13 Nisan 2018 Cuma

ATEİZM DERNEĞİ’NDEN DİYANET’İN ‘SAPIK’ SÖYLEMİNE YANIT: CUMHURİYET SAVCILARINA SESLENİYORUZ!

YAaa işte Anayasada yazan din ve vicdan hürriyetiyle ilgili maddeler yalnızca Müslümanları korumaya yönelik değil.
Bakalım bu suç duyurusu adli sistemde nasıl cevap bulacak.
Buna göre de ülkemizin hukuk devleti olup olmadığı konusunda bir kez daha not vereceğiz.

Bir kez daha diyorum, ülkemizde pek çok davanın siyasi nitelikte olduğunu, bu davaları görmek üzere özellikle kurgunmış mahkeme heyetleri oluşturulduğunu biliyoruz.
Daha başka davalarda da Evresel Hukuka, Avrupa Müktesebatına, Anayasaya hatta yasalara aykırı alınmış kararlar gördük.
Hatta böylesi kararların Yargıtayca yine özel olarak oluşturulmuş mahkeme heyetlerince onandığı dahi oldu.

Ama bu evrenin en temel kurallarından birisi de sürekli değişmesidir.
Hiç bir şey aynı kalmaz.
Türkçesi devran döner.
Ve her şey bir etki tepki mekanizması içerisinde mutlaka ama mutlaka karşılık bulur.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

ATEİZM DERNEĞİ'NDEN DİYANET'İN 'SAPIK' SÖYLEMİNE YANIT: CUMHURİYET SAVCILARINA SESLENİYORUZ!

Ateizm Derneği Diyanet İşleri Başkanı'nın 'deist'leri sapık olarak nitelemesinin ardından bir açıklama yayınladı. 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçunun işlendiğini belirten dernek cumhuriyet savcılarını göreve çağırdı.

13 Nisan 2018

Ateizm Derneği'nden Diyanet'in 'sapık' söylemine yanıt: Cumhuriyet savcılarına sesleniyoruz!

Konya Milli Eğitim Müdürlüğü'nün düzenlediği "Gençlik ve İnanç" konulu çalıştayında imam hatip öğrencilerinin dini bilgilerdeki tutarsızlıklar nedeniyle deizme kaydığı verisinin paylaşılması gündemi günlerce meşgul etmişti. Konu hakkında açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş "Bizim milletimizin hiçbir ferdi böyle sapık batıl bir anlayışa asla prim vermez" diyerek deistlere hakaret etmiş gençliğe iftira atıldığını öne sürmüştü.

Bu gelişmelerin ardından Ateizm Derneği Türkiye'de yaşayan tüm non-teist grupların hukuksal ve sosyal haklarını toplum önünde korumayı amaç edinmiş bir dernek olduklarını vurgulayarak konu hakkında görüşlerini açıkladı.

Diyanet İşleri Başkanı'nın toplumsal ayrımcılığa körükleyen ifadeler kullandığını vurgulayan derneğin açıklamasında dünyada seküler bir yaşam tarzının tercih edilir hale geldiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi;

"Sadece ülkemizde değil tüm dünyada deizm ve diğer non-teist düşünce şekilleri giderek popüler hale geliyor ve din toplumsal yaşamdan giderek uzaklaşıyor; toplumlar seküler bir yaşam düzenini tercih ediyor. Bu gelişmelerin ve seküler yaşam tarzının giderek artmasının pek çok lokal nedeni olsa da dünyadaki iletişimin giderek kolay ucuz ve ulaşılabilir olması insanların bilgi erişiminin çok daha az "maliyetli" hale gelmesi günümüz toplumsal sorunlarına çözüm üretmeyen var olan problemleri de kangren haline getiren dinlerin sorgulanması insanların doğal olarak sekülarizmde ve en nihayetinde non-teizm düşünceleri altında toplanmasını sağlıyor. Tüm dünyada giderek dinlerden kopuş yaşanmaktayken ülkemizin bu durumdan izole olması tabii ki beklenemez! Yıllardır yapılan pek çok araştırma da gösteriyor ki ülkemizdeki non-teist birey sayısı gün geçtikçe katlanarak artıyor.

NAFİLE BİR ÇABA

Ülke yönetimindeki zihniyetin çeşitli cemaatlerin "yurt" adı altında faaliyet gösteren dini yapıların palazlanmasına sessiz kalması ve hatta teşvik etmesi insanları manipüle etme amaçlı her türlü provakatif imkan ve aracın kullanıma sunulması kullanılması da yukarıda açıkladığımız nedenlerden ötürü kendi bakış açıları ve topluma dayatmak istedikleri hayat tarzı düşünüldüğünde gayet anlaşılabilir fakat nafile bir çaba olduğu açıktır! Eğitim sistemine getirdikleri her düzenleme ile bilimsel ve pozitivist eğitimin önünü tıkamakta kendi dini düşünce ve hayat tarzını empoze etmek için adeta empoze makinelerine dönüşen imam hatipleri toplumsal gereksinimlerin kat be kat üstünde yaygınlaştırmaları zaten yıllardır süregelen bir vakadır. Ve fakat son günlerde tekrar alevlenen konu da göstermektedir ki akan suyun önüne ne kadar aşılmaz setler de kursanız su akacağı yönü dünyanın her coğrafyasında buluyor. Kendini mütedeyyin olarak tanımlayan çevre içerisinden yıllardır duyduğumuz fakat son aylarda daha da gür çıkan "deizme kayış" söylemleri anlaşılıyor ki ülke yönetimindekileri fazlasıyla endişelendiriyor.

BAYAĞI HAKARETAMİZ VE AYRIŞTIRICI SÖYLEM

Milli Eğitim Bakanı'nın yediği çocukça bir azardan sonra kendi öğretmenlerinin yaptığı çalışmayı bir anda "bilimsel gerçeklere uymuyor" şeklindeki ifadelerle halı altına süpürmeye çalışması trajikomik ve bir o kadar da utanç vericidir. Kendisinin raporu çürütmek için ürettiği "Bu ülkenin gençliğinin kodlarında DNA'sında genlerinde vatan sevgisi yerel ve milli değerler vardır. Hayatı pahasına da bu değerleri savunacağını 15 Temmuz'da göstermiştir" söylemi de oldukça bayağı hakaretamiz ve ayrıştırıcı bir söylemdir!

Son olarak dün Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş TRT Haber'de yayınlanan bir programda konuyla ilgili olarak "Bizim milletimizin hiçbir ferdi böyle sapık batıl bir anlayışa asla prim vermez. Milletimize gençlerimize kimse iftira atmasın!" diyerek aleni bir şekilde deistleri aşağılamakta ve sanki deistliği -ve dolayısıyla non-teistliği- çok kötü bir şeymiş gibi lanse etmiştir.

NEFRET DOLU AÇIKLAMALAR KABUL EDİLEMEZ

Tüm vatandaşların vergileriyle belli bir dinin hatta belli bir mezhebin temsilciliğini yapan kurumun başındaki kişi olarak yine tüm vatandaşların vergileri ile var olan devlet televizyonunda yaptığı nefret dolu bu açıklamalar hiçbir şekilde kabul edilemez! Türkiye Cumhuriyeti anayasanın ikinci maddesinde de açıkça yazıldığı üzere laik bir ülkedir. Yine anayasanın ve tabi olduğumuz İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddelerinde açıkça yazdığı şekliyle herkes düşünce vicdan din özgürlüğüne ve aynı zamanda din veya inanç değiştirme özgürlüğüne sahiptir.

CUMHURİYET SAVCILARINA SESLENİYORUZ

Toplum nezdinde zaten her türlü şekilde dışlanan non-teistlerin devleti yönetenler tarafından yukarıdaki örneklerde (ve daha önce yaşanmış bir çok başka olayda) olduğu gibi aşağılanması toplumdan dışlanmaya çalışılması hedef gösterilmesi hatta ve hatta teröristlerle bir tutulması hiçbir şekilde kabul edilmez! Vatandaşlarını dini ve felsefi görüşleri nedeniyle hakarete varan boyutlardaki beyanatlarla dışlamaya hor görmeye ve yok etmeye çalışan bu anlayışı Ateizm Derneği olarak esefle kınıyoruz! Cumhuriyet savcılarına sesleniyoruz! Özgür düşünce mensuplarını dizginlemek amacıyla kullanmaktan hiç çekinmediğiniz TCK/216* kılıcını çekmeniz için daha uygun bir suç olabilir mi?!

* TCK/216: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama:

(1) Halkın sosyal sınıf ırk din mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Halkın bir kesimini sosyal sınıf ırk din mezhep cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. "

Ateizm Derneği Yönetimi

https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/ateizm-derneginden-diyanetin-sapik-soylemine-yanit-cumhuriyet-savcilarina-sesleniyoruz-2348727/


a45UyF587661-180413224526 Oraj Poyraz At Alpinaasia oraj_poyraz@alpinaasia.com
2018/04/14  04:50 2  65  AtaturkMilliyetcileri@googlegroups.com

 


Yalniz olmak, Yanlis yerde ve yanlis bir kalpte olmaktan iyidir.

Charles Bukowski Sozleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sozleri

Gerek kucuk, gerek buyuk tuvaletinizi yaparken kibleye donmeyin.

Hanbel 3/12
***
Peygamberimiz bir takim insanlar kucuk ve buyuk tuvaletleri icin kibleye donmeyi hos karsilamadiklarindan, bu bidati (hurafeyi) kaldirmak icin tuvaletini kibleye dogru yaptirdi.

Buhari 4/11
Bir hadiste kibleye karsi tuvaleti yapmanin hurafe oldugu anlatilirken; diger bir hadiste ise Peygamber hurafe uygulayicisi olarak gosterilmis oluyor.
Goruldugu gibi hadisleri Peygamber e atfetmek aslinda Peygamber e iftira etmek demektir.

Dusmani bildiginiz kadar kendinizi de biliyorsaniz, zafer konusunda supheniz olmasin.

Sun Tzu dan Savas Sanati

RUBAI
. . . . . .
Sevgiyle yugrulmamissa yuregin
Tekkede, manastirda eremezsin.
Bir kez gercekten sevdin mi dunyada
Cennetin, cehennemin ustundesin.

OMER HAYYAM


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder