20 Ekim 2012 Cumartesi

Hikmet Çiçek - Tuncay Güney'i sorgulayan konuştu

Tuncay Güney'i sorgulayan konuştu

Hikmet Çiçek

"Tuncay Güney bize özel olarak gönderilmiştir. Lanet olsun! Oyuna geldik. Bu ifadeyi alarak bu kadar insanın hapislerde yatmasına alet olduk. Büyük acı çekiyorum. Keşke 'yalan söylüyorsun' deyip, kafasına sandalyeyi geçirseydim."

 

Bunları Ahmet İhtiyaroğlu söylüyor. İhtiyaroğlu, Şubat 2001'de Tuncay Güney'in sorgusunu yapan İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi (KOM) müdür yardımcısı. İhtiyaroğlu, 1998 yılı sonunda o zamana kadar Asayiş Şube'ye bağlı bir "masa" olan kaçakçılık ve organize suçları, bir daireye, KOM'a dönüştüren polis şeflerinden. Ayrıca, son yıllarda soruşturma dosyalarında sıkça karşılaşılan, polisler tarafından hazırlanan "fezleke" denilen modeli yaratan kişi.
Ergenekon davasında, geçen hafta boyunca eski İstanbul KOM şube müdürü ve davanın daha önce tahliye olan sanıklarından Adil Serdar Saçan'ın tanığı olarak Ahmet İhtiyaroğlu dinlendi. İhtiyaroğlu'nun anlatımları bu tertibin nasıl kotarıldığını gözler önüne serdi.
Bir dolandırıcı yakalanıyor

3 Şubat 2001 günü bir dolandırıcılık nedeniyle Asayiş Şube tarafından gözaltına alınan Tuncay Güney'in KOM'a devredilmesinden sonra, İhtiyaroğlu, bütün hayatını değiştirecek ve sonunda onu mesleğinden koparacak olan bir olayın içine dalmış oluyor.

 

Tuncay Güney'in mülakatı ve görüntülü kaydı, başında İhtiyaroğlu'nun bulunduğu bir sorgu ekibi tarafından yapılıyor. Ekipte üç istihbaratçı ve iki KOM elemanı bulunuyor. İstihbaratçıların başındaki Hakan Ünsal Yalçın için İhtiyaroğlu, "sınıf ve devre arkadaşımdır, aynı zamanda cemaatin önemli bir ismidir" diyor.
Ahmet İhtiyaroğlu KOM'un en tecrübeli polisi, hafızası çok kuvvetli, "iyi sorgucu" olarak bilindiğinden, Adil Serdar Saçan "önemli bir operasyon, sorguyu sen yap" diyor.

Önce Güney'in bütün hayat hikâyesini dinliyor. Güney'in "Gültepe'deki kuran kursundan" söz etmesi dikkatini çekiyor. Daha sonra Güney'in evinden ayrılmasından sonra cemaat yurtlarında kaldığını öğreniyor. İhtiyaroğlu'na göre Tuncay Güney, cemaat tarafından Veli Küçük'ün yanına yerleştirilmiş bir kişi!
Her şeyi bilen adam!

Tuncay Güney anlatmaya başlıyor. Veli Küçük, Doğu Perinçek, Ergenekon, Kuzey Irak'a gönderilen 24 bin silah, Kırıkkale MKE'ye sabotaj, Susurluk, Çatlı'nın ölümü, Sabancı cinayeti, Cem Ersever, vs. vs...

"Adam çok rahat. Yaşına göre bimesi imkânsız her şeyi anlatıyor. Suçlu, normalde kendisini olayların dışında tutar. Suçluluk psikolojisi böyledir. Ama Güney öyle değil, kendini soyutlayamıyor. Suçun gizliliğine uymuyor. Bilmediği birşey yok. Ama söylediklerinde 40 yalan var. Sabancı suikastında Mustafa Duyar'ın anlattıklarına uymuyor. Haluk Kırcı'yı ben sorguladım, Susurluk'la ilgili anlattıkları da doğru değil."

Tuncay Güney'in anlattıklarını doğrulayan hiçbir veri yok. İhtiyaroğlu düşünüyor: "Bu adam bize niye gelmiş? Niye bu kadar çok anlatıyor?" Kimler gönderdi?
Kuşkularını müdürü Saçan'a iletiyor. "Bu anlattıkları bizi aşıyor. İki satır yazalım, teröre gönderelim." Ancak Saçan ısrar ediyor. İhtiyaroğlu, "Adil Bey, Güney'in anlattıklarını 'Susurluk'un askeri kanadı' diye yorumladı" diyor.

Ahmet İhtiyaroğlu, bir çatışmanın ortasında kaldıklarını düşünüyor. "Bu bir çatışma. Fethullahçılarla TSK arasında ve biz arada kalacağız" diyor, müdürü Saçan'a .
"Bunların başımıza geleceğini biliyordum ama bu kadar karalanacağımızı düşünemedim. Bilsem, Güney'i alır, savcıya götürür 'al ifadesini' derdim. Sonuçta her şey Adil ile Ahmet'in sırtında kaldı!"

'HARCANACAK ELEMAN SINIFI'

İhtiyaroğlu şöyle devam ediyor: "Tuncay Güney'in beyanları akıldışıydı, bilimdışıydı. O kadar çok isim sayıyordu ki, itibar edilecek gibi değildi."

"Birileri buna bir senaryo ezberletmiş, göndermiş. Hazır olunca gelmiş. Belki de hazır olmadan gelmiş."

"İstihbaratta 'harcanabilen eleman sınıf' vardır. Tuncay Güney tam buna uygundu. Kullanılmış ve harcanmış."

İhtiyaroğlu, mülakat sırasında Fethullah Gülen konusunu açtıkça diğer polisler tarafından konunun değiştirildiğini söylüyor.

"Tuncay, 'daha önce size söylemiştim' derken istihbaratçılara bakıyor. Daha önce Asayiş Şubedeyken istihbaratçıların Güney'i sorguladıkları anlaşılıyor."

"Bu konu istihbarata nasıl geldi? Güney'i izlemeye nasıl karar verdiler? Güney hakkında ilk kararı kim verdi? Bu sorulara istihbaratın cevap vermesi lâzım."

Hikmet Çiçek

ulusalkanal.com.tr

 


--
Acinmaktansa kiskanilmak daha iyidir.

Herodot

Ey mutsuzlar!

Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz.
Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki,
sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz!
Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz!
Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine.
Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.
 
Bertolt BRECHT
Ben,Manevi Miras olarak hicbir Ayet, hicbir Dogma,
hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk

- - - - - - - - - - - - - -
1920 - Islam yuceltme derneginin bildirisi :
Yunan ordusu halifenin ordusu sayilir.
Hic de zararli bir topluluk degildir.
Asil kafasi koparilacak mahlukat Ankara'dadir.

ISKILIPLI ATIF 
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com

Ayrilmak isterseniz de:
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

- - - - - - - - - - - - - -
Arzuederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder