22 Ağustos 2016 Pazartesi

ASKERİ OKULLARA VE ASKERİ HASTANELERE KIYMAYIN EFENDİLER!

Benim düşüncem, askeri okullar da, askeri hastaneler de bu gün kapatılsa dahi bir gün mutlaka yine açılır, hem de aynı yerlerinde, aynı şekilde açılır.
Bütün bu yapılanlar boşa çıkar.
Neden böyle olur?

İlk ve en önemlisi ihtiyaç vardır.
Devletin, ordunun ihtiyacı vardır.

İkincisi şimdi yapılanlar hınç almak için yapılmaktadır.
Yarın bu yapılanlar hınç çıkarmak için düzeltilecektir.

Devran dönecektir.
Hem de öylesine dönecektir ki, inanamayacaksınız.
Bu gün demokrasi kahramanı olanların mezarlarına işeyeceksiniz.
Ve yine inanamayacaksınız, bu gün meydanlarda en çok çığırışanlar en önde saf tutacaklar.

Ben başka hiçbir konuda değil ama bu konuda Türkçe konuşabilen Anadolu ve Trakya Türk halklarına yürekten inanıyorum.
Tarih bize şahittir.
Tarih hep tekerrür etmiştir, yine tekerrür edecektir.

Hep söylüyorum, bu günlerde sağduyu, akıl, izan, insaf terk edilmiştir.
Tıpkı bir sarkaç gibi toplum bir aşırılık haline savrulmuştur, yarın da başka bir aşırı uca savrulmasını beklemek hata olmayacak.
Ben o zaman da sağduyu, akıl, izan, insaf öğütlüyor olacağım elbette.

Oraj POYRAZ(cimcime@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA       


ASKERİ OKULLARA VE ASKERİ HASTANELERE KIYMAYIN EFENDİLER!

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Baba yadigârı güzel bir eviniz olsa, tahtakuruları üredi diye orayı tümden terk etmeyi mi düşünürsünüz, yoksa ilaçlayıp temizleyip yeniden oturmayı mı? FETÖ'nün hain darbe girişimine alet olan bir kısım askeri okul öğrencileri ve bazı pilotları tırı-vırı sağlık sorunları bahanesiyle ihraç eden bazı çeteci askeri doktorlar var diye, tüm askeri okulları ve askeri hastaneleri lağvetmek, pire için yorgan yakmak gibi bir şeydir.

1. Askeri okullar: Nasıl ki Galatasaray, Robert, Kabataş, vb. gibi lise binaları sıradan yapılar değilse; Kuleli, Işıklar ve Heybeliada Askeri Liseleri de kişilikli binalardır ve onların ambiyansı, oralardan geçen insanların ruhlarına siner, öğrenciler binaların sembolize ettiği aidiyetlerinden derin bir gurur duyarlar. Bunlar, her köşesinde acı-tatlı anıların asılı olduğu müesseselerdir, tarihi ve kültürel kişilikleri vardır. Binalardan çok daha önemlisi, onlarla bütünleşmiş ve başarıyı arttıran bir kültürden söz ediyoruz. İnsanların köklerini temsil eden, ruhlarında derin izler bırakan sembollerin muhafazası gerektiğini; belki de yeni ve modern binalarda hissedilmeyen derin bir şeyleri işaret etmeye çalışıyoruz. Bu kesinlikle bir alan savunması, duygusal ve nostaljik tutum değildir.

Askeri liseleri ve harp okullarını darbeci kadrolar yetiştiren tarlalar gibi görmek çok yanlıştır. Buralarda bazı darbeci oluşumlar ya da çürük raporu çeteleri varsa bunları temizlemek hiç zor değildir ve büyük çoğunluğu zaten 3-5 günde kapı dışarı edilmiştir. Askeri lise, harp okulu ve astsubay sınıf okulları oluşturmanın bir rasyoneli olduğunu görmek gerekir. Örneğin imam-hatip lisesi öğrencileri, din adamlarının sahip olması gereken ahlâk, dürüstlük, erdem ve mesleki bilgilerle donatılmak için özel bir eğitim müfredatından geçirilirler. Aynı biçimde askeri okul öğrencileri de ülkesini canı pahasına savunacak gençler olarak özel bir fiziksel ve psikolojik eğitime tabi tutulurlar. Askeri okullar kurmanın amacı, vatan savunmasının ve düşmanla mücadele etmenin yöntemlerini bilen çekirdekten yetişmiş kadrolara sahip olmaktır.

2. Askeri hastaneler: Bu hastaneleri, asker sınıfına ayrıcalıklı tıbbi hizmet veren yerler; askeri doktorları da omuzlarında rütbe taşıyan sağlıkçılar olarak görmek çok yanlıştır. Uçak biçiminde inşa edilmiş olan Eskişehir Hava Hastanesi ile heybetli Haydarpaşa, Gümüşsuyu, Erzurum ve Bursa Askeri Hastaneleri kuru taş binalar değildir; askeri personele daha kapıdan girişte doğru bir adrese geldiği, burada kendisinin ihtimam göreceği ve iyi bakılacağı hissi verir..

Askeri personelin mesleki zorlanmalardan kaynaklı bedensel ve ruhsal rahatsızlıklarını bir devlet hastanesinin sivil doktoru ancak yüzeysel olarak anlayabilir. Bu kişilerin görevlerine özel fiziksel hastalıkları, dışarıdan birine farklı gelen psikolojileri söz konusudur. Onları, onlarla birlikte yaşayan, streslerini bilen, deneyimli askeri hekimler daha iyi bilir.

Örneğin Hava Kuvvetlerine bağlı hastanelerde, pilot ve diğer uçucu personelin mesleğe giriş muayeneleri ve sonraki yıllardaki periyodik sağlık kontrolleri yapılır. Pilot adayları havacılığa uyumlarını ölçen özel psikomotor testlerden geçer. Yetişmiş uçuculara da Eskişehir Hava Hastanesinde belirli aralıklarla fizyolojik eğitim verilir:

  • G kuvvetlerine direncinin arttırıldığı insan santrifüjü,

  • Üç boyutlu uçuş hareketleri sırasında oryantasyon kaybının eğitiminin yapıldığı vertigo simülatörü,

  • İrtifada oksijen azlığının (hipoksi) ve basınç azalmasıyla kabin patlamasının (dekompresyon) etkilerinin gösterildiği hipobarik çember,

  • Uçaktan atlama prosedürünün (ejection) uygulandığı simülatör cihazı,

  • Gece görüş illüzyonlarının ve gece görüş gözlükleri kullanımında karşılaşılan illüzyonların yaşatıldığı (night vision) eğitim laboratuvarı,

bu merkezde konuşludur.

Bu konularda bilimsel araştırmalar yapılması ve hava ve uzay hekimliği uzman hekimleri yetiştirilmesi 1950'li yıllardan beri GATA sorumluluğunda gerçekleştirilmektedir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve GATA, hem TSK'nın ve hem de sivil havacılığımızın ihtiyacı olan uçuş doktorlarını da 1950 yılından bugüne bu merkezde açılan kurslarla yetiştirmektedir. Havacılık tıbbı eğitimi almış olan hekimler ve sofistike eğitim cihazları, uçuculara güven verir.

Hava Kuvvetlerinde 25 yıl hizmet etmiş bir emekli askeri tabip olarak, bir denizaltı personelinin bu özel koşullara gelişen fiziksel ve psikolojik bozukluklarına müdahalede kendimi yeterli bulmazken, bu görevi üstlenmek zorunda kalacak olan Devlet hastanesi uzmanları ne kadar yardımcı olabileceklerini bilemiyorum. Çeşitli çatışmalarda fiziksel ve psikolojik travmalar geçiren askerlerimize uygun tıbbi destek vermek üzere GATA'da kurulu bulunan 'harp cerrahisi' ve 'askeri psikiyatri' bilim dalları ülkemizde başka hiçbir üniversitemizde bulunmamaktadır. GATA lağvedildikten sonra bu tıbbi hizmeti kimler verecek, ne kadar yeterli olacaktır? Hava Kuvvetlerinde savaş uçağı pilotlarının G kuvvetlerine bağlı ağır fiziksel zorlanmaları, vertigo, hipoksi, gaz embolileri, barotravmalar, görsel illüzyonlar, uçak tutması, vs. sorunlarıyla hangi sivil hekimler muhatap olup, ne kadar yardımcı olabileceklerdir? Bu gibi tıbbi ve psikiyatrik bozukluklar tıp fakültesi müfredatında olmadığı ve uzmanlık eğitiminde öğretilmediği için çoğu sivil hekimler bunları bilmeyebilir. Sonuçta denizaltıcı, tankçı, dalgıç, komando, pilot gibi personelin fizik ve psikolojik sorunlarına aşina olmayan sivil hekimlerin, doğru tanı ve tedavide zorlanabilecekleri aşikârdır.

GATA'yı ve tüm askeri hastaneleri bir gecede çıkarılan bir KHK ile kapatarak Sağlık Bakanlığına bağlamanın (ya da yumuşak geçiş yapmanın) çok toptancı ve yanlış bir karar olduğunu düşünmekteyiz. Bu kadar aceleye getirilen ve hemen uygulamaya geçirilen bir kararın komplikasyonları önümüzdeki yıllarda fark edilecektir. Bu tür kararlar öncesinde, 30-40-50 yıl askeri hekimlik yapmış, pratik uygulama sırasında felsefesini kavramış kıdemli kişilerden fikirler alınması, STK'ların görüşlerinin sorulması, günlerce tartışılması gerekirdi…

Sonsözüm, askeri okulların, askeri hastanelerin, GATA'nın ve askeri hekimliğin korunmasıdır. Tabii ki bazı düzenlemeler/iyileştirmeler yapılabilir; ama eğer 'büyüklerimiz' askeri hastanelerin kalemini kırdıysa ve hiçbir itirazı dinlemiyorlarsa yapacak bir şey yoktur. Ama dinleyen olursa önerimiz, hiç olmazsa uzmanlık hastanesi olarak 3 askeri hastanenin muhafazasıdır: Askeri havacılık için Eskişehir Hava Hastanesinin, askeri denizcilik için Gölcük veya Kasımpaşa Deniz Hastanelerinden birinin, harp cerrahisi ve harp psikolojisinde yoğunlaşmış kadrolarıyla bir kara hastanesinin tutulması uygun olur. Bu, 'Yetmez ama Evet' düzeyinde, daha azını asla içime sindiremeyeceğim bir öneridir. Bırakın, Işıklar Hava Lisesinden ve Hava Harp Okulundan yüksek motivasyonlu, yetenekli ve havacılık ruhu yüksek gençler yetişsin… Öfkeli kararlar vermeyelim, impulsif davranmayalım. Vücut çok hızlı giderken akıl geride kalabiliyor. Biraz yavaşlayıp sakin kafayla düşünürsek neleri kaybedeceğimizi belki görme şansımız olur…

 
a45UyF587661-160822113045 Oraj Poyraz At Openmail oraj.poyraz@openmail.cc
2016/08/22  14:20 2  65  islamvebilim@googlegroups.com


 


Ben bir Charles Bukowski modasi oldugunun farkinda degilim.
Yalniz yasayan biriyim, kalabaliktan hoslanmam; bu tur tuzaklara dusmeyecek kadar yasli, kuskucu ve cakalim.
Bu iki haftada yaptigim ucuncu soylesi, ama ben buna modadan ziyade matematiksel bir tuhaflik olarak bakiyorum.
Umarim hicbir zaman moda olmam.
Moda olmak lanetlenmek demektir.
Bende ya da yaptigim iste bir tuhaflik var demektir.
Saniyorum 46 yasinda, 11 yil boyunca sessizce calistiktan sonra boyle bir seyden endise etmeme gerek yok.
Tanrilar benimledir umarim.
Benimle olduklarini dusunuyorum.

Charles Bukowski Sozleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sozleri

Risale-i Nur Kuran-i kerim in en hakiki tefsiridir.
Risale-i Nur, kendisine hizmet edenleri en basta nur talebelerini mutlak cennete goturecek

Said-i Nursi bir yazisinda

Politikacilar bu kelimeyi bilirler.
Sizin uzerinizde kullanirlar.
Politikacilar geleneksel olarak uc seyin arkasina saklanmislardir:
Bayrak-Incil ve cocuklar.
Ancak bir sebebi var.
Bunun bir sebebi var.
Egitimin rezil olusunun bir sebebi var.
Asla duzelmemesi ile ayni sebep.
Asla duzelmeyecek.
Bosuna beklemeyin.
Elde ettiginizle mutlu olun.
Cunku bu ulkenin Sahipleri bunu istemezler.
Gercek sahiplerinden bahsediyorum: Buyuk ve Zengin.
Gercek Sahipleri: Her seyi denetleyen ve her seye karar veren buyuk ve zengin is hissedarlari.

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder