22 Temmuz 2018 Pazar

ÜMİT ZİLELİ: BURASI TÜRKİYE YOK ÖYLE!. .

ÜMİT ZİLELİ: BURASI TÜRKİYE YOK ÖYLE!. .

Bizim gibi ülkelerde asker ya da sivil baskı rejimlerinin ceremesini genellikle şu üç kesim çeker:

-Namuslu yurtsever siyasetçiler: Çıbanbaşı olarak kabul edilir ona göre muamele görürler! Etkili yetkili yerlere gelmemeleri için her türlü engel revadır bu kesime… Haklarında yalan yazmak algı metodu kullanmak itibarsızlaştırmak serbesttir!. . Biraz sivrilmeye başladı mı ya partiden atılırlar ya da bir daha aday gösterilmezler… Hala çıkıntılık yapıyor eleştirilerini sürdürüyorlarsa gidecekleri yer zindandır!. .

Öğrenciler: Ensesinde boza pişirilmeye en uygun kesimdir!. . Öyledir çünkü haksızlıklara baskılara kötü yönetime ayrımcılığa en çok onlar karşı çıkar… Kanları deli aktığı için zulmün zalimin karşısına onlar dikilir… Mazlumun mağdurun yanında mağrurun karşısında hep onlar vardır… Silahları slogandır karikatürdür duvar yazısıdır… En çok örselenen zulme uğrayan hayatı karartılan da onlardır haliyle… Hapishanelerdeki 250 bin kişinin 70 binden fazlasının öğrenci olduğu düşünülürse yazdıklarım daha kolay anlaşılabilir!. .

-Ve tabii gazeteciler: Muktedirlerin daima hedefinde olan kesimdir… Hepsi değil tabii; iktidara yapışmış öven pohpohlayan eleştirilere karşı cengaverce öne atılan gazeteci sıfatlı kalem erbabı bu yazının konusu değildir!. . Konu olan gazeteciliğin "eleştiri" "denetleme" "halkı bilgilendirme" olduğunu özümsemiş kalemini asla kırmamış kiraya vermemiş muhabirler yazarlardır. Zaten evrensel gazeteciliğin temel özelliği de budur!. . Bu nedenle de gazeteci her koşulda güçlünün muktedirin ve taraftarlarının en sevmediği kesim olarak öne çıkar!. . Meslek yaşamının önemli bölümü tehdit edilmekle ifade vermekle davadan davaya koşmakla ceza yemekle hapishane ziyaretleriyle ya da hapishanede ziyaret edilmekle geçer; o da şanslıysa izin verilmişse!. .

OHAL'İN KALKTIĞI GÜN GAZETECİYE HAPİS!. .

Peki ben bu girizgahı niye yaptım?. .

Çünkü önceki gün balyoz yine bir gazetecinin kafasına indi de ondan!. . Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Canan Coşkun adli bir haberde davanın tanığının ismini yazdığı için 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme Coşkun'a bu cezayı "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterdiği" gerekçesiyle verdi. Üstelik hiçbir indirime gitmedi ve cezayı ertelemedi!. . Mahkemenin bu cezaya hükmettiği gün aynı zamanda Olağanüstü Hal'in kaldırıldığı gündü tesadüfe bakın!. .

İşin bir de traji-komik yanı var; söz konusu tanıkla ilgili haber daha önce Anadolu Ajansı ile iktidara yakın gazetelerde de yer almıştı iyi mi!. . Peki niçin diğerleri görmezden gelindi de Canan hem de indirimsiz ertelemesiz cezalandırıldı yandaş olmadığı için olabilir mi acaba?. .

Canan Coşkun genç bir muhabir… Mahkemedeki savunmasında "Haberde kamu yararı bulunduğunu" söyleyerek şöyle dedi:

-Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğim çünkü bunun toplumsal hafıza için gereklilik olduğuna inanıyorum!. .

Kaleminin kırılmasını hak ediyor demek ki!. .

GÜLÜNEMEYECEK KADAR TİKSİNTİ VERİCİ!. .

Yukarıda bu yazının konusu olmayan "gazeteci" sıfatlı tiplerden söz etmiştim…

Bu tanımlamaya yakışanlardan birinin Adnan Oktar ile pek samimi hallerini gösteren videolar ortaya saçılınca yazdığı savunma yazısını okudum ODA TV'de… İnanın gülmek bile gelmedi içimden midem bulandı…

Kendisini temize çıkarmak için "devlet lehine çalıştığını" anlatan bu zavallı tip İstanbul Emniyet Müdürü'ne de yaltaklandıktan sonra aynen şu satırları karalamış:

-Siz devlet işlerinin inceliklerini bilmezsiniz. Devlet için bilgi ve belge toplamanın önemini anlamazsınız!. .

Demek ki neymiş? Adnan Oktar ve müritleriyle bu kadar içli dışlı olması aslında içeriden bilgi toplamak yani "ajanlık" göreviymiş!. . Ben demiyorum kendisini aklamak için bu muhterem söylüyor!. . Yetinmiyor örnek olarak 12 Mart öncesinde Madanoğlu ekibinin içine sızan ajan Mahir Kaynak'ı örnek göstererek şöyle diyor:

şte gerçek anlamda devlet hizmeti budur. Bu komünist artıkları ve ithal radikal fanatikler bu kutsal değerleri anlamazlar…

Vah ki vah! Gazete köşesinde kendini aklamak adına "ajanlık" etiketini bile kabullendiğine göre küçük tetikçinin başı fazlasıyla dertte anlaşılan!. .

--
Ask Uzre

Sevisirken yilan bile dokunmaz
Tapinmakta asktan saygin olamaz
Sevda uzre yildirim olsa carpmaz
Istiyorsan uzak kalmak olumden
Hep ask uzre olmaslisin a caanim
Ki olum de sevisirken kiyamaz

Aziz Nesin

--

Lokman suresinin 22.ayeti de Risale-i Nur a isaret ediyormus.
Ayetin Turkce anlami:
Iyilik yaparak kendini Allah a veren kimse, suphesiz en saglam kulpa sarilmis olur...
Said-i Nursi ye gore; bu ayette sozu edilen en saglam kulp , Risale-i Nur dur
O zaman ayetin anlami su oluyor: Kim iyilik yaparak Risale-i Nur okursa o, en saglam kulpa sarilmis olur.
Kime hikmet verildiyse, ona hayirdan cok sey verildi demektir
Allah onlara kitabi ve hikmeti ogretir.
Ve onlari arttirir
Sizi artirir ve size kitabi ve hikmeti ogretir anlamindaki ayetler de Risale-i Nur a isaret ediyorlarmis.
Said-i Nursi ye gore: Ayetlerde belirtilen Hikmet sozuyle anlatilmak istenen, Risale-i Nur dur
Buna gore ayetlerin anlami su oluyor:
Kime Risale-i Nur verildiyse, ona hayirdan cok sey verdi demektir
Allah onlara kitabi ve Risale-i Nur u ogretir.
Ve onlari arttirir
Allah sizi artirir ve size kitabi ve Risale-i Nur u ogretir

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.

--

Bugun biz Turkuz diye yirtinmakta olan bu kalabalik, yarin biz Ermeniyiz diye can alir can verirse sasirmayin.

Oraj POYRA

--

Karimi asla aldatmam. Evde biftek beni beklerken, sokakta niye kofte pesinde kosayim...

Paul Newmann

a45UyF587661
--


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder