Bekir Coşkun (SÖZCÜ) : CHP'nin durumu iyi, vaziyeti kötü…
Kasım 11, 2015
Kemal Kılıçdaroğlu"Ortam böyle olmasaydı, durum değişik olabilirdi" dedi…
Ben de onu söylüyorum…
Durum vaziyete uymuyor…
* * * *
Durumu görmek için vaziyete bakacaksın… Baktın vaziyet duruma göre kötü, bakalım acaba durum nasıl?..
Vaziyet durumu etkileyince, haliyle ortam farklı oluyor…
Ortam iyi olursa, bakarsın durum da vaziyeti düzeltirse, vaziyetin durumu iyi yani…
Ki bu ortamdan dolayı vaziyetin kötü, durumun iyi olmasıdır…
Yok durum kötü olursa, vaziyet iyi ise, ortam demek ki ortada…
* * * *
Biz diyoruz ki; vaziyet kötü…
Bu seçimde cumhuriyetin kurucusu CHP'nin en yüksek oy oranında ikinci sıradaki yer neresi mesela?…
Miami…
CHP'nin kalesi Amerika'da…
Bir başka seçimde bakmışsınız Kemal Bey Arizona eyalet meclisi üyesi seçilmiş…
* * * *
Söylüyoruz işte:
Asil insan, bir beyefendi, tertemiz, dürüst, iyi birisi, barışçı, sevecen, kibar, ipek huylu, hoş, zarif, melek…
Ama bize acı…
Muhalefetteyken devamlı oy kaybeden ender bir parti olarak, bir dahaki seçimi ya da referandumu kazanma olanağınız var mı?…
Ya da yeryüzünde dokuz seçim kaybetmiş hâlâ oturan bir ana muhalefet lideri gören, duyan, bilen oldu mu?.
Hayır…
* * * *
Türkiye'de bu kadar suç işlemiş Tayyip Erdoğan hâlâ orada oturuyorsa, insanlar yerine koyacak bir şey bulamadıkları içindir…
(Hatırlayın iki seçim önce bunu yüzünüze söylemiştim…)
Yani bu yıkımın ilk sebebi, siz ve etrafınızdakilerdir…
Çevrenizdeki o asalakların kendi ikballeri için sizi kullanmalarına, hâlâ o kutluklarda utanmadan oturmalarına izin vermeden… İstifanızı açıklayın, yeni bir liderle, gelecek için belki bir umut ışığı yakılmasına yardımcı olun, CHP'de bir çok yürekli, yetenekli yurtsever vardır…
Öldük bittik…
Bakın; kül elenmiş sanki sokaktaki insanların yüzlerine, Atatürk sevdalılarının vebali ağır…
* * * *
Yobaz hep fırsat kollar, bulduğunda yıkımı doğaldır…
Ama siz gaflet içinde, CHP'yi cumhuriyeti kuran partiden, cumhuriyeti yıkan parti yaptınız…
Ama illa imamı"başkan" yapıp cumhuriyeti tümden bitirmek istiyorum diyorsanız…
Durumunuz vaziyetinizi kurtarmaz…
http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/bekir-coskun/chpnin-durumu-iyi-vaziyeti-kotu-981783/
a45UyF587661-151111103205 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/11/11 11:00 1 39 undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com
Herkes farkli oldugundan, kimsenin farkliligi farkedilmiyor.Ve kimsenin yalnizligi digerininki azaltmaya yetmiyor.Kent mi yalnizlastiriyor insanlari,insanlar mi kenti bir yalnizlar diyarina ceviriyor,bilinmez.Belki de herkes yalnizligini da getiriyor yaninda.
UZAKLAR / CAN DUNDAR
General Paraskevopulos un ordusu, simdi surat ve siddetle harekata devam eyleyecek olursa, birkac haftada Ankara onlerinde bulunacaktir.
Yunan ordusunun basarisi icin dua ediniz!
Yunan ordusunun ilerlemesi hukumetimizin programina uygundur.
Bu ordu bizim ordumuzdur!
Adliye Naziri (Medrese cikisli) Ali Rustu - 12.07.1920
Kuran daki Celiskiler ve Nedenler (3)
Bazi Ayetlerin Muhkem (Kesin) Anlamli, Bazilarinin Da Mutesabih (Supheli) Oldugu Ve Celismeli Gorunumun Bundan Dogdugu Iddialarindaki Gecersizlikler
Seriatcilar, Kur an ayetlerinin cesitli anlamlara gelebilecek sekilde indirildigini ve boyle oldugu icindir ki, hem muglak (guc anlasilir) hem de celismeli ymis gibi gorunduklerini ileri surerler:
Kur an in bazi ayetleri herkes tarafindan anlasilabilecek nitelikte seylerdir; bunlara muhkem ayetler adi verilir. Bazi ayetleri ise herkesin anlayamayacagi sekilde gonderilmistir ki, bunlara da mutesabih , yani supheli ayetler deniri Tanri kesin ayetler yaninda suphe uyandiracak nitelikte ayetler yollamistir; cunku, gonderdigi ayetlerin tumunun herkes tarafindan anlasilmasini istememistir. Bazi ayetleri herkesin anlayamayacagi sekilde indirmis olmasinin nedeni, bir yandan fikir ozgurlugunu gelistirmek ve diger yandan cahil Arabin inanc bocalamasina kapilmasini onlemek icindir. Cunku, eger her sey anlasilir sekilde aciklanmis olsaydi, cahil Araplara o anda akillarinin alamayacagi bir sey soylenmis olur, bu da onlari tereddude dusurebilir, urkutebilirdi. (1)
Ve iste guya bundan dolayidir ki, Kur an daki ayetler celiskiliymis gibi gorunmektedir. Dikkat edilecegi gibi, seriatcilarin iddialarina gore Tanri, esas itibariyle fikir ozgurlugunu olusturmak amaciyla ayetleri farkli anlamlarda indirmistir. Guya bazi ayetleri anlasilmaz nitelikte kilmakla, bunlarin yorumlanmasina ve boylece cesitli durumlara ve ihtiyaclara uydurulmasina ve ayni zamanda Arabin inanc bocalamasinda kalmamasina olanak yaratmak istemistir! Bununla da Islamiyette dinin temellerinin guclenmesini saglamistir.(2)
Yukaridaki iddialara sarilanlar, genellikle Kur an in Al-i Imran Su-resi ndeki su ayeti ornek verirler:
...Oyle bir Tanri ki, sana kitap indirdi. Onun bir kismi apacik ayetlerdir ve bunlar kitabin temelidir. Diger kismiysa cesitli anlamlara benzerlik gosterir ayetlerdir. Yureklerinde egrilik olanlar fitne cikarmak ve onlari tevil etmek icin anlamlari acik olmayan ayetlere uyarlar. Halbuki, onlarin tevilini ancak Allah bilir. Bilgide supheleri olmayacak kadar kuvvetli olanlarsa derler ki biz inandik ona, hepsi de Rabbimizdendir . Bunu akli tam olanlardan baskalari dusunemez (Al-i Imran Suresi, ayet 7).
Hemen belirtelim ki, ne bu ayet (ve benzerleri) ne de seriatcinin yukaridaki aciklamasi, Kur an daki celismelerin gercek nedenlerini ortaya cikaracak yeterlilikte degildir. Ayetlerden bazilarinin mutesabih (supheli, kapali) nitelikte olmasi, ne fikir ozgurlugunu saglamak icindir ne de cahil Arabin tereddude dusmesini ya da urkmesini onlemek icindir. Eger Muhammed in Tanrisi fikir ozgurlugunu yaratmak isteseydi, ayetleri anlasilmaz ya da celismeli sekilde gonderecek yerde, anlasilir sekilde kilar ve kisilere, ozgur akil rehberligiyle, bunlari uygulamak ya da degistirme yeterliligini saglardi. Kalkip da, Bazi ayetlerin tevilini ancak Allah bilir deyip, anlamini sadece kendisine sakladigi ayetleri kisilere gozu kapali sekilde kabul ettirmez ve onlardan, anlamini bilmedikleri bir sey icin Biz inandik ona, hepsi de Rabbimizdendir demelerini beklemezdi. Cunku, bunu yapmakla, fikir ozgurlugunu temelinden yikmis olacagini bilirdi. Mutesabih (supheli) ve celismeli hukumler yoluyla fikir ozgurlugunu yaratmanin mumkun olamayacagini ELBETTEKI dusunurdu. Zira, fikir ozgurlugu, herhangi bir hukmu, sirf Tanri dan gelmistir diye kabul etmekle ya da yorumlamakla degil, fakat onu akilci yoldan degistirebilmekle, yerine yepyenisini getirebilmekle, cerh edebilmekle olusabilir. Oysa ki, Kur an a gore aklin rehberligi diye bir sey soz konusu degildir; vahiylerin akil suzgecinden gecirilerek yok edilmesi mumkun degildir. Aksine, Kur an da Tanri ve peygamber emirlerinin mutlakligi, degismezligi, ongorulmustur. Kisinin tum yasantilarini en ince noktasina kadar duzenleyen ve insan aklina bunlari ogrenmekten baska bir olanak vermeyen bu emirleri insan iradesiyle degistirmek, ilga etmek mumkun degildir; cunku yasaklanmistir: Bakara Suresi ndeki Ayetlerimi degistirmeyin (Bakara Suresi, ayet 41) seklindeki hukumden tutunuz da, Kitabi batil kilacak hicbir sey olmadigina (Fussilet Suresi, ayet 41-42) ya da kitabi ciddiye almayip reddedenlerin cehennemlik sayilacaklarina (Bakara Suresi, ayet 113-115) varincaya kadar, Kuranda yer alan buyruklar, fikir ozgurlugunu kokunden kurutacak nitelikte seylerdir.
Araplari tereddude dusurmemek ya da urkutmemek icin bazi ayetlerin mutesabih nitelikte gonderildigi iddiasina gelince... Boyle bir iddia, Tanri yi aciz durumdaymis gibi tanimlamaktan baska bir ise yaramaz. Cunku, eger Tanri, kendi yarattigi kullarini tereddude dusurmekten ya da urkutmekten cekiniyor ise, bu takdirde, gucsuzlugunu, aczini itiraf etmis oluyor demektir. Eger onlari urkutebilecek emir vermekten cekiniyor da, bu emri bazilarinin anlayamayacagi bir dilde veriyor ise, bu takdirde kullarindan korkuyor demektir! Ote yandan kullarina diledigi gibi anlayis gucu sagladigini ya da onlari dogru yola sokmak,gonullerini acmak olanagina sahip oldugunu soyleyen bir Tanri nin (ornegin, Enam Suresi, ayet 125), bazi ayetleri mutesabih nitelikte gondermeye neden ihtiyac duymus olabilecegi de ayrica anlasilmasi guc bir sorundur!
Butun bunlar bir yana, Muhammed in ilk anlarda yerlestirdigi ayetlerden anlasilan odur ki, Tanri, kendi emirlerinin herkes tarafindan anlasilmasini istemis bu nedenle de, buyruklarini apacik olmak uzere gonderdigini bildirmistir. Daha once diger ummetlere -sirf anlasinlar diye-, kendi dillerinde kitap gonderdigi gibi, Araplara da Kur an i, apacik bir dille, Arapca olarak, yani Araplarin kendi anlayacaklari dilde hem de yedi farkli okunusta gondermistir.
Yani anlasilmasini istedigi icindir ki, Kur an i apacik olmak uzere, en acik ve en anlasilacak tarzda, hem de cesitli Arap kavimlerinin kullandiklari yedi lehcede olmak uzere indirdigini soylemistir. Kur an in apacik olmak uzere gonderildigine dair Kur an da sayisiz denecek kadar cok ayet vardir. Butun bunlar ortadayken, bazi ayetleri muhkem (kesin, anlasilabilir) ve bazilarini mutesabih (supheli, anlasilamaz) sekilde gondermesinin ELBETTEKI anlami olamaz ve aksini iddia etmek ELBETTEKI yersizdir.
Dipnotlar ;
1)Sahih-i..., c.ll,s.62 vd.
2)Cerrahoglu, age, s. 17 vd
https://kuranelestirisi.wordpress.com/2011/11/24/kurandaki-celiskiler-ve-nedenler-3/
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder