20 Mart 2012 Salı

Re: Muhtesem Yüzyil-Günes'e!

Önce selamlar,
Konuya ortadan gireceğim, kusura bakmayın.
Şimdi millet zannediyor ki, Osmanlı son üçyüz yılında acaip bilimsel, ve felsefi buluşlar yaptı, Arap harfleriyle yazılmış acaip edebi şaheserler yazıldı, yayınladı.
Misal Kaptan Cook misali diyar diyar gezdiler, notlar tuttular, haritaladılar, geniş kıtaların, bütün dünyanın envanterini çıkardılar.
Sanırsınız ki, bütün dünya da İngilizce yerine Osmanlıca konuşuluyor, üretilmiş bir sürü Osmanlıca eser ve kalıntı var.
Dil devrimi devreye girince bütün bunlarla bağımız koptu.
Zannedersiniz ki, büyük sırlardan mahrum kaldık.
Yok böyle bir şey.
Osmanlının son yüzyılları gerileme dönemidir, bilimde, sanatta, edebiyatta, hemen her şeyde gerileme dönemine tekabül eder.
Osmanlının o yıllarda çağdaşlarına denk hiçbir üretimi yoktur.
Osmanlının kültürel ve bilimsel üretimi İngilizlerin onda bir değil, yüzde birine bile tekabül etmez.
İl il mikrotarih çalışmalarına bakın, biraz kendinizi yorun, bakalım misal Sivas'dan, Malatya'dan son üçyüz yılda kimler yetişmiş.
Onu da söyleyeyim, büyük fıkıhçı, büyük hadisçi, dinin direği, dinin kutbu, dinin alimi, imanın hakimi, seyyit, lakaplı kerameti kendinden menkul bir sürü kişi bulursunuz.
Her ilde bunların onlarca türbesi durur, ve hala daha insanlar akın akın bunların türbelerine çaput bağlar, mum yakar.
Başka yok, astronom, matematikçi, fizikçi, mühendis, hekim yok, yok, yok.
Neredeyse bütün hekimler gayri müslim, neredeyse bütün mühendis ve mimarlara bakın, hepsi de Ermeni, Rum.
Camileri, sarayları yapanlar hep Ermeni, Rum.
Neden mi?
Büyük bölümü Fransa eğitimli, bazıları Almanya, Avusturya.
Çünkü medreselerde artık pozitif bilim eğitimi verilmiyor.
Tanzimattan sonra güç bela bir üniversite, askeri olan Tıbbiye, Mühendishane şu, bu.
Onlarda Arap harleriyle Fransızca vb. ortaya karışık.
Osmanlı'dan cumhuriyet dönemine taşınacak çok birşey yok.
Zaten Tanzimattan sonra edebiyat adına ne üretildiyse o da zaten Latin harfleriyle yeniden basılmıştır.
Gözünüzde büyütmeyin, Osmanlı çoktan ölmüştü, cesedi de çoktaan çürümüştü, kokusu dünyayı sarmıştı, birilerinin acilen naşını gömmesi gerekiyordu.
Bu görev Atatürk'e düştü.
Cumhuriyet Osmanlı'dan alabileceği işe yarar ne varsa zaten aldı, geriye kalanları da posasıdır.

Çok da kafanızı yoruyorsanız onun da kolayı var.
40-50 sayfalık el kitapları var.
Eski yazıyı yeniden öğrenebilirsiniz.
İşaretsiz Arap harfleri, cümlenin gelişinden kelimeleri tahmine dayalı zevkli bir oyundur.
Bulmaca gibi, eski mezar taşlarının kitabelerini okursunuz.
Ama ben bu güne kadar okuduğum mezar taşlarının hiçbirinde edebi bir ışık görmedim.
Ne eski yazıyla Osmanlı kayıt kuyudatının, ne Arapça eğitimle Arap kültürü ve edebiyatının, bize verebileceği hiçbir şey yoktur.
Stephan Hawkins Arapça değil, İngilizce konuşuyor.
Youtubede onu dinlemek isterseniz İngilizce bileceksiniz.
Berkley, UCLA, Caltek'de konuşulan dil İngilizcedir.
Arapça geriye, İngilizce ileriye doğru bakar.
Her iki dilin perspektifleri budur.
Tercih sizin, isterseniz taş devrine dahi dönmekte özgürsünüz.
Arzu ederseniz, postlara sarınır, mağaralarda yaşarsınız.
Özgürlük var.
Saygılar.

On 20.03.2012 10:58, D.Ali Ercan wrote:
 

Tuncay, bu da malûm  umutsuz vak'alardan biri..   Yine de "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" misali,  grup içerisinde yaptığın bu genel açıklamalarından dolayı kutluyorum.. Ama bil ki, sonuçta marazi yapıdaki umutsuz bir vak'a ile karşı karşıyasın.  selam.æ



19 Mart 2012 15:26 tarihinde tuncay degis <tdegis69@yahoo.com> yazdı:



Sevgili Güneş yanıtlarının üzerinden giderek kırmızı ile yanıtlarımı vermeye çalışacağım,
Selam ve sevgi ile...

Demek ki biraz egitilmen lazim arkadasim.
 
Adamcagiz 15 senede butun ulkeyi degistirdi. Bu dogru; ama, iyiye miydi? Ne ogretti?
 
Alfabede degisiklik yapti diye Ingilizce ogrenmemize gerek kalmadi diye mi dusunuyorsun? Araplar da, Cinliler de, Japonlar da pek ala Dunya'da guc olabiliyorlar. Hic olmazsa kendi kulur ve ejdatlarindan kopmadan hayatlarini suruyorlar; cunku, eski kitaplari hala okuyabiliyorlar. Bizde oyle mi?
 
Ataturk Latin alfabesini alarak bir anda butun Turkiye'yi cahil yapti. Sonra da okul acamadi; kitap yazdiramadi. Kutuphaneler ise yaramaz oldu. Ilim-bilim sadece proagandada kullanilan kelimeler haline geldi.
 
40 bin koyun 31 bininde subyan okulu vardi; Kuran okuma ve ahlak ogretiliyordu. Ataturk sagolsun, cok akilli ve dahi idi ya,bunlari kapatti.
Kusura kalma ama senin alfabe değişikliği ingilizce öğrenmemiz için değil dünya ile entegre bir yazı karakterine alışkın olmamız maksadı ile yapıldı. Kimse de cahil filan kalmadı. O döneme ait verilmiş eserlere bakılacak olursa sonuç sizin hayalinizdeki gibi olmuyor. Sizin derdiniz emevilerin çarpık sunni islam anlayışını Ata'nınn yerle bir ederek, Muhammedin kurmaya çalıştığı şekli ile islamı toplumuna yaşatıyor olması. Bizim ecdadımız arap mı ki biz arapça ve arap alfabesi ile yaşıyor olalım? Kuran okuma ve ahlak öğretilmiyor mu artık? Günümüz insanı daha mı ahlaksız size göre?

 
Ataturk Cumhuriyet'in ilanini yaparken, ayni zamanda kendisine de diktatorluk gucunu aldi. Kendisini elestirmeyi, muhalefeti yasaklatti. Butun muhaliflerini, savas arkadaslari da dahil, oldurttu, surdu, hapsetti, iskenceden gecirtti. Ulemayi (bilim adamlarini) astirtti. Kim bunlari elestirdiyse ortadan yok oldu.
Devrimler ne yazıkki kanlı olur. Fakat Atanın devrimi kansız gerçekleşir. Kendisini eleştirme ve muhalefet olarak adlandırdığınız, manda ve himaye isteyen, köle zihniyetli güdümlü bir osmanlı modeli! Muhalefet ile düşman farklı şeylerdir. Mesela siz bir parti kurup kendi düşüncelerinize yönelik sistem içinde çalışacaksanız bu muhalefettir. Ama sizin amacınız sistem içinde sistemden faydalanarak sistemi yıkmak ise o zaman düşmansınızdır. Eleştiri kelimesi hayli eksik hayli hafif kalır.
 
Diktatordu. Kendisini buyuk gostertmek icin okullarda yalan tarih okutturdu. Heryere resimlerini heykellerini koydurttu. Bu arada, Halifeligi korumasi icin Hindistan Muslumanlarinin gonderdigi para ile Is Bankasi'nin %28 hissesini zimmetine aldi. Aylik maasi bugunun parasi ile 700 bin lira idi, ama buna da razi degildi. Ciftliklerinden ve Is Bankasindan gelen paralari da aliyordu. Istedigi gibi de harciyordu. Icki masalarinda, kadin kizla yiyordu. Alkolikti. Ve butun diger alkolikler gibihasta idi, ve ona gore davraniyordu. Boyle bir insanin cocuklarimiza ornek gosterilmesini dogru buluyormusun?
Atamızı sanırm tayyiple karıştırmaktasınız. Kendinizle çelişiyorsunuz. Madem adam diktatör kendine ait olan bir şeyi zimmetine geçirmesi ne komik! Bir ülkede diktatör varsa herşey onundur. Bu kadar basit bir gerçeği bile görmekten aciz olmana şaşırıyorum. Atanın serveti ve aldığı maaş tamamen semboliktir. Ne onları harcamış ne zevk-i sefa etmiş. Ne de miras bırakacağı bir aile kurmuş! Kimi kimsesi yok! İçki masasında bazı geri zekalıların sandığı gibi bir durum yoktu. Memleket meseleleri konuşulan gündemli toplantılardı. Bundanbile habersizsin.Yazık nasıl kandırdıysalar, düşünmüyor musun da? Kadın kızla yiyodu lafı da ne kadar yakışıksız! Bekar bir adam genç bir insan, yakışıklı karizmatik, herşeyiyle dört dörtlük bir insanın yaşamında elbette kadın veya kadınlar olmuş olabilir. Seni ve beni de ilgilendirmez! Alkolik olmak için bir duble bile yeter ,islam sizi nasıl cahil bırakmış!... alkolik olmak için çok içmek gerekmez! Bedensel bir zaafiyettir. Alkol çok alınsa bile öyle sigara gibi değildir. Alışkanlığı rahatlıkla giderilir. Alkolizm başka bişidir. Kişi hayatında içtiği ilk yudumla bile alkolizme sürüklenir. Bir hastalıktır. Atatürk keyif için içen biri idi. İçtiğinde de iyi içermiş. Bu da sizi ilgilendirmez. Muhammed'i çocuklarınıza örnek gösterebiliyor musunuz? Öldürdüğü binlerce insan varken cariyeleri eşleri, eşleri ve cariyelerinin birbirine girmesi, evladlığının eşine göz koyması boşatıp kendine alması daha neler neler, iki koyun çobanını koyunlarını çaldı diye işkence ile öldürmesi...
Atamızın böyle ne rezilliğini gördün de çocuklarına örnek gösteremeyeceksin?
Japonya'ya bile cami yaptırmış!
Bir kadınla evlenmiş, ayrılmış. Anlaşamamış.
Yemeklerde içki içiyomuş. Dünyada herkes içiyor. 

Her a eline gecen ara ile bir fabrika acilabilirdi.
 
Ogrettigi seyler, yaptigi seylerdi. Devrim adi altinda siddet iceren, toplum muhendisligi ogretti. Kafa kullanmadan Bati'dan kopye etmeyi ogretti. Kilik kiyafeti degistirmeyi medeni olmak sandi; buna direnen binlerce insani oldurttu.
 
Diktaorluk demek hukuksuzluk demektir. Gelisi guzel, casus teskilatinin uydurdugu sozde delillerle insdanlari astiriyordu. Bugun Ergenekon mahkemeleri uzun suruyor diye sikayet ediyorsunuz, O iki haftada isi bitirip masum insanlari astiriyordu. Ezici cogunlugu ise fikirlerinden dolayi asiliyorlardi.
 
Okullarda da rejim militanligi ogretiliyordu. Hala da oyle. Sizin gibi beyinsizler bu yuzden yetisti. Rejim militanlığı demen için bir rejim olması lazım. Türkiye tüm dünya ülkeleri gibi demokrasi ile yönetiliyor. Şayet öyle olmasa, sen ve senin gibiler bugün bu 1500 yıllık ilkel faşizmi savunabliyor olmazdı.
Ayrıca tartışacaksak şahsi hakaretlere bir son vermeniz gerekir. Ben size beyinsiz gibi bir cümle zerk etmedim.Bu lafınızı geri almanızı rica ediyorum. Atamız bir rejim inşa etmedi, o bir Karl Marks değil, Muhammed değil. O yalnızca demokrasi içersinde insanların bir arada yaşamasını, müreffeh bir Türkiye hayal etti. Aksine bağımsız düşünen, hür beyinler uçak dahi yapacak seviyeye geldi. Hem de 15 senede... Yerine gelenler taş koyamadı derseniz evet koyamadılar. Ama 2001 yılından sonra gelenler olan taşları da sökmeye başladı.
Hic bir seyi sorgulamayan, bagimsiz dusunemeyen insanlar yetistirildi. Butun bildiginiz Kemalist propagandadir. Insanlik suclarina maazeretler uretmekten baska bir sey yapamazsiniz. 
 
Ama, yenildiniz. Proagandalariniz artik sokmuyor. Gencler arasinda yapilan, en son bir ankette Erdogan Ataturk'ten bes misli fazla oy aldi.
 
AKP Turkiye'ye Ataturk'un getirmedigi demokrasiyi getirdi, insan haklarina saygiyi kanunlastirdi; kadini erkege esit etti; hukuk devletini kuruyor. Ve muhalefet alabildigne serbest.
Yayımlanmamış kitabından dolayı 375 gün yatan varsa, Ergun Poyraz, eşinin yahudi köklerini ortaya çıkardı diye yıllardır içerdeyse, ergenekon balyoz ile iftiralar atılarak insanlar hapislerde ise, neyin demokrasisi? Eleştirdiğiniz Atatürk Türkiye'sinden ne farkı var? (Atatürk Türkiye'sinde fikri davranışlarından ötürü içerde yatan kimse yoktu! Ona karşı savaş ilan edenler vardı. Ergun poyraz örnek olduğu için yazıyorum, ona silahlı bir mücadele gütmüyordu!) Oysa Atanın en yakın arkadaşlarından biri kendisine suikast hazırladı. Başarısız olunca idam edilmeden önce kendisini affetmesi için bir mektup yazdı. Özür diledi.) Arınç'ı hatırlarsanız güya öldüreceklerdi, nooldu? Foss....
 
Ergenekon cetelerini yetistiren TSK'yi adam ediyor.
(Çete demen için bir tane delilin olmalı! Çetenin lideri olmalı, elemanı yönetim kademesi, mesela pkk nın alt üst yapılanması bellidir. Kim kimdir bellidir. Adamı yakalarsın inkar etmez. Burda daha ergenekondan içerde olup da değil üyesi olması, adını duyan yok! Tam bir komedi. Dalga geçen alay eden Tuncay adaşım o da içerde. )
Mafyayi bitirdi. (Mafyayı bitirmiş puhahahhaaa... Ya sen nerede yaşıyorsun? Ülkücü mafyayı bitirdi, yerine kürt mafyasını getirdi. Heryer kurt doldu. Mesela gidip girsene otopark ihalesine, dötünü delsinler... hehehee)
TSK cetecileri Silivri'de hesap veriyor. Bu vatan hainleri, kendilerini herkesten esit gorup anamizi alatiyorlardi. Hepsi hak ettikleri cezalari yakinda alacaktir.
(askeri sevmem ama vatan haini de demek biraz ayıp oluyor! İçlerinde her kurumda olduğu gibi çürük adamlar olsa da Türkiye'nin en şerefli en namuslu kurumudur. Hem de uzak ara! Eleştiri başka iftira hakaret başka.)
Tuncay Ozkan haini AIHM'ne muracat ederek davalarin uzun  surdugunu, teror orgutu diye bir sey olmadiklarini, vs idia etti. Cevabi gecenlerde verildi. AIHM, Ergenekon'un bir teror orgutu oldugunu, davalarin hakkani bir sekilde surdugunu; uzunluklarinin boyle davalar icin normal oldugunu, adil yargilandiklarini soyledi.
(Aıhm bu tarz davalara usulen bakar. Usulen yargılamanın adil olduğuna karar verdi. Eldeki delilleri inceleyerek verdiği bir karar olmayıp, yine Tuncay Özkan ile ilgili hain sıfatını kullanmanız, bir müslüman olarak da dini bilgilerinizin yetersizliğine işaret etmekte. Bizzat hainliğine şehadet etmeniz ya da şerri mahkemede yargılanıp hainliği kabul edilmiş ya da kendisinin hainim diye itirafda bulunmuş olması gerekir. Yaptığınız günahtır!) 
Gunes
 
 
 
In a message dated 3/16/2012 1:32:16 A.M. Pacific Daylight Time, tdegis69@yahoo.com writes:

  Biz de sana katlanıyoruz be güneşim :))) aşağıdaki saçmalamalarına katlanıyoruz...
Seni nasıl kandırmışlar ve nasıl senin beynini yıkamışlarsa...
"Atatürk Demokrasiyi mi getirmiş?"
Sen bugün bu topraklarda dilediğin gibi saçmalıyor, küfrediyorsun işte! Adamcağız 15 senede senin bütün çehreni değiştirmiş, sen şapkada kalmışın. Arapça ile devam ederek dünyaya entegre olamazsın. Arap ülkelerinde bütün gençlere latin alfabesi öğretiliyor. Mecbursun! Bu da ek bir külfet ek bir maliyet. Yeni devlet ile sıfır burjuvazi, sıfır entellektüel ile çıktığın yolda en mantıklı iş!
Demokrasi yalnızca denkler arasında olur. Atatürk diktatördü diyorsun, Cumhurbaşkanı olduktan sonra anılarını okursan sıkıldığını kendini faydasız emekli gibi gördüğünü anlarsın. Yani devletin bizzat idaresinde yok! O makro düzey tartışmalar yapıyor, senin  rakı sofrası diye küçümsediğin o sofralarda çengi çalınıp göbekler atılmıyor.
Ne anaları belli ne babaları Osmanlı padişahlarının... Kimsenin sikine takmadığı afedersin bir ülkesin tıpkı 2001 sonrası Türkiye'si gibi. Hasta adamsın.
Demokrasiyi deniyorsun, hemen olaya bugünki gibi istihbarat örgütleri giriyor karıştırıyorlar partileri. Kolay değil! Sana versek sen ne yapardın? Dışardan maval okumak kolaydır. İçine girince sorumluluk alınca görürüm ben seni ve senin gibileri...
Hukuk devleti mi?
Ergenekon zırvalarından insanlar neler yaşıyor? 2012 aradan 100 yıl neredeyse geçiyor. Sen bir adım ileri bile gitmek şöyle dursun, gerilemişsin. Atayı yeri ve zamanı ile değerlendir. Sana veya bana göre yanlış gibi görünenler o zamanın şartlarında farklıydı. Yobaz bir dini! Muhammedin asla yapmadığı ve asla yapmayacağı bir dini baskıcı faşizmi allah adına yeryüzünde daim kılmaya çalışma!
Kuranı senden iyi bilir miyim bilmiyorum! Ama bayaa iyi bildiğimi düşünürüm. Kuran peygamber sözü diye önünüze getirilecek sözlere itibar etmeyin demesine rağmen hadis ilmi çıkaran bir insanlıkla karşı karşıyayız. Peygamberin yaşadığında olaylara bizzat şahidlik edenlerden aktarılan taş çatlasa günümüze 100 bilemedin 200 hadis kalmış. Bunların bile doğruluğu muamma iken...  Kuranda şeriati bir devletten söz edilmezken... Atan senin %99'u müslüman bir ülke bırakmış, 2001'den bu yana bu oran %94'lere gerilemiş. Misyoneler anadoluda cirit atıyor, gizli gizli incilin anlatıldığı toplantılar yapılıyor haberin var mı?
Hukuk devleti mi?
Atamızın en hızlı ve en modern şekli ile o yılların en ileri medeniyetinin sistemini alıp adapte etmeye çalışmasını sen hukuksuzluk olarak değerlendiriyorsan sana ben ne diyim?
Daha iyisi yapılamaz mıydı?
Kimbilir... Ama 75 milyon olmakla övüneceğine, çık daha iyisini yap! Düzmece evraklar, yalan yanlış dinlemeler, çakma deliller (bknz. Balyoz! ergenekon) ile insanlar içerde. O zaman sen Atatürk'e neden kızıyorsun, aynısını benzerini yaptığını düşünüp? Çelişki değil mi seninkisi?
Atatürk'ün böyle bir durumu yok belgeleyebildiğimiz ama sizin var... Adam ben o toplantı zamanı İtalya'da görevdeyim diyor, siz adamı o toplantıya katılmaktan içerde tutmaya devam ediyorsunuz? Bu mu adalet bu mu hukuk? Yeri geldiğinde gücü gücüne yetene aynısını yapacak ise nerede gelişmişlik nerede yenilik?
Dünyada ekonomisini yabancı şirketlere emanet etmiş bir tane devlet yok!
Özgürlükler yaşanıyormuş...
Sen Türkiyede yaşadığına emin misin?
Aczimendiler daha iki gün önce yürüdü... Kendi dininin mezheplerine tahammülün yok daha senin...
http://www.dailymotion.com/video/xjl7he_hemen-paylayin-akp-yy-bytyrecek-vydeo_news
Bu linke gir bak! Kimler kimlerle bağlantıda. O senin one minute nin kim olduğunu iyi idrak et. Erovizyona bir yahudi grubun gönderiliyor olması, düne kadar ben dahil o da kimmiş dediğimiz çocuğun biranda ortaya çıkması tesadüf mü?
Anti - emperyalist olmayan bir lider Türkiye'de senin liderin asla olamaz! Bu sözüme katılır mısın?
Ben son olarak NUTUK'u okumanı tavsiye ediyorum.
İstanbul'u alan bir ibne senin geçmişin olamaz! (Fatih, Bizanslı bir askere şiir yazıyor aşık olup, eminim bilmiyordun! Hadi başla çalışmaya :))))) )
Son olarak Taksime şov için cami yapmak isteyenler ile o yok yoksul yıllarda Japonya'ya Cami yaptıran o yüce insanı düşün...
Selam ve sevgi ile...













Kimden: "gtiecer@aol.com" <gtiecer@aol.com>
Kime: FLTURK@yahoogroups.com
Gönderildiği Tarih: 16 Mart 2012 7:32 Cuma
Konu: Re: [FLTURK] Fwd: Muhteşem Yüzyıl

Kemalist propagandayi ilim-irfan zannediyor bu cahil profesor.

Ataturk'un, kumandanlik disinda tek bir degerini soyleyemez; soylememis te zaten.
Soylediginde, aninda, yalan-uydurma propaganda damgasini yer cunku.

Ataturk hangi cagdas degeri Turkiye'ye getirip yerlestirmis ki? Bilen varsa soylesin.
Demokrasiyi mi?
Insan haklarini mi?
Hukuk devletini mi?

Yoksa, bu cahil profesor kilik kiyafet degisikligini degerli bir medeniyet hamlesi olarak mi goruyor?
Alfabeyi degistirip, nesilleri cahil birakmayi meziyet mi saniyor?

Bati diktatorluklerinden kopye, uyduruk devrimler ugruna kendi halkini katlederek yuce insan olunmaz.
Ataturk bu kadar buyukse, bunu kendisini elestirmeyi yasaklamasina, ve sadece kendisine methiyeye musade etmesine borcludur.

Turkiye, tarihinde ilk defa dogru yoldadir.
Kalkinmasini, zenginlesmesini, bilginin yayginlasmasini, ozgurluklerin nihayet yasanir olmasini halkla butunlesmis hukumeti sayesinde gerceklestiriyor.

Bu tur bilgisiz dinasiorlara universite sistemi nasil tahammul ediyor, anlamiyorum.

Gunes



-----Original Message-----
From: ihercan <ihercan@aol.com>
To: FLTURK <FLTURK@yahoogroups.com>; SFLTURKS <SFLTURKS@Yahoogroups.com>
Sent: Thu, Mar 15, 2012 9:18 pm
Subject: [FLTURK] Fwd: Muhteşem Yüzyıl

 



-----Original Message-----
From: Yılmaz ARSLAN <y.arslan57@gmail.com>
To: Undisclosed-Recipient:;
Sent: Thu, Mar 15, 2012 12:25 pm
Subject: Muhteşem Yüzyıl

 

>Prof.Dr. Celal Şengör'ün- Muhteşem Yüzyıl için yazdıkları
>
>
>
> *
> *Bu toplumun hemen hiçbir değeri kalmadı: Tek değer, kişilerin ve/veya
> grupların hak etmedikleri şeylere uzanmak için olabilen her yolu
> denemesinin
> en makbul marifet sayılmasıdır.
>
> Türkiye rüşvet ve hırsızlıkta Avrupa birincisi, dünya dördüncüsüdür. Dünya
> ülkeleri arasında cahillik düzeyiyle en ön saflarda yer alıyor, dünya
> üniversiteleri
> arasında adı anılabilecek ilk 500 arasında hiçbir üniversitesi yoktur.
>
> Başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere devleti yönetenlerin hakkında
> bulunan suç dosyaları nedeniyle dünya birincisidir (Kemal Baytaş, Sözcü 13
> Şubat 2011).
>
> İçeri atılan gazetecilerin sayısıyla dile gelen aykırı fikre tahammülde,
> nihayet İran ve Çin'in bile gerisine düşerek sondan birinciliği kaptı.
>
> Gün geçmiyor ki ırzına geçilen kadın, cinsiyet nedeniyle veya töre denen
> ahlaksızlıklar yüzünden öldürülen kız ve kadın haberleri gazetelerimizde,
> televizyonlarımızda yer almasın.
>
> En son öğrencilerimizi hatta devlete ait kurumlar ve devletin memurları
> eliyle harcamak, onların hayatlarını karartmak sıradan olay oldu, bunları
> yapan ve
> kötü niyetleri artık her gün dile gelen akıl ve beceri fakirleri devletin
> ve hükümetin güvencesi altına alındı.
>
> Tüm bunlar ne zaman oluyor? Muhafazakâr değerlerimizin şahlandığı,
> Atatürk'ün getirdiği akılcılıktan hızla uzaklaştığımız bir dönemde;Türkiye
> halkı
> tamamen keçileri kaçırdı mı, yoksa bu ahlaksızlıklar zümresi onun gerçek
> değerlerini mi yansıtıyor?
>
> Bence ne biri ne diğeri. Halk o kadar cahilleşti ki, yaptığı şeylerin veya
> kendisine yapılanların çoğunun ahlaksızlık olduğunu, bu ahlaksızlıkların er
> veya geç kendisini zarara uğratacağını, çoluk-çocuğunu süründüreceğini
> göremez hale geldi, safsatayla uyutulmayı tercih eder oldu.
>
> Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları
> sosyetik plajları doldurur veya şehirlerini şekilsiz gökdelenlerle
> doldurup oraları
> <<modernize>> ederek yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle
> fakiriyle, *
>
> *şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir. Kendi tarihinden habersizdir. *****
>
> *Aslında ne dilini, ne dinini bilir, negeleneklerini tanır, ne de
> toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
>
> Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde
> Amerika'dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü
> Avrupalı
> <<gâvur>> dünyayı keşfederken, muhteşem [!] padişahları hareminde gönül
> eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis'in kafasını
> vurdurmaktadır).
>
> Muhteşem (!) yüzyılda Anadolu'da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki,
> öğrenci
> haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir).
>
> Avrupa'da ilk yenilgimizi Muhteşem (!) Süleyman devrinde aldığımız gibi
> (I.Viyana bozgunu: 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini
> Portekiz'den sopayı yiyip Kızıldeniz'e veya Basra Körfezi'ne tıkılışımız
> da bu büyük (!) padişah efendimizin devrindedir. Gene onun zamanında dünya
> keşfedilirken, Hint Okyanusu'na kadırga denen sandallarla açılan ve
> 1554'te Hindistan'da karaya vuran büyük (!) bir amiralimiz, yürüyerek üç
> senede Hindistan'dan Edirne'ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül
> Memâlik) yazmıştı.
>
> El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip,
> eğlence
> partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı
> gerekli bulmamıştı.
>
> Büyük (!) Sultanımız Süleyman'ın Fransa kralı I. François'yı hapisten bir
> mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François'nın kurduğu Collège de
> France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir. *****
>
> *Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı? Hangi kurumunun insanlığa beş
> paralık bir faydası oldu?
> Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa'yı Hürrem
> uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini
> karartmak oldu.
>
> Artık yeter! Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna
> karşılık
> bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar
> olmamızı sağlayan Atatürk'ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır
> cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve
> gazetelerden gına geldi. Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir
> sanıyorsunuz? *****
>
> *Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip duruyor, onun
> tosuncuklarına oylar veriyoruz. Artık yeter! *****
>
> *Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım.
>
> Celal Şengör, Bilim Teknoloji (Cumhuriyet) sayı:1258
---------
"Öyle bir açmaza girdi ki vatan,
Uyku belli değil, düş belli değil...
Çöktü üstümüze bir kara duman,
Işık belli değil, loş belli değil !"
Ümit Yaşar OĞUZCAN







--   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .    Deo juvante Tanrı'nın yardımıyla.  (Monako sloganı)  Latince Atasözleri   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .   Kurmus oldugum guruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir guruptur.  Ozgur_Gundem-subscribe@yahoogroups.com   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.  http://orajpoyraz.blogspot.com/  Dinlerin kitaplar1n1;  Okuyup anlayana 'ateist', Okuyup anlamayana 'dindar', Hem okumay1p hem de anlamayana, 'yobaz' denir.  Nikola Tesla 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder