| İyi halt etmişler diyerek başlıyorum. Bu bir hastalık, işin kötüsü medeni dünyada da yaygınlık kazanıyor. Onlar da çaputla, onun bunun, dinlerin siyasi sembolleriyle mücadele etmeye başlayacaklar. Direniyorlar, topu taca atmaya çalışıyorlar. Ama olmayacak, bu işin laiklik ilkesinden daha temiz bir yolu henüz bulunmadı. Hastalığın adı politik İslam, yani dinin devlet yönetmeye talip olanı. Ama ülkemizde de, başka yerlerde de mücadele edilen fikir değil, onun sembolleri. Çarpık bir iş, çünkü hedef yanlış, araç yanlış. Eşeğini dövemeyen, semerini döver misali. Oysa sakat olan sembol değil, fikir. Fikirle mücadele ise fikri platformda olur, olmalı. Bizdeyse fikirle mücadele yasalarla, güçle yapılıyor. Bu sıkıntı ve çarpıklıklar giderek dünyanın geneline yayılıyor. İslamiyet, ilk olarak Şiilik ayrı bir mezhep olarak ortaya çıktığında bu hastalığa yakalandı, ancak etkileri Farisilerle sınırlı kaldı. Arkasından 1000'li yıllara kadar süren görece bir serbestlik, özgürlük döneminden sonra kalan İslam ülkeleri de Sünnilik yoluyla aynı hastalığa yakalandı. İşte o gün bu gündür İslam alemi bir türlü belini doğrultamadı. Mezhepler her şeyden önce imana, itikada, ibadete, gündelik yaşama belirli bir imamın öğretisine göre STANDARTLAR getirir. Standartların tek varlık sebebi zaten karmaşayı ortadan kaldırmak, çeşitliliğe mani olmak, her türlü aykırılık ve farklılığı yok etmektir. Öncü imamlar İslam toplumlarında gördükleri çeşitlikleri bir tür anarşi olarak gördüklerinden dolayı harekete geçmişlerdi. Standartlar ise totaliterizm demektir. Özünde totaliter olmayan mezhep yoktur. İslamiyette ise bu işi dibi çıkmıştır. Herkes Müslüman olacak, herkes aynı mezhepten olacak, herkes aynı imamın öğretisine iman edecek. Farklı olanlar ya kahredilecek, ya da marjinal bir şekilde ana toplumun dışında, aşağısında bir yerlerde varlığını sürdürebilecek. | Bu hastalığın ikinci komplikasyonu ise mezheplerin tanımladığı dinin devlet yönetmeye talip olmasıdır. İslami mezheplerin çoğunu temsil eden partiler vardır. Birçok cemaatin ise dışarıdan partileri ya da devleti ele geçirme hedefleri vardır Bir de bu hastalıklara cihatçılık yani bütün dünyanın Allah rızası için Müslüman edilmesi görevi de eklenince ortaya çok kötü bir karışım çıkmakta. Eskiden bu hastalık sadece İslam ülkelerini etkilerdi. Göçler sayesinde Budistlerin, Hristiyanların, şu ya da bu dinden insanların yaşadığı ülkeleri ve halkları da etkiler oldu. Artık politik İslam Almanya, Amerika, Fransa için de bir tehdittir. Zaten onlar da bunun farkındalara. Yaygara yapıp duruyorlar. Önümüzdeki dönemde ya katlanacaklar ve bir fikir kanseri içinde debelenme kaderine boyun eğecekler. Ya da sertleşecekler, mücadele yoluna gidecekler. Bu yoldaysa eğer işler bir fikir mücadelesi seferberliği şekline sokulursa belki iyi bir sonuç olabilir. Totaliterleşme, faşizm, ırkçılık mecralarına kayarsa, işte o zaman durum kötü. Etnik arındırmalar, göç ettirmeler, milyonların şakır şakır öldüğü bölgesel ya da küresel savaşlar. Sanki kırk katır mı, kırk satır mı gibi bir durum söz konusu. Dünyanın kalanının kendisini politik İslam hastalığından nasıl koruyacağını bulması lazım. Yoksa daha önce İslam ülkelerinde görülen şiddetli din ve mezhep çatışmaları dünya geneline yayılacak, haberiniz olun. Güncel politik olayları bu gözle okumakta büyük yarar vardır. Saygılar. Oraj POYRAZ |
^^^^^ - vvvvv
--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Yoksulluk cok pahali bir luks. Maliyetini karsilayamayiz.
Eleanor Roosevelt
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Yoksulluk cok pahali bir luks. Maliyetini karsilayamayiz.
Eleanor Roosevelt
| Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com | Ayrilmak isterseniz de : Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com | Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ | Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot. |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder