Köşe YazılarıNuranyildiz.comOdatv.com Haberturk.com Sabah Gazetesi Radikal İki Habertürk Gazetesi |
Aşağıdaki foto ise fotomontajdır.
Yazının amacı taraftar olmayan bir yazarı daha pasifize etmektir.
http://www.nuranyildiz.com/index.html
Genelkurmayda Bir Kadın "Orgeneral"
Kaan Yılmaz - oguzyurdu.com
Bugünlerde Genelkurmay Karargahını sık sık ziyaret eden bazı siviller doğrudan 'kuvvet komutanları' seviyesinde gizemli görüşmeler yapıyor. Ziyaretçiler arasında dikkat çeken isimlerden biri İlker Başbuğ döneminde 'orgeneralliğe terfi eden' Doç.Dr.Nuran Yıldız. Peki kimdir Nuran Yıldız?
Bir önceki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un iletişim danışmanlığını yapan, 15 yıllık dostu Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'ye Genelbaşkan seçilmesiyle birlikte parti meclisinde görev alan, son kurultayda yeterli oy alamadığı için PM'ye seçilmeyen, Sabah, Habertürk gazetelerinden sonra şu anda www.odatv.com internet sitesinde köşe yazarlığı yapan iletişim uzmanı. Yıldızı 'Tanklar ve Sözcükler' kitabıyla parlayan Nuran Yıldız, demokratik çevrelerden yoğun eleştiri alsa da bu kitap sonrasında Genelkurmay nezdinde popülaritesini artırdı.
Kitabın ana teması orduların siyasete karışmasının doğal olduğunu kanıtlamak. Ordu-siyaset ilişkileri konusunda eleştiri getirenleri cahillikle suçlayan yazar ABD ve İngiltere'de orduların siyasette belirleyici etkisi olduğunu iddia ediyor. Güvenlik konularını içeren dış politikada elbette Silahlı Kuvvetlerin etkisi ve katkısı olacaktır. Ancak iç politikayı şekillendiren askeri müdahaleleri de yadırgamıyor Nuran Yıldız. Şu sözler yazara ait: 'askeri müdahalelerin toplumların belirli dönemlerinde yaşanılan bir olgu olduğu da bilinmektedir.'
Türk ordusunun her darbede, görevi sivillere devredeceğini ve demokrasiye bağlılığını ifade etmesini dikkate değer buluyor yazar. Darbeyle birlikte anayasanın, yasaların, kurumların sıfırlandığını sivil siyasetin dahi asker kökenlilerle (Ör. Turgut Sunalp, Necdet Calp) dizayn edilmeye çalışılmasını ise tamamen göz ardı ediyor.
Halkın orduya güven ve sempatiyle baktığını, ordunun halka bakışının ise 'koruma ve kollama' sözleriyle özetlenebileceğini ifade ediyor. 'Kollayan'la 'kollanan' arasındaki farkın askerin aldığı eğitimin kalitesinden kaynaklandığını söylüyor. Yani zayıf, cahil, kültürsüz bir halk var. Güçlü, eğitimli, kültürlü olan ordu ise halkı koruyor ve 'kolluyor .'
Nuran Yıldız'ın demokrasiye bakış açısı oldukça sakat. Demokratik toplumlarda halkın sorunlarının çözüm mercii siyaset kurumudur. Siyasi partiler ülke sorunlarını nasıl çözeceklerini parti programlarında anlatır, seçim meydanlarında halka vaat olarak sunar. Bu vaatlere inananlar partiye oy verir, inanmayan vermez. İktidara gelen parti vaatlerini gerçekleştirdiği ve sorunları çözdüğü oranda halk desteğini muhafaza eder. Bu açıdan bakınca Nuran Yıldız'ın şu sözlerini nereye koymalı: 'AKP örneğinde olduğu gibi, başarılı siyasi örgütlenmeler, geçmişte askerin gerçekleştirdiği, halkla arasındaki iyi niyet ve güvenin temel nedenlerini oluşturan 'halkın sorunlarına sahip çıkma ve çözme' işlevini yerine getirerek askerden rol çalmaktadır.' Yani halkın sorunlarını çözmek aslında askerin işi(!), ve bir siyasi parti bu konuda askerin rolünü çalıyor. Bu değerlendirmeye kaç asker katılır acaba?
Görüldüğü gibi karşımızda halkı aşağılayan, siyaset kurumunu önemsemeyen, darbeleri doğal gören jakoben bir aydın portresi bulunuyor. Bir iletişimci olarak İlker Başbuğ'a verdiği iletişim taktiklerinin ne derece başarılı olduğu ise kamuoyunun takdirine kalmış. Hatırlanacağı gibi İlker Başbuğ, işaret parmağını sallayarak medyayı azarlamış ve bütün generalleri arka planda fon olarak kullanıp lav silahlarına boru, ıslak imzalı belgeye kağıt parçası demişti. Haftalık basın bilgilendirme toplantılarında kamuoyuyla tatmin edici bilgiler paylaşamayınca bu toplantıları bitirmek zorunda kalmıştı.
Hukuka ve demokrasiye inancını her fırsatta dile getiren Işık Koşaner'in partili kimliği bu kadar açığa çıkmış darbe sever bir aydın olan Nuran Yıldız'la sık sık görüşmesi çok normal değil. Baykal'a operasyon yaparak Kılıçdaroğlu'nu iktidara getiren derin güçler, Genelkurmay üzerindeki baskısını da Fenerbahçe Cumhuriyeti üzerinden sürdürüyor. Acaba Nuran Yıldız (Kılıçdaroğlu'nun kadim dostu) FB Cumhuriyetinin sivil temsilcilerinden biri mi? Soner Yalçın'ın odatv'sinde yazıyor olması bir ipucu verebilir mi acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder