11 Ekim 2013 Cuma

10-Çetenin ÇYDD davasındaki marifetleri

Yargıtay, Özel Mahkeme falan.
İnanmayın bunlara, bunların hepsi de fasarya.
Hepsi de düzmece.
Uygun cemaatçi hakimler bir araya getirilmiş.
Özel Mahkeme için çok kafa yormaya gerek yok.
Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nu ele geçirdiniz mi bu çok kolay.
Yargıtay için biraz daha uğraştılar.
Önce bir bahane buldular.
Temyiz davaları çok gecikiyormuş, bunu düzeltmek gerek dediler.
Mahkeme sayısını ikiye katladılar.
Tek harekette mevcud olan kadar hakim ataması yaptılar.

Hepsi de cemaatçi.
Hepsi de uzaktan kumandalı el kaldırma makinesi.
Hepsinin de eşleri kapalı.
Hepsi de eski bayan hakimlerin ellerini sıkmaktan kaçınıyor.
Hepsi de toplatılarda bir koyun sürüsü gibi bir arada duruyor.
Hepsi de eskilerden, diğerlerinden uzak duruyor.

Sonra eskinin iki misli mahkeme oluşturdular.
Eski ve yeni hakimleri bu mahkemeler serpiştirdiler.
Eskileri azınlıkta bırakmaya çalıştılar.
Varsa eskinin kıdemli hakimleri onların başına daha kıdemlileri buldular.
Böylece bütün mahkemelerde eskiler azınlıkta kaldı, ve başkanlar hep cemaatten oldu.

Birkaç tane de tam düzmece mahkeme oluşturdular.
İşte Balyoz Davasına bakan mahkeme bu türden.
Emin olmak için.


Yeni atanan hakimler açısından adalet, hak, hukuk falan önemli değil.
Onlar Fitnebaz Hocanın gösterdiği hedefler, nurlu ufuklar peşinde.
Kendilerine ne denirse onu yapıyorlar.
Emin olun çoğunu gündelik hayatta görseniz ellerini sıkmazsınız.
O derece bariz, o derece açık cemaatçiler.

Ben hep başından beri aynı şeyi söyledim.
Yargıtay'na bir cacık olmaz.
Sayıştay ve Danıştay ise zaten devre dışı.
Yüksek ya da alçak yargı diye birşey yok.

Son on yıldır ülkede yapılan bütün yargılamalar sahtedir, yalandır.
Adil falan hiç değildir.
Hepsini de yeniden gözden geçirmek gerek.

Bu iktidarın zıçtığını temizlemek öyle kolay değil.
Normal sistem içinde on yıllar lazım.
Bu arada masumlar, gadre uğrayanlar hapiste ölecek, iflas edecek, yurt dışına kaçmak zorunda kalacak.
Ya da ülke bir olağan üstü dönem yaşayacak.
Toptan uyutulacak.
İyi kalpli bir diktatör tarafından ciddi bir ameliyat yapılacak.
Anestezi şart.
Cerrahın iyi olması şart.
Yoksa iç savaş ve beraberinde bölünme yaşarız.

Demokrasi mi, o şimdilik biri tramvay, hedefe varınca inmek için.
Adalet mi, o bir kadın ismi.
Kanun ise bir sanat müziği çalgısıdır.
Şimdilik imanınızdan dolayı yol kenarında kurşuna dizilmediyseniz, ya da kafanız kesilmediyse öpün başınıza koyun.


Saygılar
Oraj POYRAZ
--------------


cyyd

Çetenin ÇYDD davasındaki marifetleri

Eğer hayatta olsaydı Türkan Saylan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) davası kapsamında bugünlerde yargılanıyor olacaktı. Saylan da, tıpkı çalışma arkadaşları gibi, "Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi" olmakla suçlanacaktı.

Bu suçlamaya dayanak oluşturan dijital deliller üzerinde yapılan iki adli bilişim incelemesi sonuçlandı. Bulgular, bu ve benzeri davaları takip edenler için hiç şaşırtıcı değil: deliller ÇYDD'nin sabit diskine sahtecilikle yerleştirilmiş. Aynen sahte belge çetesinin diğer davalardan bildiğimiz yöntemleriyle.

13 Nisan 2009'da polis, ÇYDD'nin Kadıköy şubesini aramış ve bir sabit diske el koymuştu. Bu sabit diskten çıkan Word ve Excel belgeleri  ÇYDD davasındaki ana delilleri oluşturuyor (bkz. İddianame, sayfa 12'den itibaren).

Söz konusu sabit diskin adli imajı son olarak Adli Bilişim Uzmanı Koray Peksayar ve ABD'de Arsenal Danışmanlık uzmanları tarafından incelendi. İki ayrı inceleme aynı sonuca varıyor: Sabit disk, Windows sisteminin 10 Nisan 2009 Cuma akşamı en son kapatılmasından sonra ve de emniyette adli imajının alınmasından  önceki bir süre zarfında bir başka bilgisayara bağlanıyor, bağlanan bilgisayardan kimi dosyalar bu sabit diske kopyalanıyor, saat ve zaman ayarları manipüle ediliyor ve de ardından dosyalar siliniyor. (Diskin imajının emniyette gerçekte ne zaman alındığı bilinmiyor, çünkü adli imajın alınmış gibi gözüktüğü tarih, polisin sabit diske el koymasınmadan bir ay öncesini, yani 15 Mart 2009'u gösteriyor.)

Davada bu sabit diskteki suça delil olarak gösterilen tüm dosyalar, sistem son kez kapatıldıktan sonra sabit diske yüklenip silinen dosyalardan.

Arsenal'in İngilizce raporuna buradan (Türkçe çevirisine buradan), Koray Peksayar'ın raporuna ise buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, ÇYDD sabit diskine sahtecilikle yüklenen dosyalardan kimisi, bir başka Ergenekon davasında yargılanan bir subayın ofisinde, ajandasının içinde bulunan CD'den "çıkıveriyor'" böylelikle hem birden fazla yerde çıkmaları belgelerin gerçekliğine kanıt gösteriliyor, hem de örgütsel bağlantı kurulmuş oluyor. Yine diğer davalarda olduğu gibi…

Delil yerleştirme yöntemi aynı, dijitalleri "inceleyen" polisler aynı, iddianameyi hazırlayanlar aynı (bu iddianamenin altında Ercan Şafak, Murat Yönder ve Zekeriya Öz'ün imzası var; Yönder aynı zamanda Balyoz iddianamesinin mimarlarından).

ÇYDD iddianamesinde "Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi" oldukları iddia edilen, ve hepsi eğitim alanında faaliyet gösteren vakıf/dernek üyesi sekiz kişi var (Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üye ve yöneticileri, Bozburun 177 Çağdaş Öğrenci Yetiştirme Derneği'nin kurucu üyesi).

Şimdi, iddianamenin uvertürü olan, hem iddianamede hem de cemaat medyasında en çok bahsi geçen Word belgesine biraz bakalım (Zaman'ın bu belge ile ilgili haberine buradan, Samanyolu'nun video haberine ise buradan ulaşabilirsiniz): 2008 toplantiozeti.doc. Bu doküman, sözde 2008'de yapılan bir toplantının özeti. ÖYM'lerde görülen davaları yakından takip edenlerin bileceği gibi, bu tür davalarda yargılanan sanıkların, yasadışı konuları Word dokümanlarına dökmek gibi bir huyu var (aşağıda iki örneği hatırlatacağız).

Bu Word belgesinden kimi alıntılar şöyle (içeriğinin tamamı için bkz. İddianame, sayfa 12-14):

  • Yurtdışından gelen paralar kesinlikle kayıtlara geçirilmeyecek. Güvenilir üyelerin İsveç hesapları bu amaçla kullanılacak.
  • Askeri okullara yakın çevrede oluşturulan kız evlerine en uygun kızlar seçilerek bu evlere aktarılacak. Kızlara her türlü fedakarlığı yapacak.
  • Ümraniye davasında alınanlarla temas kurulmayacak. Gizlilik en üst seviyeye çıkarılacak. Alınanların çoğu alt düzeymiş, ama kritik düzeye de ulaşmışlar.

Oysa  bu belge, sistem en son kapatıldıktan sonra sabit disk başka bir bilgisayara bağlanarak yükleniyor. Bilgisayar sistemlerinde, yapılan işlemlere sistemdeki (kolayca oynanabilen) zaman ayarlarından bağımsız olarak, bir işlem sıra numarası veren "LogFile" kütük sistemi, ÇYDD sabit diskine belge yükleyen çetenin işini açığa çıkarıyor.

Duruşmaları bu hafta devam eden ÇYDD davası, Nisan 2012'de Poyrazköy – Kafes davası ile birleştirildiği için bu davalarla birlikte görülüyor. Poyrazköy – Kafes davası ise çetenin sahteciliklerinin en bariz olduğu davalardan. Ne var ki, sahte davaları sahte davalarla birleştirince ortaya gerçek bir dava çıkmıyor.

Şimdi diğer davalardan iki örnek ile bitirelim:

(1) Balyoz davasındaki iddiaya göre 7 subay Aksaz'da darbe toplantısı yaptıktan sonra, bir de toplantının tutanağını Word belgesine geçiriyor. Ne sözde toplantıya katılanlardan dördünün (Word belgesini son kaydeden dahil olmak üzere) o tarihte gemileriyle birlikte Israil'de tatbikatta (bir diğerinin ise İzmir'de ameliyatlı) olduğu gerçeği, ne de adli bilişim uzmanlarının bu belgenin kullanımdan kalkmış sabit diske, tarih ve zaman ayarları geriye çekilmiş başka bir bilgisayardan yüklenmiş  olduğunu ortaya koyması Balyoz "mahkemesini" ilgilendiriyor (ilgili blog girişimize buradan ulaşabilirsiniz).

(2) OdaTV davasındaki iddiaya göre, sanıklar yine sırf isledikleri suç kayda geçsin diye düşünerek, "Hanefi'nin kitabı ne durumda, referendum öncesi yetişmeli. Nedim'i sıkıştırın hızlandırsın" "Müyesserin emniyet bağlantılarından yararlanalım" gibi notlarla bir Word belgesi düzüyor (belgeye buradan ulaşabilirsiniz). Word belgesinin bilgisayara zararlı yazılımlar aracılığıyla yüklenmiş olmasının, hatta yüklenir yüklenmez bilgisayarda hiç işlem görmeden silinmiş olmasının dört ayrı rapor ile ortaya konması, bu belgeler üzerinden yargılanan kimi sanıkların hala hapiste tutulmasına engel olmuyor.

Delil üretme-yükleme yöntemleri aynı, çünkü çete aynı.


a45UyF587661-201307301451-10

  ^^^^^ - vvvvv

 

zaryop:jaro
Biz baris istiyoruz dedigimiz zaman tam bagimsizlik dedigimizi herkesin anlamasi gerekir.
1923.

K.Ataturk
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder