9 Ekim 2012 Salı

HAYRET - Ülkücülerde nihayet bir yaprak kımıldamış....

Bölücülerler, işbirlikçi cemaatle ve AKP'yle kucak kucağa olan bir eski(!) ülkücüye sahip çıkılmamış, hayret.
Ben epeydir ülkücüleri ve MHP'yi çakma milliyetçi, sentetik 1960  gladyosu olarak yorumluyordum.
Bir aykırı ses çıkmış.
Hayret.

Ülkü Ocakları Genel Başkanından sert sözler


Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nin internet sitesinde Genel Başkan Harun Öztürk tarafından Mümtazer Türköne için çok ağır sözler kullandı. İşte Ülkü Ocakları Genel Başkanı'nın Mümtazer Türköne'ye yazdığı yazı: 
Mümtaz'Erleşemeyen Şahsiyete... 

İnsan düşünen, düşündüklerini hayatıyla yüzleştiren ve bunu sınayarak doğruyla yanlışı ayırt ederek tecrübeler kazanan, bu tecrübeleri ile hayatı daha iyi yorumlama ve anlamlandırmaya başlayan evrensel bir varlıktır. Hayatın akışı içinde şüphesiz ki; insana özgü gelişim, değişim ve dönüşümlerin meydana gelmesi doğaldır. Çünkü bu durum insanlığın da ilerlemesinin temel kuralı olarak kabul edilmektedir. Üstelik söz konusu bu insan, yüksek kültür mensubu bir şahsiyet ise doğal haliyle insanlığın ve aidiyet hissettiği medeniyetin de yükselmesini kendine vazife bilmelidir. Yeter ki kişi, kendine özgü yapısından, onu başkalarından ayırt eden temel belirtilerinden ve kişinin davranış biçimlerini belirleyen üstün, ana özelliklerinden, öz yapısından, seciyesinden, yani karakterinden taviz vermesin.

İş bu yazımıza konu olan zat-ı muhterem(!) söz konusu söyleşisinde kendisini "ben kendi halinde bir entelektüelim" diye tanımlayarak, entelektüelin literatürdeki karşılığı olan, "Bilimin doğrularını hiçbir tesir altında kalmadan ifade etme" kılıfının ardına saklanmaktadır. Adı geçen sözde aydının, son yıllarda yaptığı birçok açıklamalarında da görüldüğü gibi; "Türk, Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter yapısıyla" ilgili değerlerle kavgalı olduğu anlaşılmaktadır. Esasında bu noktada yapılmak istenen, bu tür aydın tipinin içine düştüğü zihniyet bunalımını, mide bulantısına dönüştürmek ve bu suretle ortaya çıkan "fikri saçmalıklarını" da, "entelektüel ülkücü" sıfatıyla kamuoyu ile paylaşılarak kafa karışıklığına neden olmaktır.

Kamuoyu tarafından görülmesi gereken bir diğer gerçeklik ise; adı geçen bu zatın, mazisinden kaynaklı yanlış bilinen sıfatıyla, hâlâ kendisinin geçim kaynağı olarak yaşatabilme gayretidir. Cumhuriyete numara vurmaya kalkan, II. Cumhuriyetçi liberteryanlardan hiç de farklı olmayan bu zatın ortaya attığı düşünceleri ne hikmetse "eski ülkücülük" veya "ülkücü entel" sıfatları ile gündeme getirilmektedir. Bu oyunun amacı ise malum şahıs tarafından ülkemizde haysiyetli duruşun ve şahsiyetli olmanın müstesna adreslerinden birisi olan Ülkü Ocaklılara farklı bir mesaj verme gayretinden kaynaklanmaktadır. Gerek ilgili gazetenin gerekse haberi yapan art niyetli muhabirin amacı "bakın sizin okumuş haliniz Mümtaz'er gibi olacak, o nasıl doğruyu görüp ülkenin tasfiye sürecini zamanın ruhu gereği kaçınılmaz görüyorsa, bırakın siz 'şehitler ölmez vatan bölünmez' demeyi de, okuyunda mümtaz'erleşin" psikolojik operasyonunu kendilerince yürütmeye çalışmalarından ibarettir. 

Eğer Mümtaz'er Türköne bugün itibariyle şöhret olmak istiyorsa ve bir meziyeti varsa hiç elde edemediği eski ülkücü sıfatını kullanmadan var olmalıdır. Küresel liberteryanların basit bir bozması olan tezlerine muhafazakâr kılıflar giydirerek kendini 'sıradan bir entelektüelim' şeklinde saklamamalıdır. Adı geçen sözde aydının bu tür örtülü siyaset tarzının dünün hanım başbakanına 'fikir satışı' yaparken tamamen duygusal(!!!) sebeplere bağlı olduğu hala hafızalardayken, o dönemdeki tezleriyle bugün tamamen çelişmesi, bugün; İslamı siyasallaştırarak, İslama en büyük darbeyi vuranlarla kol kola gezmesiyle mi izah edilmelidir?

Ülkü Ocakları ve Ülkücü gençlik, sözde aydınla özde aydını, kendine yabancılaşmış olanla kendi gerçekleri üzerin de var olanları birbirinden ayırt edecek bilgi birikimine fazlasıyla sahiptir. Aydın, beslenen değil, aklı, yüreği ve eliyle başkalarını besleyendir. Aydın, şöhret ve dünyalık peşinde olanlar arasından seçmeye çalıştığımız değil; imanı, irfanı, bilinci, bilgisi ve yiğitliğiyle özlenen, özlemle beklenendir. O halde oyun kurucuları ve buna alet olan yerli görüntülü yabancılaşmış sözde aydınlar şunu idrak etmelidirler. Ülkü Ocakları ve gerçek Ülkücü Aydınlar yürüttüğünüz sinsi oyunu tüm detayları ile farkındadırlar. Vatansızlığı ideoloji haline getirme gayretlerinizin bu ülkeyi kozmopolitleştirme mücadelesinde her türlü kıymet hükümlerimizi nasıl kullandığınızı er geç tüm detaylarıyla Yüce Türk Milleti görecektir. 

Çünkü yalancı pehlivanın, cezbedici şarlatanın, hesapçı bezirgânın bir aydın gibi görünmesi, kişileri ve toplulukları sadece geçici bir süre aldatabilir. Gözünü tan ile; nefsini iman ile; vatanını can ile; bağımsızlığını kan ile yıkadığı için özgürlüğü helâl olan ve yanarak etrafını aydınlatma erdemini gösteren insan ise milli aydındır. Varlığını kendini reddiye üzerine kuranlar reddiyeleri ve müktesebatlarına saldırı oranında ödüllendirilirler. Söz konusu şahsın geçmişte hiçbir aktif görevi olmaksızın bir şekilde ülkü ocakları ve ülkücü kimlikle ilintili olması, bugün itibarıyla gündeme taşınmasına ve kendisinin ödüllendirilmesine sebep olduğu açıktır. Hâlâ bir şekilde mazisinin mirasıyla geçiniyor olması ve kayda değer olmayan geçmişine sövme karşılığında sahiplerince beslenmesi, bu vatana sevdalı Ülkücü gençlik için bir ibret vesikası olmaktadır. Adı geçen çarpık ve başkalaşmış bu tür sözde aydın tiplerine rağmen Türk gençliği kendi dünyasında ve çevresinde Ülkücü değer ve ahlakını işleyip yaşam haline geçirmeye ve dahi söz konusu bu milli değerlerini dünyaya sunma mücadelesine ilelebet devam edecektir. 



Harun ÖZTÜRK 
Ülkü Ocakları 
Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı
--  Aliskanliklar birakilmazsa zamanla ihtiyac halini alirlar.  Campbell - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Kurmus oldugum gruba uye olun   Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur.   Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Dinlerin kitaplarini; Okuyup anlayana 'ateist', Okuyup anlamayana 'dindar', Hem okumayip hem de anlamayana, 'yobaz' denir.  Nikola Tesla - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Dinler atesbocekleri gibidir: Parlayabilmek icin karanliga gereksinim duyarlar. Tum dinlerin kosulu yaygin olan belirli bir derecede cehalettir. Ki sadece bu havada yasayabilirler ancak.    Arthur Schopenhauer - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Ey mutsuzlar! Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz. Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz. Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki, sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz. Bok yiyorsunuz! Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz! Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan. Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine. Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.  Bertolt BRECHT - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Ben, Manevi Miras olarak hicbir Ayet,  hicbir Dogma,  hicbir Donmus ve  kaliplasmis Kural birakmiyorum. Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...  K.Ataturk - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Putlarin, Kabenin istedi gi: Kolelik; Canlarin, ezanin diledigi: Kolelik; Mihrapti, kiliseydi, tespihti, salipti Nedir hepsinin ozledigi? Kolelik.  Omer Hayyam - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - SADRAZAM Gunlerden bir gun Hamama gidecegi t  uttu, Sadrazam hazretlerinin Bir yaninda birinci veziri Bir yaninda ikinci veziri Bir yaninda ucuncu veziri. Sonra efendime soyleyeyim Peskircibasi, Nalincibasi Sabuncubasi Velhasil tam dort yuz kisilik kafile Pestamal takip girdiler hamama Gectiler kurnalarin basina Ucer beser Sadrazam deseniz Kuruldu gobek tasina Yan gelip yatti * * * Memleketin en unlu tellaklari Sardilar dört yanini Kimi elini kapti, kimi bacagini Bir keseleme surtme fasli basladi. Tam on iki saat On iki unlu tellak Incitmeden keselediler Hazretin mubarek vucudunu. Oylesine kir cikti ki sormayin Her biri nah parmagim gibi Aman efendim bu ne kiri Demeye kalmadi Keselerin altinda eriyip gitti Koskoca sadrazam Butun maiyet erkani yerinden firladi: - Nettunuz devletliyu? Dediler tellaklara. Tellaklar cevap verdi: - Biz yikadik, keseledik. Devletlunun kirden ibaret oldugunu bilemedik. Suc bizde degil. Neyleyelim Kir bitti Sadrazam elden gitti. !!! Umit Yasar OGUZCAN (i926-i984)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder