29 Eylül 2013 Pazar

10-Orhan Özkaya: Sınır ihlali yalanıyla işgal kışkırtması boşa çıktı

Sahi Suriye iç savaşı gerçekten de Türk Kurtuluş Savaşına benziyor.
Benzer özellikler.

Yabancı güçler var.
İşgalciler kapıda.
Savaş köpeği yapılmış komşu var.
Mürteci kalkışması var.
Bölücü kalkışması var.
Milli yapı var.

Haydi bakalım şimdi Dersim konusun Suriye Kürtlerine bakarak konuşalım.
Haydi şimdi mürteci ayaklanmalarını bir de Suriye'de kafa kesenlere, yürek yiyenlere bakarak konuşalım.

Haaa, bir de aynı konuları bugünün Türkiye mürtecileri, Türkiye bölücülerine düşünerek konuşalım.

Geçmişten bu güne, Suriye'den Türkiye'ye ne ibretler bulabileceksiniz bakalım?
Ne diyebilirsiniz ki?


Oraj POYRAZ


Orhan Özkaya: Sınır ihlali yalanıyla işgal kışkırtması boşa çıktı

20 Eylül 2013

Tam Paris'te barış konferansı sürerken sınır ihlali gerekçe gösterilerek, Suriye helikopterinin Türk jetleri tarafından vurulması, kendi kafalarından ilan ettikleri angajman kuralları çerçevesinde vurduklarını dünya kamuoyuna açıklamaları ve Haçlı ordularının, NATO'nun 7.maddeyi çalıştırarak Suriye'nin işgalini tezgâhlama çırpınışları, düşülen paniğin göstergesidir.
Yani "NATO'ya üye ülkelerden birisi bir başka ülke tarafından saldırıya maruz kalırsa, NATO'nun müdahalesi söz konusu olur" ilkesini çalıştırmak.
Oysa Suriye ile sınır diye bir şey kalmamış, her dakika her saat terör ihraç ediliyor.
Teröristi besleyip üslendirerek, lojistik destek vererek; silah eğitimiyle ve en ağır silahlarla teçhiz ederek ve topukçu, bel kıran, Suriye sınırında yumruk sıkan biatçı generallerinle her türlü tezgâhı yapacaksın ve yine de duvara çarpacaksın…
İşte çıldırdıkları bu sağduyulu soğukkanlı gerçek Suriye askeri kurmay stratejisi…

Suriye halk milisleri top yekûn vatan savunmasında

Suriye halkı, vatan savunmasını iliklerine kadar hissetmiş durumda; ABD ve işbirlikçi Batı'nın maşaları teröristlerle yılmadan mücadele ediyorlar.
Türk halkıyla iktidarı ayrı tutuyorlar, Türk halkının kendilerini desteklediklerini, bir Kemalist iktidar değişikliğinde ne bu generallerin ayakta kalacağını ve ne de Mursi hayranlarının ortalıkta boy gösterebileceğini çok iyi görüyorlar.
Suriye'de açılmış olan bu kanlı emperyalist cephenin tuz buz olacağını ve zaferin kısa sürede gerçekleşeceğini görüyorlar.
Bu nedenle çelik bir iradeyle tıpkı, "Türk Kurtuluş Savaşı" koşulları nı yaşıyorlar.
Her türlü fedakârlığı yaparak, gönüllü halk milisleriyle, bütün halk elde silah vatan savunmasında kutsal bir direniş gösteriyorlar.
Sanki Suriye Kuvay-ı Milliyesi ayakta…

Onlar, "Size Ölmeyi Emrediyorum!" diyen Atatürk'ün izinde

Teröristlerin eline düşmemeleri için tam bir savaş koşullarında elde silah Ordu'nun komutasına girmişler ve milis gücü olarak ülkenin her köşesini temizliyorlar.
Artık ilk günlerdeki gibi hazırlıksız ve mücadeleyi geçici bir tehlike olarak görmekten vazgeçerek, gafil avlanmadan Ordu'nun yanında savaşıyorlar.
Ülkede her şey durmuş, terörle savaş bütün işlerin başında geliyor.
ABD ve hempalarına karşı verilen bu toplu savaş toplumun damarlarına kadar kinle ve hınçla sürüyor; bu sömürgenleri sadece Suriye'den değil Ortadoğu'dan kovmadıkça halklara rahatın olmayacağını iyice özümsemişler.
Afganistan, Irak ve Libya çok iyi bir ders olmuş onlar için.
Bu nedenle yenilmezmiş gibi kendini dünyanın efendisi gören ABD'ye karşı, Mustafa Kemal Atatürk'ün halkıyla verdiği "Kurtuluş Savaşı" onlara esin kaynağı oluyor.
Bütün ezilen uluslara olduğu gibi…
Yine Latin Amerika'nın efsanevi halk kahramanı Che Guevera'nın "Ölüm hoş geldi, sefa geldi!" haykırışında, ölüme medyan okuyan, çelikleşmiş mücadele azminde olduğu gibi…
Yine Çanakkale Savaşı'nda Atatürk'ün, "Size ölmeyi emrediyorum!" diyen, dünyaya mey dan okuyan haykırışındaki, ölümü ayakları altına alışı gibi…
Düşürülen helikopter pilotlarının terörist vahşiler tarafından kafalarının kesilerek şehit edilmesi, vatanı için bir görev olarak, halkının kalbinde yer edecek ve sonsuza kadar yaşayacak kutsal bir direniş simgesi.

Rusya ve Çin, bu savaşı kabul ettiler

Afganistan, Irak ve Libya'yı kaybeden Rusya ve Çin, tehlikenin Pasifik eksenine kayacağını çok iyi biliyorlar, Kafkasya'yı turuncu devrimlerle zorlayan ABD ve Batının, Ortadoğu sömürge kaynağını bırakmayı hiçbir şekilde düşünmediği bilinen bir gerçek.
İsrail'in burada genişleyerek güçlendirilmesi, Akdeniz'e indirilmesi, Golan Tepeleri'ndeki gibi toprak fetihleri ayrı bir olgu.
İsrail olmadan Ortadoğu'yu köleleştiremeyeceğini yıllar içindeki uygulamalarla zaten test ediyor.
Ancak Arap milliyetçiliğinin Türk Kurtuluş Savaşı'yla birlikte bir volkan gibi patlaması, hesaplarını alt üst ediyor ve zorbalıkları, yeni arayışlara yönelmelerini gerekli kılıyor.
İşte BOP projesi, bunun için kanlı bir uygulamayla dayatılmaya çalışılıyor, ancak Ortadoğu halkları tarafından çöpe atıldığını da görüyorlar.
Mısır, Tunus, Cezayir, Pakistan, Bahreyn ve Suriye halk direnişleri geri dönülmez hedeflere ulaştı.
Rusya ve Çin, Ortadoğu'daki emperyalist terör dayatma larına, savaş çığırtkanlıklarına karşı milim sapma göstermeden ve soğukkanlı bilimsel karşı duruş lar göstererek, kimyasal silah kışkırtmasını boşa çıkarmış ve bunun BM'nin dışına çıkartılması girişimlerini, Çin, İran ve Lübnan Hizbullah'ıyla birlikte sarsılmadan göğüslemiştir.
Bütün bunları bilimsel verilerle, teröristlerin kurduğu tuzakları ortaya çıkartarak yapmıştır.
Rusya, Çin ve İran, bir daha geri çıkmamak üzere Doğu Akdeniz'e demirlemişlerdir.
ŞİO'nun Mısır, İran ve Suriye'ye karşı dayanışma içersinde bulunması ve asli üyeliğe kabul etmeyi hedeflemesi, artık dünyanın eşkıyası ABD'nin yalnızlaşmasına neden oluyor.
Tüm Latin Amerika'yı kaybetmesi, Avrasya'da ters yüz olması, Uzak Doğu'da, Vietnam'da demir süpürgeyle süpürülmesi, bütün bunlar emperyalizmin sürdürülebilir sömürü çarkının kırılmasına neden oluyor.

Ortada sınır mı var ki, sınır ihlali olsun?

Ne Irak ve ne de Suriye sınırı kontrol altında.
Emperyalizmin eli kanlı silahlı maşası PKK terörü, kevgire çevirdiği sınırda bir de, ABD desteği ile Kuzey Irak kukla devletinin kurulmasına yani Barzanistan'ın tanınmasına katkı koymuş ve askeri güç olarak bu iktidar tarafından muhatap alınmıştır.
Meclis'in ortasında PKK teröristlerinin siyasal temsilcileri istedikleri gibi bölünme senaryoları çizebiliyor ve kara propaganda yapabiliyor, devlete başkaldırıyorlar.
Sınır ihlali değil ayrı devlet kurma, topraklarımızdan bir parça koparma savaşı veriyorlar.
Bir de baş teröristle bunun müzakeresi açıkça yapılıyor.
Yalanlar halka doğru diye dayatılıyor.
Halk tarafından yalanlar, doğru kabul edilmeli diye diretiliyor.
Suriye sınırı da, terörist çetelere okul açacak düzeye getirilerek iyice tahrip edildi; istedikleri gibi güney bölgemizi onlara teslim etmiş, kitlesel silahlı giriş çıkışlara açmış durumdayız.
Sınır kapıları onlara emanet edilmiş, Reyhanlı katliamları, halka zulüm düzeyine varan terörist saldırıları tüm ülkeye bu vahşilerce yayılmış bulunuyor.
Sonun da hesap vereceğiniz yerin adresi de değişti.
Rusya ve BM, kimyasal silahların kimler tarafından tezgâhlandığını, ayak izlerini takip ederek rapora bağlamış durumda.
Yüce Divan artık hafif kalacak.
Lahey'e doğru topluca yolculuk başlayacak.
Kimyasal yalanlar ayağınıza takılmaya başladı.

İLK KURŞUN


a45UyF587661-201307301451-10

  ^^^^^ - vvvvv

 

zaryop:jaro
Confer
-e danisin, -e basvurun
(cf. diye kisaltilir)

Latince Atasozleri
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder