5 Nisan 2019 Cuma

DENİZ ARSLAN : SGK(DEVLET) TAVŞANA KAÇ TAZIYA TUT DİYOR.

Bu iş artık bıkkınlık vermeye başladı.
Hekimlerin iyi niyetle iş yapması artık mümkün değildir.
Eski Türk filmlerindeki babacan doktor artık eskide kalmıştır.

Hekim hastasının, hasta yakınlarının, hatta devletin her zaman kendisine karşı, kendisinden hesap sorar vaziyette olduğunu bilir, bilmelidir.
Hastalar da artık lütfen hekimlerden iyi niyet, samimiyet, açık davranış beklemesinler.

Hekimin her işi, muayene odasındaki her tavrı, muayenesi, istediği tetkikler, ön tanıları, muayene bulguları, yapılan tıbbi her şey kayıt altında olmalıdır.
Hastaya yapılan her şeyin hastanın onayı dahilinde olduğu da kayıt altında olmalıdır.
Yalnız hekim ile hastası arasında olan her şey değil, yakınların da hekim ile yaşadığı her şey büyük olaylara, davalara, ağır cezalara gebedir.

Hasta-hekim, hekim-SGK(Devlet), hekim-hasta yakını ilişkilerinden kaynaklanan sayısız dava vardır.
İşi yalnızca hekimlerin kayıt ve kuyudatta, muayenede, teşhis ve tedavide en ufak kusurunu büyük rakamlı tazminat davalarına çevirmek olan bir avukat ordusu vardır.
Hastane ve hekimle olan ilişkilerinde yalnızca teşhis ve tedavi olmanın ötesinde ek tazminat gelirleri elde etmek olan ve bunu sağlamak için hekime tuzak kuran, hile ve desise içine giren hastalar vardır.

Günümüzde bir hekim kapısından giren insanın iyi niyetli ve aciz bir hasta olduğuna artık güvenemez.
Hekim kendisini her aşamada güvence altına almalı ve yaşamına, yaşamı boyunca elde ettiği bütün birikimlere, şerefine mal olabilecek her türlü iş için kendini korumalıdır.

Bir hekimin iyi cerrah, iyi hekim olması hiç birşeyi kanıtlamaz.
İyi bir cerrah, iyi bir hekim bir anda medya infazına tabii tutulabilir, bir anda yakın çevresi ve ailesi için artık taşınması güç bir utanç abidesi haline dönüşebilir.
Üstelik bu son derece kolay şekilde, hiç tahmin dahi edilemeyecek yollarla olabilir.

Benim meslektaşlarıma önerim, kendilerini korumalarıdır.
Hal ve tavrı ile, odaya girişi ile, yakınlarının duruşu ile riskli olduğunu düşündüğünüz hastaları fazlaca uğraşmadan, teknik gerekçeler göstererek, kibar bahaneler bularak kendinizden uzaklaştırın.

DEFANSİF TIP UYGULAMASI YAPIN.

Bazen öylesine kötü durumlar olur ki, hastaya alınmış olan üç kuruşun onlarca mislini dahi vermek ve beladan kurtulmak isteyebilirsiniz.
İkinci olarak şüphe etmediğiniz hastaları da potansiyel bir tehdit olarak düşünmek ve ona göre yaklaşmak gerekir.

Yaptığımız işin veterinerlerin bir timsahı muayene ve tedavi etmesinden farkı kalmamıştır.
Kolayca elinizi kolunuzu kaptırabilirsiniz.

Çok lazımsa size sıcak ilgi gösterebilecek, açık davranabilecek, ve mesleğinde de iyi olan bir hekimi referanslar ile bulun ve yine referanslar ile gidin.

Unutmayın her zaman bademcik iltihabı olmayacaksınız.
Sonunda kesinlikle öleceğiniz ağır ve ızdıraplı hastalıklarınız olacak.
Ölümünüz kesin olduğu halde hekiminizden yalnızca ağrılarınızın dindirilmesini, ya da yaşam konforunuzun azıcık iyileştirilmesini isteyeceksiniz.
İşte bu noktada iyi ve insancıl bir ilgi görmek istiyorsanız, hekiminizin de size güvenmesini sağlayın.
Hasbel kader yakınlarınız hırçınlık, aksilik yaparsa, tehdit dili kullanacak olursa onları siz ikaz edin.
Çünkü ağrı, ızdırap sizindir, ölüme olan yolculuğunuzda yanınızda bir hekim istiyorsanız sizin ve yakınlarınızın hekiminiz ile iyi geçinmesinin sağlayın.

Yoksa ne olur?
Artık hekimler Hırant Dink'in dediği gibi ürkek bir güvercindir.
Kolayca ürkerler ve kaçarlar.

Doğada her şey kendi mecrasında hal yolunu bulur.
Yalandan ilgi görürsünüz, listelerde bir isim olursunuz, oyalanır, üstelik farkına bile varmazsınız, ölüm karşısında yalnız ve çaresiz kalırsınız, ızdıraplı anlarınızda yaşadığınız kötü hatıralarınızı da yanınızda götürerek zaman içerisinde kaybolup gidersiniz.

Evet her insan ölümü tadacaktır.
Bunu Muhammed de söylemiş.
Ama Ateistlerin de iman edebileceği bir gerçektir bu.
Ve her insan ölüme olan yolculuğunda yanında birilerinin elini tutmasını, ölümünü kolaylaştırmasını, yardımcı olmasını  hak eder.


Durum bu derece kötü ve ümitsizdir.

Oraj POYRAZ(0raj.p0yraz@neomailbox.net / oraj.poyraz@openmail.cc )
           L2fSIJNoA0xfSNxA  




DENİZ ARSLAN : SGK(DEVLET) TAVŞANA KAÇ TAZIYA TUT DİYOR.


"Hastayı görmeden ilaç yazmak suç" diyor bu şekilde ilaç yazan doktora soruşturma açıyor evrakta sahtekarlıktan suistimalden kurumu zarara uğratmaktan ceza veriyor.

Doktor görmediği bir hastaya ilaç yazamadığı için dayak yiyor dayak atana SGK'nın bir yaptırımı yok!

Mesela o kişiyi ve yakınlarını belli bir süre sağlık hizmetin alımından mahrum edebilir.

Modern ve gelişmiş toplumlarda hiç bir suç cezasız kalmaz kalmamalı. Kalırsa gücü gücüne yetene olur. Kargaşa olur.

https://www.facebook.com/doktorunsesi/photos/a.502805706844919/655601581565330/?type=3&theater



Hastayı görmeden reçete yazan doktorun eyleminin görevi kötüye kullanma oluşturacağı


Özet:

Doktor olarak ilk görev yerlerinde çalışmaya başlayan sanıkların, aralarında maddi bir ilişki bulunduğu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamayan eczane sahiplerinin gönderdiği ya da hasta yakınlarının bizzat getirdikleri sağlık karnelerine, hastaları görmeden, büyük bölümü konulan hastalık tanısıyla uyumlu ilaç yazma şeklindeki eylemlerinin, sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenen katkı payının doğması, bu şekilde eczane sahiplerine menfaat sağlanması ve kamu zararına da neden olunması hususları gözetildiğinde, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.

T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Esas No:2012/1347

Karar No:2014/1430

K. Tarihi:

YARGITAY Ceza Genel Kurulu

ESAS: 2012/1347

KARAR: 2014/30

Sanık S...'nun görevi kötüye kullanma suçundan 765 sayılı TCK'nun 240, 80, 59, 72 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca 1.153.425.000 Lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, 2 ay 27 gün süreyle memuriyetten yoksun kılınmasına ve ertelemeye ilişkin, ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.06.2004 gün ve 15-155 sayılı hükmün sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 04.10.2006 gün ve 2826-7742 sayı ile;

..................

..................

https://www.hukukmedeniyeti.org/karar/384/hastayi-gormeden-recete-yazan-doktorun-eyleminin-g/?v=list&aranan=idari%20yarg%FD


UMUTSUZLUĞA DÜŞMÜŞ HEKİMLERİN YORUMLARI...

TV de hasta olmadan ilaç yazılamayacağı ile ilgili kamu spotu dönse sürekli öğrenirler belki

--- --- --- ---

Doktora şiddetin cezası ile ilgili de kamu spotu olabilir

--- --- --- ---

Tlc diye bir kanal var tv de. orda bir

Dr .

hastanın agri kesici bagimliligindan dolayi . hastanin acil

112 ve agri kesici ilac almasını 3 ay süreyle engelledi...

ama bizde bunun tespiti bile yapılamaz. malesef ulkenin durumu belli

10 milyon oyu saymaya aciz insanlardan cok sey beklemiyelim...

geçen gün sağlık ocaklari siddete eylem yapıp kapandı bir gün. valla bir kac gun yapsınlar cezalar verilsin siddet uygulayana hic olmazsa saygiyla giden bizlerde saygıyla karşılık alırız...

--- --- --- ---

Bakanlık bu konuda çalışma başlatabilir

--- --- --- --- ustad benim hekime sozlu yada fiili siddet hakkinda dusuncem net ...

zerre egitime inanmiyorum... bu tarz insanlara yapilacak en uygun yaklasim geceden suda bekletilen islak ayva sopasiyla dovmek... ! ! ... ironi yapmiyorum cunku siddetin cozemedigi hicbir sorun yoktur...

bak bakalim sonrasinda hekime siddet olayi nasil cozuluyor...

--- --- --- ---

Ozcan Ciftci "kızılcık sopası" mı demek istediniz?

--- --- --- ---

Gülden Varan yok... islak ayva sopasi ...

suyu ceker agirlasir... tabi kizilcik sopasinin da momentini hafife almamak lazim. ?

--- --- --- ---

Meltem Seymen

Tehdit edenler de cezasız kalmamalı...

--- --- --- ---

Modern toplum?? ?

Türkiye?? ?

--- --- --- ---

Zaten soruşturma değil, bilgisine başvurma şeklindeydi.

Devlet herhangi bir olayda memurun bilgisine başvurur.

Olayı bir de onun ağzından duymak için.

Mecburi bir durumdur.

--- --- --- ---

Aynen katılıyorum Deniz bey, sgk böyle bir durumda bir süre hatta öyle 2-3 ay değil hastaneye başvurusu olabilecek düzeyde bir süre (1-2 yıl gibi) sgk sağlık hizmet karşılamasa ve tekrar şiddet olayına karıştığında tamamen sağlık ödemelerini karşılamıyorum dese bu problem çok yüksek oranda çözülecektir.

Ama tabi yapılması gerekeni yapacak sağlık bakanımız hiç olur mu bilmiyorum, tabi bizde bu kendi kendine olacak birşey değil, bizim organize olup sesimizi isteklerimizi güçlü bir şekilde kendi bakanlığımıza duyurabilmemiz lazım.

--- --- --- ---

Özel hastanede hastanın eli sisteme okutulmadan giriş yapılamıyor.

Neden devlet kurumlarında bu yapılmıyor?

--- --- --- ---

ya hastanın eli yanında değilse? ?

Vatandaş ölsün mü?

Nerere devlet?

Hani sağlıkta her şey muhteşemdi??

Doktor dayak yemesin yine? ?￰゚マᄐ‍♂️

--- --- --- ---

Deniz hocam modern toplumlarda hiç bir suç cezasız kalmaz,kalmamalı derken kastettiğiniz modern toplum Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımı?? ? ? ?

--- --- --- ---

takdiri size bırakıyorum.

Ötesini yazarsak bilumum maddeler bulunup hakkımızda pek de hayırlı olmayan gelişmeler yaşanabileceğinden endişe ediyorum? ?￰゚マᄐ‍♂️

--- --- --- ---

Benim için sıkıntı yok hocam yaş olmuş 69 birazda içerde yatarım sonunda beni asacak halleri yok ya.? ?

--- --- --- ---

Bakanlik her ne kadar tedbir alsa da kamu krumu olsun olmasin bireysel ya da toplu baglamda tum kurumlarin kumulatif olarak ortak onlem stratejilerini soylemden ziyade hayata gecirmesi bu tarz problemleri kokunden ve kisa zamanda cozer ama unuttugumuz nokta sudur.

Bireysellikten ziyade suru olarak hareket etme zihniyetine karsi cikilmamasi ve gorunurde olmasa dahi bu birey ve suru kavramlarina uygun iki sinifa ozgun farkli kararlarin tercih edilmesinin yaninda kaoslari firsata cevirme arzulari gelir.

Kaos gorecelilik kavramina gore iyilik hali ve daha az kotu uygulamalar icin ise maskelenmeye ortam ve firsatlar dogurur.

Olumu gosterip dayaga razi getirmek deyimindeki gibi.

Bakanligimizin ve Cumhurbaskanimizin siddet konusundaki bireysel cabalarinin yeterli olmamasi tam olarak birey ve suru davranis modellerindeki zihniyetin degismemesiyle ilgilidir.

Suru modeline ait olusumlarin hepsi potansiyel cetedir ve bir an once elemine edilmelidir.

Cunku bireylerin cezalandirilmasi surulerin cezalandirilmasindan cok daha etkin bir bicimde olur.

Surulerin cezalandirilmasinda ise her zaman bir kaos riski ve kaostan prim yapan 've bu suruleri kullanan en iyi ihtimalle' vatanperverver olmayip kendine musluman olan hatta bu suruleri organize eden bir guruh vardir.

11 kisiyle 1 kamu gorevlisine saldirmanin altinda cete hareketi soz konusu olup baglantilari hesap hareketleri incelenmeli parayi nasil kazandiklari tespit edildikten sonra cezalari cok daha agir olmalidir.


--
--
a45UyF587661
-   -   -   -   -   -   -   -   -
Bir milletin basarisi mutlaka butun milli guclerin bir istikamette olusmasiyla mumkundur.
Bu nedenle bilelim ki elde ettigimiz basari milletin guc birligi etmesinden ortak hareket etmesinden ileri gelmistir.
Eger ayni basari ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak ayni esasa dayanalim ve ayni sekilde yuruyelim.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

-   -   -   -   -   -   -   -   -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

188. TEOLOJI FELSEFEYI HEP GERCEK YOLUNDAN CEVIRMISTIR

En eski zamandan gunumuze gelinceye kadar, felsefenin seyrini duzenleme yetkisine ozellikle teoloji sahip olmustur. Teoloji, felsefeye ne katkida bulundu? Teoloji, felsefeyi anlasilmaz ve en acik gercekleri kuskulu yapmaya ozgu bir jargona donusturdu. Akil yurutme sanatini bir sozcuk bilimine cevirdi. Insan zekasini, metafizigin hayali ve yasak bolgelerine atti. Burada, yararsiz ve tehlikeli girdaplari, basarisiz bir sekilde sonda etmekle ilgilendi. Dogal ve basit nedenler yerine, dogaustu ya da gizli nedenler koydu. Zor olaylari, anlasilmasi bu olaylarin anlasilmasindan daha zor olan etkenlerle acikladi. Sozu; anlamsiz ve esyanin icyuzunu ifadeden aciz olan, aciklamaktan cok karistiran, insan cesaretini kiran, zekasinin gucune guvensizlige iten, akla ve apacik ilkelere karsi insani guvensiz yapan, gercegi asilmasi olanaksiz surlarla kusatmak icin ozel olarak icat edilmis gorunen kelimelerle doldurdu. . .
-   -   -   -   -   -   -   -   -
Ozgurluk iki kere ikinin dort ettigini soyleyebilmektir.
Eger buna izin verilirse gerisi kendiliginden gelir.

George Orwell1984

-   -   -   -   -   -   -   -   -
Dunyanin cirkin ve zalim bir yer oldugunu yorumlamaya yonelik Hiristiyan kararliligi, dunyayi cirkin ve zalim bir yer haline getirmistir.

VOLTAIRE (Francois-Marie Arouet) (1694-1778) Fransiz yazar ve filozof.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

-   -   -   -   -   -   -   -   -

Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur_gundem@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur_gundem-subscribe@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin : ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : ozgur_gundem-owner@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder