25 Aralık 2014 Perşembe

Bülent ESİNOĞLU : Merak edenler olur!


Bülent ESİNOĞLU : Merak edenler olur!

14 yıldır siyaset, dış siyaset ve ekonomi ile ilgili yazılar yazıyorum. Yazıyorum yazmasına da, okuyanlar belki kim olduğumu merak eder diye düşündüm.

Yiğidin harman olduğu yer derler, Yozgat. Yozgat'ta doğmuşum. Babam memur olduğu için Yozgat'ta fazlaca yaşayamadım.

Rahmetli babam çok sık atamaya maruz kaldığından, illallah demiş olacak ki; sonunda Yozgat'ta bir ev kiralayarak, lise tahsilimin, son üç yılını Yozgat'ta tamamladım.

Lise son sınıftayken bir şeye çok üzülmüştüm. Şimdi o üzüldüğüm şeye çok seviniyorum.

Amerikan Gönüllüleri Derneği Lise son sınıflardan öğrenci toplayıp Amerika'ya götürüyordu.1962.

Götürecekleri öğrencilerin yeteneklerini anlamak için bir imtihan yapmışlardı.

Yapılan imtihan da, en iyi dereceyi ben almıştım. Gönüllüler Derneğinin yetkilileri evimizde bir kahve içerek yaşantımızı da incelemişlerdi.

Siyasi bazı sorular sorduklarını hatırlıyorum. Nede olsa misyonerlik* çalışması yapıyorlardı.

Uzatmayayım. Başarılı olmuş olmama rağmen beni Amerika'ya göndermediler. İmtihana giren, daha az başarılı birisini Amerika'ya götürmüşlerdi.

Anlayacağınız, misyonerlerin faaliyet alanına düşmekten son anda kurtulmuşum.

Eğer gitmiş olsaydım, şimdi bir Amerikancı da, ben olacaktım.

O yıllarda, Yozgat gibi kasabamsı yerleşim yerlerinde, Komünizmle Mücadele Dernekleri, İlim Yayma Cemiyetleri gibi dernekler tüm Türkiye'yi sarmıştı.

Taha Akyol da, Yozgatlıdır. Liseden de sınıf arkadaşımdır. İkide bir yanıma gelir. Bülent, ben Hukuk Fakültesini kazanabilir miyim diye bana sorardı. Ben de kazanısın derdim.

Aramız ta o zaman bile iyi değildi. Çünkü onun İlim Yayma Cemiyetiyle ilişkisi olduğunu bilirdim.

Taha meselesini fazla uzatmayayım. Lise bitti. Ben İTÜ Makine Fakültesine girdim. O da İstanbul Hukuk'a girmişti.

Bir gün bir arkadaşla (Rahmetli Mehmet Çağırankaya) birlikte Taha'yı ziyarete gitmiştik.

İçeri girdik, Taha'nın önünde bir rahle, rahlenin üzerinde bir Kur'an vardı. Okuyordu.

Bir müddet bekledik, o okumaya devam etti. Hoş geldin demek için epeyce bekledik. Ben sinirlendim ve ayrıldım.

Sonra bir baktım. Taha, Tercüman Gazetesinde köşe yazarı olmuş, İngiltere'de, Ekseter Üniversitesine gitmiş vs.

Yurt dışında daha iyi eğitim almak başka yöreleri tanımak içimde bir uhde olarak kalmıştı.

Üniversite bitiminde, İSDEMİR'in kuruluşunda görev alma şansına sahip oldum. Bildiğiniz gibi Fabrika Ruslar tarafından portakal ve limon karşılığında inşa edildi.

Fabrikanın inşa ve işletmesi için bin kadar Türk mühendis ve teknik eleman, Rusya'nın çeşitli Çelik Fabrikalarında eğitim aldık.

Sıkı durun Türk insanın bir gerçeğini söyleyeceğim. Giden bin teknik elamandan, sadece üç kişi Rusça öğrenerek döndük.1973.

Yiyeceği bir yemeğin adını öğrenmeden dönenler oldu. İSDEMİR'in çok büyük sancılar çekmesinin nedenlerinden birisi de eğitimsizlikti.

Bizimle birlikte eğitim alan Pakistanlı, Yugoslavyalı, İranlı teknik elemanlar da vardı. Onların arasında iyi Rusça öğrenmiş olanlar, bizden Rusçayı öğrenmemekte direnenlerle alay ederlerdi.

Bu olayı biraz açmak isterim. Giderken MİT bizleri toplayıp, Rusça öğrenmememizi istemişti. Nasıl eğitim alacaksak!

Rus ve Komünizm korkusu MİT'i böyle bir tedbir almaya zorlamıştı.

İSDEMİR'de Ruslarla birlikte çalışırken gizli gizli Rusça öğrenmeye çalışırdım. Çünkü kafamda hep iyi bir mühendis olmak vardı.

İSDEMİR'de, o tarihlerde, 13 bine yakın çalışan vardı. Bu çalışan işçilerden birisi de, sonradan Bakan olacak ve beni yanına Genel Müdür olarak alacaktı.

Milyonda bir olur mu bilmem, ama işçisi tarafından genel müdür yapılan, bir süreçten geçtim. Beş yıl genel müdürlük yaptım.

Ama inanın İSDEMİR'de mühendislik hayatında aldığım üretim zevkini genel müdür olarak alamadım.

Ülke planlamadan çıkmış, piyasa ekonomisine girmişti.

Leş kargaları devleti yağmalamak üzere üstümüze saldırıyorlardı. Kendi isteğimle emekli olmak en hayırlı bir yoldu. 1999.

Yazı ilerledikçe anladım ki, ben hayat hikâyemi yazamayacağım. Bir konuya daldıkça çatallaşıyor.

Geri kalanını inşallah bir başka bahara yazarım.

*Misyonerlik çalışmaları artık daha başka araçlar ve tekniklerle devam ediyor.

23.12.2014, bulentesinoglu@gmail.com


a45UyF587661-141224161003-06
^^^^^ - vvvvv

 

Beni kontrol edecek olan o kimdir?
Neden Ben sinirsiz ozgurlukle davranip, konusup, yazip, dusunemiyorum?
Evren icin ben neyim, ya da, evren, o benim icin ne?
Yanlisin ve dogrunun, dusuncenin ve adetlerin zincirlerini kim yaratti?
Ve ben onlari tasimak zorunda miyim ?

Robert D.Richardson

Biriniz evinde namazi kilar da sonra namaz kilmakta olan imama yetisirse, onun arkasinda namaza dursun.
Ikinci kildigi onun icin nafile olur.

Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi
***
Bir namazi gunde iki defa kilmayin.

Ebu Davud 2/56

Kim size Peygamberimiz in ayakta kucuk tuvaletini yaptigini soylerse inanmayin.

Suneni Nesei 1-2/25
***
Peygamberimiz bir kavmin supruntusune varip ayakta kucuk tuvaletini yapti.

Buhari 1/167

Asla rakibinizin ustun bir yani oldugunu kabul etmeyin.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder