9 Temmuz 2013 Salı

15-Re: 15-Re: [OzgurGundem] Re: [Yeni yazı] Münafıkların görevli olduğu camiler;

Kabe'nin kendisi bizzat en büyük puttur.
Insan yapımı olduğu halde Allahın evi sayılır.
Onlarca kez yeniden yapılmıştır.
İlk kez Hz. İbrahim'in yaptığı söylenir.
Aslında o da bir insanoğludur.

Aslında El-ilah'a ait putun yeri olduğu için böyle denir.
Puta tapmak, İslamiyete de sızmıştır.

Eski zaman dinlerinde görülen ibadet usüllerinden daha üstün değildir.
Namaz, zaman zaman hükümdarlara da gösterilen saygı duruşlarının belirli bir yönelimde peş peşe tekrarından ibarettir.
Yönelim zaten putun kendisini gösterir.

Şeytan taşlama falan da böyledir.
Bir çok tanrılı din ritüelidir.

Tavaf da Hindu inanışından sızmıştır.
Hindistan'da meydanlara yerleştirilmiş, etrafında tavaf edilen tanrılara ait semboller vardır.

Bir de El-İlah Kabe binasının içinde değildir.
Onun sembolü Hacer-ül Esved'dir.
O da basbayağı bir puttur.
Bakımı yapılan, yenilenen insanların saygı duruşları yaptıkları bir put.
Sonuçta kuku(ilahe sembolü, Kibela=Kıble) şekli verilmiş gümüş bir muhafaza içinde bulunan bir taşdır.
Kırılmamış tek putdur.
Çünkü Allahın sembolüdür, ve onun yeri, evi Kabe'dir.

Aslında hiçbir şey asıl değildir.
Herşeyin bir öncesi, onun da bir öncesi vardır.
Biraz Hinduizm, biraz Budizm, biraz Mani, biraz Zerdüşt, biraz İsis dini, biraz Mitra, biraz Sümer, en çok da İbahim dini.
Bir kolajdır, sanki tek bir hikayeymiş gibi anlatılan bir sürü hikayenin, efsane ve menkıbenin kolajıdır.

Kabe binasının esas işi emanet küplerin saklanmasıdır.
Bu hizmetten para alınır.
Bu anlamda Kabe bilinen en eski bankadır.
Kabe'de için değerli maden ve taşlarla dolu küpler kabz edilir.
Kabe bölgesinde hırsızlık, cinayet biraz da bu nedenle ağır suçtur.
Aynı zamanda Kabe'nin kapısı yarım boy yüksektir.
Her akşam kabilenin en güvenilen kişilerininin nezaretinde merdiven konur, küpler alınır, kapısı kapatılır ve merdiven çekilir.
Dışarıda bulunan D harfi şeklindeki yükselti üzerinde bulunan ilahlara ait putlar ise geceler ve günler boyunca güvenliği sağlar.
Elbette ilahların güvencesi, tehditleri yetmez, nöbetçiler de bulunur.
Kureyş Kabilesinin en karlı yatırımı budur.
Bankacılık.

Şimdi Müslümanlar'ın etrafında dönmek için kıyamet gibi para harcadığı yer tarihin bilinen ilk bankasıdır.
Aslında çok şey değişmemiştir.
Din-para-politika bunlar birbirinden hiç ayrılmamıştır.

Malta şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri de böyledir.
Göya kişisel anlamda fakir şövalyelerdir, sahip oldukları herşey tarikata aittir.
Tarikat ise olduğu bölgenin en büyük bankerlik kuruluşudur.
Krallara, devletlere borç verirler.
Tanrılar ise bu işleri kutsar, nezaret eder.

Masonlar da böyledir.

Şimdi Fitnebaz Cemaat de böyledir.
Onlarda da kişilerin malı mülkü yoktur, öyleymiş gibi gözükür.
Herşey birilerine zimmetlidir.
Organik bağ bulamazsınız.
Oldukları bölgenin en zengin, en muktedir tüccarlarıdır.
Finans, faktoring, barter şirketleri vardır.
Uluslararası ticarete yön verirler.
Dünyanın her yerinde az ya da çok yaşayan cemaat mensupları bu ticaret ağının bir parçasıdır.

Fukara insanlar ise bu menfaat şebekesi için ölürler, şehit oldum zannederler.
Bağışlar yaparlar, bunu ibadet zannederler.
Gönüllü olarak ayak işleri yaparlar, hizmet yaptıklarını zannederler.

Hepsinde de iç içe geçmiş çemberler vardır.
Yukarıya çıktıkça işin gerçek mahiyetini anlarsınız.
İş paradır, siyasettir, güçtür.
Allah ise paravandır, aletdir.
Bunu her mide kaldırmaz.
O yüzden aşama aşama öğrenirsiniz.

Oraj POYRAZ





On 08.07.2013 18:56, Cetiner Calis wrote:


Yazın apaçık.

Kapalı mekan gerekmez ibadet için.

Haram açıktır. Kapalı yerleri sonradan inşa edilmiştir.

Kabe odasının içi PUT lara mahsustur insanlara değil.

Bu yüzden Allahın ve kızlarının ( Lat Menat Uzza ) evi olarak bilinir.

İşte tarihi bulgu :






8 Temmuz 2013 17:49 tarihinde Yunus Kavik <ykavik@gmail.com> yazdı:
 
kendi ifaden birbiri içerisinde tutarsız ve çelişkili. Hem Allaha ibadet için bir mekan gerekli değil deyip hem de mescidul haramın kapalı alanından bahsetmektesin.
Allah Rasulü (sav) Medine'ye ilk hicret ettiğinde inşa ettiği mekan mescid idi. 
Allah yeryüzünü bizler için mescid kıldı. Temiz olan her mekanda namaz kılanabilir. Bu doğru. Ama bu kesinlikle mescid inşa edilmeyeceği anlamına da gelmez. Mescidlerin çok daha fonksiyonel görevleri vardır.
Tevbe suresi 9 ncu ayeti kerimede Yüce Allah (cc)
إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللَّـهِ مَنْ آمَنَ بِاللَّـهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَأَقَامَ الصَّلَاةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلَّا اللَّـهَ ۖ فَعَسَىٰ أُولَـٰئِكَ أَن يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَدِينَ
 
"İnnema yamuru mesacidellahi men amene billahi vel yevmel ahiri ve ikamessalati ve itaezzekati ve lem yahşe illellah. Fe asa ulaike en yekune minel muhtedin."
"Allahın mescidlerini ancak Allaha ve ahiret gününe iman edenler, gereği üzerine namazlarını ikame edenler, zekatlarını verenler, Allahtan başkasından korkmayan kimseler imar ederler"  buyurmaktadır.
Üzerini sarı renkle boyadığım "Mesacidellah" Allah'ın mescidleri ibaresi Kuran'da geçmektedir.
 
Bu İslamda mescidin bulunduğuna yani secde edilen bir binanın varlığına işaret etmektedir. Çünkü يَعْمُرُ  "ya'muru" ( imar ederler ) ifadesi ile imar edilmesi için bir bina olması gerektiği sonucunu çıkarabiliriz.
 
Yunus Kavik

 
8 Temmuz 2013 16:54 tarihinde Cetiner Calis <caliscetiner@gmail.com> yazdı:
 

Allaha ibadet için mekana gerek yoktur.

Açık kapalı her yer mekandır.

Örnek :

Mekke-i Mükerremedeki Kabe.

Medine-i Munavvaradaki Mescidül Haram.

İkisininde hem kapalı hem açık alanları vardır.

Ben askerlere çölde açıkta namaz kıldırttım.

Kabul edilmedimi ?

Allah hiç bir kitabında bana tapınma yeri yapın dememiştir.

Ama çok daha önceden tapınaklar vardı bildiğiniz gibi.

Her devirdeki inanca aitti.

Simgeydi.

Aslında tek tanrılı dinler bu simgeyi kaldırdılar.


8 Temmuz 2013 16:29 tarihinde Yunus Kavik <ykavik@gmail.com> yazdı:

 
Oraj Bey
 
Allah ve İslam düşmanı olman hasebiyle camiye olanca kin ve nefretini kusmuşsun. Camiler Allah'a ibadet edilen mekanlardır. Her türlü melanet işlenen mekanlar , senin sürekli devam ettiğin meyhane, gazino, bar ve pavyonlardır. Sanırım kafan esrarla dumanlı iken bulunduğun melanet mekanını karıştırdığın anlaşılmaktadır. Ağzından çıkanı kulağın duymuyor herhalde.
İmamlar asla günlük politika ile uğraşmamaktadırlar. Sen hem cami ve cemaatle ilgin olmadığı halde nerden bilebilirsin ki imamların ne ile uğraştığını. Meyhane, gazino, bar ve pavyondan da uzaktan kumanda öğrenilmez ki imamların uğraşıları.
 
Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkede yaşıyorsun. İslam ve cami düşmanlığından vaz geç. Şeytan Rüştü'nün Türkiye temsilcisi misin? İnsanların kutsal değerleriyle uğraşmamanı salık veririm. Allahsız islam düşmanı Aziz Nesin gibi insanları kışkırtma. Yoksa sana da mı Nesin keferesi gibi Provakatörlük görevi verdiler.
 
Yunus Kavik
 

 
8 Temmuz 2013 14:56 tarihinde T.C. Oraj POYRAZ <cimcime@neomailbox.net> yazdı:

 
Sayın Şahin,
Laf ola beri gele diyorum.

Camiler kutsalmış, direnişçiler camilerin kutsiyetini ihlal etmişler.
Palavradır bunlar.

Direnişçilere o camiye gönül rızalarıyla ya da fesatlıklarından girmemiştir,
canlarının kurtarmak, polis hışmından kurtulmak için gitmiştir.
Bu noktada camiye ayakkabılarıyla mı girdiler, ellerinde ne vardı, ne içiyorlardı bunlar hep ayrıntıdır.
Önemli olan camiye girenler polis zoru altındaydı, konu budur.

Kaldı ki, camilerin kutsiyetini ihlal edenlerin başında gelenler yine dindar sayılan insanlardır.

Camiler dibine kadar siyasete batmıştır.
CHP'nin eksik kaldığı yer camilerdir.
Camileri siyaset arenası haline sokmadıkları için camiler mürtecilerin egemenliği altındadır.

Camiler dibine kadar ticarete batmıştır.
Her cuma namazında paralar toplanır.
Her cami inşaatından paralar toplanır.
Bunları hiçbir şekilde denetimi yoktur.
Camiler etrafında, vakıflar şeklinde yasal himaye altına  girmiş bir sürü namussuzluk sürer  gider.
Bunların da sorgulanması, denetlenmesi mümkün değildir.

İmamlar büyük oranda gündelik politikayla uğraşmaktadır.
Bu noktada artık Allahın partisinden, Allahın cemaatinden, Allahın politikalarından bahsetme derecesine gelmiş durumdayız.

Bana sorarsanız, halen ülkemizdeki camilerin büyük bölümü, tıpkı Osmanlı son dönemi Rum ve Ermeni kiliseleri gibi rejim ve devlet alehytarı faaliyetlerin odak noktası olmuştur.
Yarın silahlı kalkışma, isyan, iç karışıklık olayları yaşandığında camilerin kale, mevzii, karargah, komuta merkezi olarak kullanılacağını görmek için müneccim olmaya gerek yoktur.
Aslında -cak, -cek gibi gelecek zaman kipinde konuşmanın bir anlamı kalmamıştır.

Halen camiler birçok melanetin üretildiği odaklar halindedir.
Halk camilerin artık ibadet mekanları olmadıklarını,
gündelik yaşamda politika üretme, ve yürütme, ticari sahtekarlıkların temel bulduğu yerler.
olduklarını görene kadar bu böyle devam edecektir.

Korkarım, cemaat, tarikat, camii, siyaset, ticaret bağlantıları deşifre oldukça,
Samimi inananların da imanı zedelenecektir,
Korkarım kitle halinde insanlar dini değerlerinin yerine insani, ahlaki değerler koyamadıkları ölçüde çıpasız, sürüklenme haline düşecektir.
Korkarım ilahiyat anlamında bugünlerde yaşanan sahtekarlıklar doğru ve düzgün İslamında altını oymaktadır.

Oraj POYRAZ


On 07.07.2013 23:33, ZEKI SAHIN wrote:
Kimisi ibret alsın, kimisi de hırsından çatlasın.... :)))))))))) 
 
Herkes "sahibinin sesi" değil..... Kendi sesi ve kendi düşüncesi ile sesleniyor....
 
Duymayan kalmasın...

From: Mehmet Ali Şadoğlu Blog <comment-reply@wordpress.com>
To: zekisahin@yahoo.com
Sent: Sunday, July 7, 2013 9:28 PM
Subject: [Yeni yazı] Münafıkların görevli olduğu camiler;
sadoglu yayımlandı:"Basılmakla kalmaz; kahvehaneye de, tiyatroya da, meyhaneye de, kerhaneye de spor sahalarına da dönüştürülür! CHP'nin kurulduğundan bugüne değin ezan ve cami düşmanlığı hiç eksilmemiş, yakaladıkları fırsatları manipüle ederek Müslümanlara saldırılarını "
Bu satırın üstünde yanıtlayarak yazıyı cevapla

New post on Mehmet Ali Şadoğlu Blog

Münafıkların görevli olduğu camiler;

by sadoglu
Basılmakla kalmaz; kahvehaneye de, tiyatroya da, meyhaneye de, kerhaneye de spor sahalarına da dönüştürülür! CHP'nin kurulduğundan bugüne değin ezan ve cami düşmanlığı hiç eksilmemiş, yakaladıkları fırsatları manipüle ederek Müslümanlara saldırılarını ve cami işgallerini sürdürmüştür. Kod adı Gezi Parkı ve amacı Müslümanları sindirmek olan isyanlarını Bezm-i Âlem camisine taşıyarak meydan okuyan CHP, gerekçesi ve affı mümkün […]
Unsubscribe or change your email settings at Manage Subscriptions.
Trouble clicking? Copy and paste this URL into your browser:
http://sadoglu.wordpress.com/2013/07/07/munafiklarin-gorevli-oldugu-camiler/

Bizimle uçtuğunuz için teşekkürler WordPress.com



--

zaryop:jaro

Buyuklere karsi saygili olun ki cocuklar da size karsi saygili olsunlar.

Hz.Ali
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.









__._,_.___


Guruptan ayrilmak icin, icin asagidaki adrese bos bir eposta gonderin:
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com




Your email settings: Individual Email|Traditional
Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully Featured
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe

__,_._,___


--

zaryop:jaro

Salus agroti suprema lex
Hastanin iyiligi en ustun yasadir.

Latin Atasozu
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder