ayakçılıktır!" Hatırlar mısınız? Bir zamanlar "Özal Zenginleri-Papatyalar" vardı. Bir tanesi kaldı mı?Dünya Lideri ve yalakaları ne derlerse desinler ne kadar çarpıtırlarsa çarpıtsınlar Türk Milletinin ağzından ateş çıkıyor mutfaklarda-ceplerde yangın var ülkemiz duvara dayandı…

AKP Genel Başkanı; "Tarafsız olan bertaraf olur" demişti.

Tüm satılık kalemler tüm yalaka bilim ve iş insanları sahtekar sendikacılar tefeciler din tacirleri yolsuzluk uzmanları aynen Çiller-Ağar-Soylu-Kurtulmuşağlar-Toptan gibi demokrat olmayan Bademlerden ve parti olmayan AKP'den yana taraf oldular ve onlara destek verdiler.

AKP Genel Başkanının sözüne biz de kıymet verip TARAF olduk.

Demokrasiden Lâik Cumhuriyetten Sosyal Hukuk Devletinden Atatürk'ten özgürlüklerden çağdaşlıktan barıştan kardeşlikten birlikten yana taraf olduk.

Yakında siyaset sahnesinde tüm bu konulardaki doğruları ve gerçekleri

Türk Milleti ile paylaşacağız. Kim Türk Milletinin hakkını yediyse yedirdiyse kim haram havuzları kurup kul hakkı yediyse kim hırsızlarla iş tutup devleti soyduysa hepsini tek tek Türk Milletine anlatacağız.

Televizyonlar gazeteler Bademlerin emrinde imiş! Ne gam!

Sokaklar bizim köyler mahalleler ilçeler iller ovalar dağlar bizim.

Sesimizi Türk Milletine duyurmamızı kim hangi güç hangi yetkiyle engelleyecekmiş görelim.

Ne Mutlu Türküm Diyene ve Sözünden Dönmeyene…



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Asil onemli olan ve memleketi temelinden yikan halkini esir eden icerdeki cephenin suskunlugudur.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

161. DINLE SIYASETIN BIRLESMESININ, GEREK HUKUMDARLAR GEREKSE KAVIMLER ICIN NE KADAR KOTU OLDUGU HAKKINDA

Bu dunyanin hukumdarlari, tanrisalligi ulkelerinin yonetimine ortak ederek, nufuz ve kuvvetlerini Allah'tan aldiklarini onaylayarak, Allah'in yeryuzundeki golgesi (zillullah) olarak gecinerek, din buyuklerini ister istemez kendilerine rakip ya da hudavent yapmislardir. Bu durumda, ruhbanin, hukumdarlara, goksel hukumdarin mutlak ustunlugunu cogu kez hissettirmeleri saskinligi gerektirir mi? En buyuk guc ve yuceligin, iman kaynagina, ruhani kudret ve yucelige bas egmeye zorunlu oldugunu, rahipler, cismani hukumdarlara bircok kez bildirmemisler midir? Ozellikle uyruklarindan istedikleri seyde birlik olmadiklari zaman, iki efendiye, biri cismani oteki ruhani iki hukumdara hizmet etmek kadar zor bir sey yoktur.

Dinin siyasetle ortakligi, ister istemez, hukumetlere iki katli bir yasa (iki mahkeme, iki adliye, iki hukuk, nizamiye ve seriye adiyla iki tur meclis) getirdi. Ruhaniler tarafindan yorumlanan ilahi yasa (seriati ilahiye) cogunlukla hukumdarin yasasina ya da hukumetin cikarina muhalif oldu. Hukumdar sahibi dayanikli oldugu ve uyrugunun sevgisinden emin oldugu zaman, Allah'in yasasi, bazen, cismani hukumdarin makul niyetlerine katilmak zorunda kaldi. Ancak hukumdarlarin yetkisi cogu kez, ilahi yetkinin, yani ruhbanin cikarlari onunde geri cekilmek zorunda kalmistir. Bir hukumdar icin buhurdana vaziyet etmek, yani dinin istedigi adaletsizlikleri iyilestirmek istemek kadar hicbir sey tehlikeli degildir. Tanrisal hukuka, rahiplerin ayricaliklarina, mal, mulk ve akarlarina dokunuldugu zaman oldugu kadar, hicbir zaman "Allah gazaba gelmez"!

Insanlarin metafizik dusunceleri, dini gorusleri, yaratilislari uzerinde, ancak bu dusunce ve bu gorusleri cikarlarina uygun gordukleri zaman etkili olur. Cogu kez direndikleri, karsi olduklari ruhani saltanat karsisinda bircok hukumdarin tavir ve hareketleri kadar, bu gercegi inandirici bir sekilde kanitlayan bir sey yoktur. Dinin onemine ve hukukuna inanan bir hukumdar, bu dinin rahiplerinin emirlerini saygiyla kabul etmeye ve bu emirlere bizzat tanrisalligin emirleri gozuyle bakmaya vicdanen zorunlu degil midir? Bir zaman oldu ki, hukumdarlar ve ahali, mantiki ve ruhani saltanatin hukukuna daha cok inandiklari icin, benliklerini her iliskide ruhani saltanata birakiyor, onun kolesi oluyor ve onun ellerinde uysal bir aractan baska bir sey olmuyorlardi: Artik bu mutlu zaman yoktur! Bazen en sofu hukumdarlarin, kendilerine Allah'in nazirlari gozuyle bakanlarin, nazirlarin her girisimine muhalefet ettikleri goruluyor. Din korkusuyla tumuyle birlesmis ya da Allah'i icin saygiyla dolu olan "Monark" rahiplerinin, din buyuklerinin huzurunda hep secde halinde bulunmasi ve onlara gercek hukumdarlari gozuyle bakmasi gerekirdi. Yerkuresi uzerinde, "zati ecellu ala"nin kudret ve buyukluguyle boy olcusmek hakkina sahip olan bir kudret ve buyukluk var midir?

- - - - - - - - - - - - -
Bilincleninceye kadar asla baskaldiramayacaklar, ama baskaldirmadikca da bilinclenemezler.

George Orwell1984

- - - - - - - - - - - - -
Suphe icinde olmak hos bir durum degildir, ama kesinlik de cok sacmadir.

VOLTAIRE (Francois-Marie Arouet) (1694-1778) Fransiz yazar ve filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder