31 Ocak 2011 Pazartesi

Aynı saniyede aynı kişi tarafından oluşturulan 3 darbe belgesi


Aynı saniyede aynı kişi tarafından oluşturulan 3 darbe belgesi
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat   29 Ocak 2011
 
Gölcük Donanma Komutanlığı'nda döşeme altında bulunan darbe belgelerine ait Askeri Bilirkişi Raporu'ndan bölümler vermeye devam ediyorum:
 
Bugünkü Cumhuriyet'in de manşetinden verdiği gibi, Rapor şöyle diyor:
"3 farklı belge aynı gün, aynı saat, aynı dakika ve saniyede, aynı kullanıcı tarafından oluşturulmuş.
Bu belgeler şunlar:
-- 1’inci Ordu Komutanlığı Sorumluluk Sahası Hava Kuvvetleri Özel Personeli Görev Yeri Listesi,
-- Oraj Hava Harekâtı Planı, ve,
-- Sıkıyönetim Görevlerinde Kullanılacak Personel
Bu üç belge 24 Ocak 2003 tarihinde 10.05’te aynı anda oluşturulmuş.
Bu, olasılığı normal uygulamada mümkün  olmayan bir durum"
 
Sahtekarlık apaçık ortada.
 
Bilirkişi, sahtekarlığı mahkemeye daha iyi kavratabilmek amacıyla, bir CD düzenleyip rapora ekledi.
Bu CD'de, 2010 Dünya Kupası'na ait bilgiler 2003 yılında kaydedilmiş gibi düzenleme yapıldı.
Bilirkişi, şunu anlatmak istiyor:
Gölcük'te bulunan hard diske 24 Ocak 2003 tarihinde aynı saniyede kaydedilmiş gibi düzenlenen bu 3 belge, aslında çok yakın bir tarihte, mesela Kasım 2010'da kaydedilmiş olup 2003 tarihinde kaydedilmiş gibi düzenleme yapılmıştır.
Çünkü bu 3 belge aynı saniyede düzenlenmiş gibi görünüyor. Halbuki bu imkansız. 
İşte, tertipçilerin bir hatası daha böylece ortaya çıkıyor.
Bu 3 belgeyi 2003 tarihinde kaydedilmiş gibi göstermeyi becermişler ama, mesela birer saat ara ile kaydedilmiş gibi göstermeyi akıl edememişler.
Bu hatayı da herhalde sehven yapmışlardır.
 
ZAMAN'ın dolmaları
+++++++++++++++++
 
28 Ocak tarihli ZAMAN gaz tenekesi, Bilirkişinin sahtekarlığı ortaya çıkaran bulgulara hiç yer vermeyen bir haber (!) yayımladı.
Başlığı: "Ergenekon'la irtibat kurulunca hard diskler zulaya saklanmış"
Şu masallar anlatılıyor:
"Bilirkişi raporuna göre hard diskler 28 Temmuz 2009'dan sonra zulaya saklanmış, yani Amirallere suikast iddiasıyla 3 Teğmene yönelik soruşturmanın Ergenekon ile irtibatlarının bulunup derinleştiği günlere denk geliyor"
"Sivil savcının nezaretinde bizzat askerler tarafından çıkarılan belgelere yeni kulplar takmanın adı sulandırma değil de nedir?"
 
Yani, ZAMAN'a göre, darbeciler "Vay, Amirallere suikastın Ergenekon ile irtibatı anlaşıldı" diye korkularından hard diskleri saklamışlar.
Suç delillerini yok etmek akıllarına bile gelmemiş.
"Gömdüğümüz bombaları bile buluyorlar, bunları da bulurlar, iyisi mi imha edelim" diye düşünemeyecek kadar salakmış bu darbeciler.
 
ZAMAN'a göre, bir belgeyi eğer askerler bulursa, o belgenin sahte olduğunu söylenemezmiş.
Bu nasıl bir mantık? "O belgeler yoktu, oradan çıkmadı" diyen mi var? Oradan çıktı ama düzmece olduğunu Bilirkişi tesbit etti.
 
Bilirkişi raporunun bir bölümü ise tamamen tersine çevrilip yazılmış.
ZAMAN diyor ki: "Bilirkişi raporuna göre, bu iki hard diske, Bşçvş. Yıldız ve Bnb. Sayar dışında kimsenin erişim (kullanma) imkanı yok"
Halbuki Bilirkişi raporu, "Bilgi güvenliği açısından mevcut emir ve talimatlara aykırı hareket edilmesi, örneğin bu odaya giriş çıkışları gözleyecek kamera konulmaması nedeniyle istismara açık bir ortam oluştuğu tespit edilmiştir" diyerek bu kozmik (gizli) odaya gizlice girilebilecek bir ortam olduğunu açıkça yazmaktadır.
Demek ki tertipçiler gizlice bu odaya girebilir, hard diskleri gömüldüğü yerden çıkarıp içlerine tertip belgelerini yükleyebilir ve tekrar aynı yere gömebilir.
ZAMAN, ancak, her anlatılan masala inanmaya dünden razı kişileri aldatabilir.
 
+++++++++++++++++++++++++++++++++++


Ölü amiraller darbeyi nasıl destekledi
+++++++++++++++++++++++++++++++
 
Ali Serdar Bolat    27 Ocak 2011
 
Gölcük Donanma Komutanlığı'nda döşeme altında bulunan darbe belgelerine ait Askeri Bilirkişi Raporu'ndan bölümler vermeye devam ediyorum:
 
Bilirkişi Raporu, belgelerde askeri yazım tekniklerine uygun olmayan onlarca örnek veriyor.
Bu da, bu belgelerin asker kişiler tarafından değil, askeri yazım tekniklerine vakıf olmayan tertipçiler tarafından düzenlendiğini gösteriyor.
Bir örnek:
Tertip belgelerinde "Dost Durumu" yazıyor. Halbuki askeri yazışmalarda "Dost Kuvvetler" tabiri kullanılır.
 
Darbeyi destekleyecek askerlerin görev yerleri yanlış yazılmış. Örnek:
“Karadeniz Bölgesi Müzahir Sb. ve Astsb. Listesi” başlıklı listede Üçvş. Engin Çetin’in birliği Karadeniz Bölge K.lığı olarak yazılmış.
Halbuki Engin Çetin o dönem TCG Finike/Erdek’te görevdeydi.
Darbe yapacak olan komutanlar, kendilerini destekleyecek olan personelin nerede olduğunu bilmiyor olabilirler mi?
 
“Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Emekli Müzahir Personel Listesi” başlıklı listedeki Tuğamiral Nevzat Hilmi Sertel 03 Kasım 1998, Tuğamiral Burhan Durca 2000 tarihinde vefat etmiş.
Yapacakları darbeyi biri 5 sene, diğeri 3 sene önce vefat etmiş olan iki amiralin destekleyeceğini düşünecek kadar dünyadan habersiz darbeci olabilir mi?
"Bu iki amiralle konuştuk, darbeyi destekleyecekler" deniyor.
Darbeciler, 1998 ve 2000 yıllarında vefat etmiş olan bu iki kişi ile 2003 yılında konuşmuşlar. :)))
3 sene, 5 sene önce ölmüş olan amirallerle nasıl konuşup destek almışlar.
Sadece bu gülünç yanlışlık bile, bu belgelerin sahte olduğunu göstermeye yeter.
Tertipçiler, belge tarihi ile amirallerin ölüm tarihlerini karşılaştırmayı düşünememişler.
 
Öyle bir belge var ki, dudak uçuklatır.
Darbeciler 2 Ocak 2003'de toplanmışlar. Toplantıda tutanak tutmuşlar, katılanların isimleri imza bloğunda yazılı.
Toplantıya katılmış olarak gösterilenlerden birisi de Dz. Kur. Kd. Bnb. Barbaros Büyüksağnak.
Gelgelelim, bu Binbaşı 4 Kasım 2002 - 31 Ağustos 2003 tarihleri arasında görevli olarak İtalya'da bulunuyor.
Yani o toplantının olduğu gün Binbaşı İtalya'da...
Bilirkişi Raporu diyor ki: "..toplantıya iştirak etmiş olması mümkün değildir"
Sahte belgeyi hazırlayan tertipçiler demek ki bunu  bilmiyorlardı. Bilselerdi belgeye Binbaşının ismini yazmazlardı.
Ama kusursuz tertip olmaz.
Kusursuz cinayet olmayacağı gibi...
 
Oramiral Özden Örnek'in  Ekim 2003'de imzalamış olduğu bir belge facia.
Bu belgede Özden Örnek'in ünvanı "Donanma Komutanı" olarak yazılmış.
Halbuki o tarihten 3 ay önce Özden Örnek terfi ederek Deniz Kuvvetleri Komutanı olmuş.
Demek ki terfi ettiğini unutmuş. Kendisini hala Donanma Komutanı zannediyor :)))
Mesela Recep Tayyip Erdoğan 27 Ocak 2011'de bir yazı imzalasa, isminin üzerine de ünvan olarak "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı" yazsa...
Olabilir mi? Bir insan kendisinin Başbakan olduğunu unutabilir mi?
Aynı şekilde, hiç kimse kendisinin Kuvvet Komutanı olduğunu unutamaz.
 
Bir de, yine 2003 tarihli "Emniyetli cep telefonu" kullanılmasına ait genelge var.
Halbuki, "Emniyetli cep telefonu" 2008 tarihinde söz konusu olmuştu. 2003 tarihinde böyle bir konu yok.
Sahtekarlığın sonu yok.
 
Zaman gaz tenekesinin "Artık Balyoz'un inkar edilecek yanı kalmadı" diye manşet atmasına neden olan dehşetengiz darbe belgelerinin acıklı durumu böyle.
 
Bir komedi yaşanmaktadır. Ama bu, dışardan bakanlar için bir komedidir.
Bu sahte belgelerle suçlananların hayatları kararmıştır.
Hukuk yoktur, kanun yoktur, adalet yoktur, vicdan yoktur, zulüm vardır.
 
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Askeri bilirkişinin Gölcük raporu

Ali Serdar Bolat   26 Ocak 2011
 
Rapor özetle şöyle demektedir:
Dosyaların içeriği gerçek değildir.
Dosyalar manipülatiftir. Yani yanıltmak amacıyla hazırlanmış uydurma belgelerdir.
28 Temmuz 2009'dan sonraki bir tarihte kaydedilmişlerdir.
Sistem tarih/saati değiştirilmiş başka bir bilgisayardan aktarılmışlardır.
 
Askeri Bilirkişi Raporu, tertibi açığa çıkarmıştır.
2009'dan yıllar önce yapıldığı iddia edilen Oraj ve Suga darbe planlarının 28 Temmuz 2009'dan sonra kaydedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
"İşte bunlar yıllar önce yapılmış darbe planları" diyorsun ama, bunları daha yeni hazırlayıp kaydetmişsin.
Altlarında imza da yok. Bilgisayarda yaz, bir yere sakla, sonra arayıp (!) bul.
Yeni yazdığın sahte belgeyi yıllar önce yazılmış diye yutturmaya kalk.
Böyle rezalet acaba dünyanın neresinde görülmüştür.
 
+++++++++++++++++++++
 
Askeri Casusluk ve Şantaj Soruşturması kapsamında 6 Aralık 2010’da Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramalarda hard disk ve CD’ler içinde belge bulunmuştu.
Bu belgelere ilişkin soruşturma başlatan Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığı, söz konusu belgelerle ilgili askeri bilirkişilere rapor hazırlattı.
 
Askeri Savcılık, heyetten söz konusu belgelerde "suç unsuru olup olmadığı, bu belgelerin kim tarafından ve hangi tarihte, hangi bilgisayarda, ne maksatla oluşturulduğuna dair, teknik incelemenin yapılmasını talep etti.
 
Askeri Savcılık tarafından görevlendirilen ve aralarında Tuğamiral Sinan Azmi Tosun’un da bulunduğu 5 kişilik heyet 5 hard diski inceledi ve 30 sayfalık rapor hazırladı.

Askeri Bilirkişiler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifadesi alındıktan sonra tutuklanan Binbaşı Kemalettin Yakar ile Başçavuş Erdinç Yıldız’ın da bilgisine başvurdular ve bu bilgileri rapora yazdılar:

Raporda şunlar belirtiliyor:
+++++++++++++++++++++++
 
"5 numaralı hard diski İsth.Bçvş.Erdinç Yıldız ile birlikte kullanan İsth.Bnb.Kemalettin Yakar da, bahse konu diskte yer alan bazı dosyaları (İsth.Bçvş. Erdinç Yıldız’ın kendisine ait olmadığını belirttiği dosyalar) ilk defa gördüğünü ve diske nasıl kaydedildiği hakkında bir fikri olmadığını beyan etmiştir. Başçavuş Yıldız, 3 ve 5 numaralı hard disklerin kullanımına 28 Temmuz 2009 tarihinden itibaren son verildiğini, söz konusu disklerin aramanın yapıldığı 06 Aralık 2010 tarihine kadar, imha edilecek diğer malzemelerle birlikte kullanım dışı olarak çeşitli zamanlarda İKK kısım amirliğindeki dolaplarda, kimi zaman da uygun yer yetersizliği nedeniyle İstihbarat Kısım Amirliği odasında döşeme altında bulundurulduğunu belirtmiştir"
 
"Hard disklerde suç unsuru olup olmadığı konusu yetkilerimizi aştığından, sadece belgeler hakkındaki değerlendirme ve kanaatlerimizi belirttik"

SUGA VE ORAJ İLE İLİNTİLİ BELGELER GERÇEK DEĞİL

" 5. numaralı hard disk imajında yer alan dosyaların içinde Balyoz soruşturması iddianamesi ve ek klasörlerinde yer alan "Suga" ve "Oraj" harekat planlarıyla ilintili olduğu izlenimi veren toplam 144 adet dosya tespit edilmiştir. Bu dosyaların içeriklerinin gerçek olmadığı anlaşılmıştır" 
 
DOSYALAR 2009’DAN SONRA KAYDEDİLMİŞ

"5 numaralı hard diskte mevcut "manipülatif" dosyaların tamamının 28 Temmuz 2009’dan sonraki bir tarihte ve sistem tarih/saati değiştirilmiş başka bir bilgisayardan aktarılarak kaydedildiği anlaşılmış, ancak  bu belgelerin hangi bilgisayarda oluşturulduğu tespit edilememiştir"

EMİRLERE AYKIRI HAREKET EDİLMİŞ

"Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde bilgi güvenliği açısından mevcut emir ve talimatlara aykırı hareket edilmesi nedeniyle istismara açık bir ortam oluştuğu tespit edilmiştir.
Bu yüzden, "belgelerin kim tarafından ve hangi tarihte, hangi bilgisayarda, ne maksatla oluşturulduğu" sorularına cevap verecek yeterli veriye ulaşılamamıştır
Haber kaynağı:
Selahattin GÜNDAY/İSTANBUL, (DHA) / Hürriyet - 25 Ocak 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder