28 Temmuz 2011 Perşembe

POLITIK - Ziraat'i nadasa bırakalım! - Ziraat'i insanlığa zorlayalım! /Necati Doğru

Ziraat'i nadasa bırakalım! /Necati Doğru

Ben, hesabımı çeksem.

Sen, ilişkini kessen.

O, faaliyetini durdursa.

Biz, kapısına uğramasak.

Siz, sevginizi kapatsanız.

Onlar, mudiliğini bitirse.

Benim yakınlarım öfkelense.

Senin tanıdıkların kırılsa.

Onların, arkadaşları küsse.

Bizim, akrabalarımız uyarılsa.

Sizin firmalarınız çekilse.

Onların şirketleri kopsalar.

Bir sivil isyan başlatsak.

Her yaştan, her meslekten, her kimlikten, her kişilikten biz, siz, o ve bizler, sizler, onlar; Ziraat Bankası Yönetimi'ni bu yaptığından dolayı "protesto etme doğal hakkımızı" kullansak.

Ziraat Bankası devletin.

Yani halkın.
Hepimizin.

Kendi öz bankamız adına!

Vatandaşlığımız adına!

Emeğe hürmetimiz adına!

Aile kurumuna saygımız adına!

Ziraat Bankası Yönetimi'ne karşı topluca bir sivil isyan başlatmalı, Ziraat'i nadasa bırakmalı.
Varsa bu bankada tuttuğumuz üç-beş kuruş hesap, paralarımızı çekmeli, hesaplarımızı kapatmalı.

Ziraat, bu nadası hak etti.

Böyle bir sivil isyan şart oldu.

Xxx

Benim Ziraat Bankası'ında hesabım yok.
Emekli aylık maaşımı bu bankaya yatırıyorlar.

Araştırdım.

Yasal olarak mümkünmüş.

Hesabımın olduğu bir bankaya (örneğin İş Bankası'na) gideceğim.
Emekli maaşımı sizin bankanız aracılığıyla almak istiyorum diyeceğim.

Bana bir mukavele imzalatacaklar.

Onlar takip edecekler.

Sigorta kurumunu uyaracaklar.

Maaşım, Ziraat'e yatmayacak.

Ziraat ile ilişkimi keseceğim.

Böylece isyanımı başlatacağım.

Ziraat yönetimini kınayacağı.

Protesto edeceğim.

Çünkü Ziraat Bankası yönetimi, kocası tutuklu olarak yargılanan bir hanım çalışanı Gülşen Çicek'in; çok doğal, çok haklı, çok insani isteğini geri çevirmekle kalmayıp, bu hanım çalışanının hapse düşmüş kocasını görememesi için onu Türkiye'nin en uç kentlerinden biri olan Ardahan'a sürgüne göndermeye kalkıştı.

Xxx

Bu ne biçim hınçtır!

Bu ne çeşit kinli öfkedir!

Bu ne tür hışımlı gazaptır!

Bu ne yaman intikam almaktır!

Gülşen Çicek, Ziraat Bankası'nda 30 yıldır çalışıyor.
10 yıldır da şube müdürü olarak görev yapıyordu.
Bu haberi bizim gazetede önce arkadaşımız Saygı Öztürk yazdı.
Haber manşet oldu.
Sonra yazar arkadaşımız Emin Çölaşan dikkat çekti.

Ben de bu yazılardan öğrendim.

Eşi Albay Dursun Çicek, Ergenekon davalarından birinin tutuklu sanığı olarak hapse düşünce Ziraat Bankası Yenişehir Şube Müdürü Gülşen Çicek, banka yönetimine bir dilekçe verdi ve "Eşim Dursun Çicek, İstanbul'da tutukludur.
Aile düzenimiz bozulmuştur.
Kendisini daha sık görebilmek için tayinimin İstanbul'da bir şubeye yapılmasını saygılarımla rica ederim"
diyerek insani bir elin uzatılmasını istedi.

İşini aksatmayacak.

Bankasına katkısını sürdürecek.

Hafta sonları da eşine gidecek.

Eşini hapishanede görecekti.

Ziraat yönetimi ne yaptı?
Gülşen Çicek'i Ardahan'ın Hanak İlçesi'ne sürdü.

Xxx

Bu intikam alma değilse nedir?

Bizim bankamıza yakışır mı?

Bizim bankamız eşi dara düşmüş 30 yıllık çalışanı bir hanımı "intikam duygularını" çağrıştıran bir kaba yaklaşımla cezalandırmaya kalkar mı?

Ben, hesabımı çeksem.

Sen, ilişkini kessen.

O, faaliyetini durdursa.

Biz, kapısına uğramasak.

Siz, sevginizi kapatsanız.

Onlar, mudiliğini bitirse.

Benim yakınlarım öfkelense.

Senin tanıdıkların kırılsa.

Onların, arkadaşları küsse.

Bizim, akrabalarımız uyarılsa.

Sizin firmalarınız çekilse.

Onların şirketleri kopsalar.

Bir sivil isyan başlatsak.

Ben ilişkimi keseceğim!

İsyanımı açık edeceğim.


Ziraat'i insanlığa zorlayalım! / Necati Doğru

Gücümüz var.

Gösterelim.

Ziraat'e isyan edelim.

Hesabım yok.
Emeklilik aylığımın da Ziraat Bankası'na yatırılmasını durduracağım.

Ziraat'le ilgimi tamamen keseceğim.

İsyanımı açık edeceğim.

Ziraat Bankası devletin.

Yani halkın.
Hepimizin.

Kendi öz bankamız.

Ziraat Bankası yönetimi, kocası  tutuklu olarak yargılanan bir hanım çalışanı olan Gülşen Çicek'in; insani isteğini geri çevirmekle kalmayıp, bu hanım çalışanının hapse düşmüş kocasını görememesi için onu Türkiye'nin en uç kentlerinden biri olan Ardahan'a sürgüne göndermeye kalkıştı.

Gülşen Çicek, müdür olmuştu.

30 yıldır bankanın çalışanıydı.

Ankara'da Yenişehir Şubesi'nin müdürlüğünü yapıyordu.
Kocası Albay Dursun Çicek, " Ordu'nun irticaya karşı mücadele ıslak imza davasından"ndan sanık olarak hapse konuldu.

Suçlu mu, değil mi?

Henüz belli değil.

Gülşen Çicek, "Aile düzenim bozuldu.
Kocam İstanbul'da tutuklandı.
Kendisini daha sık görmek için tayinimin Ankara'daki şubemden İstanbul'daki  bir şubeye yapılmasını rica ederim"
diye istekte bulundu.

Ardahan'a sürdüler.

Ardahan'dan da öteye…

Hanak İlçe şubesine gönderdiler.
Kocasıyla arasında  500 kilometre (Ankara-İstanbul uzaklığı) vardı, 1900 ekilometreye(Ardahan-İstanbul uzaklığı) çıkardılar.

Xxx

Herkesin başına gelebilir.

Eşi tutuklanabilir.

Ziraat yönetiminin yaptığı şu: Eşi tutuklandı diye bir hanım çalışanına "kaba intikam duygularıyla" vurmak.

Vahşi intikamcılık.

Buna isyan etmeliyiz.

İntikam duygusu bizim bankamıza girmemeli.
Eğer girmişse; hep birlikte ve el birliğiyle "sivil protestomuzu ortaya koyarak" bu kaba intikamcılığın kendi öz bankamızdan defolup gitmesini sağlamalıyız.

Kampanyaya dönüşsün isterim!

Koyun değiliz.

Sonuç alalım.

Tekrarlıyorum:

Ben, hesabımı çeksem.

Sen, ilişkini kessen.

O, faaliyetini durdursa.

Biz, kapısına uğramasak.

Siz, sevginizi kapatsanız.

Onlar, mudiliğini  bitirse.

Benim yakınlarım öfkelense.

Senin tanıdıkların kırılsa.

Onların, arkadaşları küsse.

Bizim, akrabalarımız uyarılsa.

Sizin firmalarınız çekilse.

Onların şirketleri kopsalar.

Bir sivil isyan başlatsak.

Xxx

Her yaştan, her meslekten, her kimlikten, her kişilikten biz, siz, o ve  bizler, sizler, onlar; Ziraat Bankası Yönetimi'ni bu yaptığından dolayı "protesto etme doğal hakkımızı" kullansak.

Ziraat Bankası hepimizin.

Kendi öz bankamız adına!

Vatandaşlığımız adına!

Emeğe hürmetimiz adına!

Aile kurumuna saygımız adına!

Ziraat Bankası Yönetimi'ne karşı topluca bir sivil isyan başlatmalı.
Bu bankada tuttuğumuz üç-beş kuruş hesap, paralarımızı çekmeli, hesaplarımızı kapatmalı.

Yönetim eziyet uyguluyor.

Misillemede bulunuyor.

Öç almaya kapı açıyor.

Sürmekten zevk alıyor.

Zalimce bir yöntem izliyor.

Ziraat Bankası hepimizin.

Kendi öz bankamız.

Bu zalimliği yapmamalıydı.

Göz yumamayız.

İsyan edelim.
Zalimliğe göz yuman zalimliği yapandan daha sefildir.

 

--  -~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~ Kitaplar, akıllı kimselerin bahcesidir.  Anonim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder