10 Ekim 2013 Perşembe

10-Ve insan balıkları suda boğmayı başardı!

Çok fazla didaktik olmak istemiyorum.
Tıpkı öğreten adam gibi.
Ancak, biliyorum Anadoluyu boydan boya geçen bütün akarsular dibine kadar kirlenmiş.
Bir şehrin zıçtığı suyu öbür şehir göya arıtıp içme suyu yapıyor.
Sonra diğeri, sonra diğeri.
Biyolojik atıklarda çok sorun yok.
Onları arıtmak nisbeten rahat.
Ama bir de ağır elementler, son yüzyılın ürünü bileşikler var.
İşte doğada bunları arıtacak mekanizma yok.
Bunları arıtmak da zor.
Bakın İzmir, Ankara, Sivas, Kırşehir, Eskişehir falan hepsinde de civalı, arsenikli su içiyorsunuz.

Muhtemelen beş altı yıl sonra bütün denizlerimizdeki bütün balıklarda toksik düzeyde kurşun, arsenik, civa ölçülecek.
Hem de nasıl, müsaade edilenin on misli, yüz misli.
Devlet her sene insan sağlığına zarar vermediği söylenen miktarı bir az daha yukarıya çekecek.
Devlet milleti kandıracak, millet de kanmaya hazır, kanacak.
Bir süre sonra kolu bacağı olmayan, beyni dışarıda, ancak yaratık olarak tanımlanacak uzaylı insan bebeleri doğacak.
Aslında -cak, -cek dediğime bakmayın, oluyor zaten bunlar.
Kanserler, allerjik hastalıklar, ve genetik hastalıklar.
Emin olun artıyor.Ben midye yemeyi bırakalı dört beş yıl oldu.
Sahillerde bulunan üniversitelerden çıkan yayınlar var.
Hepsi de aynı.

Daha şimdiden...
Artık dip balıklarının hemen hepsinde insektisitler, civa falan müsaade edilen limitlerin çok üzerinde.
Zaten balıklar da iyice küçüldü, inceldi.
Üç sene öncesine kadar asla satın almayacağımız kadar küçük ve ince hamsiler, istavritler tezgahlarda.
Fiyatlar da yüksek, şurada beş sene önce kilosu bir liraya hamsi yiyorduk.
Bitti artık yok.
Balık da ölmüş zaten.


Tahminim yirmi sene sonra bütün komuşu denizler açık hava kimyasal madde çukuru halinde olacak.
Elimizi bile değdirmeye korkacağız.
Daha şimdiden işaretleri var.
Her akşam iş dönüşü ayaklarım suda sahilde yürümeyi severdim.
Artık cildim kızarıyor, bazı yerlerde tuhaf köpüklü, salyamsı, çamursu yüzen bir şey.

Bakın bu iş artık solcuların işi olmaktan çıkmalı.
Mürteciler de sahip çıkmalı.
Mürteci-milliyetçi melezleri de.
Sizler de insansınız, en azından ben öyle görüyorum.
Sizler de bu vatanda, bu dünyada yaşayacaksınız.
Artık bu dünya çevreci mürtecileri de görmeli.


Saygılar
Oraj POYRAZ
--------------


Ve insan balıkları suda boğmayı başardı!

İnsan kaynaklı kirlilik yüzünden suda oksijensiz kalan balıklar nefes almak için suyun yüzeyine çıktı...

Yusuf Yavuz

Bir zamanlar Batı Anadolu'nun en uzun nehri olarak bilinen ve Ege'nin bereketli topraklarına can veren Büyük Menderes Nehri bugün kirlilik yüzünden adeta ölüm kusuyor.
B.Menderes'te görülen toplu balık ölümleri karşısında isyan eden Yard.Doç Dr.Erol Kesici, "
taşkın olur balıklar ölür.
Yaz, kış, ilkbahar ve sonbaharda balıklar ölür.
Balıkların ölmesi için neden çok.
Ölmemesi için çözüm de çok ama dinleyen yok"
sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Büyük Menderes Nehri'nin Aydın'ın Söke ilçesi sınırlarındaki Sarıkemer köprüsü ve Milet antik kenti arasındaki bölümde toplu balık ölümleri görülmesi üzerine harekete geçen Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) yetkilileri bölgeye giderek incelemelerde bulundu.
İncelemenin ardından bir açıklama yapan EKODOSD Bilim Danışmanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr.Erol Kesici, bölgede geçtiğimiz hafta etkili olan yağışlar nedeniyle Büyük Menderes'teki kirliliğin arttığına işaret ederek, "nehre ulaşan yüzey sularının, suda çözünmüş oksijen miktarının azalmasına neden olduğu belirlenmiştir.
Bu olumsuzluklardan ilk etkilenen balıklarda oksijen yetmezliği nedeniyle (anoksi) ölümler meydana gelebilmektedir"
diye konuştu.

'ÖNLEM ALINMAMASI KAYGI VERİCİ'

Her yıl yaşanan şiddetli yağışlar ve su seviyesinin azalma dönemlerinde göl, dere ve nehirlerdeki balık ölümlerinin adeta alışılagelen bir hal aldığına dikkat çeken Kesici, sıklıkla görülen balık ölümlerine karşın önlem alınmamasıınn kaygı verici olduğunu dile getirdi.
Balık ölümlerine seyirci kalınmaması gerektiğinin altını çizen Kesici, havzadaki topoğrafik yapının değiştirilmesinin yeraltı sularını depolayan akiferlerin kapanmasına neden olduğuna işaret ederek, "yapıların değişimi, yağışlarla oluşan yüzey sularının yeraltında depolanmasına, göller ve denizlere ulaşmasına engel olmaktadır.
Ayrıca dere yataklarının işlevsel olmamaları taşkın nedenidir.
Taşkın suları tarım alanlarındaki azot, fosfor ve benzeri maddeleri su kaynaklarına taşınarak kirlilik artışına neden olmaktadır"
dedi.

'BALIKLAR ADETA SUDA BOĞULUYOR'

Suda oluşan bulanıklıkla bazı balık türlerinin oksijensiz kalarak öldüklerini belirten Kesici, "balıklar adeta suda boğulmaktadır.
Sudaki oksijen düzeyi azalınca balıklar yaşamak için su yüzeyine çıkıp ağızlarını açıp kapayarak havanın oksijeninden yararlanmaya çalışmaktadır.
Balıkların çırpınışı çareyi havadaki oksijende aramalarındandır"
bilgisini verdi.

'ÇÖZÜM ÇOK, DİNLEYEN YOK. BU FATURAYI ÖDEYEMEYİZ'

Bulanıklık görülen sularda her türlü bakteriyolojik etkinin bulunabileceğini dile getiren Kesici, bu suların kullanılmaması ve hayvanlara içirilmemesi konusunda uyardı.
Ölü balıkların da hiç bir canlıya yedirilmemesini ve imha edilmesini isteyen Kesici, "
taşkın olur balıklar ölür.
Yaz, kış, ilkbahar ve sonbaharda balıklar ölür.
Balıkların ölmesi için neden çok.
Ölmemesi için çözüm de çok ama dinleyen yok.
Avukatları olmayan, kendilerini öldürenlere dava açamayan, kendilerini savunamayan, haklarını arayamayan canlılar ölmemeli ancak onların keseceği faturanın ödenemeyeceği unutulmamalıdır.
Yaratılanı yaratandan dolayı sevmek, korumak gerekmez mi?
Onlar yok olunca bizler daha mı iyi olacağız?
Görmeli, duymalı, söylemeli, emaneti taşımalı.
Paranın her şey olmadığını anlaşılmalı"
sözleriyle yaşanan balık ölümleri karşısında tepkisini dile getirdi.

YÖRE HALKI BALIKLARI KEPÇELERLE TOPLUYOR

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise oksijensiz kaldığı için kendini suyun dışına atan balıkların yörede yaşayanlarca ganimet gibi kepçelerle toplandığına dikkat çekerek, bunun sakıncalı olduğunu dile getirdi.
Sürücü, konu hakkında Söke İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkililerine bilgi verdiklerini de sözlerine ekledi.

 

 


a45UyF587661-201307301451-10

  ^^^^^ - vvvvv

 

zaryop:jaro
Iyi olmak istiyorsan, kotu olduguna inan.

Epiktetos
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder