4 Eylül 2013 Çarşamba

10-Ali Sirmen - ‘Düş Kırıklığı’



Ali Sirmen - 'Düş Kırıklığı'

asirmen@cumhuriyet.com.tr 

Cumhuriyet'in bu haftaki "Pazar Konuğu" Henri Barkey, Leyla Tavşanoğlu'na Tayyip Bey hakkındaki düşüncesini Amerikalılara has açıklıkla söyleyivermiş:

- Erdoğan düş kırıklığı yarattı.

İstanbullu bir ailenin oğlu olan ve ortaöğrenimini Robert College'de tamamlayan, ABD'nin önde gelen Türkiye uzmanlarından Henri Barkey'in kişiliği ve 21. yüzyılın başında AKP'yi dizayn eden ekibin içinde olduğu da hatırlanınca, bu açıklama daha da önem kazanıyor.Gerçekten de Tayyip Bey'e ikbal yolunu açan, onun ABD'nin uzun yıllar kotarmaya çalıştığı modelin kilit taşı işlevini üstlenmiş olmasıydı.

"Ilımlı İslam" olarak adlandırılan, ama asıl niteliği "uyumlu İslam" olan model, siyasal İslamı küresel kapitalizmin kurumları ve de emperyalizmin çıkarlarıyla uyumlu hale getirmek için oluşturulmuştu.

Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, "Milli Görüş gömleğini çıkardık" derken şu yükümlülükler altına giriyorlardı.

1- Siyasal İslamın görüşlerini piyasa ekonomisinin ilkeleriyle uyumlu hale getirmek.

2- Küresel kapitalizmin gerektirdiği ölçüde, demokrasi benzeri bir rejim uygulamak

3- Siyasal İslamın Batı ve Amerikan düşmanı bir çizgiye oturmasını engellemek. Bu zorunluluk tabii antisiyonist, antisemitist tutumu benimsememeyi de içeriyordu.

4- Bulunduğu bölgede ABD'nin görüşlerinin savunucusu ve temsilcisi olmak.

***

Erdoğan kendisine iktidar yolu açanların saptadıkları rolünü yerine getirdiği sürece, ortaya çıkan küçük yol kazalarına karşı desteklendi, hatta örnek olarak gösterildi.

Ama Erdoğan, rolün gerektirdiği kıvraklığa, birikime sahip görünmüyordu. Atlantik ötesinde dizayn edilmiş modelin, uzaktan kumandalı lideri olduğunu unutup kendi başına bölgede söz sahibi olacağını sanarak önce 3. maddedeki yükümlülüğünden kaçtı ve antisiyonist, hatta antisemitist söylemler kullanır oldu.Böyle bir davranış, daha iktidara adım atmadan önce kendisini, kırmızı halıyla ağırlayıp nişanlarla ödüllendirenlerin ona bakışlarına önce bir soru, ardından bir ünlem işareti eklemelerine neden oldu.İsrail karşıtı, antisemitist tavır zaman içinde Avrupa karşıtı, ardından da Amerikan karşıtı söylemleri de içerir hale gelmeye başladı.Tayyip Bey bir zamanlar eşbaşkanı olduğunu söylediği Amerikan projelerini anlamakta aciz kalıyor. "NATO'nun Libya'da ne işi var" gibi abuk sorular soruyordu.Hemen ardından operasyonlarda yer alması da kafalarda şu sorunun şekillenmesini engellemiyordu:

- Acaba yanlış adam mı seçtik?

Bu arada bölgenin yeniden yapılanmasında fikir beyan edince de modeli dizayn edenler "Evet galiba bu yanlış adam" diyerek düş kırıklığına uğruyorlardı.

***

Uyumlu İslamın örnek lideri, artık emperyalizmin çıkarlarıyla uyumu bir yana bırakır, kendi hesabına hareket edebilen bir karar odağı olduğu vehmine kapılırken aynı zamanda, Ortadoğu despot rejimlerinin klasik çizgisine oturarak bütün güçleri karşısına alıyor, küresel kapitalizmin temel ilkelerine karşı bir söylemi benimsiyordu.

Küresel kapitalizmin ihtiyaç duyduğu kimi özgürlükler de ayaklar altına alınıyor, piyasanın kuralları da çiğneniyordu.

Dış desteklerini yitirip ülke içinde birçok gücü karşısına aldıkça, ortalığı daha da germeye başlayan Erdoğan, çekirdek tabanının hatırına bir yandan dinsel bağnazlığı kaşırken öte yandan popülist söylemlerle kapitalizmin kurumlarına saldırmaya başlıyordu. Bankaların faizleri yeterince düşürmedikleri gerekçesiyle yapılan idari soruşturma, "Gözlerini toprak doyursun" gibi söylemlerle bankalara saldırması hep bu çerçeve içinde ele alınabilir.


2013 sonbaharında Erdoğan kapitalizmin önde gelen kurumlarıyla, AB ile, ABD ile, İsrail ile kavgalıdır ve bu yüzden de Erdoğan ABD için düş kırıklığıdır.

ABD tarafından dizayn edilmiş bir modelin düş kırıklığı yaratmasının ne demek olduğunu Tayyip Bey de anlamaktadır ve artan telaşı da bu yüzdendir.


a45UyF587661-201307301451-10
^^^^^ - vvvvv
 

zaryop:jaro

GUNES
. . . . . .
Ah aydinliklardan uzaktayim
Kafamda o dagilmayan sukun.
Olmedim lakin, yasamaktayim
Dinle bak: vurmada nabzi ruhun.
Yarasalar duyurmada bana
Kanatlarinin ihtizazini.
Simdi hep korkular benden yana
Bekliyor sular, acmis agzini.
Ah aydinliklardan uzaktayim
Kafamda dagilmayan sukun.
Olmedim lakin, yasamaktayim
Dinle bak vurmada nabzi ruhun.
Siyah ufuklarin arkasinda
Seslerle ciceklenmede bahar
Ve muhayyilemin havasinda
En guzel zamanin renkleri var.
Olmedim hala.. yasamaktayim.
Dinle bak: vurmada nabzi ruhun!
Ah aydinliklardan uzaktayim
Kafamda o dagilmayan sukun.
Ruhum olum ruzgarlarina es,
Isik yok gecemde, gunduzumde.
Gozlerim gormuyor... lakin gunes
O her zaman, her zaman yuzumde.

Orhan Veli KANIK
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com
Ayrilmak isterseniz de :
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder