12 Kasım 2015 Perşembe

Rıfat Serdaroğlu: GE YİRMİ KONUŞMASI

Rıfat Serdaroğlu: GE YİRMİ KONUŞMASI

19 ülke ve Avrupa Birliği Komisyonundan oluşan Ge Yirmi, tüm dünya ticaretinin %80 ini elinde tutar. Bu grubun toplam nüfusu ise dünya nüfusunun üçte ikisine denk gelir. Tü kaka edilen eski Türkiye'de, biz 16'ıncı sırasındaydık. Dolar artışı ile önce 18'inciliğe düştük! Yılsonunda ise ya 20'inci ya da 21'inci olup kapının önüne koyulacağız, yani birinci ligden düşeceğiz…

Neyse bu sonraki işimiz, nasılsa ekonomik konularda daha çok konuşacağız.

Benim bugünkü konum, Cumhur'un Başı'nın Antalya'da yapacağı GE YİRMİ açılış konuşmasıdır. İzniniz olursa kendisine bazı önerilerimiz olacak.

Bizi dinlerse rahat eder, dinlemezse kendi bilir!

Konuşma önerim şudur;

Değerli Başkanlar, sizleri Türkiye'de ağırlamaktan çok mutlu olduğumu ifade ederek sözlerime başlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz!

-Öncelikle AB Türkiye İlerleme Raporunu ciddiye almamanızı rica ediyorum. Türkiye'de basın özgürlüğü yokmuş da, kişi hak ve özgürlüklerinde ciddi oranda gerileme varmış da, dikta rejimine gidiyormuşuz da, yemişim sizin AB Raporunuzu! Bu işin içinde Paralelci çetenin olduğunu biz bilmiyor muyuz?

Var mı öyle 25 kuruşa hem simit, hem çay! Sakın böyle DEMEYİN…

  • Öncelikle, yeni yayınlanan AB Türkiye İlerleme Raporunu ciddiye aldığımızı bilmenizi isterim. Her ne kadar raporda yanlış suçlamalar varsa da, hükümet kurulur kurulmaz raporu dikkatle inceleyip Başbakan'dan gereğinin yerine getirilmesini isteyeceğim. Eğer dostlarımız ülkemizin imajında bir bozukluk gördülerse biz onu düzeltiriz. Bu düzeltmeleri Türk Demokrasisinin gelişmesi ve Türk Milletinin iyiliğine olduğu için yaparız. Bunları mutlaka DEYİN…

-Sayın Şansölye Merkel;

Bu ne iş? Ha bu ne iş? 30 bin Suriyeli garibanı Almanya'ya aldın diye, Nobel'e aday gösterilmişsin!

Var mı öyle avantadan Nobel almak? Yemezler, hayvan terli yahu!

Biz 2,5 milyondan fazla Suriyeliye bakıyoruz hem de senelerdir, bizi Nobel'in yanından bile geçirtmiyorlar! Yok öyle lagara lugara! Sakın böyle DEMEYİN…

  • Sayın Şansölye Merkel;

Suriye'den 30 bin sığınmacıyı ülkenize kabul etiğiniz için size ve Alman halkına teşekkür ederim. Bu yüzden Nobel'e aday gösterilmenizden de çok mutlu oldum. Sizin şahsınızda tüm konuklarımdan bir istirhamım var. Avrupa'daki her ülke 50'şer bin insanı ağırlarsa problem büyük ölçüde çözülür.

Bu fedakârlığı yapan tüm devlet adamlarını da, biz Türkiye Cumhuriyeti olarak Nobel'e aday göstermek istiyoruz. Gelin bu insanlık ayıbını beraberce temizleyelim. Bunları mutlaka DEYİN…

-Sayın Başkan Putin;

Yahu arkadaş, senin ne işin var Suriye'de yahu? Rusya nire, Suriye nire?

Sen kendi işine baksana! Sizin Akdeniz'e inme hayaliniz genetik mi?

Senin Çar' ların bunu yapamadı da, sen mi yapacaksın?

Bak Putin, benim canımı sıkıp, Potinimi giydirme bana. Kodum mu oturturum ha, al pılını pırtını Suriye'den! Hadi ikile bakayım. Sakın böyle DEMEYİN…

  • Sayın Başkan Putin;

Suriye Halkının huzuru, oradaki anlamsız savaşın sona ermesi için Suriye'ye askeri güç gönderdiğinizi biliyoruz. Gerçekte siz de, burada bulunan ve Suriye'de askeri güç kullanan diğer liderler de yapılan işin doğru olmadığını anlamak zorundasınız. Ülkelere demokrasi getiriyoruz diye, o ülkeleri darmadağın etmek, milyonlarca insanın ölümüne neden olmak ve tarihe "insanlık suçu" işlemiş yöneticiler olarak geçmek istemeyiz değil mi? Dünyadaki tüm petrol-doğalgaza sahip olsak ne olacak ki? Kaç varil petrol bir insan hayatına değer, söyleyecek olanınız var mı? Bunları mutlaka DEYİN…

-Sayın Başkan Obama;

Sen de bana ihanet ettin arkadaş! Eşbaşkanlığı paylaşalım, her şeyi beraber planlayıp, yapacağız dedin, ama her şeyi sen yaptın. Sen de beni aldattın, kandırdın. Zaten bu dünyada beni kandırmayan, ahirete imansız gider.

Ben Amerikan Askerleri için dua ettim, sen PKK'ya yardım ettin.

Hiç lagara-lugara yapma, dost acı söylermiş! Sakın böyle DEMEYİN…

  • Sayın Başkan Obama;

Sizinle BOP' ta Eşbaşkanlığı paylaştık. Fakat bu proje bana ve ülkeme çok zarar vermeye başladı. Sizin ülkenizin imajına da çok zarar verdi.

Bu andan itibaren Eşbaşkanlık olayı bizim için bitmiştir.

İlişkilerimiz, karşılıklı yarar ve NATO üyeliği çerçevesinde devam edecektir.

ABD olarak, PKK 'ya ve YPG'ye karşı davranışlarınız, dostluğumuzun ve stratejik ortaklığımızın sınırlarını çizecektir. Bunları mutlaka DEYİN…

Sayın konuklar;

Akdeniz'in incisi, dünyanın en güzel kentlerinden olan Antalya'da sizleri ağırlamak bizim için büyük onur olacaktır. En kısa zamanda resmi görüşmeler dışında, ailelerinizle birlikte tatil için gelmeniz dileğiyle, saygılar sunarım. Bunları da mutlaka DEYİN…

Not; Konuklara yemekte içki ikram etmemek gibi bir yanlışlığa sakın düşmeyin!

Onlara üzüm yiyin, kafayı öyle bulun, demeyin. Bırakın içen içsin, içmeyen içmesin, sana ne yahu!




a45UyF587661-151112142105 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/11/12  14:20 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 
--

Milli Piyango zulumdur.
(29.9.1994 Hurriyet)

Recep Tayyip Erdogan.
(1994 - 2006) Belediye Baskanligi Doneminde...

( Hadisin ravilerinden ) A mes rahimehullah der ki :
Bildirildi k i, cehennemliklerin Malik e yalvarmalari ile Malik in onlara verdigi cevap arasinda bin yillik zaman gececektir. Cehennemlikler , bu sefer aralarinda :
Rabbinize dua edin, sizin icin O ndan daha hayirli kimse yok ! diyecekler ve elbirlik soyle yakaracaklar :

Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

Dr. Murat Beyazyuz : Savunma Mekanizmalari

Savunma mekanizmalarinin esas islevi, zihnin zorlanma durumlarinda, zihinsel yapinin butunlugunu ve dengesini surdurmektir. O halde, normal disi zihinsel isleyisin belirleyicisi savunma mekanizmalarinin kullanilmasi degildir. Istisnasiz her insan, zihinsel yapisinin butunlugunu korumak ve kendisini dengede hissetmek icin savunma mekanizmalari kullanir. Bununla birlikte savunma mekanizmalarinin nasil, ne $iklikta ve hangi durumlarda kullanildigi normal disi isleyisi belirlemekte bir kriter olabilir.

Zihinsel aygit ayni anda birbiri ile bagdasmayan bircok durtunun zorlamasiyla karsilasirsa bu duruma catisma denir. Catisma kavrami ayni zamanda superego istekleri ile id istekleri arasindaki uyumsuzlugu ve hatta id veya superego nun isteklerinin dis dunya ile uyumsuzlugunu da anlatir. Bu catismalarin ego da yarattigi anksiyete savuma mekanizmalarinin yardimiyla giderilir.

Simdi bu savunma mekanizmalarini kisaca anlatmaya calisalim.

Bilincdisi Bastirma (Repression)

Durtulerin, insanin istegi disinda bilincdisinda tutulmasi ve bilince cikmalarina izin verilmemesi anlamina gelen bilincdisi bastirma (repression) ile, istenmeyen, hosnutsuzluga yol acan istek, ani veya duygularin bilincdisina itilmesi yonundeki cabayi anlatan bilincli bastirma (supression) birbirinden farkli zihinsel surecleri ifade eder. Bilincdisi bastirma ile bilincdisinda tutulan durtuler hicbir zaman bilince cikmamislaridir ve cikamazlar.

Bilincli bastirma ile bilincdisina itilen yasantilar ise daha once bilincli olarak yasanmislardir ve daha sonra bilincdisina itilmislerdir.

Sonradan bilincdisina itilen bu yasantilar, bilincdisi bastirma mekanizmasi ile id de hapis tutulan durtulerden farkli olarak gerektiginde bilince tekrar cikarilabilirler.

Bilincdisi bastirma (repression) savunma mekanizmalari arasinda en onemli olandir, zira diger tum savunma mekanizmalari bu savunma mekanizmasi ile birlikte calisirlar.

Genellikle bastirmanin yetersiz kaldigi durumlarda, diger savunma mekanizmalari zihinsel yapinin selameti icin bastirma nin yardimina kosarlar.

Bastirilan durtulerin veya catismalarin zaman zaman davranislarda bir takim etkileri olabilir. Mesela odipus kompleksinin cozumlenmeden bastirilmasi sonucu, yetiskinlikte bir takim cinsel sorunlar, karsi cinsle ilgili kararsizlik durumlari ortaya cikabilir.

Yadsima (Denial)

Kotu bir durumla karsilastigimizda soyledigimiz bu gercek olamaz cumlesi yadsimanin izini surmek icin iyi bir ornektir. Yadsima, icten ya da distan gelen tehlikeli bir durumun yok sayilmasidir. Tum ilkel savunma mekanizmalarina degisen oranda yadsima da eslik eder. Hosnutsuzluk yaratan bircok olay, bilincdisina bastirilirken, ayni zamanda yasanmamis gibi de hissedilir, yani bastirmaya yadsima eslik eder.

Yansitma (Projection)

Kisi kendisinden kaynaklanan hos olmayan yasantilarin sorumlulugunu, kendi disindaki nesnelere yukleyerek bu yasantilarin yaratacagi anksiyeteden kurtulabilir. Yansitmanin bir diger sekli de, hosnutsuzluk yaratan veya dis dunyaya uygun olmayan id veya superego isteklerinin baska kisilere mal edilmesidir. Boyle bir durumda da yansitma, yadsima ile birlikte calisir.

Neden Bulma (Rationalization)

Bu savunma mekanizmasi yapilan hareketi hakli gostermek icin ya da hayal kirikliklarinin etkisini azaltmak icin kullanilabilir. Ornegin, bir elektronik cihazi kullanim kurallarina tam olarak riayet etmeksizin kullanan ve bu ihmali ile cihazin bozulmasina sebep olan kisi, cihazin kaliteli olmadigini, dayaniksiz oldugunu veya bir imalat hatasi oldugunu soyleyerek kendisini sucluluk duygularindan kurtarmaya calisabilir.

Anlasilabilecegi gibi, neden bulma savunma mekanizmasi da hemen her zaman yadsima ile birlikte kullanilir.

Dislastirma (Externalization)

Kisi kendisinden kaynaklanan hos olmayan dusunce, duygu veya isteklerin dis dunya ile ilgili oldugunu ve kendi zihinsel sureclerinden baglantisiz oldugunu dusunur. Dislastirma surekli sanssizliktan yakinan insanlarin $iklikla kullandigi bir savunma mekanizmasidir.

Iclestirme (Introjection)

Bu savunma mekanizmasinda, kisi baska bir insanin veya baska bir toplulugun ozelliklerini zihinsel yapisinin icine alir ve kendi kisiliginin unsuru haline getirir. Amac her savunma mekanizmasinda oldugu gibi zihinsel aygiti gerilimden korumaktir fakat bu savunma mekanizmasinda gerilim daha cok dis kaynaklidir. Superegonun olusumunda bu iclestirme mekanizmasinin esas rolu oynadigini soylemistik.

Ice Alma (Incorporation)

Bu mekanizmada, insan cesitli sebeplerle ayrilmak zorunda kaldigi kisi veya kisileri, bu kisilerden ayrilmasinin yarattigi anksiyete ile bas edebilmek icin kendi zihinsel aygitina dahil eder, bu kisilerin ozelliklerini kendi egosuna eklemler. Yani bir bakima o kisileri kendi icinde yasatir. Mesela, babasini kaybeden biri, onun paltosunu giyerek, onun tespihini kullanarak veya onun gibi davranarak onun ozelliklerini kendi ego suna dahil eder ve boylece ondan ayrilmanin yarattigi anksiyeteyi savusturur.

Odunleme (Compensation)

Bu savunma mekanizmasi ile insan, zihninde yer alan ek$iklik, yetersizlikle ilgili imajlardan, bedenindeki ek$ikliklerden ya da kusurlardan veya sosyal alanlardaki yetersizliklerinden kaynaklanan rahatsiz edici duygularindan kurtulmak icin bu ek$ik taraflarini yadsir, ama bu yadsima yeterli olmadigi zaman zihinsel, bedensel veya sosyal baska alanlarda kendisini gelistirerek ek$ik oldugu taraflarini yadsimayi kolaylastirir.

Ne var ki odunleme savunma mekanizmasi da diger savunma mekanizmalari gibi her zaman olumlu sonuclar dogurmaz. Ornegin, zihinsel bir takim ek$iklik imajlari sebebiyle surekli asagilanmaktan korkan bir insan, entelektuel alanda kendisini gelistirerek, bilgileri ile etrafindakileri surekli asagilamayi secebilir. Boyle bir durumda da odunleme mekanizmasinin yansitma ile birlikte calistigini goruruz.

Yuceltme (Sublimation)

Bu savunma mekanizmasinda, kisi durtu, egilim ve isteklerinin dis dunya gercekligi ile ortusmedigi durumlarda, bu durtu, egilim ve isteklerine toplum tarafindan hos gorulebilecek kiliflar hazirlayarak zihinsel gerilimden kurtulur.

Yer Degistirme (Displacement)

Bir duygu ya da durtu, asil hedefinden baska bir hedefe dogru yonlendirilmesi veya, bir duygunun ya da durtunun yerine bir baskasinin gecirilmesi seklinde calisan bir savunma mekanizmasidir. Baskici bir babanin disiplininde yetismis bir kisi babasina karsi olan saldirgan durtulerini ileride kocasina yonelterek bu durtulerin yarattigi anksiyeteden kurtulabilir. Diger durumda ise kisinin babasina yonelmis yogun saldirgan durtulerinin yerine yogun bir sevgi, saygi ve ilgi gecebilir.

Ozdeslesme, ozdesim kurma (Identification)

Yetiskinlikte daha cok kisinin kendi degerini arttirma veya kendisini korumak amaci ile kullanilir.

Ozdesim yoluyla edinilen kimlik bazi durumlarda yetersiz kalabilir ve kisiyi ciddi bir catisma icine sokabilir. Bu nedenle ozdeslesmenin derecesi ve cesitliligi bu savunma mekanizmasinin islevselligi acisindan oldukca onemlidir.

Karsit Tepki Olusturma (Reaction-Formation)

Bilincdisindaki durtu, egilim ve isteklerin bastirma mekanizmasi ile engellenmesi her zaman mumkun olmaz, bazen kisi, bilincdisindan gelen bu zorlayici isteklerle bas edebilmek icin bilincli olarak bunlarin tam tersi seklinde davranislar sergileyebilir ve bu sekilde sucluluk duygulari onlenir ve toplumun daha rahat kabul edebilecegi bir kisilik gorunumu olusturulur.

Duygusal Soyutlanma (Emotional Insulation)

Insan hayatta her an hayal kirikliklari veya p$ikolojik travmalarla karsilasabilir. Bu durumlarin yaratacagi gerilimden korunmak icin bazi insanlar, normal bir zihinsel surec olan duygulanma egilimlerini baskilarlar. Boylece hayal kirikliklari ve p$ikolojik travmalarin etkilerini en aza indirmeye calisirlar. Duygusal soyutlanma olarak adlandirdigimiz bu savunma mekanizmasini kullanan insanlar genellikle duygusal olmayi bir zayiflik sayarlar ve bu sebeple guclu olmak ugruna kendi duygularina yabancilasirlar.

Dusunsellestirme (Intellectualization)

Dusunsellestirme dedigimiz savunma mekanizmasi, neden bulma ve duygusal soyutlanma mekanizmalarinin birlikte kullanilmasiyla olusur. Hayal kirikligi veya sucluluk duygulari gibi hosnutsuzluk yasantilari karsisinda kisi, hem durum karsisinda duygularinin aciga cikmasini engeller hem de bunu kolaylastirabilmek icin hosnutsuzluk yasantilarina kendisi disinda nedenler bulur.

Duygudaslik (Sympathy)

Insan dis dunyadan gelebilecek tehlikelere karsi her zaman tedbirli olmak zorundadir. Dis dunya dedigimiz seyi buyuk olcude de diger insanlar olusturur. Duygudaslik dedigimiz savunma mekanizmasinda insan, diger insanlara kendini sevdirerek onlardan gelebilecek tehlikeleri engellemeye calisir. Bu savunma mekanizmasini kullanan bir kisi, diger insanlar tarafindan begenilmek, sevilmek ve onlardan zarar gormemek icin surekli diger insanlarin fikirlerini dinler, onlara hak verir, onlari destekler, kendisine yanlis gelen seylere dahi itiraz etmez ve kendi gercek goruslerini asla tam olarak ortaya koymaz.

Surekli sevilme ihtiyaci hisseden bu insanlar, sevilmek icin kendi gercek kisiliklerinden vazgecmis olmanin anksiyetesini de yasarlar ve icten ice dusmanca duygularini da kendilerini bir sekilde sevdirdikleri insanlara yoneltirler. Duygudaslik mekanizmasinin yaninda bu mekanizmanin sonucu olarak ortaya cikan bu dusmanca duygularin da bastirilmasi gerekir. Bu kadar cok isi yapmaya calisan ego zayif dusebilir ve bu insanlar hic beklenmedik ofke patlamalari sergileyebilirler.

Boyun Egme (Submission)

Bu savunma mekanizmasi da duygudaslik ile ayni amaca hizmet eder. Amac diger insanlardan gelebilecek tehlikelerin onunu kesmektir. Duygudaslik mekanizmasindan farkli olarak bu savunma mekanizmasinin kullanildigi durumlarda sevgi arayisi, sevilme ihtiyaci yoktur ve guvende olma, zarar gormeme dusuncesi daha on plandadir.

Yapma Bozma (Undoing)

Bu savunma mekanizmasinin isleyisi, adindan da anlasilabilecegi gibi, diger savunma mekanizmalarinin tam bir basarisizligi durumunda, ego nun son bir telafi manevrasi olarak ozetlenebilir. Soyle ki; ego nun kullandigi savunma mekanizmalarini atlatmayi basaran bilincdisi istek, durtu veya arzular gercek dunyaya ulasirlar ve id deki gerilimin bir sekilde bosalmasini saglarlar, yani savunma mekanizmalari basarisiz olur, sonrasinda ego bu yenilgiyi telafi etmek icin id in haz elde etmesinde rol oynayan araci mekanizma uzerinde degi$iklik yapma yoluna gider. Bunun orneklerine farkinda olmadan $ikca rastlariz. Mesela, her gun rastlayabilecegimiz, ama mantiksal olarak hicbir anlam ifade etmeyen sozunu geri alma fiili, basit bir yapma bozma isidir.

Donusturme (Conversion)

Bu savunma mekanizmasi iki amacla kullanilabilir; bunlardan ilki diger savunma mekanizmalarinda oldugu gibi, bilincdisi durtulerin bilince erismesini engellemektir, donusturme mekanizmasinin diger kullanilma amaci ise dis dunyadan gelen ve zihinsel aygiti zorlayan yasantilardan kacmaktir. Donusturme mekanizmasinda, ic veya dis kaynakli zorlayici etkenlerin yarattigi gerilim anksiyete seklinde yasanmaz, bu gerilim donusturulur ve vucutta bir takim hastalik belirtileri seklinde ortaya cikar. Bu belirtilerin tibben, organik sebepleri yoktur ve bu savunma mekanizmasi normal olmaktan oldukca uzaktir. Sinirsel bayilmalar, $ikintili olaylar sonrasinda vucudun cesitli yerlerinde ortaya cikan uyusmalar, titremeler, guc kayiplari donusturme mekanizmasina ornek olarak verilebilir.

Cilecilik (Asceticism)

Dis dunyanin sartlari karsisinda, cinsel veya saldirgan durtulerine her hangi bir doyum araci bulamayan kisi bu durtulerini tamamen bastirir ve tum haz veren faaliyetlerden uzak durma yoluna gider. Bazi tarikat mensuplarinda bilincli bir fiil olarak gorulen bu cilecilik, ozellikle ergenlerde, bas edilemeyen durtulere karsi kullanilan bilincdisi bir savunma mekanizmasidir.

Ego p$ikolojisi teorisine gore normal disiligi belirleyen sey bu savunma mekanizmalarinin kullanilmasi degil bunlarin ne $iklikla ve ne sekilde kullanildigidir.

Ego p$ikolojisi teorisi, temelde durtulerden cok ogrenilen davranislari ve dis dunya ile iliski bicimlerini esas aldigi icin, doga bilimlerine durtu teorisinden daha yakin bir noktadadir.



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder