Bana göre büyük bir görgüsüzlük, zevksizlik, bilgisizlik ve cehalet dönemi olarak yazacak.
Adam tarihe saygı diye poposunu yırtar, ama tarihi sur, duvar, bina dinlemez yıkar geçer AVM yapar.
Sahteden tarihi kışla, yalı inşaa eder.
Adam dindarlık şampiyonudur, ama bilinen bütün dinlerin kötülüklerini işlemekten kaçınmaz.
Adam cemaat dayanışmasıyla sonradan görme zengin olmuştur, sanattan anlamaz, her tarafa kubbeler, revaklar, anlamsız, şekillerle doldurur.
Adam yerel ya da merkezi yönetimde yönetici olmuştur, bir sürü idari sorun tehlike yaratırken, uçakları kurban keserek sigortalamayı hesaplar.
Adam bilmez, kulaktan dolma lafları uluslararası arenada en üst perdeden söyler.
Adamın kültürü yoktur, taş devrine takılıp kalmıştır, taş devri referanslarıyla çağdaş bir devleti yönetmeye kalkar.
Böyledir.
Adamın birinin dediği gibi, başlar ayak, ayaklar baş olunca kıyamet alameti sayılmalı.
Cahilden devlet adamı.
Mürteciden sanatçı.
Kifayetsiz muhterislerin cemaat dayanışmasıyla her türlü zirveye ulaştığı bir düzen.
Saygılar.
Oraj POYRAZ.
--------------
Hakan Gülseven - Öküzler, develer ve diğerleri
hakan.gulseven@yurtgazetesi.com.tr
02 Eylül 2013, 12:06
Bilmiyorum, tarihçiler bu dönemi nasıl yazacak.
Evet, bundan önce de çok pespayelik yaşandı ama şimdiki vaziyet farklı.
Malum, geçen hafta Yeni Şafak Gazetesi'nden 'acar röportajcı' bir hanım ABD'li muhalif yazar Noam Chomsky ile söyleştiğini iddia etmiş, gazete de bu söyleşmeyi yayınlamıştı.
Bir de baktık ki, yılların Chomsky'si AKP ideologlarının ağababası gibi konuşuyor!..
Eh, balonun patlaması çok sürmedi tabii, Chomsky kendisine e-posta yoluyla gönderilen soruları ve kendisinin verdiği yanıtları açıkladı.
Böylece 'acar röportajcı' tarafından epey bir 'ekleme' yapıldığı ortaya çıktı!
'Acar röportajcı' ve Yeni Şafak bu sefer Chomsky'nin internette yayınladığı soru ve cevaplar üzerine ek sorular yolladıklarını ve Chomsky'nin bunları da yanıtladığını ama sonradan hatırlayamadığını açıkladı.
Adamcağız 'Alzheimer' olmuş, âlemin haberi yok!
10 numara habercilik başarısı!..
***
AKP iktidarının ve başındaki zatı muhteremin 'ustalık' dönemiyle at başı giden pespayeleşme hali için 'münferit' deyip geçmek mümkün değil.
Münferitse de zincirleme bir ferit münlüğü var ortada.
Malum, daha evvel Takvim Gazetesi de hayali röportaj yayınlamış, işi pişkinliğe vurmuştu.
Saçmalık o boyutlara vardı ki, geçenlerde adı sanı duyulmamış bir kanal, Tayyip Bey'e yaranacağım diye stüdyoya bildiğiniz zavallı bir öküzü çıkarıp ağlatmaya çalıştı!
Öküzlük zor zanaat tabii...
***
İktidarın ve iktidar yardakçılarının insan malzemesi hakikaten çok acayip.
Bazen kendi aralarında kapışıyorlar, ortaya ibretlik görüntüler çıkıyor.
Misal, geçen akşam Twitter'da Melih Gökçek, oğlu Osman, adından Allah'ı atan Taraf yazarı Emre Uslu, Rasim Ozan Kütahyalı, Zaman yazarı Hüseyin Gülerce falan birbirlerine girdiler.
Öyle bir kavga seviyesi ki, güncel tarifi yok; Osmanlı'da bu tür kavgalara 'Avrat Pazarı'ndaki çığırtkanlar arasında rastlanırmış.
Bu arada, Melih Gökçek'in iki oğlunun sokakta kılıçla adam yaralamak suçundan ceza yemiş olmasına ne diyorsunuz?
Ankaralı Samuraylar!
Şimdi televizyon işlerine falan bakıyorlar...
Ne aile ama!..
Kim bilir, Melih Gökçek Ankara'nın dört tarafına yaydığı keçi figürleri yerine, Ninja Kaplumbağa heykelleri dikmeye karar verir...
***
Sonra, bu işler tabii eli kalem tutan, medyada görünen, medya sahipliği yapan tipler arasında gerçekleşiyor.
Bir de AKP seviyesinin başka boyutları var!
Misal, Bakan Hayati Yazıcı'nın eşi geçen gün bağırmış uçakta, "Bana pilotu çağırın!" diye.
Neymiş, uçağın koltukları pismiş.
Hosteslere temizlik yapmalarını buyurmuş, onlar da kibarca bu işin kendi vazifeleri olmadığını, konunun yer hizmetleriyle ilgili olduğunu anlatmışlar.
Tabii ne olacak, kocası bakan ya, "Bana pilotu çağırın!" diye buyruk veriyor.
Oldu!
Kuru, yanına da az pilav arzu eder miydiniz?
Hosteslere temizlik yaptırmaya kalkan hanımefendi, tabii bilmiyor, kocasının da dahil olduğu hükümet THY'nin başına apronda deve kesen arkadaşları getirdi, yasa tanımazlar, grev tanımazlar, iş bilmezler, 200 kişilik uçağa 270 bilet satarlar...
Koltuklarda leke varmış, çok mu?
Çağırın Hayati Bey'i, temizleyiversin...
***
Nereden düştüyse, bu iktidarın insan malzemesi ve o malzemenin seviyesi demişken milletvekili Nursuna Memecan düştü aklıma...
Geçen sene 27 bin liralık telefon faturasını hep beraber vergilerimizle ödemiştik hanımefendinin.
10 küsur bin liralık da benzin faturasını ödedik.
Öyle bir iştah, öyle bir iştah ki...
Ahmet Davutoğlu'nun kahvaltısını koysanız önüne, kesmeyecek...
***
Ne demişler, iktidar yerken güzel de hazmetmesi zor işte...
a45UyF587661-201307301451-10
^^^^^ - vvvvv
zaryop:jaro
SIMGELERDE YUZLER. . . . . .
Bir isik ustunde gelir
Gelir o
Isirsin
Seversin yeri gogu
Uyanmis tutsaklar cagrisina dek.
Dolar da
Dolar da yuregine tohumlarin davranisi
Uzarsin
Bir anidan bir gelecege govermiscene.
Gelir de bir uykusuza su
Gelir bir orman uyanik yellerden.
Gider hele
Yildizlarin
Gider hele gollerin yalnizligi
Kalirsiniz
Yaptiklarinizla yuz yuze, cirilciplak.
Almistiniz
Vurmustunuz
Ovalar basak cogalimiyla doluydu,
Derelerde vardi bilinmez anilarin gucu
Agaclarin yemisleri sizin agirliginizdaydi,
Calmistiniz
Oldurmustunuz cunku.
Bir sorgu gunu degil anlamak gunu
Gozleriniz acilsa
Maviden
Acik kalsa agziniz kandan simdi
Sizi bagislamaz yeralti otlari bile
Almaz yilan uykulari bile duslerinizi sizin
Siz dikeysiniz, siz hamsiniz.
Fazil Husnu DAGLARCA
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de : Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com | Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ | Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder