12 Ağustos 2015 Çarşamba

Ali Nejat Ölçen : AKP’NİN BATAĞA BATAN EKONOMİSİ

Ali Nejat Ölçen : AKP'NİN BATAĞA BATAN EKONOMİSİ

AKP sonrası olası bir siyasal iktidarın, şimdiden devletimizi bağnazlıktan arındırarak halkın yararını gözetecek kadroyu nasıl yaratacağını düşünmesi gerekir. Öyle sanıyorum ki, kimi öğretin üyeleri, siyasal parti genel başkanları ve yönetimci birimleri kadro sorununu hala gündeme alabilmiş değiller. Birinci temel sorun budur. AKP'nin devlete yerleştirdiği gericiler yığınının yerini alacak, onların tümünü emekliye sevk edecek kadrolar yaratılamazsa Türkiye, AKP'yi arayan koşullara sürüklenebilir.

12 Eylül 1980 sonrasının siyasete ilettiği bağnaz ve gerici kültürünün kadroları, zaman içinde devlet'i özelleştiren özel sektörü devletleştiren tutumuyla ekonomiyi sanayileşmeye kapamış ve borç sarmalına tutsak etmiştir. Belirtmek istediğimiz şudur ki temel sorunlardan en önemlisi, Adaletsiz ve kalkınmasız (AK) iktidarın sürüklediği borca boğulan batağa batan ekonomi'nin kurtarılacağı sorunu hangi siyasal partiyi ilgilendiriyor bilenmiyoruz. Örneğin 2012 yılında 336.9 dış borç yükünün yerli para karşılığı 603 milyar TL,1416 milyar TL' düzeyindeki cari fiyatlarla Gayri Safi Hasıla'nın %42.3'ü kadardır. İç borç toplamı 392.8 milyarın katılımıyla toplam borç yükünün ulusal gelirin %70'ine ulaştığı bir ekonomiyi hangi sihirli el kurtaracaktır? Adaletsiz ve kalkınmasız AKP'yi iktidardan uzaklaştıran tarih çöplüğüne sürükleyecek olan seçim değil geçim olacaktır. Çünkü bugün ekonomi 4 kıskacın çengelindedir.

1.Borca Boğulan Ekonomi'nin Darboğazındadır Türkiye.

Cumhuriyetimizin hiçbir döneminde ekonominin geri ödenmesi olanaksızlaşan böylesi ağır borç yükü altına sokulmamıştı. Çizelge 1, durumu açıklıyor. Örneğin 2004 sonrası 8 yıl içinde dış borç yükü 158.7 milyar $' dan %112 .3 oranında artarak 336.9 milyar $'a yükselmiş ve aynı dönemde iç borç yükü de %74.9 oranında artarak 224.5 milyar TL'dan 392.8 milyar TL'ye çıkmıştır. 2013 yılında toplam borç yükü 995.9 milyar TL düzeyine çıkarak Gayri Safi Hasıla'nın (GSYH) %70'ine ulaşmıştır.

(Kaynak:DPT,Ekonomik Göstergeler yayınları kullanılarak hesaplandı. GSYH değerleri cari fiyatlarla belirtilmiştir.)

Temel sorun, borç yükünü giderecek programın nasıl bir program olması ve nasıl hazırlanacağı, nasıl uygulanacağıı sorunudur.

2.Türkiye'nin Ekonomisi Ticaretleştirilmiştir.

Çizelge 2, belirgin bir biçimde ülkemizde ekonominin ticaretleştiğini gösteriyor. Örneğin 2005 yılında Gayri Safi Hasıla içinde sanayi sektörünün payı %20'lerde iken ticaret sektörü % 58.5 oranına yükselmişti. 2012 yılında Sanayi'nin payı %19.3'e inerken ticaret sektörünün ağırlığı %61.9 oranına çıktı. Sanayii yok eden ticaretin doğal sonucu, toplumsal yapı da değişime uğramış ve sanayi toplumundan tüketim toplumuna dönüşüm süreci gündeme girmiştir. Kamu İktisadi Kuruluşlarının (KİT'lerin) yok bahasına elden çıkarılışı, ekonominin aynı zamanda kırılganlığına neden olmuştur. 2005 yılından 2012 yılına kadar geçen 7 yıllık süre içinde sanayi sektöründe üretim artışı %108 iken ticaret sektöründeki artış %134 olarak gerçekleşmişti. Çizelge 2,bunu kanıtlıyor.Sanayi sektöründeki böylesi geride kalış hiçbir zaman söz konusu olmamıştı. Mustafa Kemal Atatürk'ün kendine yeterli ekonomisi de ihanet'e uğramıştır.

(Rakamlar cari fiyatlarla miyar Tl.)

Böylesi olumsuzluğun belirgin nedeni "dışalım savurganlığı"dır.Türkiye'miz- de batı ülkelerinden kaldırım taşı, köpek maması "Po" ovasında akasya ağacı ithal edilir, Başbakan'a 7 adet uçak satın alınırsa böylesi savurganlığın sonucu elbette dış ticaret dengesi bozulacak ve ülke ekonomisi borç yükünü borçla ödeyen dar boğaz içine sürüklenecekti. Öylelikle:

3.Dışalım Savurganlığı Ekonomiyi Oksijen Çadırına Sokmuştur.

Çizelge 3 incelendiğinde 2005 yılında 190.3 milyar $ dış ticaret hacmı içinde dışsatımın % 38.6 olan ağırlığı 2012 yılında söz konusu savurganlık sonucu %29.4 oranına inmiş buna karşın dışsatım %61.4'den %70.5 'a çıkmıştır. Dışalım savurganlığının kaynağı tüketim toplumuna dönüşümün sonucu olduğu kadar, Gümrük Birliğine tek yönlü bağımlılığın da ürünüdür.

Yurt dışından daha çok satın alıp daha azını satan AKP iktidarı iktidar ekonomiyi l düzlüğe çıkaramaz. AKP iktidarının elinden kurtulan bir ekonomide dışalımı frenleyecek yöntem kolay uygulanabilir yabancı para baskısı sürüp giderken.

4.Ticaretleşen Ekonomide Yabancı Para Baskısı.

Monetarizmin kuramcısı Milton Friedman'ın ünlü bir sözünü anımsamamız gerekir: Para arzının %5'lerin üzerinde arttığı bir ülkede serbest piyasa ekonomisinden söz edilemez,demişti. Bankalardaki Mevduat ve Merkez Bankarı para arzı toplamını betimleyen M2 , 2003 yılında 80.9 milyar TL iken 2008 yılında 281.8 milyar TL'ye yükselerek yılda % 48 oranında artışa uğrarken serbest piyasa ekonomisinden nasıl söz edilebilinir ve azgınlaşan enflasyon nasıl önlenir?

Ve AKP iktidarının denetimindeki Cumhuriyet Merkez Bankası açıklamalıdır ki, 2010 yılında yeni para tanımı yaparak yabancı para hacmını da içene alan M2Y kayıtlardan niçin sildi? Ekonominin parasal dengesini kimi zaman altüst eden sıcak para dolaşımının denetimden ve ölçümden kaçmasını sağlamak için mi?

2008 sonrasının M2Y rakamları bilinmiyor. Ekonomik Göstergeler çizelge-sinde yeri yok. 2008 yılında:

M1 =Merkez Bankası Para arzı……………………………...57674.5 milyon TL

M2 =Mevduat+Merkez Bankası Parası………………..…..281860.7 "

M2Y=Yabancı para+Mevduat+Merkez Bankası Parası….409683.3 "

MY =Yabancı para= 409683.3-281860.7=…………..…..127822.6 "

Cumhuriyet Merkez Bankası, dolaşımdaki para miktarı içinde yabancı para My 'nin görünmesini istemiyor mu ki, kayıtlarda yer almasını önlemiş. Yuka-rıda açıkladığımız hesap sonucuna göre 2008 yılında yabancı para dolaşımdaki para hacmı içinde 127822.7/281860.7=%45 oranında pay sahibidir.Yerli paranın yarısına yakın yabancı para dolaşımı bu denli özgür kaldıkça para piyasasına hangi siyasal iktidar egemen olabilir? Yabancı paranın bavulla girip çıktığı Türkiye gibi bir ülkede ekonomik kararların güvenilirliği nasıl sağlanabilir?

Bir siyasal parti sözcüsü iktidarda olsun olmasın, AKP 'nin batağa batırdığı ekonomiyi bu dört çengelden nasıl kurtaracağını düşünmüyorsa AKP'nin benzeri bir başka gerici olanına iktidarın kapılarını açmış olur. AKP iktidarı'nın siyasete, eğitime, kamusal yönetime, ahlaka, ve ekonomiye bulaştırdığı virüsler temizlenmedikçe ve antivirüs programı hazır-lanıp halkın onayını alarak yürürlüğe konamadıkça Misak-ı Millî sınırlarımızın kuşattı toprağımıza sahip çıkmanın çözümü BOP'un aygacında nasıl bulunacak kimse bilemez.

AKP'nin arka bahçesinde otlayan kimi soysuzların Mustafa Kemal ve O'nun yarattığı Cumhuriyete saldırılarının AKP'yi aklayacağı ve savunacağı sanıları ve kanıları da kendileriyle birlikte batağa batacaktır.7.8.2015

Böyle biline çare buluna.

Saygılarımla.

Dr.Ölçen




a45UyF587661-150812111945 Oraj Poyraz <cimcime@neomailbox.net>
2015/08/12  12:10 1  39  1 undefined turancatli9@googlegroups.com

 

Devlet adami, kendini milletin hizmetine adayan politikacidir.
Politikaci ise, milleti kendi hizmetine adayan devlet adamidir.

George Pompidou

Ya kub (208/823)- Babasi (183/799) Ibn Ishak (153/770) Abdullah b.Ebi Bekr b.Amr b.Hazm- Amra binti Abdurrahman

Hz.Peygamber in hanimi Aise (r.a.) soyle demistir:
Recm ayeti ve yetiskin olanin (Radau l-kebirin) on defa emmesi (ile ilgili ayet) inzal olundu.
Bunlar evimdeki yatagin altindaki bir kagittaydi.
Resulullah (s) hastalandiginda, onunla ilgileniyorduk.
(Bu sirada) bize ait bir evcil hayvan girerek onu yemis Bu rivayette on defa emme ayetinin oldugu kagidin bir evcil hayvan tarafindan yenildigi aktarilmakta ancak bir nesh olayindan bahsedilmemektedir.(Ahmed b.Hanbel, Musned, VI, 269.)
Hadisin ibni Mace versiyonu: ...
Aise (Radiyallahu anha) dan; Soyle demistir :
Andolsun ki recm etme ayeti ve yetiskin kisiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanin haramligi) ayeti indi ve andolsun ki bu ayetler tahtimin altindaki bir yaprakta (yazili) idi.
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz O nun Olumu ile mesgul olunca, evde beslenen bir koyun (veya keci odaya) girip o yapragi yedi

Universite Tercihini Dogru Duzgun Yapin

24 Temmuz 2013

Yavas yavas universite tercih donemine yaklasiyoruz. Tercih yaparken dikkat etmeniz gereken bazi hususlar var. Oncelikle kataloglara sakin aldanmayin. Bir universite katalogunun iyi olmasi onu hazirlayan reklam ajansinin iyi oldugu hakkinda fikir verebilir, universitenin degil.

Maalesef pek cok universitemiz Slav irkindan mankenler getirtip cimlere yayilmis ders calisan ogrenci pozu verdirterek kataloglara koyuyor. Binlerce masum liseli de bu fotograflara aldanip o universiteleri tercih ediyor. Ama okula gelip o kizlari bulmak istediklerinde husrana ugruyorlar cunku onlar muhtemelen o sirada baska bir universitenin katalog cekimlerinde.

Zaten dikkatli bakarsaniz o resimlerdeki inanilmaz mantik hatasini gorebilirsiniz. Guzeller guzeli bir kiz elinde deney tupu guya laboratuvar dersinde... Boyle bir sey mumkun mu? O guzellikte bir kiz deneyle falan ugrasmaz, siniftaki herhangi bir erkege Canim su deneyi halledebilir misin, benim ojelerimi tazelemem gerekiyor demesi yeterlidir. Ben yillarca cok sayida kizin odevini, projesini yaptim, yeri geldi hocalara onlar adina not icin yalvardim. Ama karsiliginda hicbir sey alamadim. Hicbirine hakkimi helal etmiyorum, beni cok uzduler.

Gelelim hangi bolumu sececeginize. Asagidakileri okumadan bolum tercihi yapmayin.

FELSEFE

Bunlarin okula basladiktan bir iki sene sonra devreleri yaniyor. Birlikte misket oynadigim, komsunun bahcesinden erik caldigim cocukluk arkadasim yillar sonra bana evde salcali tost yaparken Acaba dunya diye bir yer aslinda yok mu, ya butun bunlar zihnimizde yarattigimiz bir yanilsamaysa dedi. Dunya var dedim. Kanitin ne? dedi. Tost yaniyor dedim. Bu bir kanit mi sence? dedi. Abi tost yaniyor dedim. Ve tost yandi. Sacmasapan bir soru yuzunden yemegimizden olduk.

MUHENDISLIK

Bu bolumde kiz ogrenci sayisi sifir ile bir arasinda degisiyor. Bunu bile bile muhendislik secmek nasil bir mantiktir anlamis degilim. Universiteye niye gidiyorsun ki o zaman? Erkek liselerinde bile daha fazla kiz oluyor.

ULUSLARASI ILISKILER

ISMI gercekten cok havali. Ama duragan bir sektor oldugunu da kabul etmek gerekiyor. Diplomat olma hayalleriyle bolume gelenler mezun olduklarinda genelde babalarinin isine geri donuyor. Bunun sebebi gayet net: Yeni ulkeler kurulmuyor. Elbette zahmetli bir is, bunun bayragini milli marsini ayarlamak gercekten kolay degil. Cok az insan yeni bir ulke kurmaya girisiyor.

Tabiatiyla uluslararasi iliskiler mezunlari bosta kaliyor.

HEMSIRELIK

EN cok istedigim bolumdu. Ogrencilerin tamamina yakini kiz oluyor. Eger akrabalar Hangi bolumde okuyorsun? diye sorduklarinda biraz utanmayi bastan kabul edersen guzel bir egitim hayati seni bekliyor. Elbette mezun olduktan sonra hemsirelik yapmak zorunda degilsin. Erkekten hemsire olmaz. Gecen ay hastaneye yattigimda bana erkek bir hemsire verdiler, yemin ederim tiptan sogudum.

PSIKOLOJI

Bu bolumu sececeklere tavsiyem once bir p$ikologa gorunmeleri. Her sey aslinda sende bitiyor cumlesini kurmak icin dort sene dirsek curutmeniz gerekmedigini oracikta anlayabilirsiniz.

ISLETME

TIBBI bitirdiginizde doktor, muhendisligi bitirdiginizde muhendis, eczaciligi bitirdiginizde eczaci, isletmeyi bitirdiginizde ise mezun oluyorsunuz. Mezun olmak da son yillarda tek basina yeterli gelen bir vasif degil. Isletme ogrencileri genellikle girisimcilik kulubu kurarlar ve cogunun egitim hayati boyunca yaptigi tek girisim bu olur.

COGRAFYA

BIR grup cografya hocasinin issiz kalmamasi adina cografyanin hala bilimden sayilmasi beni uzuyor. Ben bu kadar yerinde sayan, gelisime kapali bilim gormedim. Diger bilimlerde bir bulus, bir beyin firtinasi olur ama cografyada degisen bir sey yok. Karadeniz de daglar denize yillardir paralel, Ege hala girintili cikintili ve Italya sakin bir sekilde cizmeye benzemeyi surduruyor. Yani cografyada hicbir sey degismiyor ama cografya hocalarinin maaslari surekli degisiyor. Bugun 2 bin liraya yakin maas aliyorlar. Cok yazik.

http://beyinsizadam.net/
lukasaluka@gmail.com


Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder