17 Mayıs 2013 Cuma

15-BASINDAN....


  1. AKP dağa taşa mescit açıyor
  2. Baro yönetimi hakim karşısında
  3. 70 yaşındaki paşalara 26 saat süren işkence
  4. Bizden aldıkları vergilerle imamların maaşı ödeniyor
  5. Mustafa Mutlu: - 120 milyon sayfa iddiaya, sadece 80 sayfa yanıt hakkı!
    1. GÜNÜN SORUSU

AKP dağa taşa mescit açıyor

Cumhuriyet - Haberler

17 Mayıs 2013

Okula, sinemaya, parka, tiyatroya, AVM'ye ibadethane isteyen AKP ölçüyü kaçırdı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı yasa taslağına göre, alışveriş merkezi, işhanı, büro, yönetim binası gibi umumi ve resmi binalarda;
fabrika ve benzeri sanayi tesislerinde;
düğün salonu, lokanta, gazino, sinema, tiyatro, müze, kütüphane ve kongre merkezi, yurt binaları, spor tesisleri gibi sosyal ve kültürel yapı ve tesislerde;
eğitim yapılarında;
hastane ve benzeri sağlık tesislerinde çalışanlar ve müşteriler için mescit açılacak.

MUSTAFA ÇAKIR / Cumhuriyet - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı okullar, sinema, tiyatro, gazino, müzeler, milli parklar, piknik alanları ve mesire yerlerine de mescit açılmasını öngören yasa değişikliğini yeniden gündeme getirdi.
Daha önce "torba tasarı" olarak düzenlenen değişiklikler bu kez iki ayrı yasa taslağı haline getirilerek görüş için kurumlara gönderildi.
Aynı zamanda kıyıları yapılaşmaya açan, kıyılarda demiryolu, karayolu yapılmasına da olanak sağlayan taslaklara karşı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), "mesleğimize ve ülkemize sahip çıkıyoruz" kampanyası başlattı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, "Yapı Denetimi Hakkında Yasa Tasarısı Taslağı" ile "İmar Yasası ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Taslağı"nda birçok yasa değişikliği yer alıyor.

İmar Yasası ile Bazı KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Taslağı'na göre alışveriş merkezi, işhanı, büro, yönetim binası gibi umumi ve resmi binalarda;
fabrika ve benzeri sanayi tesislerinde;
düğün salonu, lokanta, gazino, sinema, tiyatro, müze, kütüphane ve kongre merkezi, yurt binaları, spor tesisleri gibi sosyal ve kültürel yapı ve tesislerde;
eğitim yapılarında;
hastane ve benzeri sağlık tesislerinde;
havaalanı, liman, terminal, tren garı, metro istasyonu gibi ulaşım yapı ve tesislerinde;
oteller gibi turizm tesislerinde;
yüzden fazla bağımsız bölümü bulunan konut parsellerinde kullanıcılar, çalışanlar ve müşteriler için mescit açılacak.

Milli park, tabiat parkı, bölge parkı, mesire ve piknik alanı, açık spor alanı gibi yerlerde de mescit için yer ayrılacak.

Taslakla Kıyı Yasası'nda da kapsamlı değişiklikler yapılıyor.
Yasadaki "sahil şeritlerine yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir" hükmü değiştiriliyor.
Kıyıya 20 metre mesafede yapılaşmaya olanak sağlanıyor.
Taslağa göre, kıyıda devlet yolu, demiryolu da yapılabilecek.

Taslak ile Kıyı Yasası'nın "Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar" başlıklı maddesinde de değişiklik yapılıyor.
Buna göre, kıyı ve dolgu alanları ile sahil şeritlerinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası'nın koruma amaçlı imar planlarına ilişkin hükümleri uygulanmayacak.

TMMOB taslaklara karşı "Mesleğimize ve ülkemize sahip çıkıyoruz" başlıklı kampanya başlattı.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, kalan son doğal alanların, kıyıların, meraların, tarım alanlarının koruma kapsamından çıkarılarak ya da yapılaşmaya açılarak talan edildiğine dikkat çekti.

Soğancı, "Yapı Denetimi Hakkında Yasa Tasarısı Taslağı" ile bir mühendis ve mimarın bir sermaye şirketi dışında serbest olarak çalışma olanağının da neredeyse tümden ortadan kaldırıldığına vurgu yaptı.
Soğancı, kentsel dönüşümü gerçekleştirmek için tüm engelleri bertaraf etme amacı güdüldüğünü belirtti.

İlk Kurşun'dan

-------- ^^^^^ - vvvvv

Baro yönetimi hakim karşısında

17 Mayıs 2013

Ümit Kocasakal ve baro yöneticilerinin yargılandığı davanın duruşması bugün!

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve 9 baro yöneticisi hakkında, 'yargı görevini yapanı engellemeye teşebbüs' açılan davanın görülmesine bugün başlanıyor.

Silivri Adliyesi'nde saat 09:30'da görülmeye başlanacak dava öncesi İstanbul Barosu'na Uluslarası Avukatlar Birliği'nden destek mesajı geldi.

Uluslarası Avukat Birliği'nden başkan Jean-Marie Burguburu imzasıyla yapılan açıklamada tüm dünya barolarından İstanbul Barosu Başkanı Av.Doç.Dr.Ümit Kocasakal'ı ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri'ni desteklemeleri yönünde çağrıda bulunuldu.

İşte Uluslararası Avukatlar Birliği'nden, Dünya Barolarına yapılan çağrının o metni:

"Sayın Başkan,

17 Mart 2013 tarihinde, UIA Başkanı olarak İstanbul Barosu'nun Olağanüstü Genel Kurulu'nda binlerce avukatın önünde, kurumumuzun Türk avukatların karşılaştığı savunma hakkı ihlalleri konusunda duyduğu derin endişeyi ifade etmek için konuşma yaptım.
Aynı zamanda, "yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs"
suçundan yargılanan İstanbul Barosu Başkanı Profesör Ümit Kocasakal ve 9 Yönetim Kurulu Üyesi ile dayanışma içinde olduğumuzu göstermeyi istedim.
2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve meslekten men cezası riski ile karşı karşıyalar.

UIA, 17 Mayıs 2013 tarihinde, sırf ağır baskı altında olan avukatlık mesleğini ve savunma hakkını korumak amacı ile harekete geçtikleri için İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında açılan davanın ilk duruşmasına gözlemci olarak katılacak.(Genellikle savunduğu dava ile özdeş tutulan) avukatlara duruşmalar sırasında saygı gösterilmiyor, avukatlar sindiriliyor ve hatta duruşmalardan zorla çıkarılıyorlar.
Özellikle söz konusu olan özel yetkili mahkemeler veya terör davaları olduğunda, bu yollarla, avukatların meşru savunma görevlerini ifa etmeleri engelleniyor.

İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerine hakkında açılan dava, son yıllarda avukatlık mesleğine karşı sergilenen tutumun bulgusu niteliğinde.
Türkiye'de şu anda en az 45 avukat yalnızca mesleklerini ifa ettikleri için tutuklu.
Politik hassasiyeti olan meselelere dahli bulunan kişilerin savunmasını yapan veyahut ciddi insan hakları ihlallerinin mağduru olan kişileri veya bu kişilerin ailelerini yasal olarak temsil eden onlarca avukat hakkında daha dava açılmış durumda.
[3][3]

Bugün, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin ilkelerinden biri olan savunma hakkını savunmak için mücadele veren ve meslek onurunun muhafızı olma rolünü tamamen üstlenmiş olan avukatlar, Türk otoriteleri tarafından hedef alınmakta.

Sizlerden, 17 Mayıs 2013 tarihindeki duruşmada Profesör Ümit Kocasakal'ı desteklemek ve mesleğin ilkelerini savunma taahhüdümüzü yinelemek üzere, bu duruşmada hazır bulunacak olan UIA'ya ve pek çok yerel ve yabancı meslek örgütüne katılmanızı rica ediyoruz."

Bu arada bugün görülecek duruşma öncesi 17 Baro ve hukuk kurumunun gözlemci olarak duruşmaya katılacağı öğrenildi.

İşte duruşmaya katılacak o hukuk kurumları:

1- Uluslararası Avukatlar Birliği (UIA)

2- Avrupa Barolar Konseyi (CCBE)

3- Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü (IBAHRI)

4- Fransa Barolar Ulusal Konseyi (Conseil National des Barreaux)

5- Avrupa Savunma Avukatları Derneği (ECBA)

6- Avrupa Demokrat Avukatlar Örgütü (ELDH)

7- Lawyers for Lawyers (Avukatlar İçin Avukatlar) Örgütü

8- Fair Trial Watch (Adli Yargılamayı İzleme) Örgütü

9- Fransa Baro Başkanları Konferansı(Conference des Batonniers)

10- Alman Avukatlar Cemiyeti (DAV)

11- Alman Federal Barosu (BRAK)

12- Atina Barosu

13- Amsterdam Barosu

14- Paris Barosu

15- Hamburg Barosu

16- Berlin Barosu

17- Mulhouse Barosu

İlk Kurşun'dan

------------ ^^^^^ - vvvvv

70 yaşındaki paşalara 26 saat süren işkence

17 Mayıs 2013

Asuman ARANCA / SÖZCÜ

28 Şubat soruşturmasında tutuklu paşalar, yaşadıklarına "KCK'lılar serbest, biz tutukluyuz" diye isyan etti.
Tahliye talepleri reddedildi…

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında aylık tutukluluk incelemesi için önceki gün adliyeye götürülen tutuklu komutanlar adeta işkence çekti.
Aralarında emekli generaller Çevik Bir (74), Çetin Doğan (73), Engin Alan (68) ve Erdal Ceylanoğlu (68) gibi isimlerin bulunduğu komutanlar, hakim karşısında 26 saat boyunca gerekçe sıraladı.
Ancak 74 şüpheliden birinin bile tahliye talebi kabul edilmedi.
Sorgu süresince Ankara Adliyesi önünde bir ambulans hazır bekletildi.
Yaşadıklarına isyan eden bazı komutanlar, "Kürt açılımı nedeniyle KCK tutukluları serbest bırakılıyor, biz neden tutukluyuz" diye isyan etti.
Komutanlar duruşmada özetle şunları söyledi:

Emekli Korgeneral Engin Alan:
Batı Çalışma Grubu (BÇG) belgelerinin hazırlandığı tarihte ben Kuzey Irak'ta Çekiç Harekatı'ndaydım.
Bu konuda bana şimdiki Genelkurmay Başkanı (Orgeneral Necdet Özel) ve üstüm olan komutanlar tanıklık edebilir.
Sizi inandırmak için Barzani'yi mi tanık göstereyim?

Emekli Korgeneral Mustafa Bıyık:
Atılı suçun cezası idam olsa, ben bu suçu işlemiş olsam, ki işlemedim, idam edilmeye razıyım.
Yine de ülkemi terk etmem.

Emekli Korgeneral Vural Avar:
Söylentiye göre (açılım nedeniyle) af çıkacakmış.
Bunu da kabul etmeyeceğim.
Aklanmak istiyorum.

Emekli Orgeneral Teoman Koman:
Ortada darbeci olduğu iddia edilen şahıslar vardır ancak bir darbe yoktur.

SÖZCÜ

-------------- ^^^^^ - vvvvv

Bizden aldıkları vergilerle imamların maaşı ödeniyor

17 Mayıs 2013

Alkol satan restoranlar yasaya böyle karşı çıktı

Hükümet, tepkiler sonucu alkol yasağında geri adım atarak bazı maddeleri yumuşattı.
Ancak, esnaf ve turizmcide tedirginlik sürüyor

DÖRDÜNCÜ Murat'tan bu yana alkolle ilgili en büyük yasaklamaya imza atmaya hazırlanan AKP tepkiler üzerine geri adım atarak teklifin 17 maddesinde değişikliğe gitti.
Ancak, tasarıya karşı tepkiler sürüyor.

İstanbul Çicek Pasajı'nda Kimene Restorant'ın işletmecisi Osman Kütük, "Esnafa pavyoncu gözüyle bakıyorlar.
Oysa ki, bizim vergilerimizle imamların da maaşları ödeniyor"
dedi.

Dev pazar

Alkollü İçecekler İthalatçıları, Üreticileri, Dağıtıcıları Derneği (AİİDD) Başka- nı Osman Güner de tepkisini, "Reklam yasaklanıyor.
Peki yeni ürün nasıl tanıtılacak?
Pazar belli bir firmaya mı kalacak?
Bir de, Bodrum'a, Yalıkavak'a gelen Alman turist denize bakarak birasını içemeyecek mi?"

diyerek gösterdi.

Ayıp bir şey yapmıyoruz neden siyah cam takalım

NEVİZADE esnafı, yasa tasarısına ilişkin konuşmaktan kaçınırken, yıllardır Çicek Pasajı'nda Kimene Restorant'ın işletmeciliğini yapan Osman Kütük, yapılmak istenen düzenleme ile esnafın bitirileceğini öne sürdü.

"Gazeteden okuduğumuz kadarı ile lokantalara siyah cam tatılacakmış" diyen Osman Kütük,"Biz ayıp bir şey mi yapıyoruz ki, siyah cam takacakmışız.
Bütün esnafa pavyoncu gözüyle bakıyorlar.
Bunun yanında bizim vergilerimizle imamların da maaşları ödeniyor.
Biz ayıp bir şey yapmıyoruz.
İçkili restorantların okullara 100 metre uzaklıkta olması zorunluluğunu da kabul etmek mümkün değil.
Neden bizi kapatıyorlar, o zaman Galataray Lisesi'ni taşısınlar"
diyerek tepkisini dile getirdi.

Nevizade'de esnaf konuşmaya korkuyor

ASMALIMESCİT ve Nevizade'de işletmecileri, "Belediye ile sorun yaşarız, haber çıkınca zabıta tepemize biniyor" diye açıklamadan kaçındı.

İçkili mekan sahipleri daha önce sigara yasağı gündeme geldiğinde ve dışarıya masa konulması konularında yaptıkları açıklamaların basında yer almasından sonra çok sıkıntı çektiklerinin altını çizerken, Nevizade Derneği yetkilileri de konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

Turizm için felaket olur

Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler ise kanun teklifinin geçmesi halinde turizm için bir felaket olacağını ileri sürdü.
İşlen, "Türkiye bu imajıyla dışarıdan bakıldığında tipik bir İslam ülkesinden farklı görünmeyecektir" şeklinde görüş belirtti.

SÖZCÜ

-------------- ^^^^^ - vvvvv

Mustafa Mutlu: - 120 milyon sayfa iddiaya, sadece 80 sayfa yanıt hakkı!

17 Mayıs 2013

Şu sıralar pek kamuoyunun gündeminde değil ama Ergenekon yargılamasında sanıklar son savunmalarını yapmaya başladı.
Önceki gün Mustafa Balbay son sözlerini söyledi;
dün de Tuncay Özkan'ın da aralarında olduğu diğer bazı sanıklar…

Bugün ise sıra, davanın "profesör" kadrosunda…

Prof.Dr.Mehmet Haberal, Prof.Dr.Fatih Hilmioğlu ve Prof.Dr.Yalçın Küçük son savunmalarını yapmak için hâkim karşısında olacaklar.

Üçü de hasta…

Hele hele Fatih Hilmioğlu, kanser…

Çağdaş hukukun olduğu her yerde onun bugün "özgürce" hasta yatağında olması gerekiyor ama o "geleceğini" kurtarmak için "savunma" yapmak zorunda bırakılıyor!

Sonuç belli!

Süren bir yargılama için söylemek zor;
ancak bu davanın sonucu, tutuklamaların başladığı beş-altı yıl öncesinden belliydi:

"Ağır mahkûmiyet!"

Düşünün;
bugün sanıklar son savunmalarını yapıyor ama avukatlarıyla birlikte kendilerine tanınan süre sadece iki saat…

Bu iki saatte ancak 80 sayfalık bir savunma yapılabilir…

Ama…

İddianame, ekleriyle birlikte tam 120 milyon sayfa…

Buna bir de 2 bin 271 sayfalık "savcılık mütalaası" eklendi.

Dikkat edin:

Yargılama cezaevi yerleşkesi içindeki bir duruşma salonunda yapıldığından…

Hiçbir hâkim 120 milyon sayfalık iddianameyi baştan sona okuyamayacağından…

Cezaya dönüştürülen tutukluluk sürelerinden söz bile etmiyorum artık…

Sadece "son savunma"nın iki saatle sınırlandırılmış olması bile, başlı başına bu davanın Yargıtay'da bozulması için yeter de artar.
Çünkü bu uygulama hem yargılama usulüne hem de evrensel hukuka aykırı!

"Savcılık mütalaası"ndaki gariplikler ise başka bir komedi:

İnanabiliyor musunuz;
mütalaanın bin 169'uncu sayfasında "bir gizli tanıkla bir açık tanığın birbirlerini doğruladığı" yazıyor…

Gelin görün ki bu "iki tanığın" aslında bir kişi olduğu ortaya çıkıyor!

Ve ne acıdır ki böylesine garip bir mütalaa, hâkimler heyeti tarafından ciddiye alınıp, karar aşamasına geçiliyor!

Neden eminim?

En başta dedim ya;
bu davada karar beş-altı yıl önceden belliydi.
Çünkü bu saatten sonra, sanıkların aklanmasına dair bir karar çıkarsa;
mahkeme heyeti bugüne kadarki uzun tutukluluk sürelerinin hesabını veremez.

İşte o yüzden en az Balyoz Davası'ndaki kararlar kadar ağır cezalar çıkacağını düşünüyorum.

Ne acıdır ki;
yazının bu son cümlesinde bile "Umarım yanılırım" diyemiyorum!

Küfürbaz!

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'e "Senin a….s……" dediği için "gruptan geçici ihraç" istemiyle disipline sevk edilen AKP'li Zeyid Aslan kendini savunmuş:

"Parti tüzüğümüzün ilgili maddelerine göre ancak kendi partimden bir arkadaşıma ya da yöneticime küfür edersem böyle bir ceza istenebilir.
Bu yüzden bana disiplin cezası verilemeyeceğini düşünüyorum.
Savunmamı da bu yönde yaptım!"


Adamın pişkinliğine bakar mısınız;
hem suçlu, hem güçlü…

Ama AKP'nin tüzüğü eğer gerçekten dediği gibiyse…

O da ayrıca vahim (!) bir durum…

GÜNÜN SORUSU

Soru CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz'den Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya:

ÖSYM'nin sınavlarında kullanılan dijital saatlerin içinde kamera var mı?
Varsa, bunun nedeni nedir?
O kameraların kayıtları nasıl izleniyor?
Kamera özelliğine sahip olan dijital saatler, ÖSYM tarafından geri toplanıyor mu yoksa okullarda mı kalıyor?
Bu saatler ÖSYM'ye ne kadara mal olmuştur?

'Baro Davası' bugün!

Bugün Silivri'de çok önemli bir dava daha var:

Hatırlarsınız;
İstanbul Barosu Başkanı Profesör Ümit Kocasakal ve Yönetim Kurulu'nun dokuz üyesi, Ergenekon yargılamasını yapan mahkemeye "gözlemci" olarak gitmişler ve mahkemenin sanık avukatlarına muamelesini doğru bulmadıklarını söylemişlerdi.

Mahkeme de bunun üzerine Kocasakal ve arkadaşları hakkında "yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs" iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.
Ve baro yöneticilerinin yargılanması için uyulması gereken tüm kurallar gözardı edilerek, Kocasakal ve arkadaşları hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Kocasakal ve dokuz yönetici için mahkûmiyet kararı çıkarsa, sadece cezaevine girmekle kalmayacaklar;
aynı zamanda meslekten de men edilebilecekler.

Kocasakal ve arkadaşlarının suçu, hukukun üstünlüğüne, yargı bağımsızlığına, yani mesleklerine ve meslektaşlarına sahip çıkmak!

Oysa tüm bunlar "baro yöneticisi" olarak, hepsinin birinci görevi…

Üstelik bugünkü yargılamaya konu olan duruşmada ben de vardım:

Kocasakal ve arkadaşları kimseye hakaret etmedi, kimseyi aşağılamadı;
sadece mahkemenin savunma hakkı kullandırılırken daha özenli olunmasını talep etti.

Bugünkü davayı çeşitli ülkelerden 17 hukuk kuruluşunun ve baronun gözlemcileri de izleyecek.

Umarım onlara mahcup olacak bir kararla karşı karşıya kalmayız.

VATAN

a45UyF587661-201305170951-15
^^^^^ - vvvvv


--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Sunu daima hatirla ki, buyuk ask veya
buyuk yatirim daima buyuk risk tasir.

Anonim Nasihat
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder