Sayın Blog Takipcileri grubu uyeleri, 76
|
| Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.
|
| http://tr.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi |
Bilenler bilir, ben eski İşçi Partili, yeni Vatan Partiliyim. Cumhurbaşkanlığı seçiminde İşçi Partisi lehine propaganda yapmıştım. Bunun sebepleri vardı, o zamanlar uzun uzun yazmıştım.
Şimdi önümüzde genel seçimler var. Şimdi durumlar daha farklı. Dolayısıyla tavrım da farklı.
Önümüzdeki genel seçim basitçe Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yenilenmesinden ibaret bir seçim değil. Bunun böyle olmadığını iktidar partisi, liderleri, kurmayları, göya tarafsız olması gereken cumhurbaşkanı, cemaat liderleri, bölücülerin yasal ve yasadışı bütün örgütlerinin liderleri açıkça söylüyor. Ben de söylüyorum.
Önümüzdeki genel seçimler rejimin seçimidir. Ülkenin bundan sonraki rejimi ne olacak? Hilafet ve sultanlık rejimi geri mi gelecek? Bu topraklarda önümüzdeki yıllarda yer alacak devletin sınırları nasıl olacak. Ülke bölünecek mi? Bölünmeyecekse toprakların taksimi nasıl olacak? Başındaki hanedan hangi hanedan olacak? Ülke önümüzdeki birkaç on yılda ne türden iç savaşlar yaşayacak?
Bütün bu sorular halkın eğilimlerine göre bir cevap bulacak.
Halkımız İhtiyaçlar Silsilesinde en temel ve öncelikli ihtiyaçların karşılanması zorunluluğu içine düşmüş, düşürülmüş durumda.
Genel eğilimlere baktığımızda ne olursa olsun, ne türden deliller sunulursa sunulsun AKP ve Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE) obsesyonu geliştirmiş bir kemik %20'lik fanatik kitle mevcut.
Tarihsel anlamda rejimle, cumhuriyetle kan davası olan bölücüler ve mürtecilerin ittifakıyla karşı karşıyayız.
Toplum etnik, dini ve mezhebi anlamda parçalanmış durumda.
Toplumun, devletin kendiliğinden toparlanması, liderlik yapması beklenenlerin ülkeyi ve paramparça olmuş toplumu derleyip toparlaması mümkün görünmüyor.
Ülkenin her eksende iç savaşa sürüklenmesi, yabancı müdahalelerin, işgallerin olması çok kuvvetli ihtimaldir.
TSK'nın mevcut gidişe engel olma ihtimali yoktur. Kenan Evren'in öldüğünü ve en az üç gündür ulusal basında bu konuya ilişkin tek satırın yer almadığını bilmek gerekir. Bu TSK ve ilerideki kargaşalara liderlik etmesi beklenenler açısından ciddiye alınması gereken bir sinyaldir.
O halde bu ahval ve şerait dahilinde ne yapmak gerekir?
Bana göre çok zorlu bir soru değidir bu. Artık işlerin bir parti, ideoloji işi olmaktan çıktığını bilmek ve kabullenmek gerekir. Uzun vadeli hayallerimiz, ideallerimiz olabilir. Ancak, bilmek gerekir ki, bütün bunları gerçekleştirebilmek için az çok ayakları üzerinde durabilen bir devlete, bir devlet nizamına, kamu güvenliğine ihtiyaç vardır. Önümüzdeki dönemde ülkenin ve halkın en önemli sorunu demokrasinin yaşatılması değil, bireylerin ve toplumların yaşam hakkının korunması olacaktır.
Önümüzde seçimlere kadar yeterli süre vardır. Saflar netleşecek ve kristalleşecektir. Bu gün manzaraya baktığımızda yukarıda anlattığım senaryoya gönlü razı olmayanların çatısında toplaştığı iki parti kalmıştır. CHP ve MHP. Bölücü, mürteci ve işbirlikçilerin çatısı altında toplantığı iki parti vardır. AKP ve HDP. Vatan Partisi ve diğer partilerin seçim aritmetiği içinde nasıl bir rol oynayacağı çok iyi hesaplanmalı.
Birlik, huzur ve beraberlikten yana olan insanları temsil eden partilerin seçim ittifakları yapması şart olmuştur.
Eğer partiler bir ittifak geliştiremiyorsa seçmen oyunu dağıtmadan ana partilerde yoğunlaştırmalı.
Bu partilerden başka diğer küçük partilerin ne yapmaları gerekir, bunu kamuoyu yoklamalarına göre ilerleyen zamanlarda belirlemek gerekecek. Görüne o ki, diğer küçük partiler demokrasicilik oyunu oynamak için bir dahaki seçimlere kadar sabretmek zorunda.
Birlikten, huzur ve beraberlikten yana olan insanlar açısından önümüzdeki seçimlerde ilk ve en öncelikli hedef elbette iktidar olmak olmalı.
Eğer bu gerçekleşmez ise, bu durumda koalisyonlarla da olsa, iktidarı ele geçirmek olmalı.
Bu da olmaz ise, AKP'nin ve ileride kuracağı hükumetlerin gücünü sınırlayacak şekilde oy oranlarının azaltılması sağlanmalı.
AKP'nin muhalefete düşürülmesi en temel amaçtır.
AKP ve HDP kadrolarının, işbirlikçi ve hainlerin yargılanmaları ve normal devlet nizamının restorasyonu sonraki iştir.
Hayırlı olsun, inşallah, hamdolsun!...
Diyor ve herkesi önümüzdeki genel seçimlere odaklanmaya davet ediyorum.
Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
Bekir Coşkun: Herkese!..
Kim olursan ol…
Neciysen…
AKP'li, CHP'li, MHP'li, Vatan Partili, Anadolu Partili, HDP'li ya da her neyse… Siyasetçi, esnaf, işçi, patron, bilim adamı, bürokrat, asker, sivil, genç, yaşlı, kadın, erkek…
Aklı ve vicdanı olan…
Herkese bu yazı…
Bu sefer durum farklı…
Bildiğimiz seçimlerden birisi yapılmayacak…
Siyasi yarış partiler arasında değil…
Bir yanda; Türkiye'nin yönetim biçimi "parlamenter rejim" olacak…
Öte yanda; hiç kimsenin henüz ne olduğunu bilmediği, ama Recep Tayyip Erdoğan'ın kafasında kurduğu bir "tek adam" modeli…
İkisinden birisi seçilecek…
Her diktatörün yaptığı gibi; duygularını ele geçirdiği bilinçsiz ve saf seçmen kitlesi… Ve malı gibi gördüğü AKP ile bunu yapabileceğini düşünüyor…
Nasıl ki "üç yıl"sınırı koyup bütün yol arkadaşlarını eve gönderirken, kendisi"Cumhurbaşkanı"olarak çıktı bir üste oturdu…
Yeni modelde de kullanacağı siyasi aktörlerden işi biten gidecek…
Ne parlamento kalacak…
Ne hükumet…
Ne rejim…
Bu seçim işte "parlamenter demokrasi" ile "tek adam" arasındadır…
Bunu kendisi ilan etti ve çıktı meydana…
Daha ne yapsın?..
Oysa; malum psikolojisi, gözüken ruh hali, bilinen demokrasi anlayışı ile Türkiye "tek adama" terk edilemez…
Yazıktır…
Bu seçim o…
Bu çağrı herkese…
"Herkes"in içinde herkes var…
İktidardan muhalefete… Sivil toplum örgütlerinden TBMM gruplarına… Akademisyenlerden bürokratlara… Sağcıdan solcuya… Sanatçısından sivil toplum örgütlerine… Üniversiteden sendikalara…
Felaketin farkında olan kim varsa…
Abdullah Gül'den, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e…
Anayasa Mahkemesi'nden, Yüksek Seçim Kurulu'na…
Biraz olsun vicdanı olan herkese…
Sesi olan çıkıp söylesin…
Vicdanı olan susmasın…
Türkiye'yi yaktırmayın…
Külden vatan olmaz…
a45UyF587661-150304110031 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2015/03/04 21:00 76 27 6 undefined
Dostlarin cogalsin diye cirpinma.
Hz.Ali
Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor : Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki :
Cehennem atesi bin yil yakildi. Oyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil daha yakildi , oyle ki beyazlasti. Sonra bin yil daha yakildi. Simdi o siyah ve karanliktir
( Tirmizi )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.
Din ...
temel olarak korkuya dayanir ... bilinmeye karsi duyulan korku, yenilgi korkusu, olum korkusu.
Korku her acimasizligin anasidir ve o yuzden acimasizlik ve dinin el ele gitmesine sasilmamali.
Benim din hakkindaki gorusum Lucretius la ayni.
Onu korkudan dogan bir hastalik ve insan irkina buyuk bir mutsuzluk kaynagi olarak goruyorum.
Bertrand Russell
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder