6 Şubat 2022 Pazar

ERDEM ATAY : BİR KAHRAMANI NASIL BOĞDULAR VE UNUTTURDULAR? ‘MADALYALI ALBAYIN KATİLİ KİM?

ERDEM ATAY : BİR KAHRAMANI NASIL BOĞDULAR VE UNUTTURDULAR? 'MADALYALI ALBAYIN KATİLİ KİM?

Bu yazıyı kaleme aldığım saat gece 4'tü.

Genelde böyle yazılar yazmam ama bunları da yazmanın gerekli olduğunu düşünüyorum artık.

Zira biliyorum ki, bunu benden başka kimse yazmayacak.

Hainlerini her gün hatırlayan, kahramanlarını unutan bir millet olmamak için yazıyorum bu satırları…

Bugün Türkiye'de çok önemli bir olayın yıldönümü…

Hrant Dink'in vurulduğu gün bugün.

Hain bir pusuyla öldürdüler onu… Sonrasını biliyorsunuz zaten, Türkiye'nin milli kuvvetlerine topyekun bir saldırı başlatıldı.

19 Ocak 2007'ydi.

Bugün belki onlarca köşe yazısında Hrant Dink'i okuyacaksınız.

Ama Veryansın Tv haricinde belki de hiçbir yerde okuyamayacağınız birini anacağız burada.

***

Binbaşıydı…

Daha önce yıllarca güneydoğuda cephelerde mücadele verdi. Binbaşı Cem Ersever'in öldürülmesinin ardından JİTEM'in Diyarbakır Bölge Komutanı olarak görev yapmıştı.

Sıra başka bir şehre gelmişti. Antalya'da görevlendirdiler.

Tarihlerden 10 Nisan 1998'di.

Bir istihbarat geldi, Toros dağlarına PKK'lıların sızdığını söylediler.

Operasyon kararı verilmişti. Operasyonu yönetmesi için görevlendirilen kişiydi o.

Serik'te çatışmaya girdi, yoğun bir çatışmaydı.

Askerleriyle birlikte kahramanca savaştı, 12 teröristi etkisiz hale getirdiler ama o binbaşı bir mermi yemişti. Mermi omuriliğine saplanmıştı.

Hemen hastaneye kaldırdılar, ameliyata aldılar.

Binbaşıyı yaşattılar ama aldığı yara sonrası belden aşağısı tutmaz olmuştu artık.

Tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştı.

11 yıl o tekerlekli sandalyesinde onurlu bir yaşam savaşı verdi.

12 Aralık 2004'te Çankaya Köşkü'nde düzenlenen bir törende dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından kendisine 'Devlet Övünç Madalyası' verildi.

Madalyalı bir kahramandı o.

Zaman gazetesi, "Oğlumu öldüren JİTEM'ciye A. Necdet Sezer madalya verdi" diye haber yapacaktı.

Kumpas için emir verilmişti. Kurban belliydi…

Adı Abdülkerim Kırca'ydı…

***

Plan hazırdı.

Bir JİTEM itirafçıya ihtiyaç vardı.

Hani Abdullah Gül, Ergenekon ve Balyoz için söylemişti ya, 'delillendirin' diye…

İşte delillendirilmesi gerekiyordu.

JİTEM'e çalıştığı söylenen PKK'lı bulundu.

Adı Abdülkadir Aygan'dı.

***

Tarih 19 Ocak 2009…

Herkes Hrant Dink'i anıyor ve sözde Ergenekon örgütünü lanetliyordu.

Star gazetesi de o günlerin en azılı FETÖ savunucusuydu.

Bir söyleşi yapılmıştı. Söyleşisi yapılan kişi PKK'lı Aygan'dı…

Star gazetesi Ahmet Necdet Sezer'in, tekerlekli sandalyede oturan Albay Abdülkerim Kırca'ya madalya takarkenki fotoğrafı kullanmıştı.

Başlık hazırdı: Madalyanın arkasındaki korkunç sır!

***

Aygan, 2004'te de benzer bir söyleşi yapmıştı. Bu söyleşi üzerine öldürüldüğü ortaya çıkan Murat Aslan'ın babası yanına İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı ve Diyarbakır Baro Başkanını da alarak Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. (Burayı aklınızda tutun, geleceğiz)

***

Abdülkerim Kırca, Star gazetesindeki manşeti gördü. Hem onuruna hem de ahlakına karşı çok ağır ithamlar vardı. Hepsi yalandı ama manşetler ve televizyonlar öyle demiyordu.

Eşinin yardımıyla son bir kez banyo yaptı.

Oturdu odasına…

Star gazetesinin manşetine baktı…

Baktı…

Çıkardı beylik tabancasını ve şakağına dayadı, bastı tetiğe.

PKK'nın şehit edemediği Kırca'ya, Türk milletinin sessizliği eşliğinde AKP-FETÖ ortaklığı son kurşunu sıktı.

***

Dönemin Genelkurmay Başkanlığı basına tepki gösterecek, bunun bir yargısız infaz olduğunu ve insan haklarıyla bağdaşmadığını söyleyecekti.

Cenaze törenine Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları katıldı.

Yeni Şafak 20 Ocak'ta bu cenazeyi "Silahlı Kuvvetler JİTEM'ci albayı sahiplendi" başlığıyla verdi.

***

21 Ocak 2009…

İntiharın üzerinden sadece 2 gün geçmişti.

Sabah gazetesinin ahlaktan nasibini almamış yazarı Engin Ardıç bir yazı kaleme aldı. Bahsettiği kişi Abdülkerim Kırca'ydı.

'Efendiler nereye?' başlığıyla yayınladığı yazıda bu zat, Refik Halit'in 1918 yılında yazdığı dizelere yer verdi. O yazıda şu ifadeler vardı:

○ "… Galiba şafak attı, güneş doğuyor tahtakurtları nereye?

○ … Galiba koku aldınız, kedi geliyor, koca fareler nereye?

○ … Galiba foyanız meydana çıktı, yakanız ele geçecek, ziyankar evlatlar nereye?"

Bu ifadelerin altına şunu yazdı Ardıç:

"Ayılanlar bayılanlar, merdivenden kayanlar, yurt içinde ya da yurt dışında kalbi sıkışanlar, mermiye kafa atanlar…

Efendiler, hesabı ödemeden nereye?"

Onuru için yaşamına son veren Kırca'ya 'mermiye kafa atanlar' diyebilecek kadar pervasızdı yazdıkları…

***

Şimdi gelelim bugünlere…

Geçen sene tivitır'da bir paylaşım yapmışım. Öğlen 3 civarında…

"Hrant Dink 25 bin kez anılmış…

Yıldönümü aynı olan Abdülkerim Kırca için 30 tivit bile yok!

İkisi de candı, bu toprağın evladıydı. İkisi de hainlerin pususuna düştü.

Biri şükür ki unutulmadı…

Diğeri hatırlanmıyor bile ve o bir kahramandı."

***

Bu yıl yine baktım… Gece saat 4…

Hrant Dink binlerce kez anılmış…

Abdülkerim Kırca sadece 3 kez.

Ananların biri de Veryansın Tv.

Veryansın Tv'de Kırca'yı anlattığımız bir programda Mustafa Önsel, "Bir millet kahramanlarına bu kadar iftira atar mı! İftira atanların bu kadar önünü açar mı? Yazıklar olsun! Bu ülke bu kahramanları unutmamalı" diye konuşmuştu.

Aradan geçen zamanda bir değişiklik olmadı ve Türk milleti kahramanlarını hatırlamamaya devam ediyor.

***

Peki, Abdülkerim Kırca'lar bedel ödedi de bu onur intiharına neden olanlar hangi bedelleri ödedi?

Yeni Şafak, Zaman ve Sabah'tan Engin Ardıç'ın iğrenç manşet ve haberlerini yazdım yukarıda…

Kırca'yı intihara götüren manşeti atan Star'ı hatırlayalım mesela. Sizce o manşet atıldığında gazetenin başında kim vardı?

Bugün birilerinin 'milli', 'kahraman' ilan ettiği 'büyük' zengin 'iş adamı' Ethem Sancak!

Hesap verdi mi?

Yok!

'Sorosçuyum' demişti… Gazetesi yıllarca FETÖ'ye hizmet etti…

Üstündeki elbisede Abdülkerim Kırca'nın kan lekesi var, onu yıkadı mı?

Yoook!

***

Peki Engin Ardıç denen gazeteci müsveddesi kişi…

O bedel ödedi mi?

Yoook!

Hala Sabah'ta yazıyor ve hala yazdırılıyor.

Bu kahramana 'koca fare', 'tahtakurusu' diyen Ardıç hesap verdi mi?

Yoook!

***

Şimdi gelelim son cümlelerimize…

Hani PKK'lı Aygan'ın sözleri üzerine öldürülen Murat Aslan'ın babası Cumhuriyet Başsavcılığına Abdülkerim Kırca hakkında suç duyurusunda bulunmuştu ya!

Hani yanında İnsan Hakları Şube Başkanı ile Diyarbakır Baro Başkanı vardı ya!

Ha işte onlar, sizce kim?

Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu.

İnsan Hakları Şube Başkanı Selahattin Demirtaş.

***

Kısaca…

Alayınız oradaydınız ve el birliğiyle kahramanları itlere, hainlere boğdurdunuz!

***

Aradan 13 yıl geçti…

Siz yine el elesiniz, el birliği ile cumhuriyeti ve Mustafa Kemal Atatürk'ü birlikte boğmaya hazırlanıyorsunuz.

Yıkacağınızı sanıyorsunuz…

Ama çok iyi biliyorsunuz ki, bu ülkenin kahramanları tükenmez!

https://www.veryansintv.com/bir-kahramani-nasil-bogdular-ve-unutturdular-madalyali-albayin-katili-kim

--

- - - - - - - - - - - - - - - -

BAĞDADİ ÖLDÜ MÜ\\?

https://www.youtube.com/watch?v=OG7VEvxSLg8


- - - - - - - - - - - - - - - -

BATAN GEMI
. . . . . .
Insanlar dalgasina tutulmus bir gemiyim
Deliklerim acildi tazyikinden sularin;
Kudurmus denizinde hakkin cirpiniyorum
Gittikce kabariyor,amanin,bu dalgalar;
Ufuk sise gomulu,ne gelen var ne giden.
Kaptan imdat dudugu durmadan calar
Ne zaman kara yuzu gorecegim,ne zaman
Ne zaman kara yuzu gorecegim,ne zaman.

~Cahit Sitki TARANCI~

- - - - - - - - - - - - - - - -

"Küçük şeylerden zevk alın, bir gün geriye baktığınızda onların aslında büyük şeyler olduğunu fark edebilirsiniz."

~Robert Brault~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Camiler kisla, minareler sungu, kubbeler migfer,muminler askerimizdir.

~Recep Tayyip Erdogan.~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Namert ; barista ter, savasta kan dokmez,
Namerdi bol olan ulkeler nasil cokmez Namertleri mertlerden ayir,
Ve onlardan bekleme hayir ..


- - - - - - - - - - - - - - - -

BIR KALB KI
. . . . . .
Bir kalb ki onun sevmesi, aldanmasi yok.
Tutkunlugu yok, bir guzele yanmasi yok.
Bin kez yazik olsun sevisiz bir yurege,
Asksiz gececek gunlerin faydasi yok

~OMER HAYYAM~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Laik hukuk baglamli bir demokrasi ozgur dusuncenin tarikatidir.

~Dusuncenin Dusunceli Sozleri~

- - - - - - - - - - - - - - - -

Bilmem, tanrim, beni yaratirken neydi niyetin, bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin; bir kadeh, bir guzel, bir calgi bir de yesil cimen bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

~Omer HAYYAM~

- - - - - - - - - - - - - - - -

İncilin etkisi okuyan kişinin cahilliği ile doğru orantılıdır.

~Robert G.Ingersoll~
OrajKalip

- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-gundem@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gundem+subscribe@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj.p0yraz@neomailbox.net  /  oraj.poyraz@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder