Erdal SARIZEYBEK : PKK'ya Darbe Vuruldu mu? İşte Gerçek Durum!
erdalsarizeybek@gmail.com 10 Kasım 2015, 02:04
Son günlerde haber ajansları siyasi iktidarın terörle mücadelesini sıra dışı manşetlerle duyuruyorlar; "PKK'ya ağır darbe" ya da "PKK Dağılıyor" ya da "PKK çökertildi" gibisinden…
Bu manşetleri okuyan insanlarımız haklı olarak "terörle mücadele ediliyor ve sonuç alınıyor" diye düşünüyor…
Peki, doğru mu bu yani PKK terör örgütüne gerçekten ağır bir darbe vuruldu mu ve de örgüt çöküyor mu?
Gelin birlikte bu olaya bakalım…
PKK terör örgütü demek dağdaki terörist demek değildir, bunu artık her halde hepimiz biliyoruz çünkü bu bir örgüt…
Siz PKK'ya darbe vurduk diyorsanız, gerçekten bu örgüte darbe vurmuş olmalısınız ki örgüt dağılsın, çöksün ve terör bitsin!
Peki, bu örgüte darbe vuruldu mu?
Bunu anlamanın çok kolay bir yolu var…
Önce örgüt şemasını çizersiniz ve sonra bakarsınız bu şemaya, orada neye darbe vurulup vurulmadığını açık açık görebilirsiniz…
Şimdi şu örgütün şemasını çizelim:
- 1. Örgüt başı ve yönetim kadrosu,
- 2. Örgütün finans kaynakları,
- 3. Örgütün kaydının tutulduğu arşivleri,
- 4. Örgütün Avrupa'daki siyasi cephe teşkilatı,
- 5. Örgütün Türkiye'deki siyasi cephe teşkilatı,
- 6. Örgütünün Irak'taki silahlı cephe teşkilatı,
- 7. Ve örgütün dağdaki, teröristleri…
İşte PKK terör örgütü bu; YEDİ KALEM!
Eğer ki şu ana kadar bu örgüte darbe vurulduysa, bu şemada yer alan her bir kalemin darbe yemiş olması gerekir, öyle değil mi…
Örgüt başı ve yönetici kadrosu: Bunlar darbe yedi mi? Hayır çünkü yaklaşık 300 kişilik yönetici kadrodan ölen yok, yakalan yok, yargılanan yok!
Örgütün para kaynakları: Darbe yedi mi? Hayır, haraç topluyor, kaçakçılık yapıyor, yıllık belki de 2 milyar dolar kara parayı İsviçre'de aklıyor, silah cephaneye dönüştürüp askere polise hala kurşun atıyor…
Örgütün arşivleri: Ele geçti mi? Hayır. Oysaki ele geçmiş olsaydı, örgütün hem yurtdışı hem de yurt içi tüm bağlantıları ortaya çıkacaktı ama hala çıkmadı yani örgüte bu alanda da bir darbe vurulmuş değil!
Örgütün Avrupa siyasi cephe teşkilatı: Dernekler, bürolar, vakıflar, federasyonlar, konfederasyonlar…. Bunlara Avrupa'da darbe vuruldu mu? Kapatıldı mı? Yargılandılar mı? Hayır, hepsi harıl harıl çalışıyor…
Peki, örgütün Türkiye'deki siyasi cephe teşkilatı? Başta HDP… Yanında KCK… Onun yanında DTK… Bu sayılanlardan birine darbe vuruldu mu? Hayır hepsi ortalıkta hatta Meclis'te!
Örgütün Irak'taki silahlı kampları: Kandil, Hakurk, Basyan, Avaşin ve Zap… Buralara kara harekatı yapıldı mı? Bu kamplara özel sınır ötesi harekat yapıldı mı? Hayır…
Şimdi dersiniz ki havadan bombalanıyor! 30 yıldır havadan bombalanıyor ama terör havadan bombayla bitmiyor demek ki!
Gelelim dağdaki teröristlere…
Valiler teröristlere karşı gizli ve özel harekat nokta operasyonları yapılmasına izin veriyor mu? Hayır. Bırakın izin vermeyi, gizli operasyonları ifşa eden var, engelleyen bile var!
Yani?
İşte şemayı çizdik ve baktık ki örgütün kalemlerine darbe vurulmuş değil!
Dolayısıyla Örgüte de darbe vurulmuş değil!
Peki, ne yapıyoruz biz?
Canlı hedef durumuna getirilen askerimizi ve polisimizi şehit edip kaçan teröristin peşinde düşüyoruz, onları yakalayabilirsek vuruyoruz ve böylece şehitlerimizin kanı yerde kalmamış oluyor, bu bir.
Yani önce terörist saldırıyor sonra biz operasyon yapıyoruz!
Başka?
Tunceli, Şırnak ve Hakkari bölgelerinde teröristler azıp da yol kesmeye başlayınca ve bu da haber ajanslarına düşünce ancak o zaman o teröristlerin peşine düşüyoruz ve yakalayabilirsek onları vuruyoruz!
Başka?
Bir de şu YDH'liler var yani PKK'nın sözüm ona şehirdeki kolları…
Bu YDH'liler her merkezde toplasanız elliyi geçmez… Onlar her gece çıkıyor yola, barikat kurup hendek kazıyor ve barikatları tuzaklıyor… Valiler de polisimize gidin bu hendekleri kapatın diyor, barikatları yıkın diyor…
İşte polisimiz bu amaçla ortaya çıkınca başlıyor bir çatışma!
Her çatışmada bir şehit veriyoruz en azından ve bu çatışmalarda da iki üç PKK'lı etkisiz hale getiriliyor!
Yani? Yani biz daha şu Cizre, Silvan gibi şehit merkezlerindeki YDH'ye bile darbe vurmuş değiliz, darbe vurmuş olsaydık bugün Silvan'da hala sokağa çıkma yasağı olmazdı, Cizre'de çatışma olmazdı!
Cizre'de çatışma yaşanıyor; gazetelerde manşet: PKK'ya ağır darbe diye, ama ertesi gün yine Cizre'de çatışma!
Tunceli'de PKK'ya ağır darbe diyorlar, ertesi gün PKK Tunceli'de yol kesiyor!
Hakkari'de PKK çöktü diyorlar, bir süre sonra 16 şehit veriyoruz!
Ortada can pahasına görev yapan asker ve polisimiz var, onlar ancak izin verildiği ölçüde operasyon yapabiliyor tıpkı İKİYAKA Dağlarında yapılan operasyon gibi!
Operasyona çıkan her asker her polis can pahasına mücadele ediyor ancak operasyon yapabildiği yerde teröristlere darbe vurabiliyor, örgüte değil!
Peki, neden bu duruma düşürüldük
Asıl soru şimdi işte bu; neden bizi duruma düşürdüler?
AKP eliyle terörle mücadele adına ortaya konulan trajedinin ilk sonucu; Türk Milleti şehit haberlerinin acılarına dayanamaz duruma getirilmiştir.
Yani?
Yani halkımızın vicdanında "vatan evlatlarının neredeyse boşu boşuna şehit olduğu" algısı yaratılmıştır.
AKP eliyle önceden siyasi ve silahlı olarak yurt içine yerleştirilmesine gözyumulan teröristlerin eylemlerin ikinci sonucu; Türk Milleti artık barış olsun, barış olsun da ne olursa olsun, şehit haberleri artık gelmesin, demeye getirilmiştir.
Yani?
Yani halkımızın aklında "ne olacaksa olsun ama terör bitsin" düşüncesinin doğması sağlanmıştır.
AKP'nin sözde terörle mücadele sonrasında ortaya çıkan üçüncü sonuç; Türk-Kürt ayrımı derinleştirilmiş, Kürt kökenli insanlar ve özellikle gençler PKK/HDP'yi siyasi bir şemsiye olarak kesin bir şekilde görmeye başlamıştır.
Yani?
Yani 2009'da Habur'la başlayan süreçle PKK terör örgütü siyasi güce dönüştürülmüş ve ardında halk desteği verilmiştir.
AKP'nin bu kirli siyasetinin bir sonucu da "CHP ve MHP ile bir şey olmaz, çözerse bunu yine AKP çözer" gibisinden bir yanlış algının kamuoyunda yerleştirilmesi olmuştur.
Yani?
Yani "terörü bir tek AKP çözer" algısı yaratılmıştır…
Peki, neden hala bu trajedi sürdürülüyor?
Şimdi de yeni anayasa var, başkanlık var ya!
Türk Milleti canından bezdirilmek isteniyor!
Türk Milleti şehit haberleriyle yakılmak isteniyor!
Türk Milleti AKP'ye köle yapılmak isteniyor!
Daha şimdiden başladılar ya; başkanlık olursa tüm sorunlar çözülür demeye!
Sözün özü; askerimizin polisimizin fedakar ve cefakar çabaları sonucu dağdaki teröristlere yer yer darbe vurulmuştur ancak PKK terör örgütü hala ayaktadır!
AKP siyasetinin yaptığı dostlar alışverişte görsün misalidir çünkü AKP siyasetiyle PKK siyaseti arasında bir fark yoktur, aynı yolun yolcuları bunlar!
İş; Türk Milleti'nin bu gerçeği görüp de bu siyaseti değiştirmesine kalmıştır yoksa süreç zaten işlemektedir…
Erdal Sarızeybek
a45UyF587661-151111154223 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/11/11 21:00 1 39 undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com
Vulgum pecus
Ortalama/bayagi insanlar
Latin Atasozu
Risale-i Nur , Kuran in bir mucizesi oldugundan herseyde bir marifet penceresi acmistir.
Bu kitap, Kuran a ait bir sirri cozerek bir yillik bir isi bir saatte bitirecek duruma gelmistir...
Risale-i Nur, Musa peygamberin asasi gibi nereye degdiyse oradan su cikarmistir
Said-i Nursi nin Mesnevi-yi Nuriye adli yazisindan
Nurullah AYDIN : ARAPCILARIN TURK DUSMANLIGI
31 Agustos 2015-ANKARA
Arap hayranligi neden? Dinci TV lerde Turk tarihinin kahramanlari yok. Arap kahramanlarini yuceltecek yalan yanlis menkibeler, beyinlere dini degerler adiyla yutturuluyor.
Anadolu insani gittikce Arap kulturu, tarihi ile asimile ediliyor.
Turk, Arap iliskilerine tarihi gercekler acisindan bakalim da anlamlandiralim.
Arab menaibinde ve bilhassa Tefsir ilimlerinde; Turkler insanlik dusmani bir canavar seklinde tasvir edilmislerdir. Akil ve izana sigmayacak iftiralara ugramislar ve ezcumle yamyamlikla itham edilmislerdir.
Buhar-i, Tabar-i, Al-Bagdad-i, Al-Balhi, Beyzavi, Makdisi, Nesefi, Nuveyri, Ibn il Esir ve digerleri; yecuc ve mecuc un aslinda Turkler oldugunu ve hem Araplara hem de insanliga felaket getirici yaratiklar oldugunu savunmuslardir.
Al-Bagdad-i;Lubab ut-Tevilfi maani-it Tenzil adli kitabinda: yecuc ve mecuc un Turkleri tanimladigini belirterek yecuc sozcugunun asli atesin seraresi ve isigi anlamina gelen Ecic unnar maddesindendir, onlarin bu adla cagrilmalarinin nedeni ise kesret ve siddetleri itibariyle Ecic e benzetilmelerindendir. Neslen Yafes ibn Nuh evladindandirlar ve Turkler onlardandir. Bu Turklerin ileri kollarinin Suriye ve Horasanda bulundugunu anlatir.
Ahmed-i Iskendernamesinde; Turk her seyi yakip yikan yaratik olarak tanimlanmistir.
Ibn Haldun un Mukaddime kitabinda; Turkler, hirsiz ve talan ruhlu, kaba ve hasin, ayagini bastigi heryeri harabeye ceviren,kanun ve hukuk duygusundan yoksun diye tanimlar.
Turklerle Araplarin ilk savasi; M.S.642 yilinda Horasan, Maveraunnehir (Ceyhun, Seyhun) ve Tohoristan bolgelerinde olmustur. Arap ordulari, Turk Yurtlarina saldirmislardir. Arap tarihcilere gore guya Turkler 732 yilina kadar dayanabilmisler ve kafirler dagilmislardir. Araplarin; Turk Yurtlarinda akittiklari oluk oluk kan M.S.1000 li yillara kadar devam etmistir. Turk Kentlerinin Araplar tarafindan yakilip yikilmasi, cocuklarinin kadinlarinin kitleler halinde kilictan gecirilmesi, esir alinip kole olarak Arabistan a getirilmesi cihat geregi gosterilmistir. Arap hutbelerinde Ey Allahim; Turklere ait ne varsa her seyi yok et, onlarin guclerini cokert, uzerlerine felaket yagdir diye dualar edilmis. Cemaatlerden de hayir temenni etki, Allah onlarin ayaklarinin altina buzlar yerlestir de kayip dussunler diye dualar istenmistir.
Araplar; 1900 yillarda Anglo-saksonlarla isbirligi yaparak Turk u arkadan harcerlemis ve topraklarina onlari yerlestirerek, Guney bolgelerimizin isgaline yardim etmislerdir. Turklerin iclerine sizarak genellikle seyhulislamlik makamlarina gelmisler. Cikardiklari fetvalarla, Anadolu Turklerini asagilamislar, yonetimin guvenine dayanarak Kavm-i Necip (ustun kavim) unvaniyla her turlu hileye basvurmuslardir. Ingiliz Lawrence le isbirligi ederek onlari korumak amaciyla orada bulunan Turk askerini arkadan harcerleyerek Arap collerinde binlerce Vatan evladini sehit etmislerdir.
1965 yilinda BM de Kibris oylamasinda Turkiye aleyhine oy kullandilar.1976 yilinda BM de Turkiye nin Kibris i terk etme oylamasinda da cekimser kalarak Turkiye aleyhine karar cikmasina neden oldular. 1975 yilinda Misir Baskani Enver Sedat; Kibris a donen Makarios a kardeslik telgrafi cekmistir. O donemde Filistin Kurtulus Orgutu lideri Yaser Arafat; Kibris Rumlarina Biz sizleri kardes mucadeleciler sayiyor, sizin zaferiniz bizimde zaferimiz olacaktir cunku Dusmanimiz ortak dusmandir. demistir. Makarios un olumunde tum Arab Ulkeleri Bayraklarini yariya indirerek 3 gunluk yas ilan ettiler.
Bir Arap ulkesinin Turk Liderin olumu uzerine yas ilan ettigini, bayraklari yariya indirdigini gordunuz mu, duydunuz mu?
Turk un 7000 yillik Islamiyet oncesi sanli Tarihi gormezden gelinerek, 1071 baslangic alinarak MS 642 den bugune Arab in Turk e olan kini yok sayilmistir, sayilmaktadir.
Her turlu melanet; Turk e karsi duyulan genetik kinlerden gelmektedir.
Kendi irktaslarina yapilan katliamlara karsi, niye hic bir Arab in sesi cikmaz da Turkiye den birileri sokaga dokulur? Celiski degil mi?
Turkiye de Emeviler, Selcuklular ve Osmanlilar donemi gelip yerlesen 7 milyon Arap sinsice tarikat ve cemaatlerde yuvalanarak, millet, ummet kavramlari altinda Arap inancini, dusuncesini yasayisini, liderlerini, tarihini, kulturunu telkin etmektedirler.
Turk Milleti; gercekleri gormek, anlamak, uyanmak zorundadir.
GuNuN SoZu: Mensubu oldugun milletin degerlerini tarihi kimligi ile bil ve hisset.
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder