29 Mart 2019 Cuma

DOLARA BAĞIMLILIKTAN KURTULABİLİR MİYİZ? … PROF. DR. ATA ATUN

İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesine yakın 1944'te ABD'nin küçük bir kasabası olan Bretton Woods'da toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans konferansında Bretton Woods sistemi'nin kabul edildiğini hatırlatan Yavuz bu sistem ile bağımsız ulus-devletlerin kendi aralarında ortak bir parasal düzen üzerinde anlaştığını belirterek; "Bu konferansta altına dönüştürülebilen tek para biriminin dolar olmasına diğer para birimlerinin değerlerinin de dolara göre ayarlanmasına karar verilmiştir.

Anlaşmaya katılan ve parasını altına dönüştürülebilir yapmayı kabul eden her ülkenin parasının değeri dolara göre saptanmıştır.

Anlaşma ile 1 ons altın = 35 dolar ya da 1 dolar 0 88867 gr. altın olarak belirlenmiş ve ABD dış talep olduğunda doları bu paritesi üzerinden altına çevirmeyi kabul etmiştir.

Ülke yıllardır karşılıksız para bastı ve basmaya da devam ediyor. Peki bu nasıl mümkün olabiliyor?

ALTINA DAYALI BİR DOLAR DIŞ TİCARET AÇIĞI HIZLA BÜYÜYEN ABD İÇİN ÖNEMLİ BİR SORUNDU

Richard Nixon

70'li yıllarda henüz dolar altına endeksliyken dönemin ABD Başkanı Richard Nixon bir sorunu çözmeye çalışıyordu: ABD'nin sahip olduğu altının büyük ve önemli bir kısmı ülke dışına çıkıyordu. Peki altın neden ABD'yi terk ediyordu?

Altının ABD'yi terk etmesinin nedeni problemin temeline dönülerek bulundu. Ülkenin dış ticaret açığı hızla büyüyordu. Yani ülke ulus olarak ürettiğinden fazlasını tüketiyordu. O dönem ABD çok fazla Avrupa ve Japon malı aldığı için onlara sattığı ürünlerle onlardan aldığı ürünler arasındaki fark altınla tahsil ediliyordu. Zira o dönemde ülkenin parası dolar hâlâ altına dayalı bir paraydı.

1971'de dolar gerçek bir para olmaktan değişim aracı olarak kullanılan bir para birimine dönüştürüldü

Dolar

Başkan Richard Nixon bu problemi çözmek için 1971 senesinde doları bir varlık olmaktan çıkararak bir yükümlülük bir borç senedi haline dönüştürdü.

Bu tarihten sonra altın karşılığı olmasa dahi ülkenin sınırsızca para basması mümkün oldu. Lakin her şey parayı bir varlık olmaktan çıkartmak ve sınırsızca basabilmek kadar kolay ve tozpembe değil. Günümüzde ABD'nin dış ticaret açığı son derece yüksek ve dünyaya ödemekle yükümlü olduğu borç senetlerinin miktarı da oldukça fazladır.

ABD'nin karşılıksız para basmasını tıpkı karşılıksız çek yazmaya benzetebilirsiniz. Üzerinde yazılı miktardaki bir paranın bankada bulunmadığı karşılıksız bir çek yazdığımızda ABD'nin karşılıksız para basmasından farklı olarak bizim karşı karşıya kalacağımız durum tutuklanıp hapse atılmamız olurdu. Çılgınca geliyor olabilir ama tek fark bu.

Karşılıksız basılan dolar sadece geçici bir çözüm oldu günümüzde eleştiriler sürüyor

Amerika Birleşik Devletleri

ABD'nin istediği kadar para basmış olması 1971'deki problemi ancak geçici olarak çözebildi. 1971'de yaşanan bu değişim sonrasında çok daha fazla problem ortaya çıktı.

Son yıllarda ABD kendi içerisinde doların tekrar altına dayalı bir para olup olmaması gerektiğini tartışıyor. Bir taraf altın standardına dönülmesi gerektiğini bir diğer taraf da bu fikrin doğru olmadığını savunuyor.

Başkanlık seçimlerinden hemen önce New York Times'da ABD'nin altın standardına dönüş fikrine karşı çıkan bir makale yayımlanmış bu makaleye en sert tepki iş dünyasının önemli isimlerinden Forbes'un icra kurulu başkanı Steve Forbes'dan gelmişti. Forbes Times'da yayımlanan makalenin berbat mitlerle dolu olduğu ve cehalet içerdiği yorumunda bulunmuştu.

Başkanlık seçimlerinde büyük umut vadeden Cumhuriyetçi Partiden aday Ted Cruz da altına dayalı bir para fikrini savunuyordu. Aslında sayıları hızla artan Cumhuriyetçilerin büyük kısmı bu fikri savunuyor ki onlardan biri de şu anda Başkanlık koltuğunda oturan Donald Trump.

Sonuç olarak 1971 senesinde dolarda yaşanan değişim o dönemde bir çözüm olsa da günümüzde hem ABD hem de diğer dünya ülkeleri için önemli bir sorun olmaya başladı. ABD karşılıksız para basıp her şeyi satın almaya devam ediyor ama bunun bedelini ödemeye de yaklaşıyor. Ülke içerisindeki tartışmanın sebebi de bu.

https://ekonomist.co/ekonomist/ekonomi/abd-karsiliksiz-para-basmasi-12511/

Doların altın bağlantısının ortadan kaldırılması altın talep eden Almanya ve Fransa başkanları sebebiyle olmadı.
Amerika sürekli olarak cari açık yaşayan bir ülkeydi.
Ve bu açığı Avrupa ve Japonya lehineydi.
Dolar altına orantılı olunca, Avrupa ve Japonya dış ticaretlerindeki dolar açığını telafi etmek üzere cari açık kadar altın alıyordu.
Bunun net sonucu Amerikan hazinesinde altın stoklarının azalması oldu.
Başkan Nikson 1971'de doların altın karşılığı olmak yükümlülüğünü kaldıran bir yasal düzenleme yapana kadar da bu böyle sürdü.

İşte bu nedenle Amerika ne kadar cari açık verirse versin artık dolar stokları azalmıyor.
Ama artık dünyanın kronik bir dolar enflasyonu problemi vardır.

Tam bir kalpazan mantığı.

Amerikanın zorbalıkları nedeniyle mütteffik ülkeler dolar stoklamak zorunda kalmıştır.
Türkiye bile son derece borçlu olmasına rağmen ihtiyacından fazla miktarda dolar tutmak zorundadır.
Ve petrol ticretinin dolar üzerinden yapılması da dayatıldığından bizde 70'li yıllarda görülene benzer bir dolar enflasyonu bu güne kadar görülmemiştir.
Ancak, bu arada da dolar balonlaşması dünya için dayanılmaz, taşınamaz bir hale gelmiştir.
Zannediyorum, çok fazla zaman geçmeden ani ve sert bir dolar çöküşü görmek bizim yaşam dönemimiz içinde mümkündür.
Yani en çok on onbeş yıl içinde.
Belki de Amerikan zorbalıkları diğer milletleri yerel ya da alternatif paralarla ticarete zorlarsa yarından da yakın.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc / oraj_poyraz@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  





DOLARA BAĞIMLILIKTAN KURTULABİLİR MİYİZ? … PROF. DR. ATA ATUN



Bu soruya çok farklı yanıtlar gelecektir ama bana göre rahatımızdan biraz ödün verirsek kesinlikle dövizdeki artış durdurulabilir ve ekonomimiz canlanabilir.

Bunun en basit yöntemi bir hafta boyunca olanaklar elverdiğince özel araç kullanmamak olabilir zira bir haftalık araç kullanmama zincirinin yarattığı etkinin ucu ABD'nin Merkez Bankası olan FED'e kadar uzanıyor.

Nasıl mı? Doların değeri gerçekte petrole indeksli. Buna "Türev Ticaret" (Borsa Terimleri Sözlüğü) denmekte. Biraz daha açacak olursak II. Dünya Savaşı'ndan sonra 1944'de ABD'nin öncülüğünde 44 ülkenin katılımıyla Bretton Woods şehrinde bir toplantı yapıldı. Bretton Woods Konferansı'nda yeni bir para sistemi kabul edildi. ABD Hazine Bakanlığı altını dolara sabitlediğini ve Doların altın kadar değerli olduğunu açıkladı ekonomik ilişkileri olan dünyadaki bütün ülkelere de millî paralarını artık altına göre değil ABD dolarını bloke ederek ayarlamalarını önerdi. O tarihte ABD 1 Ons altını 35 Dolar'a eşitledi ve dünyada altına ayarlı para sistemi ABD dolarına bağımlı hale geldi birçok ülkenin de mali durumlarını sarsmaya başladı.

Amerikalılar petrole altın değeri yükleyip tüm Orta Doğu ülkeleriyle yalnızca Dolar cinsinden petrol satmaları konusunda yaptıkları anlaşmaları sağlama aldılar. Bunun sonucu olarak da ABD tam bir cinlikle karşılıksız Dolar basarak petrol almaya aldığı petrolün faturasını da diğer ülkelere ödetmeye başladı.

Günümüzde dünya üzerinde tek karşılığı olmayan para birimi ABD Doları. ABD Dolar'ını Amerika'ya geri vermek isterseniz Dolarlarınızın karşılığında altın ödenmesini talep edemezsiniz. Ederseniz size verecekleri yanıt aynen "Size herhangi bir şey geri vereceğimize söz verdik mi? Dolar'ın yasal statüsünü kontrol etmediniz mi? Biz açıkça Dolar'ın bir Borç kağıdı olduğunu yazdık anlaşmalara" olacaktır.

Bunu fark eden Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle ile Almanya Şansölyesi Adenaur bir araya geldiler ve 1968 yılında ABD'ye bir uçak dolusu Dolar gönderip karşılığında altın talep ettiler. Rivayetlere göre de altınlarını aldılar ve sistem çöküş sürecine girdi. ABD Merkez Bankası görevini yürüten FED böylesi bir talep bir daha olmasın diye Doların üstünde yazan "karşılığı altındır" mealindeki cümleyi de Doların üzerinden kaldırdı.

ABD Dolarına bağımlı para sistemi çöküş sürecine girmeden önce 1970 yılında: 1 varil petrol = 2 5 Dolar 1 Ons altın = 35 Dolar idi.

Sistemin çökmeye başlaması ile 1973 yılında Dolar-Altın sabit kurundan vazgeçildi ve 1 varil petrol = 9 Dolar 1 Ons altın = 120 Dolar oldu.

Aradan geçen 6 yıldan sonra 1979 yılında 1 Ons altın 670 Dolara ve 1980 yılında İran'da devrim sonrası yaşanan "rehine krizi" nedeni ile başlayan ilk ambargodan sonra da 1 Ons altın 851 Dolara yükseldi.

1970 yılı ile 1980 yılı arasında geçen 10 senelik dilimde ABD Doları altına karşı yüzde 2400 oranında bir düşüş yaşadı ve bizler de çok acı bir şekilde bu düşüşü kendi ülkelerimizde yaşadık. Özellikle de 1970'li yılların başında kendi ülkemizde benzin fiyatlarının bir anda neredeyse yüzde dört yüz artması az daha iç savaşa neden olacaktı.

Görüldüğü gibi artık Dolardan uzaklaşmanın zamanı geldi.

Türkiye'de ve KKTC'de tüketilen gıda kozmetik hijyen atıştırmalık meşrubat vb. ürünlerden neredeyse tümünün karşılığı döviz olarak ülkemizden dışarıya gidiyor. Dolayısıyla Doların hegemonya ve etkisinden kurtulmak için ilk tercihle yerli ürünlerimizi tüketmemiz gerekiyor.

Yapmamız gerekenlerin başında sadece tamamı Türk şirketleri tarafından üretilen milli ürünleri satın almak olmalı. Her birey bu farkındalık için kendini lider konumunda hissetmeli etrafını da teşvik etmeli. Ülkemizi ciddi ekonomik krizden kurtarmanın yollarından biri ve en önemlisi bu. Yaşam tarzımızdan tümüyle vazgeçmemize gerek yok. İthal bir mala karşılık sadece alternatif bir ürün özellikle de milli bir ürün seçmemizin ekonomimize olağanüstü katkısı olacağını bilmemiz yeterli aslında.

Örneğin çitlemek için satın alınacak olan (ayçiçeği) çekirdeğin yurt dışından ithal edilenini değil ülkemizde yetişen olanını tercih etmeliyiz. Zorla ve ter dökerek üretip dışa sattığımız ürünlerimiz karşılığında kazandığımız milyonlarca Doları sadece çekirdek ithalatı için harcamamızın bize kazandıracağı hiçbir şey yok ekonomimize zarar vermenin ötesinde.

Özetle diyorum ki; Çok uluslu şirketlerin kulağa hoş gelen "Küreselleşme" yutturmacası altında ülkemizi yeniden kolonileştirme adına açtıkları kapıları kapatmanın zamanı geldi. Ülkemizin çıkarları ve ekonomimizin güçlenmesi uğrunda en az bir tane yabancı menşeli malı satın almaktan vazgeçin. Emin olun birkaç yıl sonra bu tutumunuzun sonucunu hep birlikte güçlenen ekonomimiz ve paramızla görüp yaşayacağız.

Prof. Dr. (İnş. Müh. ) Dr. (Ulus. İliş. ) Ata ATUN

Dekan Kıbrıs İlim Üniversitesi

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

e-mail: ata@ataatun.com veya ataatun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1

--
AltNot
--
a45UyF587661
-   -   -   -   -   -   -   -   -
Asil onemli olan ve memleketi temelinden yikan halkini esir eden icerdeki cephenin suskunlugudur.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

-   -   -   -   -   -   -   -   -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

155. CEHENNEMIN ICAT EDILMESI, KOTULUGE ENGEL OLAMAYACAK OLCUDE SACMADIR

Siddetle tutkun oldugu seyleri bu dunyada eline gecirince, kimse ahireti dusunmez. Cok atesli bir asigin gozunde, sevgilisinin huzuru cehennemin ateslerini sondurur ve yuzunun guzelligi cennetin butun hazlarini siler. Ey kadin! Allah'iniza gitmek icin sevgilinizi terk ettiginizi soyluyorsunuz; sevgilinizi terk etmenizin nedeni, gozunuzde asiginizin ayni asik, ayni sevgili olmamasi, ya da sevgilinizin sizi terk etmesi ve kalbinizde ortaya cikan boslugu doldurma ihtiyaci duymanizdir.

Dunyada, din uzmani olan ve bazen dinin yararini savunmada caba harcayan acgozlu, arabozucu, bozuk ahlakli, edepsiz insanlardan daha cok hicbir sey gorulmez. Bu adamlar din hukumlerini uygulamazlarsa da, gunun birinde bunlari yapmayi kendi kendilerine vaat ederler. Daha cok yapmak niyetinde olduklari kotulugun vicdan azabini susturmak, gidermek icin er gec gerekecek bir ilac olmak uzere, din hukumlerini uygulamayi yedeklerinde bulundururlar. Bundan baska, sofular ve rahipler partisi cok kalabalik, cok etkin, cok guclu bir parti oldugundan, hilekarlarin ve dolandiricilarin, amaclarina ulasmak icin bu partinin yardimina cok istekli olmalari, onlarda dayanak aramalari sasilacak bir sey degildir. Kuskusuz, bize denilecek ki, bircok temiz ve dogru kimse, ictenlikle ve cikar dusunmeksizin dindardir. Ancak yurek safligi hep kultur ve erdem isiklariyla bir arada olur mu?

Dine guclu bir sekilde baglanmis bircok deniz gibi bilgili kimseleri, dahileri bize anlatirlar. Bu kanitlar ki; dahiler de hurafelere inanabilir; korkak ruhlu, zayif yurekli ve kendilerini kucuk goren olabilir; esya ve olaylari sogukkanlilikla incelemelerini engelleyen bir hayalgucune sahip olabilirler. Pascal, dinin lehinde hicbir sey kanitlamaz; bir deha sahibinde bir delilik kosesi bulunabileceginden, hurafeleri dinledigi ve bunlari dinlemeye deger buldugunda, bir cocuktan baska bir sey olamayacagini gosterir.

Pascal, bizzat "zeka, kuvvetli ve dar, zayif oldugu kadar da genis olabilir" der. Daha yukarida Pascal soyle demistir: "Insan sagduyuya sahip olabilir ve bu sagduyu her seyi esit olarak, ayni sekilde kapsamayabilir. Cunku oyleleri vardir ki, bazi islerde saglam fikre sahip olduklari halde, baska bazi konularda aldanirlar, sapitirlar".
-   -   -   -   -   -   -   -   -
Insanin azinlikta olmasi, tek kisilik bir azinlik olmasi bile, deli oldugu anlamina gelmiyordu.
Bir dogru vardi, bir de dogru olmayan dogruya sarildigin zaman, tum dunyayi karsina bile alsan, deli olmuyordun.
akillilik cogunluga bakilarak soylenmez.
George Orwell 1984

George Orwell1984

-   -   -   -   -   -   -   -   -
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder