9 Temmuz 2013 Salı

15-Esfender Korkmaz: Merkez Bankası iki arada bir derede kaldı

Bu günler iyi günlerimiz.
2013 son çeyreği ve 2014 ortaları benim tahminim.
Ondan sonra durumlar kelek.
Geçmişte yaşadığımız krizlerden biraz daha derin, biraz daha uzun sürecek bir kriz yaşayacağız.
Bu sefer durum farklı.
Tek sorun Türkiye değil, küresel bir kriz de eşlik edecek.
Bir dolar krizi.
Oraj POYRAZ

Esfender Korkmaz: Merkez Bankası iki arada bir derede kaldı

08 Temmuz 2013

Küresel konjonktür bizim gibi gelişmekte olan ülkelere bol para ve finans imkanları sağladı.
Bu imkanları Çin gibi, Güney Kore gibi doğru olarak kullanan ülkeler oldu.
Bu ülkeler para bolluğunu yatırımların ve iç üretimin artmasında bir imkan olarak kullandılar.
Buna karşılık bizim gibi spekülatif sermayenin geçici cazibesine kapılan ülkeler de oldu.

Biz bu sermaye ile kur baskısına imkan sağlayarak enflasyon hedeflemesi yaptık, bol harcama ile suni bir refah sağladık, sonuç cari açık ve dış borç olarak ortaya çıktı.

Ekonominin, piyasanın, tüketim eğiliminin hep aynı çizgide gitmesi mümkün değildir.
Ekonominin iç dinamikleri, harcamalarda doyum sınırı, siyasi, sosyal, hatta psikolojik olaylar ve beklentiler nedeniyle konjonktürel dalgalanmalar ortaya çıkar.
Bu durum ekonominin doğasında var ve kaçınılmaz bir sondur.
İşte dünyada para bolluğu için de aynı son yaşanacaktır.
ABD'nin parayı daraltma kararı bu sonu tetikledi.

Gelinen noktada döviz kuru artmaya başladı…

Türkiye'de kur artışının bir tarafı çözüm ve istikrar, diğer tarafı çözümsüzlük ve kriz getirebilir.

Neden çözüm ?

Cari açığın temel nedeni TL'nin aşırı değerli (kurun düşük ) olmasıdır.
Merkez Bankası'nın 2003 temel yılı ve TÜFE bazlı reel kur endeksi Haziran ayında 115.65'tir.
Bu demektir ki Haziran ayında TL yüzde 15 oranında daha değerli idi.
Yani haziran ayında teorik olarak cari açığa yol açmayacak denge kuru bir dolar 2.20 lira olması gerekirdi.

Mamafih geçen sene ve bu sene büyüme oranı düştüğü halde, cari açık devam ediyor.
Bu durum çok doğaldır.
Çünkü kur düşük olduğu sürece, Türkiye'nin ihracat malları daha pahalı, ithalat malları daha ucuz demektir.
Bunun içindir ki üretimimiz, ithal ara malı ve hammaddeye bağımlı olmuştur.
Kur tedricen artarsa, cari açığın azalacağı kesindir.
Ancak bu arada üretimde geçiş dönemi yaşanabilir ve aksama olabilir.

Bu noktada kalite ve verimlilik artışı da, ihracatın artmasına imkan sağlar.
Ne var ki diğer ülkeler de kalite ve verimlilik peşindedir.
El eli de armut toplamıyor.

Cari dengenin sağlanması aynı zamanda dış borç sorunu içinde çözümdür.

Neden çözümsüzlük ?

Türkiye'nin dış borç stoku 340 milyar dolar oldu.
Bu borcun büyük kısmı özel sektörün dış borcudur.
Pazar günü Milliyet gazetesinde belirtildiğine göre borcu 2 milyar doların üstünde olan 19 firmanın dış borçlarının toplamı 105.7 milyar dolardır.

Eğer kur artarsa, kısa vadeli dış borcu olan özel sektör şirketleri ve bankaların dış borç maliyetleri artar.
Birçok özel sektör firması zora girebilir.
Merkez Bankası'na göre, kısa vadeli dış borç stoku 122.2 milyar dolardır.
Bankalar kaynaklı dış borç stoku 83.9 milyar dolardır.
Diğer sektörlerin dış borç stoku ise 37.4 milyar dolardır.
Özel sektörün kısa vadeli dış borcu bir yıldan daha kısa vadelidir.
Bu borçların yenilenmemesi halinde birçok özel sektör firması zora girecektir.
Kaldı ki bankalar da bu dış borcun bir kısmını özel sektöre borç vermiştir.
Yine sıcak para ve spekülatif sermaye kurda artış beklentisi sürerse, çıkmaya devam edebilir.

Merkez Bankası kur artışını önlemek için piyasaya döviz sürerse, zaten 100 milyar dolar civarında olan rezervleri buna yetmez.
Müdahale etmezse kur artışı sürer.
Enflasyon hedefi tutmaz.
Ayrıca özel sektör zorda kalır.
Başbakanın korkusu ile faiz artışı da yapamıyor.
Yani Merkez Bankası iki arada bir derede kaldı.

Yeniçağ

a45UyF587661-201307090910-15
^^^^^ - vvvvv


--

zaryop:jaro

FAHRIYE ABLA
Hava keskin bir komur kokusuyla dolar
Kapanirdi daha gun batmadan kapilar
Bu afyon ruhu gibi baygin mahalleden
Hayalimde tek cizgi bir sen kalmissin sen!
Hulyasindaki genis aydinliga gulen
Gozlerin , dislerin ve akpak gerdaninla
Ne guzel komsumuzdun sen fahriye abla
. . . . . .
Eviniz kutu gibi kucucuk bir evdi
Sarmasiklarla balkonu ortuk bir evdi
Gunesin batmasina yakin saatlerde
Yikanirdi golgesi kuytu bir derede
Yaz kis yesil bir saksi itir pencerede
Bahcede akasyalar acardi baharla
Ne sirin komsumuzdun fahriye abla
. . . . . .
Once upuzun sonra kesik sacin vardi
Tenin bugdaysi , boyun bir basak kadardi
Icini giciklardi butun erkeklerin
Altin bileziklerle dolu bileklerin
Acilirdi ruzgarda kisa eteklerin
Acik sacik sarkilar soylerdin en fazla
Ne capkin komsumuzdun sen fahriye abla
. . . . . .
Gonul verdin derlerdi o delikanliya
En sonunda varmissin bir erzincanliya
Bilmem simdi hala bu ilk kocandamisin
Hala daglari karli erzincandamisin
Birak gecmis gunleri gonlum hatirlasin
Hatirada kalan seyler degismez zamanda
Ne vefali komsumuzdun sen fahriye abla

Ahmet Muhip DRANAS
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder