Hücreevine yapılan baskında, 4 biberon 7 emzik ele geçirildi; çıngıraklı teröristler emekleye emekleye kaçmayı başardı.../ Yılmaz ÖZDİL
Londra’da yaşandı.
Tipin biri, insanların yürüyüş yaptığı, çimlere yayıldığı bireysel özgürlük alanı Hyde Park’ta,kızcağızın birini akşam vakti tek başına kıstırdı, taciz etti, yakalandı, mahkemeye çıkarıldı. Hâkim 3 saniye bile düşünmeden, haşırt diye 3 sene hapis cezasını geçirdi... Savcı bileşaşırdı. Çünkü, bu tür durumlarda en fazla 6 ay veriliyordu, niye 3 sene? Hâkim dedi ki: “6 ayı tacizden ötürü veriyorum, gerisini, kızlarımızın oralarda rahat rahat gezebilmeleriiçin!”
--oOo--
Ankara’da yaşanan?
--oOo--
Başkentin en medeni restoranlarından biri, sanki pavyonmuş gibi, polis tarafından basıldı,“İçki servisi yapılıyor, çocukların ne işi var!” diye babalarının kimliklerini topladı. Tesadüfenorada ailesiyle birlikte yemek yiyen ve müdahale eden dişli avukatı gözaltına almayakalktılar, Ankara Barosu Başkanı olduğu ortaya çıkınca, maça sıkmadı, bırakıp gittiler.
--oOo--
Allah’tan Baro Başkanı oradaydı... Yoksa, anneleri de “konsomatris” diye götürebilirlerdi!
--oOo--
5 gün geçti üstünden.
Yazmadım.
5 gün takip ettim...
Netice?
--oOo--
O restorana çocuklarıyla kimse gelmiyor artık... 5 gündür tek tük aile ya geldi, ya gelmedi.Bıraktık aileleri, insanlar çocuksuz bile gelmeye korkuyor. Üstelik, sadece o restoran dadeğil... Ümitköy civarındaki restoranların hepsi adeta sinek avlıyor. Çünkü, Baro Başkanıtesadüfen orada olduğu için haberimiz oldu, öbür restoranların aynı şekilde basıldığındankimsenin haberi olmadı. Meğer hepsi basılmış. E haliyle, kulaktan kulağa yayılmış.
--oOo--
İşte o nedenle, Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, söz konusu polisler hakkında suçduyurusunda bulunurken, bu uygulamanın “vatandaşı terbiye uygulaması” olduğunu söyledi.
--oOo--
AB hukuku, bireysel özgürlüğü korumak için suçlunun cezasını arttırıyor... Bizim polis,bireysel özgürlüğü kısıtlamak için, hukukun dışına çıkarak, suçsuz insanların üstüne yürüyor.
--oOo--
Bizim hâkimler ne karar verecek, bekleyip göreceğiz. Ankara ahalisine gelince...
--oOo--
Beklemeyin kardeşim!
--oOo--
Bu hadise İzmir’de yaşansaydı, emin olun, o restoranda bebek arabalarından oturacak yer bulamazdınız bu 5 gün zarfında, inadına...
Çocuğu olmayan komşunun çocuğunu alır gelirdi... İddiaya girerim, çocuk bulamayan emzikle otururdu!
--oOo--
Bakın, İstanbul’da yapıyorlar benzerini... Caddebostan İskele Caddesi’ndeki restoranları taciz etmek için taaa ramazanın başında kazdılar sokağı, hâlâ çamur deryası halinde tutuyorlar, ki, insanlar gelmesin diye... Gençlere durup dururken kimlik soruyorlar.İnadına, iğne atsanız yere düşmez orada, sanırsın miting var... İstersen volkanik krater aç, geliyor İstanbullular.
--oOo--
Beklemeyin kardeşim...
Gidin.
Yaşam biçiminize sahip çıkın. Teslim olmayın.
-- -~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~-~ ÇOCUKLUK Şiir, CAHİT SITKI TARANCI Şiirleri ÇOCUKLUK Affan dedeye para saydım, Sattı bana çocukluğumu. Artık ne yaşım var ne de adım; Bilmiyorum kim olduğumu. Hiç bir şey sorulmasın benden; Haberim yok olan bitenden. Bu bahar havası, bu bahçe; Havuzda su şırıl şırıldır. Uçurtmam bulutlardan yüce, Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese horoz şekerim! Cahit Sıtkı TARANCI oO-------------------------------------------------------------------Oo http://orajpoyraz.blogspot.com/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder