23 Haziran 2011 Perşembe

"Aydınlar" emperyalizmin hizmetinde!



 
Salman Rüşdi, Umberto Eco, Bernard-Henri Lévy
 
 
 

Aralarında Umberto Eco, Bernard-Henri Lévy ve Orhan Pamuk'un da bulunduğu "aydınlar" Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerine mektup gönderdi ve "Suriye'deki dram"a karşı bir şeyler yapmalarını istedi.

Umberto Eco, David Grossman, Bernard-Henri Lévy, Amos Oz, Orhan Pamuk, Salman Rüşdi, Wole Soyinka tarafından imzalanan Suriye ile ilgili bir mektup Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerin temsilcilerine yollandı. Mektupta, "uluslararası toplum"un Beşşar Esad iktidarına karşı harekete geçmesi isteniyor.

Mektupta Suriye'de yaşanan "zulüm" anlatıldıktan sonra, BM Güvenlik Konseyi'nin bir yaptırım ya da askeri müdahale kararı alması değil, Suriye yönetiminin insanlık suçu işlediğinin ifade edilmesi ve bir kınama kararı alınması isteniyor. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Libya'ya dönük askeri müdahalenin önünü de benzer şekilde açtığı düşünülürse, mektup, Suriye'ye dönük emperyalist bir müdahaleyi net bir biçimde meşrulaştırıyor.

AKP iktidarına verdiği açık destek ile bilinen Orhan Pamuk da yine imzacılar arasında yer alan isimlerden biri.

Emperyalist medyanın dilinden daha kötü
Başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin Suriye'ye dönük baskılarını ciddi ölçüde yoğunlaştırdığı bir dönemde kaleme alınan mektupta, Suriye'de yaşanan olaylar emperyalist medya kuruluşlarının dili ile anlatılıyor.

Sanki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, birçok işgale uluslararası kılıf bulunan bir yer haline gelmemiş gibi yazılan mektupta, Suriye'deki olaylar tek yanlı bir biçimde anlatılıyor. Suriye'deki silahlı çetelerin ortaya çıkan provokasyonları ve son teknoloji silah ve iletişim araçları "aydınların" mektubunda yer almıyor.

"Askeri müdahale istemiyoruz ama..."
Mektupta, Güvenlik Konseyi'nin askeri bir müdahale ya da yaptırım kararı değil, kınama kararı almasının istendiği belirtiliyor. Suriye yönetiminin yaptıklarının "insanlığa karşı işlenen bir suç" olarak değerlendirilmesi ve kınanması isteniyor. Dahası, mektupta bu "insanlığa karşı suçların" araştırılması isteniyor. Bu talepler ise askeri bir müdahaleyi net bir biçimde meşrulaştırıyor.

Bernard-Henri Lévy yargılanmıştı!
Mektubun imzacıları arasında yer alan Fransız filozof Bernard Henri Levy, Libya Ulusal Geçiş Konseyi'nin İsrail'i tanıyacağını belirten bir mektubu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya göndermesi ile Haziran ayının başında gündeme gelmişti. Bernard Henri Levy'nin Fransız Komünist Partisi'nin tarihsel olarak güçlü olduğu Paris'in banliyösü Seine-Saint Denis'de kurulan sembolik mahkemede akla karşı işlediği suçlar nedeniyle yargılandığına ve aşağıdaki suçlamaların yöneltildiğine soL'da daha önce yer vermiştik:

* Emperyalizme ve Siyonizme koşulsuz destek vermek,
* Entelektüel dolandırıcılık ve felsefi olarak değeri olmayan çalışmalarla para ve güç kazanmak,
* İran'a karşı asılsız suçlamalarda ve iftirada bulunmak,
* Savaşı ve "insancıl emperyalizmi" savunmak,
* Bağımsız göçmen hareketlerini yok etmek üzere 'SOS Racism' tarzı hem ırkçılık karşıtı hem asimilasyoncu grupların faaliyetlerini desteklemek,
* Hıristiyan ve Müslümanlar arasında toplumsal ve dini yönden düşmanlık yaratmaya yönelik yalan haberler yaymak.

(soL - Dış Haberler)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder