Bu gerçekten de çok potansiyeli olan birşey.
Özellikle kimyasal kirlilikten yıkılan körfezlerin suları bu iş için ideal.
Ağır metal ve kimyasal kirlilik olan sulardan elde edilen yosunlar elbette gıda üretimi için kullanılamaz.
Ancak, yakıt üretimi için kullanılabilir.
Hep para, hem ekolojik temizlik, hem ucuz yakıt.
Saygılar.
Oraj POYRAZ.
--------------
Selahattin Alçı - 5 milyar dolar cari açığı engellemenin yolları
16 Ağustos 2013, 13:37
Bu ayın cari açığı 4.5 milyar dolar olarak açıklandı.
Bizim hükümetimiz Twitter'a dayılanmak, Facebook'a posta koymak gibi teknolojik işlerle uğraşırken cari açığı azaltmanın yolunu daha az teknolojik cihaz satın almada bulmuyor.
Cari açığı engellemek için daha çok vergi koyuyor.
Oysa dünya orada değil.
Uçakta insanların yanında getirdiği cep telefonlarıyla uğraşmak yerine gerçekten açık yaratan kaynaklara karşı bir savaş başlatmış durumdalar.
Ne yaparsanız yapın engelleyemeyeceğiniz en önemli açık kaynağı tabii ki enerji.
Özellikle de ülkemizdeki gibi kaynakları yetersiz bir coğrafyadaysanız...
Ama yurt dışında insanlar buna da bir çözüm bulmuşlar.
Şu anda çevreyi kirleten ve dünyayı yaşanmaz bir hale dönüştüren enerji konusu tam tersine dönmüş durumda: Fabrikaların bacalarından çıkan karbon yoğun gazlar, boşaltım sisteminden denize dökülen pis sular artık işe yarayacak.
Bütün bu çevreye zararlı gaz ve sular bir araya getirilerek uygun atmosfer oluşturuluyor ve denizlerdeki yosun parklarında yosun yetiştirilmesinde kullanılıyor.
Yetiştirilen yosunlar protein ve karbonhidrat zengini olduğu için bunlardan şeker ve benzeri yiyecekler de yapılabiliyor, bioyakıt da üretilebiliyor.
Ama o ülkeler bununla da yetinmiyorlar: Yosunların üstünde yaptıkları genetik mühendislikle onların yetişme hızından protein üretim özelliklerine kadar birçok değişken üstünde oynayabiliyorlar.
Böylece ihtiyaçları neyse tam ona yönelik yosun üretimi sağlayabiliyorlar.
Bizim ülkemizdeki parlamenterler gerçekten ciddiyetli insanlar olsalardı, üç yanı denizlerle çevrili olan ülkemizde bu konuya eğilirlerdi.
Örneğin senelerdir yosun konusunda ciddi araştırmalar yapan TÜBİTAK'ın da içinde bulunduğu Kocaeli–Sakarya havzası bu iş için ideal.
Orada deniz ve havayı her geçen gün pisleten sanayi kuruluşları ve çimento fabrikaları var.
En önemlisi Türkiye'nin en önemli enerji akışı o bölge üstünde bulunan rafinerilerden sağlanıyor.
İklimi ve denizi de bu tarzda yosun çiftlikleri için ideal.
Minik teşviklerle ülkenin havasını suyunu kirlenmekten kurtarmak ve petrole olan bağımlılığımızı azaltmak yerine biz ne yapıyoruz?
Yurtdışından gelen yolcular beraberinde cep telefonu getirmesin çünkü biz ondan vergi alamıyoruz diye ağlaşıyor, Çin'de üretilen cihazların üstüne Türkiye damgası vurdurarak cari açığı kapattığımızı zannediyoruz.
a45UyF587661-201307301451-10
^^^^^ - vvvvv
zaryop:jaro
Kucuk insanlarin gururu buyuk olur.Anonim
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de : Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com | Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ | Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder