28 Eylül 2012 Cuma

Ekonomik Krizi Çıkaran da Bir, Çare Olmaya Çalışan da.

 

Fazla traş cildi bozar.
Kısa tutalım.
Parasal genişleme, dolar enflasyonu, küresel ekonomik kriz ve umutsuz debelenmeler.

PEYMAN YÜKSEL

 

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) kasım ayında yapılacak olan başkanlık seçimlerine gidilen süreçte, ekonomiyi rahatlatacak kararların gelmesi bekleniyordu. Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke’nin sürekli ertelenen ve eylül ayı başlarında yapması beklenilen açıklaması, gerçekten de beklentilere cevap verici nitelikte gerçekleşti. Böylelikle, Bernanke’nin uzun zamandır bahsettiği “ihtiyaç duyulursa” parasal genişlemeye gidilebileceği yönünde verdiği sinyallerin ne anlama geldiği de açıklığa kavuşmuş bulunmaktadır. Demek ki artık, faiz indirimlerinin piyasaları canlandırmaya yetmediği anlaşılmıştır. Ancak, ABD Devlet Başkanı Barack Obama’nın seçimlerde elini rahatlatacak bu açıklamaların, uygulamada etkilerinin ortaya çıkması yani meyvelerini vermesi için, seçimlerin yapılacağı kasım ayından çok daha ötesine ihtiyaç vardır.

 

Parasal Genişleme Nedir ve Neden Bekleniyordu?

 

FED’in kullandığı bazı kavramlar, dünyada olduğu gibi Türk medyasında, ekonomi haberlerinde de yer almaktadır. Ancak çoğu kişi bu teknik kavramların ne anlama geldiğini bilmemektedir. Örneğin, son günlerde ekonomide QE3 diye bir kavramdan bahsediliyor. Peki, acaba nedir QE3 ve küresel ekonomik krize çare olması mümkün müdür?

 

Parasal Genişleme (Quantitative Easing) kelimelerinin ilk harfleri (QE) ile daha önce ilk 2’si gerçekleşen bu işlemin 3.sü anlamında kullanılan bir kavramdır QE3. ABD’de yaşanan 2008 krizinde FED, piyasaları canlandırmak için ilk etapta piyasalardan 1,75 trilyon civarında Amerikan Doları (USD) tutarında menkul kıymet ve hazine bonosu satın almıştır. Bu işlem Parasal Genişleme 1 yani QE1 olarak adlandırılmıştır. Sonrasında ise 2010 Kasım’ında bu sefer 600 milyar USD piyasadan satın alınmış ve bu olaya da QE2 denilmişti.[1] Nihayetinde bugün gelinen noktada FED, 3. Parasal Genişleme paketini uygulamaya koymuş (QE3), her ay piyasadan 40 milyar dolarlık Mortgage tahvili satın alacağını ve 0 (sıfır) faiz politikasını da 2015 yılına kadar devam ettireceği taahhüdünde bulunmuştur. FED’in her ay bu miktarda Mortgage tahvili satın alması, elindeki “uzun vadeli” varlıkları artırması anlamına gelmektedir.

 

Amerikan piyasalarında uzun zamandır yaşanan durgunluğa çare olabilecek yöntemin yeni bir Parasal Genişleme (QE) olması ihtimali sıkça konuşulan bir konuydu. Çünkü parasal genişlemeye gidilmesi için artık merkez bankasının faiz indiriminin işe yaramayacağının ortaya çıkması gerekiyordu. ABD’de parasal genişlemeye gidilmesi demek, şu aşamaların gerçekleştirilmesi anlamına gelmektedir: Amerikan Merkez Bankası, öncelikle para basarak işe başlamakta sonrasında hükümete, hazine bonoları ve tahvillerini satın alarak destek vermektedir. Yani bir anlamda hükümetin piyasayı canlandırıcı yardım paketinin içini, nakitle doldurmaktadır. Aynı zamanda bankaların sorunlu varlıklarını, hisse senetlerini nakit karşılığı satın alarak bankaların yeniden müşterilerine kredi kullandırma imkânına sahip olmasını sağlamaktadır. Daha çok kredi kullanma imkânı bulan tüketiciler de daha çok harcama yapabilmektedirler. Bu durum da ticaret hacminin artmasına, devletin vergi geliri sağlamasına ve ekonomide beklenen canlanmanın gerçekleşmesine sebep olmaktadır.[2]

 

Amerika’da son dönemlerde en çok konuşulan konulardan birisi işsizlik rakamlarının artması yani yatırımların düşmesi sonucu istihdam alımlarının azalmasıdır. FED’in yaptığı açıklamalar yani aylık 40 milyar USD’lik alımlar ve sıfır faiz politikası, işsizlik rakamları azalana ve büyüme rakamlarında olumlu sonuçlar alınana kadar devam edecektir. Bu durum önlem paketinin ucunun açık olduğu yönünde yorumlanmıştır, yani süre kısıtlaması yoktur. Toplamda yine trilyon dolarları bulacak bir alımdan söz etmek mümkündür Bütün bunlara rağmen, FED tarafından uygulamaya konulan bu adımların Amerikan ekonomisinde gereken canlanmayı tek başına sağlaması zordur. Bu konuda Bernanke: “Biz üzerimize düşeni yapacağız, ama işsizlik sorununu tek başına çözebilecek kadar güçlü araçlara sahip değiliz'' diyerek, politika yapıcıların da kendi üzerlerine düşenleri yapması gerektiğini hissettirmiştir.[3]

 

Dünyada QE3’ün Yankıları

 

3. parasal genişleme (QE3) haberi uzun zamandır beklenmekte idi. Ancak bu gelişmeyi ilk etapta olumlu bulanlar bile temkinli yaklaşmaktadırlar. Evet, gelişmeler hemen etkisini göstermiş, ABD borsalarında son 5-6 yılın en yüksek seviyelerine gelmesine yol açan parasal genişleme haberi, Avrupa’da da olumlu gelişmelere yol açmış ve Euro’nun yükselişine sebep olmuştur. Fakat yüksek enflasyon ve dolayısı ile de fiyat artışları etkisi uzun vadede beklenilen olumsuzluklar arasında sayılmaktadır.

 

FED’in uygulamalarına mesafeli yaklaşmayı tercih edenler çoğunluktalardır. Bazı ekonomistler FED’in parasal genişleme politikası uygulayarak “havadan” para basmasının enflasyon baskısına neden olacağını belirtmektedirler. Bu tür uygulamaların sokaktaki sıradan vatandaşın cebine doğrudan doğruya bir katkı sağlamayacağını, sadece zenginlerin varlıklarını, hisse senetleri fiyatlarını daha da artıracağını söyleyenler arasında ünlü yatırımcı Marc FEBER de bulunmaktadır. Tek başına FED’in değil Avrupa’da ve Çin’de de diğer merkez bankalarının para basma yoluna gitmesi öngörüldüğünde, FEBER, insanların alım gücünün ve paranın değerinin düşmesinin, küresel ekonomide sıkışmaya ve hatta dünya ekonomisinin sonunun gelmesine neden olacağını belirtmektedir.[4]

 

Parasal genişlemenin petrol fiyatlarını da yükseltmesi beklenmektedir. Bu da Türkiye gibi petrolde dışa bağımlı ülkeleri olumsuz etkileyecektir. Uzun vadede küresel faiz artışlarının olması da muhtemeldir.

 

Değerlendirme

 

Bernanke’nin “ihtiyaç duyulması halinde parasal genişlemeye gidilecektir,” sözlerinin ardından gelinen süreçte FED’in attığı adımlar artık o ihtiyacın duyulduğunun göstergesi olarak yorumlanabilir. Bu önlemlerin ABD'de yaklaşan seçimlere bir etkisinin olup olmayacağı da düşünülmektedir. Gerçi FED Başkanı Bernanke yeni düzenlemelerin seçimlere olası etkisini hesaba katıp katmadıkları yönündeki bir soruyu, ''Biz kararlarımızı tamamen ekonominin durumuna göre alırız. Bu tür faktörleri hesaba katmayız'' diye yanıtlamıştır.     

 

Bütün bu önlemler, FED’den yapılan rahatlatıcı açıklamalar ve ABD’de faizlerin düşmesi, gibi önlemler artık krizin düzelmesi için yapıcı, ciddi adımların atılmaya başlandığına dair göstergelerdir. Ancak para politikalarının küresel krizde yarattığı etki her seferinde daha da azalmaktadır. Bu yüzden atılacak her yeni adımın etkili olabilmesi için bir öncekinden daha kuvvetli, daha kapsamlı olması gerekmektedir. “Önlem Paketleri”, ekonomiyi bir yerden düzeltirken başka bir yerden de bozulmasına sebep olmakta yani sonuç olarak kısa vadede krizin tamamen bitmesine çare olamamakta ancak ufak bazı iyileşmeler sağlamaktadırlar. Uzun vadede bu krizin düzelme yönünde sinyaller verebilmesi için daha böyle çok paketler açılması muhtemeldir.

 

Yaşanan gelişmelerde ekonomik krizi çıkaranların çare olmaya uğraşmaları, bize eski bir atasözümüzü hatırlatmaktadır: “Testiyi kıran da bir, suyu getiren de” 


[1] QE3 ve Piyasalara Etkisi, BAYRAKTAR Bahar, http://www.beyazyakaegitim.com/makale/qe3-ve-piyasalara-etkisi, Erişim Tarihi: 25 Eylül 2012

 

[2] Parasal gevşeme–Quantitative easing nedir?, http://www.bankakredihesaplama.net/parasal-gevseme-quantitative-easing-nedir/, Erişim Tarihi: 26 Eylül 2012

 

[3] FOMC: Press Conference on September 13 2012, http://www.federalreserve.gov/monetarypolicy/fomcpresconf20120913.htm,  Erişim Tarihi: 26 Eylül 2012

 

[4] Faber: FED politikaları dünyayı mahvedecek, http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1213663-faber-fed-politikalari-dunyayi-mahvedecek, Erişim Tarihi: 26 Eylül 2012


http://www.turksam.org/tr/a2765.html

 



__,_._,___

--
Benim naciz vucudum elbet bir gun toprak olacaktir, ancak
Turkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktir.

K.Ataturk

Ey mutsuzlar!

Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz.
Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki,
sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz!
Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz!
Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine.
Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.
 
Bertolt BRECHT
Ben,Manevi Miras olarak hicbir Ayet, hicbir Dogma,
hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk

- - - - - - - - - - - - - -
1920 - Islam yuceltme derneginin bildirisi :
Yunan ordusu halifenin ordusu sayilir.
Hic de zararli bir topluluk degildir.
Asil kafasi koparilacak mahlukat Ankara'dadir.

ISKILIPLI ATIF 
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com

Ayrilmak isterseniz de:
Ozgur_Gundem-unsubscribe@yahoogroups.com

- - - - - - - - - - - - - -
Arzuederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder