Atatürk ve İsmet İnönü dönemleri de TEK ADAM dönemleri değil miydi?
Böyle demişsiniz.
Tek adam yönetimi sakat.
AtaTürk döneminde de, İnönü döneminde de sakattı zaten.
Biz bunları hiçbir zaman kalıcı bir yöntem olarak görmedik ve kabul etmedik.
AtaTürk ve İnönü dönemi zaman çizelgesinde bir geçiş dönemini temsil ediyor sadece.
Siz bunun farkında değilsiniz.
Ve daha önemlisi, AKP ve onu destekleyen kitlenin başka sıkıntıları var.
Özellikle de Führeriniz Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE)'la ilgili sıkıntılar.
Aklı imanın ardına koyan bir anlayış ülkeyi iyi bir noktaya getiremez.
Ve zaten tarihte de bu denenmiş, test edilmiş bir anlayıştır.
Başarılı olmamıştır.
Kan, gözyaşı, fakirlik, esaret.
Oysa insan diğer canlılardan aklıyla farklılaşan bir türdür.
Akıl, zeka, idrak ve muhakeme, türlerin gelişimi sırasında insanda son noktaya ulaşmıştır.
Ve o son nokta iman değildir, akıl, zeka, idrak, muhakemedir.
İman çıkmaz bir yol, akla ulaşan yolda bir geçiş.
İman insanlığın çocukluk çağı hastalığıdır.
İman idrak ve zekanın yanlış kullanımından başka bir şey değildir.
Netekim çocukları küçükken kandırabilirsiniz.
Elinden yüz lira alıp, üç tane on lira verebilirsiniz.
Bu çocuk henüz hesap kitap bilmediğinde olur.
Akıl hastalarını kandırabilirsiniz.
Bir avuç boncuk verip elinden altın, gümüş alabilirsiniz.
Bu onun idrak ve muhakemesi bozuk olduğu için olur.
Bir dindarı da kandırabilirsiniz.
Bu sadece o imanlı olduğu içindir.
İman onun önünü tıkamıştır.
İşte sıkıntı budur.
Ülkenin borçlanarak büyüdüğünü zannediyorsunuz.
Halkın fakirleşirken zenginleştiğine inandırılmışsınız.
Açlıktan nefesiniz kokuyor, birkaç torba kömüre, makarna, bulgura tav olacak haldesiniz.
Zekata muhtaç olacak kadar kötü durumda olduğunuzda bunu sorgulamıyor, zekat alabildiğiniz için ilahlara şükrediyorsunuz.
Devlet sizin hissedar olduğunuz bir büyük ekonomik varlık.
Siz ise devletin tasfiye edilmesini iyi bir şey zannediyorsunuz.
Her şeyin sadece bir zaman meselesi olduğunu idrak edemiyorsunuz.
Çok hoyrat, çok saygısız, çok hunhar olabilirsiniz.
Bunun örnekleri var.
Bütün dünyada, bütün İslam aleminde kan oluk oluk akıyor.
2014 yılı itibariyle doğrudan askeri işgal altında, ya da idari, askeri, ekonomik vesayet altında olmayan tek bir Müslüman toplum yoktur. (O.P.)
Bu sizi hiç şüpheye sokmuyor.
Siz bir dünya liginde, er meydanında sürekli olarak maç yapıyorsunuz.
Ve sürekli olarak yeniliyor, hezimetler, rezaletler yaşıyorsunuz.
Yüzyıllardır devam ediyor bu.
Bütün İslam aleminde istisnasız her yerde.
Ve siz bütün bu rezillikler, hezimetler için rakiplerinizi suçluyorsunuz.
Tıpkı günümüz futbol liginde her maçtan sonra antrenörlerin beyanları gibi.
Uyduruk cevaplar, yuvarlak laflar ve hep bahanelerle oyalanıyorsunuz.
Türkiyenin üç seçim döneminde çok büyüdüğünü, çağdaşlarını yakaladığını zannediyorsunuz.
Yine hesap kitap bilmemekten.
Dünya aldı başını gidiyor.
Türkiye üç adım ilerlediyse, dünya yüz metre koştu bu arada.
Bilmiyorsunuz, hemen bilinen bütün ekonomik, sosyolojik parametrelerde ülkemizin sıralamadaki yeri ileri gitmemiştir, tam tersine geri gitmiştir.
Şaka değil, abartı değil, yalan değil.
Araştırın, bakın göreceksiniz.
Evet, milli gelirimiz artmıştır.
Peki ya dünya da bu iş nasıl olmuştur.
Evet, enflasyon oranımız düşmüştür.
Peki ya dünya ülkeleri enflasyonlarına göre sıralandığında yerimiz neresidir?
Eskiden neredeydi, şimdi nerede?
Dünya milli gelir sıralaması, refah indekslerinin sıralandığı listeler, GSMH sıralaması.
Sizin ise sayılarla aranız yok.
Siz sloganlarla çok kolay avutuluyorsunuz.
Ülke bir iç savaşa doğru sürükleniyor.
Siz bunu barış zannediyorsunuz.
Hemen önümüzdeki yıl içinde, belki de aylar içinde çok ağır ekonomik krizler muhtemel.
Siz kafası dumanlı tinerciler gibi mutlusunuz, din, iman işleri sizin idrak ve muhakemenizi bozmuş.
İşte AtaTürk ve İnönü döneminde görülen tek parti, tek adam döneminde bu nedenlerle daha vahim, daha elim bir haldeyiz.
Çok büyük tehlikeler var.
Ve siz hala daha 2015 yılını 1920 yılıyla kıyaslıyorsunuz.
Siz etrafımızdaki, komşularımızdaki birkaç savaşı Kurtuluş Savaşı, Inci ve 2nci Dünya Savaşıyla kıyaslıyorsunuz.
İşte vahim olan budur.
Gaflete bak, idrak yollarındaki tıkanmaya bak...
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
Bu ülke tek adamla yönetilmeye alışık,niye endişeleniyorsunuz ki.Atatürk ve İsmet İnönü dönemleri de TEK ADAM dönemleri değilmiydi.
--
4 Mart 2015 13:50 tarihinde Oraj Poyraz <cimcime@neomailbox.net> yazdı:
--
Sayın Hersey Free grubu uyeleri, 50
![]()
Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.
- Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
- Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
- Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
- Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
- Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi
Bilenler bilir, ben eski İşçi Partili, yeni Vatan Partiliyim. Cumhurbaşkanlığı seçiminde İşçi Partisi lehine propaganda yapmıştım. Bunun sebepleri vardı, o zamanlar uzun uzun yazmıştım.
Şimdi önümüzde genel seçimler var. Şimdi durumlar daha farklı. Dolayısıyla tavrım da farklı.
Önümüzdeki genel seçim basitçe Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yenilenmesinden ibaret bir seçim değil. Bunun böyle olmadığını iktidar partisi, liderleri, kurmayları, göya tarafsız olması gereken cumhurbaşkanı, cemaat liderleri, bölücülerin yasal ve yasadışı bütün örgütlerinin liderleri açıkça söylüyor. Ben de söylüyorum.
Önümüzdeki genel seçimler rejimin seçimidir. Ülkenin bundan sonraki rejimi ne olacak? Hilafet ve sultanlık rejimi geri mi gelecek? Bu topraklarda önümüzdeki yıllarda yer alacak devletin sınırları nasıl olacak. Ülke bölünecek mi? Bölünmeyecekse toprakların taksimi nasıl olacak? Başındaki hanedan hangi hanedan olacak? Ülke önümüzdeki birkaç on yılda ne türden iç savaşlar yaşayacak?
Bütün bu sorular halkın eğilimlerine göre bir cevap bulacak.
Halkımız İhtiyaçlar Silsilesinde en temel ve öncelikli ihtiyaçların karşılanması zorunluluğu içine düşmüş, düşürülmüş durumda.
Genel eğilimlere baktığımızda ne olursa olsun, ne türden deliller sunulursa sunulsun AKP ve Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE) obsesyonu geliştirmiş bir kemik %20'lik fanatik kitle mevcut.
Tarihsel anlamda rejimle, cumhuriyetle kan davası olan bölücüler ve mürtecilerin ittifakıyla karşı karşıyayız.
Toplum etnik, dini ve mezhebi anlamda parçalanmış durumda.
Toplumun, devletin kendiliğinden toparlanması, liderlik yapması beklenenlerin ülkeyi ve paramparça olmuş toplumu derleyip toparlaması mümkün görünmüyor.
Ülkenin her eksende iç savaşa sürüklenmesi, yabancı müdahalelerin, işgallerin olması çok kuvvetli ihtimaldir.
TSK'nın mevcut gidişe engel olma ihtimali yoktur. Kenan Evren'in öldüğünü ve en az üç gündür ulusal basında bu konuya ilişkin tek satırın yer almadığını bilmek gerekir. Bu TSK ve ilerideki kargaşalara liderlik etmesi beklenenler açısından ciddiye alınması gereken bir sinyaldir.
O halde bu ahval ve şerait dahilinde ne yapmak gerekir?
Bana göre çok zorlu bir soru değidir bu. Artık işlerin bir parti, ideoloji işi olmaktan çıktığını bilmek ve kabullenmek gerekir. Uzun vadeli hayallerimiz, ideallerimiz olabilir. Ancak, bilmek gerekir ki, bütün bunları gerçekleştirebilmek için az çok ayakları üzerinde durabilen bir devlete, bir devlet nizamına, kamu güvenliğine ihtiyaç vardır. Önümüzdeki dönemde ülkenin ve halkın en önemli sorunu demokrasinin yaşatılması değil, bireylerin ve toplumların yaşam hakkının korunması olacaktır.
Önümüzde seçimlere kadar yeterli süre vardır. Saflar netleşecek ve kristalleşecektir. Bu gün manzaraya baktığımızda yukarıda anlattığım senaryoya gönlü razı olmayanların çatısında toplaştığı iki parti kalmıştır. CHP ve MHP. Bölücü, mürteci ve işbirlikçilerin çatısı altında toplantığı iki parti vardır. AKP ve HDP. Vatan Partisi ve diğer partilerin seçim aritmetiği içinde nasıl bir rol oynayacağı çok iyi hesaplanmalı.
Birlik, huzur ve beraberlikten yana olan insanları temsil eden partilerin seçim ittifakları yapması şart olmuştur.
Eğer partiler bir ittifak geliştiremiyorsa seçmen oyunu dağıtmadan ana partilerde yoğunlaştırmalı.
Bu partilerden başka diğer küçük partilerin ne yapmaları gerekir, bunu kamuoyu yoklamalarına göre ilerleyen zamanlarda belirlemek gerekecek. Görüne o ki, diğer küçük partiler demokrasicilik oyunu oynamak için bir dahaki seçimlere kadar sabretmek zorunda.
Birlikten, huzur ve beraberlikten yana olan insanlar açısından önümüzdeki seçimlerde ilk ve en öncelikli hedef elbette iktidar olmak olmalı.
Eğer bu gerçekleşmez ise, bu durumda koalisyonlarla da olsa, iktidarı ele geçirmek olmalı.
Bu da olmaz ise, AKP'nin ve ileride kuracağı hükumetlerin gücünü sınırlayacak şekilde oy oranlarının azaltılması sağlanmalı.
AKP'nin muhalefete düşürülmesi en temel amaçtır.
AKP ve HDP kadrolarının, işbirlikçi ve hainlerin yargılanmaları ve normal devlet nizamının restorasyonu sonraki iştir.
Hayırlı olsun, inşallah, hamdolsun!...
Diyor ve herkesi önümüzdeki genel seçimlere odaklanmaya davet ediyorum.
Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
Bekir Coşkun: Herkese!..
Kim olursan ol…
Neciysen…
AKP'li, CHP'li, MHP'li, Vatan Partili, Anadolu Partili, HDP'li ya da her neyse… Siyasetçi, esnaf, işçi, patron, bilim adamı, bürokrat, asker, sivil, genç, yaşlı, kadın, erkek…
Aklı ve vicdanı olan…
Herkese bu yazı…
Bu sefer durum farklı…
Bildiğimiz seçimlerden birisi yapılmayacak…
Siyasi yarış partiler arasında değil…
Bir yanda; Türkiye'nin yönetim biçimi "parlamenter rejim" olacak…
Öte yanda; hiç kimsenin henüz ne olduğunu bilmediği, ama Recep Tayyip Erdoğan'ın kafasında kurduğu bir "tek adam" modeli…
İkisinden birisi seçilecek…
Her diktatörün yaptığı gibi; duygularını ele geçirdiği bilinçsiz ve saf seçmen kitlesi… Ve malı gibi gördüğü AKP ile bunu yapabileceğini düşünüyor…
Nasıl ki "üç yıl"sınırı koyup bütün yol arkadaşlarını eve gönderirken, kendisi"Cumhurbaşkanı"olarak çıktı bir üste oturdu…
Yeni modelde de kullanacağı siyasi aktörlerden işi biten gidecek…
Ne parlamento kalacak…
Ne hükumet…
Ne rejim…
Bu seçim işte "parlamenter demokrasi" ile "tek adam" arasındadır…
Bunu kendisi ilan etti ve çıktı meydana…
Daha ne yapsın?..
Oysa; malum psikolojisi, gözüken ruh hali, bilinen demokrasi anlayışı ile Türkiye "tek adama" terk edilemez…
Yazıktır…
Bu seçim o…
Bu çağrı herkese…
"Herkes"in içinde herkes var…
İktidardan muhalefete… Sivil toplum örgütlerinden TBMM gruplarına… Akademisyenlerden bürokratlara… Sağcıdan solcuya… Sanatçısından sivil toplum örgütlerine… Üniversiteden sendikalara…
Felaketin farkında olan kim varsa…
Abdullah Gül'den, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e…
Anayasa Mahkemesi'nden, Yüksek Seçim Kurulu'na…
Biraz olsun vicdanı olan herkese…
Sesi olan çıkıp söylesin…
Vicdanı olan susmasın…
Türkiye'yi yaktırmayın…
Külden vatan olmaz…
a45UyF587661-150304110031 Oraj Poyraz oraj.poyraz@openmail.cc
2015/03/04 13:48 50 37 4 undefined
Dostlarin cogalsin diye cirpinma.
Hz.Ali
Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor : Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki :
Cehennem atesi bin yil yakildi. Oyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil daha yakildi , oyle ki beyazlasti. Sonra bin yil daha yakildi. Simdi o siyah ve karanliktir
( Tirmizi )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.
Din ...
temel olarak korkuya dayanir ... bilinmeye karsi duyulan korku, yenilgi korkusu, olum korkusu.
Korku her acimasizligin anasidir ve o yuzden acimasizlik ve dinin el ele gitmesine sasilmamali.
Benim din hakkindaki gorusum Lucretius la ayni.
Onu korkudan dogan bir hastalik ve insan irkina buyuk bir mutsuzluk kaynagi olarak goruyorum.
Bertrand Russell
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Hersey{Free}" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için herseyfree+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Hersey{Free}" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için herseyfree+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
Serefle bitirilmesi gereken en agir gorev, HAYAT tir!
Nusret DEMIRAL
Allah, ahirette peygamberlere kimligini kanitlamak icin bacagini acip baldirini gosterir.
Buhari 97/24, 10/129 ve 68.surenin tefsiri
Evet Karabekir, Arapoglu nun yavelerini Turk ogullarina ogretmek icin Kuran i Turkce ye tercume ettirecegim ve boylece de okutturacagim, ta ki budalalik edip de aldanmakta devam etmesinler
Mustafa Kemal ATATURK
(Ataturk -Kazim Karabekir-Pasalarin Kavgasi Syf,159 )
| Grup eposta komutlari ve adresleri | : | |
| Gruba mesaj gondermek icin | : | ozgur_gundem@yahoogroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com |
| Gruptan ayrilmak icin | : | ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com |
| Grup Sayfamiz | : | http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
| Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder