9 Kasım 2015 Pazartesi

Murat MURATOĞLU : AKP yaptı AKP temizlesin

"

Keşke Türkiye'nin ekonomik sorunları belli bir reçete dâhilinde halledilebilir olsaydı. Beğenirsiniz beğenmezsiniz ancak Kemal Derviş bunu başarmıştı. İzlenilecek potika belliydi… AKP bunu ilk yıllarında izledi. Başarıya da ulaştı. O zamanlarda bıraktığı olumlu izlenim halen devam ediyor.

Oysa işler çok farklılaştı. Son 13 yıldır dış kaynaklara dayalı olarak sürdürülen ekonomik büyüme hikâyesinin sonlarına gelindi.

Neydi? Yurtdışından kaynak geldikçe, paranın adresi Türkiye oldukça sorunlar hissedilmiyordu. Ağrıkesici alırsanız ağrı geçer ancak tedavi söz konusu olmaz. Belirli bir süre sonra dozu artırmak zorunda kalırsınız. Nihayetinde işe yaramaz. Durum aynen budur.

GÖRÜNEN KÖY

Örneği ekonomiye uyarlayalım. 2008-2014 yılları arasında Türkiye'ye toplam olarak 354 milyar dolar yabancı sermaye girişi olmuş. Hâlbuki aynı dokuz yılda milli gelir artışı 76 milyar dolarda kalmış. Her geçen yıl yabancı para girişinin milli gelir artışını etkilemesi azalmış.

Yabancı para girmediğinde ne olmuş? 2008 ve 2009'da 12 ay boyunca dış kaynaklar net çıkış göstermiş; milli gelir aynı sürede yüzde 7,9 küçülmüş.

Dış borçların milli gelire oranı 2011'de yüzde 39 iken, 2014'te yüzde 49'a yükselmiştir. 2015 tablosu çok daha vahim…

Milli gelirin yüzde 53'üne ulaşmış dış borç stokunun nasıl çevrileceğini bilemiyoruz. Ya önümüzdeki 12 ayda döndürülmesi gereken 170 milyar dolar? Hadi 2015'i atlatsak 2016'da ne yapacağız?

İLAHİ ADALET

Hep nasıl çevirdikse öyle devam ederiz mantığı bu sefer zorlanacaktır. Dolar kurunun inmediği ve tekrar 3 lira sınırına dayandığı bir ortamın Türkiye ekonomisine rahat vermeyeceği açıktır.

Bol döviz girişi sayesinde düşük değerli döviz kuru üzerinden ekonomiyi hep olduğundan iyi gösterme dönemi sona ermiştir.

Kriz dedikleri nedir? Kriz için illa birkaç bankanın batması mı gerekir. Ya da dolar kurunun bir anda 4 lira olması mı? Peki, kontrolden çıkmış bir ekonomide işler yolunda mıdır?

İlahi adalet derler ya… İşin açıkçası AKP'nin tek başına İktidar olması bu yüzden adildir. Koalisyon olsa suçu koalisyona yükleyebilecekken şimdi 13 yıldır altyapısını hazırladığı sorunlarla kendisinin yüzleşecek olması ise ilahidir.


a45UyF587661-151109132837 Oraj Poyraz At Neomailbox cimcime@neomailbox.net
2015/11/09  14:00 1  39  undefined undefined add_anadoluhareketi@googlegroups.com

 
--

GIDERAYAK
. . . . . .
Handan,hamamdan gectik
Gun isigindaki hissemize raziydik
Saadetinden gectik
Umidine raziydik
Hicbirini bulamadik
Kendimize huzunler icadettik
Avunamadik
Yoksa biz...
Biz bu dunyadan degil miydik?

Orhan Veli KANIK

Onlarla savasin ki Allah, sizin ellerinizle onlarin cezasini versin ve ...
Onlari rezil ve rusvan etsin, yardimiyla sizi onlara muzaffer kilsin.
Ve mumin bir kavmin yureklerini ferahlandirsin.

TEVBE SURESI 14.AYET.

Kur an daki Celiskileri Goz Ardi Etme Cabalarinin Yeni Celiskilere Neden Olmasi

Muhammed in, Tanri dan geldi diyerek yerlestirdigi hukumlerin celiskili ya da birbirleriyle tutarsiz olmasi, bir aralik oylesine goze batar ve oylesine halkin tuhafina gider olmustur ki, gerek Araplar, gerek Yahudiler ve Hiristiyanlar onu alaya almislardir. Tanri nin asla hata yapmayacagini, Kur an i sil boz tahtasi haline sokmayacagini, celiskili hukumler koymayacagini soyleyerek, Muhammed i uydurmacilikla damgalayanlar olmustur. Onlarin bu sekilde konusmalarina karsi Muhammed, Kur an i uydurmadigina dair Tanri dan vahiy geldigini soyleyerek isin icinden siyrilmaya calismistir. Bu amacla Kur an koydugu ayetlerden biri soyledir:

Ey Muhammed sana, Kur an i kendiliginden uydurdu derler; de ki, Uydurdumsa sucu bana aittir ... (Hud Suresi, ayet 35).

Bunu yaparken, Kur an da, celiski bulunmadigini, cunku celiski ve tutarsizlik gibi seylerin insana ozgu olup, ancak insan yapisi kitaplarda (sozlerde) bulunabilecegini, oysa ki, Tanri dan sadir olan sozlerde boyle bir sey olamayacagini anlatmak uzere su ayeti koymustur:

(Eger Kur an) Tanri dan baska bir yerden gelseydi, onda birbirini tutmaz bircok (celisme) olurdu (Nisa Suresi, ayet 82).

Fakat, isi biraz daha saglama almak icin, ayetlerin zamana ve ihtiyaca gore Tanri tarafindan degistirildigini soyleyerek, celiskili gibi gorunen ayetlerin kaldirilmis oldugu kanisina yer vermistir. Nahl Suresi ne koydugu su ayeti okuyalim:

Bir ayetin yerini bir baska, ayetle degistirdigimizde -ki Allah indirdigini gayet iyi bilir onlar Muhammed e, Sen sadece uyduruyorsun derler. Hayir, oyle degildir (Nahl Suresi, ayet 101).

Bunu pekistirmek uzere de, Allah diledigini mahveder, diledigini birakir (Rad Suresi, ayet 39) seklindeki ayetleri ornek vermistir. Anlatmak istemistir ki, Tanri, her yarattigini diledigi gibi yok edebildigi gibi, diledigi ayetleri nesh eder , yani kaldirir ya da degistirip yerine bir baskasini koyar veya oldugu gibi birakir. Bu dogrultuda olmak uzere, Kur an koydugu ayetlerden bir digeri soyledir:

Herhangi bir ayetin hukmunu yururlukten kaldirir veya unut-tufursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzetini getiririz... (Bakara Suresi, ayet 106).

Yani Tanri, koymus oldugu ayetlerden herhangi birini kaldirmak istedigi zaman, onun yerine daha iyisini , daha hayirlisini ya da benzerini koymakta oldugunu bildiriyor! Ancak, Muhammed, bu tur ayetleri one surerek Kur an da celiski olamazmis, yani Tanri celiskili hukum koymazmis kanisini yaratmaya calisirken, cok daha sakincali celiskilere neden olmustur. Bir yandan Tanri yi, Hic yanilmayan, din gununun sahibi olan, her seyin hakimi, ilim ve hikmetin kokeni, ebediyetler ve ezeliyetler boyunca hata islemez olan, her seyi en mukemmel bir sekilde onceden hesaplayan, her yaratigin kaderini daha dogmadan once deftere yazan olarak tanimlarken, yani Tanri nin asla yanilmaz, asla hata yapmaz, her seyi en mukemmel ve ek$iksiz, en hayirli sekliyle dusunur ve yapar oldugunu belirtirken, diger yandan bu ayni Tanri nin, her seyi en iyi sekliyle dusunemedigini, en isabetli sekilde karar veremedigini, hayirli hukmun ne oldugunu bilemedigini, hata isleyebildigim ve bundan dolayi koydugu ayetlerin hukmunu yururlukten kaldirip, yerine daha hayirlisini veya benzerini koydugunu soylemistir.

Tanri yi hem hata yapmaz hem de hata yapar sekilde, tanimlamakla yeni celiskilere sebebiyet vermistir. Fakat, Kur an in uydurma olmadigini ve celiskili hukumler kapsamadigini belirtmek amaciyla, Tanri dan vahiy geldigini soylemesine ve ornegin, (Eger Kur an) Tanri dan baska bir yerden gelseydi, onda birbirini tutmaz bircok (celisme) olurdu (Nisa Suresi, ayet 82) seklinde ayetler yerlestirmesine ragmen, Muhammed, halktan kisilerin kendisi hakkinda yalanci , uydurucu ya da meczub diye konusmalarini onleyememistir. Onleyebilmek icin, iyice guclenmeyi beklemistir. Nitekim, Medine ye gecip de, taraftarlarinin sayisinin arttigini ve giderek guclendigini gordugu an, kendi aleyhinde konusanlari kilic yoluyla susturmaktan geri kalmamistir. Yaratmis oldugu korku ve dehset havasi sayesinde, artik hic kimsenin kendisini uydurmacilikla ya da celiskili hukumler koymakla damgalamaya cesaret gosteremeyecegini dusunmustur.
https://kuranelestirisi.wordpress.com/2011/12/30/kurandaki-celiskileri-goz-ardi-etme-cabalarinin-yeni-celiskilere-neden-olmasi/


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder