13 Ağustos 2015 Perşembe

Rıfat Serdaroğlu: ANAVATANINA DÖNDÜ

Rıfat Serdaroğlu: ANAVATANINA DÖNDÜ



Kimsenin etnik kökeni, inancı kimseyi ilgilendirmez. İnsan olmak, doğru olmak, dürüst olmak, çalışkan olmak, kul hakkı ve haram yememek, çevresine saygılı, vatanına- milletine-ailesine yararlı olmak esastır.

Zaten İslam Dini, hiçbir etnik kökene, ırka kapalı değildir, hepsine açıktır.



Biz böyle inanırız ama bazı ırkların Türk'e, Türk Milletine, Türk Tarihine hiç dinmeyen kinleri vardır.

Örneğin, tüm dünyada Türk Milletine sürekli olarak hakaret eden Ermeni Lobisi ve onların kullandığı zavallı Ermenistan Devleti!

Tarihten gelen kinleri, gün olur Ruslarla birleşip Türk Ordusunu arkadan vurmaya, gün olur Fransızlarla birleşip Türkleri kesmeye, gün olur kundaktaki bebeleri süngülemeye, Türk Kadınlarına tecavüz etmeye ve öldürmeye yol açar. Gün olur Asala adıyla kahpece Türk Diplomatlarını öldürmeye, gün olur Kürtçü-Bölücü PKK Narko Terör örgütünün elemanı olup Türk Askerini, Polisini öldürmeye sebep olur. Öldürürler, kan akıtırlar ama yine durmazlar ve doymazlar!

Ermeni Lobisinin alçaklıklarına duyarsız kalmayıp isyan eden Hırant Dink' i taşeron tetikçilere öldürtüp, Türk Milletinin engin hoşgörüsünden yararlanıp "Hepimiz Ermeni'yiz" diye pankart açarlar!

Yine durmazlar, Türk Milletinin onuru olan Türk Bayrağını Erivan'daki anıtlarının yoluna serip, paspas yaparlar! Erivan'da bir kişi "Hepimiz Türk'üz" diye bir pankart taşımaya kalksa, anında paramparça ederler…



İşte sırf bu sebepten, Türk Milletine ihanet edenlerin gerçek kimlikleri açıklanmalıdır.

Aklıma takılan bazı sorulara hep yanıt ararım;

Fethullah Hoca için "Ermeni" diyen bir sürü yazı çıktı. Hoca bunlardan birini bile tekzip edip dava açmadı! Amerika'da çok güçlü olan Ermeni Lobisinin desteği olmasa veya Ermeni Lobisi istemese Feto yıllardır orada barınabilir miydi?

-Cemaatin tetikçisi olduğunu saklamayan Savcılar, niçin başka bir ülkeye değil de, Ermenistan'a kaçarlar? Anavatanlarına dönüp, başka bir konuda görev almak için olabilir mi?



Gelin Zekeriya Öz denen asker kaçağının gerçek hikâyesini beraberce hatırlayalım;

Bu kişi, Savcılık yaptığı Çine İlçesinde, özel arabasına aldığı benzinin parasını ödemediği ve kendisinden borcunu isteyen istasyon çalışanını tokatladığı için, istasyon sahibi tarafından iki saat boyunca rehin tutulmuş ve herkese rezil olmuş biridir.

Peki, böyle biri nasıl oldu da birdenbire Türkiye'nin "Temiz Eller" operasyonunu yürütecek, Türk Ordusunun komuta heyetinin yarısını zindana attıracak bir konuma gelebildi?



Dönemin Cumhurbaşkanı Huber Apo ve dönemin Başbakanı Habur Tayyip, kafa-kafaya verdiler ve Cemaat-CIA işbirliği ile hazırlanan planı gerçekleştirecek bir Savcı aramaya başladılar. Namuslu-dürüst hiçbir Savcıya yaptıramayacakları pislikleri çekinmeden yapabilecek, hukuku ve adaleti gözünü kırpmadan katledebilecek, Türk Milletine düşman bir gizli Ermeni'yi bulup getirdiler.

İşte Türkiye'nin Temiz Eller operasyonunu yürütecek "Savcıyan" nihayet bulunmuştu!



Ancak Türk'e, Türk Milletine, Türk Devletine, Türk Ordusuna düşman biri bu kadar büyük bir ihaneti yapabilirdi. Arkasına Huber Apo'nun, Habur Tayyip'in, Papa dostu Feto 'nun desteğini alan Savcıyan Öz, namuslu, dürüst insanlara çok acılar çektirdi, ölümlere sebep oldu!

Asker kaçağı Savcıyan 'da fors bin beş yüz idi! Altına zırhlı Mercedes çeken mi arasınız, özel uçakla zamparalık yaptıran zepevenk iş adamları mı arasınız, Savcıyan sanki yürümüyor, uçuyordu, uçuyordu!



Savcıyan' ın en önemli kusuru gözünün hiç doymamasıydı!

Kendisi maaşa ve önüne atılanlara talim ederken bir baktı, daha dünkü çocuk olan Bilal Oğlan kendi vakfına bir seferde 100 MİLYON DOLAR bağış adı altında avanta toplayabiliyor! Ömrü boyu çalışsa satın alamayacağı tutardaki saatler-piyanolar avanta olarak veriliyor. Ayakkabı kutuları, elbise torbaları, kasalar dolar-avro dolup taşıyor! Altına zıhlı araba çeken kişinin evinde milyarlarca avro depolanıyor!



Savcı, "ulan bu ne iş yahu biz çalışıyoruz, onları vesayetten kurtarıyoruz, malı onlar götürüyorlar! Şunları bir dürteyim de akılları başlarına gelsin" dedi ve Badem İktidarının poposunu açıverdi!

İşte dananın kuyruğu böyle koptu ve aralarındaki anlaşma bozuldu Sayın okuyucular!



Gizli Ermeni olan Savcıyan ve arkadaşları, önce "Ben Gürcü'yüm" diyen

Habur Tayyip'in memleketine, oradan da Huber Apo'nun çok sevdiği, memleketi kabul ettiği, maç seyretmeye gittiği Ermenistan'ına kaçtılar.

Esasında kaçan yalnızca Savcıyan değildi!

Onunla beraber, bu Savcıyan' lara destek veren devlet yetkilikleri, siyasetçiler, Yargıçlar da kaçıp gitmiş oldular!

Hem de namuslarını ahlâklarını-değerlerini bırakıp öyle kaçtılar…



Çok yakın zamanda, bildiklerini anlatmaması için bu Savcıyanlar teker-teker öldürülürlerse hiç şaşırmayın. Demedi demeyin…


a45UyF587661-150813113038 Oraj Poyraz <cimcime@neomailbox.net>
2015/08/13  12:10 1  39  1 undefined turancatli9@googlegroups.com

 

Nihil novi sub sole
Gunesin altinda (yeryuzunde) yeni bir sey yok.

Latin Atasozu

BAKARA - 106 Herhangi bir Ayet in hukmunu yururlukten kaldirir veya unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzerini getiririz.
Allah in herseye gucunun yettigini bilmezmisin?
***
FATR - 43 ...Hayir!sen Allah in kanununda degi$iklik bulamazsin.
Sen Allah in kanununda asla bir doneklik bulamazsin. - FETIH - 23 ...
Allah kanununda hicbir degi$iklik bulamazsiniz. Ayrica YUNUS - 64, FETIH - 23, EN AM - 115, AHZAB - 62 de de ayni hukumler bulunmaktadir.

Safsata [( Ing:Fallacy), (Osm;Kiyasi-i batil)], bir dusunceyi ortaya koyarken ya da anlamaya calisirken yapilan yanlis cikarsamalarin tamamina safsata denir.
Safsatalar, ilk anda gecerli ve ikna edici gibi gozuken ancak yakindan bakildiginda kendilerini ele veren sahte argumanlardir.
Gunumuz Turkce sinde safsata kelimesi kusurlu akil yurutme anlamini kaybetmis, yanlis inanc manasinda kullanilir olmustur.
Oysa, safsata, insanin muhakeme yetisinin yanlis yonde kullanimidir ve cogu kez onyargi, ek$ik bilgi, batil inanclar, duygusallik, yersiz gondermeler, acelecilik, ozensizlik, genelleme, duygu somurusu, Turkce yi kotu kullanma gibi sebeplerden kaynaklanir.
---
Adam Karalama Safsatasi (Argument Against the Man) :
Bir kisinin onerileri yerine, onerinin reddedilmesini saglamak icin, kisiye sovgu mahiyetinde yapilan saldiri.
Ornek 1:
Tanrinin olmadigini mi tartisiyorsun?
Sen bir delisin.
Ornek 2:
Baris: Hukumetin enflasyonu dusurmede basarili oldugunu dusunuyorum.
Taner: Ne o, hukumetten kemik mi bekliyorsun?
Ornek 3:
Senin mudur hakkinda soylediklerini duydum.
Nankor adam, sen mudurun o kadar ekmegini yedin!
Guncel Ornek 1:
Koksal Toptan, Mehmet Niyazoglu ndan 10 milyar dolari alirken bu paranin kaynaginin ne oldugunu hic merak etmez mi?
Bu paranin vergisi odenerek kazanilmis bir gelir olup olmadigini hic aklina getirmez mi?
Etmez.
Ve getirmez...
Cunku hortlak...
Hortlaklar hortlarlar...
Asla merak etmezler..
10 milyari ceplerine koyarlar.
(Necati Dogru, 15.8.2000, Sabah)
Yazar, Koksal Toptan a, Mehmet Niyazoglu dan aldigi paranin kaynagini merak etmeden kullanmasi iddiasini hakaretle percinlemeye calisiyor..
Guncel Ornek 2:
Mrs.Merwe o gun Genel Kurul salonuna Nazli ablasinin kolunda, refakatte giriyor.
O ablasi ki, gecmis yasamini herkes cok iyi biliyor.
Yalisinda duzenlenen partiler, verilen ickili davetler, sarap ve rakinin su gibi aktigi gorkemli sofralar, sauna partileri..
Ve kocasini mektupla Demirel e $ikáyet etmekten utanmamis, en sonunda kapagi Fazilet Partisi ne atip milletvekili olmayi basarmis bir vatandasimiz!
(Emin Colasan, 30.8.2000, Hurriyet)
Yazar, Fazilet Partisi milletvekili olan Nazli Ilicak in gecmisiyle, su anda bu partide olmasini bagdastiramiyor.
Bunun gerekcelerini de muhatabini asagilayarak anlatiyor.
Guncel Ornek 3:
Biz;yerine gore efendi de oluruz, nazik de!..
Hak edene kabalik yapmaktan da cekinmeyiz.
Ama; Luup-men lerin cirit attigi, gariban halkin kanini emdigi, iliklerini somurdugu ve yetim hakki yiyip domuzlar gibi semirdigi bir ulkede, gerekirse kabadayi da oluruz!
Soyguncu larin, vurguncu larin, dinsiz ve donsuz larin, lezbiyen ve homo larin egemen olmaya calistigi ve de kendilerinden olmayan lari ayak takimi gibi goren asagilik soysuz larin borusunun ottugu bir ulkede, gerekirse ayak takimi olur, bozariz hepsinin fiyaka larini!
Uymayiz onlarin toplu seks partilerine!..
Bu yuzden uyumsuz gorunmekten de asla rahatsizlik duymayiz!
(Hasan Karakaya, 2.9.2000, Akit)
Yazar, adaletsizligin olmadigi yerde kibarligin geregi yoktur cikarimini guclendirmek amaciyla, adaletsizlik yaptigini dusundugu kisilere hakaret ediyor...
Guncel Ornek 4:
Fakat anlama ozurlu bir ogretmen, adi hic onemli degil, kendisinin ne kadar fasist ve merhametten uzak bir zihniyete sahip oldugunun farkinda bile olmadan, savundugum teze degil de sahsima yuklenen bir e-mail gondermis.
(Ilker Sarier, 20.9.2000, Sabah)
Yazar, kendisini elestiren kisinin fikrine degil, kendisine saldirdigini soyledigi sahsin fikirlerine degil kendisine saldirarak ayni safsataya dusuyor...
Guncel Ornek 5:
Evet!
Limited akillarinca pek ince hesaplarla dokuduklari yazilar, gonul ve mide bagiyla bagli olduklari hazretlere alenen hizmet etmektedir.
Ama bunlarin asil islevi, yillardir enseye tokat olduklari Cok Muhim Zevat a bir telefonla is hallettirebilmeleri.
Iste milyon dolari, savcilara dosyalarin varligini unutturabildikleri icin, polislere kostebeklik vs. hizmetleri verdirebildikleri icin, icabinda pek gerekli bir KHK yi cirpistirtirabildikleri icin boyle ciddi bir anahtar gorevini gordukleri icin hak ediyorlar.
Bir de bunlar her bes on yilda bir, bir muhim gazeteden digerine transfer olurlar.
O zaman ortalik yikilir.
Sanki bir halt oldu!
Bu transferlerin de guc simsarligi liginde muhim karsiliklari var tabii.
Yoksa cidden, bunlar gazete degistirse ne yazar; o can $ikici formullerle isleyen koselerini yazsa ne yazar, yazmasa ne
Yazar.(Perihan Magden, 14.10.2000, Radikal)
Yazar burada, bazi gazetelere transfer edilen kose
Yazarlarini tavirlarini hakaret ederek elestiriyor.
Guncel Ornek 6:
Sahsen ben, demokrasiyi bir turlu sevemiyordum.
Inancimin demokrasiye ihtiyac duyacagina inanmiyordum.
Demokrasi yokken, biz, uc kit aya 7 denize hakimdik.
Simdi emperyalistlerin kolesi durumuna dusmustuk.
Hindistan a gitsem, inegin onunde onumu dugmelerdim.
Gerci bu bana zor da gelmezdi.
Zira nice okuzlerin karsisinda onumuzu iliklemeye zaten alismistik.
(Huseyin Uzmez, 9.10.2000, Akit)
Yazar, birilerinin karsisinda saygi gostermek zorunda kalisini mecburen saygi gosterdiklerini asagilayarak anlatiyor.
Guncel Ornek 7:
Dolayisiyla, bizim serserilerin Katmandu ozlemi bile, cok gereksiz bir Amerikan ozentisi olabilmisti ancak...
Ulan, elin Amerikalisi nin sorunu o, bizi baglamaz, biz istedigimiz zaman gider herhangi bir torbacidan aliveririz plakayi da diyemiyorlardi salaklar...
Sonra ne mi oldu?
Kimi genc yasinda sebil oldu, ziyan oldu gitti, kimi topluma donup coluk cocuga karisti...
Burada da, Amerika da da...
Simdi cikip da Katmandu edebiyati yapmalarina biz agzimizla gulmeyiz.
Hele gunumuzde buna hic gerek yok, cunku genclik artik bol ve kolay uyusturucu da bulabiliyor, sehirli ve parali kesimi tavsanlar gibi hababam da ciftlesebiliyor...
Yani bir nevi kucuk Amerika olduk bile...
Haa, sanayi toplumunun getirdigi ozel sorunlardan bunalmak istiyorsaniz, once o sanayiyi kurun da $ikintisini ondan sonra yasarsiniz!
Katmandu ha? ..
Hadi yuruyun be emekliligi gelmis kart zibidiler.
(Engin Ardic 11-10-2000 Star )
Yazar, muhataplarini elestirirken, elestirilerini hakaretleriyle destekleme gayreti gosteriyor.


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder